Mesajı Okuyun
Old 17-08-2008, 20:10   #9
Yönetmen

 
Varsayılan

5237 sayılı yeni TCK. ilgili maddeleri aşağıdadır.

Resmi belgede sahtecilik
MADDE 204. - (1) Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında artırılır.

Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
MADDE 205. - (1) Gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
MADDE 206. - (1) Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.


Yargıtay 6.C.D. 25.03.1996 Tarih ve E: 1996/3267’ da “onaysız fotokopiden ibaret belgenin, ne suretle aldatma (iğfal) kabiliyetini haiz olduğu açıklanıp tartışılmadan, mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırıdır” kararı vermiştir. Ayrıca aynı Daire’ nin 18/04/1989 Tarih ve E. 89/02620 da ki ”onaylı olmayan fotokopi (suret) belge niteliğinde değildir” cümlesi, 09.11.1931 tarih 31/07084 nolu Kararında ki “üzerinde ayrıca aslına uygunluğunu belirten onama yazısı bulunmadıkça fotokopi, sahtecilik suçunda öngörülen geçerli belge değildir”. cümlesi, 25.03.1996 tarih ve K:96/103’ de ki “onaysız fotokopiden ibaret belgenin, ne suretle aldatma (iğfal) kabiliyetini haiz olduğu açıklanıp tartışılmadan, mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırıdır” cümlesi, 15.02.1994 tarih ve K: 94/1010’ da ki “sanığın; kendisini alacaklı, müştekiyi borçlu gösteren, tanzim tarihi bulunmadığından özel belge niteliğindeki 395 milyon liralık senedi, ödemesi için elden müştekiye götürüp, fotokopisini vermekten ibaret eyleminde, hukuki sonuç doğuracak bir kullanma söz konusu olmadığından suçun unsurları oluşmaz” cümleleri, 25.3.1996 tarih ve 96/3103 nolu kararında ki “onaysız fotokopiden ibaret belgenin, ne suretle aldatma (iğfal) kabiliyetini haiz olduğu açıklanıp tartışılmadan, mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırıdır” cümlesi, 15.02.1994 tarih ve 94/1010 nolu kararında ki “sanığın; kendisini alacaklı, müştekiyi borçlu gösteren, tanzim tarihi bulunmadığından özel belge niteliğindeki 395 milyon liralık senedi, ödemesi için elden müştekiye götürüp, fotokopisini vermekten ibaret eyleminde, hukuki sonuç doğuracak bir kullanma söz konusu olmadığından suçun unsurları oluşmaz” cümlesi dikkati çekmekte, bu konudaki Yargıtay’ ın değişmez görüşünü yansıtmaktadır.

Suretin yetkili memur tarafından aslına uygunluğu tasdik edilmişse suret de aslı gibi amme itimadına sahiptir. TCK 339/2 de belirtildiği gibi; evrakın aslının kaybolması halinde eğer kanun tasdikli suretin aslı yerine geçeceğini kabul etmişse tasdikli surette sahtekarlık asılda sahtekarlık sayılmaktadır

özel şahıslar tarafından yapılan resmi evrakta maddi sahtekarlık

Özel şahıslar tarafından yapılan evrakta maddi sahtekarlık suçları TCK 342 de şu şekilde düzenlenmiştir.

“ Bir kimse resmen memur olmadığı halde 339 uncu maddede gösterilen suretlerle resmi bir varakada sahtekarlık yaparsa iki seneden sekiz seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır

eğer vesika kanunen sahteliği ispat olunmadıkça muteber olan resmi evrak kabilinden ise dört seneden on seneye kadar ağır hapis cezası hükmolunur

ve eğer sahtekarlık aslın vücudunu farz ederek yahut sahih olan aslına mugayir surette yazarak veyahut sahih bir sureti tahrif eyleyerek resmi bir varakanın sureti üzerinde işlenmişse bir seneden üç seneye kadar ağır hapis cezasına mahkum olur.

Eğer mezkur varaka kanunen sahteliği ispat olunmadıkça muteber addolunan evrak kabilinden ise verilecek cevaz iki seneden beş seneye kadar ağır hapistir”.

Maddeden anlaşılacağı üzere, memur olmayan kimsenin ancak görevli memur tarafından düzenlenecek bir evrakı düzenlemesi veya devlet kurumu tarafından düzenlenen evrakı değiştirmesi halinde resmi evrakta özel şahısların maddi sahtekarlıkları söz konusudur. Örneğin, bir şahsın kendisine mezuniyet diploması düzenlemesi veya mezun olunan fakültenin isminde değişiklik yapması halinde özel kişinin resmi belgede maddi sahtekarlığı gerçekleşmiş olur.

