Mesajı Okuyun
Old 02-01-2019, 22:10   #111
Av.Nazife Eytemiş BAŞAR

 
Varsayılan

Y8HD
Esas : 2016/6748
Karar : 2018/15018
Tarih : 5.07.2018
DEĞER ARTIŞ PAYI ALACAĞI VE KATILMA ALACAĞI
---
---
YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ KARARI:
DAVA TÜRÜ: Değer Artış Payı Alacağı ve Katılma Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen malvarlıkları nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.

Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 6474 ada 2 parselde kayıtlı 4.kat 9 nolu mesken ile ilgili olarak 49.875,00-TL değer artış payı alacağı iye 5.007,00-TL denkleştirme alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, redde ilişkin bölüm yönünden davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre tasfiyeye konu 1897 ada 26 parsel sayılı taşınmaz yönünden dava, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı isteklerine ilişkindir.

Mahkemece, bu taşınmazın tasfiye tarihi olan 27.05.2009 tarihi itibariyle mevcut bulunmadığı, ayrıca bu taşınmazın alımı sırasında kullanılan kredi miktarı dikkate alındığında davalının 369.369.335-TL kredi ödediği ve bu değerin kişisel malı olarak indirilmesi gerektiğinden bu taşınmaza ilişkin davacının katılma alacağı bulunmadığı gerekçesiyle katılma alacağı talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, tasfiyeye konu 1897 ada 26 parselde kayıtlı taşınmazın 1/2 hissesi ile ilgili olarak bu taşınmazın tadilatında müvekkilinin para ve emek harcadığını açıklamak suretiyle diğer taleplerle birlikte fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000-TL'nin yasal faiziyle birlikte tahsili talebinde bulunduğuna göre yargılama sırasındaki diğer iddia ile birlikte davacı tarafın değer artış payı alacağı isteğinde de bulunduğunun kabulü gerekir.

Değer artış payı alacağı; eşlerden birinin diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun karşılık almaksızın esaslı katkıda bulunması durumunda, tasfiye sırasında bu malda meydana gelebilecek değer artışı için katkısı oranında sahip olduğu alacak hakkıdır (4721 sayılı TMK 227 m). Denkleştirme (TMK 230 m) hariç, tasfiyeye konu malvarlığında katkı tarihine göre değer kaybı söz konusu ise, katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (TMK 227/1 m). Böyle bir malın daha önceden elden çıkarılmış olması halinde hakim, diğer eşe ödenecek alacak miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler (TMK 227/2 m). Değer artış payı alacağı talep edebilmek için, parasal ya da para ile ölçülebilen maddi veya hizmet değeriyle katkıda bulunulmalıdır.

Değer artış payı alacak miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malın, bu tarihteki durumuna göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değeri esas alınır (TMK 227/1, 228/1, 232 ve 235/1 m.). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir.

Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK 222 m).

Yukarıdaki değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır.

Somut olaya gelince; eşler, 19.08.2005 tarihinde evlenmiş, 27.05.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı Yasanın 10, TMK 202/1.m). Tasfiyeye konu 1897 ada 26 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesi, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 30.03.2007 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiş, boşanma dava tarihinden önce 03.12.2008 tarihinde Nesrin Aktaç isimli kişiye satılarak devredilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m).

Değer artış payı alacağı ile ilgili olarak tarafların sunduğu tadilatlara ilişkin belgeler değerlendirilmek suretiyle davacı tarafın dava konusu taşınmazın iyileştirilmesinde değer artış payının bulunup bulunmadığı hususunda taraf delilleri tartışılıp değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken açıklama yapılmaksızın değerlendirme yapılmadan değer artış payı alacağı ile ilgili talebin de reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 05.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.