Mesajı Okuyun
Old 08-06-2007, 14:36   #8
Hasan Bahadır Büyükavcı

 
Varsayılan

Müşterek Faillik'ten söz edebilmek için failler arasında bir suçun işlenmesi hususunda daha önce yapılmış ortak bir planın olması ve suçun gerçekleşmesini sağlayan icra hareketleri üzerinde "suçun akim kalmamasını önleyecek" ve suç üzerinde hakimiyet kuran fiillerinin var olması gerekmektedir.
Buradan şu anlaşılmamalıdır.Müşterek faillerin suçun kanuni tanımındaki fiilleri bizzat hepsi birden gerçekleştirmek zorunda değildirler.Hareket paylaşımı neticesinde de şartları varsa suça müşterek fail olarak bağlanabileceklerdir.
Yardım eden ise kanunda da tabir edildiği gibi suçun icra hareketlerine sıkı bir şekilde bağlı değildir.
Kişi bir suça ancak 40. maddedeki bağlılık kuralı gereği bağlanabilir.

S'nin kızı D, amcası olan R'yi babasını (yani S'yi) öldürmek hususunda ikna eder.D gözcülük yapar ve R, kardeşi olan S'yi öldürür.

Olayda amca R'nin daha önceden aklında böyle bir suçu işleme kararı hiç yoksa D azmettiren,
Eğer varsa ve D'nin telkinleri daha fazla pekişmesine neden olmuşsa D yardım eden,
Ayrıca olayda D gözcülük yapmıştır.
D'nin burada suç üzerindeki hakimiyet derecesine bakmak gerekmektedir.
D'nin bu suça müşterek fail olarak bağlanabilmesi için,
1-Daha önce ortak bir plan(Olayda gerçekleşmiştir.),
2-Suç üzerinde müşterek hakimiyet gerekmektedir.
Eğer D'nin gözcülük faaliyeti suç açısından zaruridir,yani suça müessir bir fiildir,olmaması halinde suç akim kalır diyebiliyorsak D müşterek faildir.
Eğer D'nin fiili bu derecede tesiri haiz değilse bağlılık kuralı gereği yardım eden olarak sorumlu tutulabilecektir.