Eğer evrak sahteliği ispat olunmadıkça muteber olan resmi evrak kabilinden ise ağırlatıcı sebep gerçekleşmiş olur. Bu konuda 6. Ceza Dairesinin 10.7.1984 tarih ve 84/5981 nolu kararında ki; “suçun maddi konusu olan veraset ilamı, aksi isbatlanıncaya kadar geçerli belgelerden olmakla sanığın eylemi TCK.nun 342/1. madde ve fıkrasına uyar” ifade emsal teşkil etmektedir.

Bundan başka, eğer özel şahıs memuru suç işlemeye tahrik etmişse veya memurun sahtekarlığı işlemesi için ona vasıta olmuşsa özel şahıs memurun suçuna iştirak etmiş sayılacağı için TCK’ nun 339 ve 341 nci maddeleri uyarınca cezalandırılacaktır.

Nitekim Yargıtay 6. Ceza Dairesi’ de 21.12.1995 tarih ve E: 1995/13833’ de “İlamsız takiplere ilişkin ödeme emrinin borçlusu olan müştekiye ödeme emri tebliğ edilmediği halde huzurunda tebliğ edilmiş gibi tebliğ ilmühaberi düzenleyerek, icra takibinin kesinleşmesini sağlayan sanık icra müdürünün eylemi, TCK.nun 339. maddesinde yazılı suçu oluşturur. Sahte düzenlenen ödeme emri tebliğ ilmühaberini bilerek kullanıp müştekiye ait kamyonetin alacaklı sıfatıyla haczedilmesini sağlayan diğer sanığın da suça katıldığı kabul edilmelidir”. diyerek suça iştirak eden kişinin durumunu göstermiştir.

Evrakta maddi sahtekarlık hukuken önemli olmadır. Sahtekarlık resmi evrakın sahihliğine güvene ve özel kişilerin menfaatlerine zarar vermeli veya bunları tehlikeye koymalıdır. Herhangi bir kimse tarafından kolayca anlaşılabilen, aldatma kabiliyeti olmayan, kolayca fark edilebilen değişiklikler resmi belgelere güvene veya özel şahıslara zarar vermeyeceği için cezalandırılmayacaklardır.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 23.06.1994 tarihinde “ SSK. ........ Bölge Müdürlüğü Tahsisler Servisinde memur olan sanığın, yaşlılık aylığına hak kazanmadığı halde kazanmış gibi belge düzenlemek karşılığı sigortalı Cemil'den 50.000 TL. rüşvet aldığı sübuta ermesine göre, rüşvet almak suçundan mahkumiyetine karar verilmeli, düzenlediği belgelerin aldatma (iğfal) kabiliyetini haiz olup olmadığı araştırılarak, sonucuna göre sahtecilik suçundan hukuki durumu değerlendirilmelidir” kararı vermiştir.

Benzer bir karar 6. CD tarafından 25.09.2000 tarih ve 00/6342 Karar noda alınmıştır. Söz konusu kararda; “aldııi mobilyalara karşılık olarak Türk Ticaret Kanununun 688.maddesinde yazılı kambiyo senedi niteliğinde kabul edilemeyecek senedi vererek kullanan sanığın eyleminin, TCK.nun 79. maddesi yoluyla ayni kanunun 503/1. maddesinde yazılı suçu oluşturduğu gözetilmelidir” cümleleri kullanılmıştır.

Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu 22.05.1989 tarih ve 89/00200 nolu kararında “üzerinde değiştirme (tahrifat) yapıldığı ilk bakışta anlaşılan senette aldatma gücü (iğfal kabiliyeti), nesnel ölçülere göre yoktur” cümleleri kullanılarak belgenin iğfal kabiliyetine sahip olması gerektiği belirtilmiştir.

6 nıcı Ceza Dairesinin 5.3.1991 tarih ve 91/01803 nolu kararındaki “suça konu belgede yapılan tahrifatın iğfal kabiliyetini haiz olup olmadığı araştırılıp tartışılmadan hukuki durumun tayini yasaya aykırıdır” cümlesi; 11.10.1984 tarih ve 94/9217 nolu kararındaki “suça konu nüfus cüzdanındaki soğuk damga izinin yalnızca fotoğraf üzerinde bulunup, fotoğrafın yapıştırıldığı sayfaya taşımadığının müşahede edilmesi karşısında, iğfal kabiliyetinden söz edilemeyeceğinden mahkumiyet kararı verilmez. suça konu sahte nüfus cüzdanın delil olarak dosyada saklanması yerine zoralımına karar verilmesi doğru değildir” cümleleri emsal teşkil etmektedir.

Umarım Bu açıklamalar işinizi görür..Saygılar...