Mesajı Okuyun
Old 06-05-2017, 16:54   #40
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
E. 2016/10721
K. 2017/223
T. 18.1.2017

• NAFAKANIN ARTIRILMASI İSTEMİ
( Davacının İhtiyaçları ile Davalının Gelir Durumunda Nafakanın Takdir Edildiği Tarihe Göre Olağanüstü Bir Değişiklik Olmadığı Takdirde Yoksulluk Nafakasının Belirtilen Oranda Artırılması ve Taraflar Arasında Önceki Nafaka Takdirinde Sağlanan Dengenin Korunması Gerektiği - Yoksulluk Nafakasının Niteliği ve Takdir Edildiği Tarih Gözetilerek Nafakanın Belirtilen Oranda Artırılması Suretiyle Dengenin Yeniden Sağlanacağı )

• HAKKANİYETİN ARTIRIMI GEREKTİRMESİ ( Davacının İhtiyaçları ile Davalının Gelir Durumunda Nafakanın Takdir Edildiği Tarihe Göre Olağanüstü Bir Değişiklik Olmadığı Takdirde Yoksulluk Nafakasının Belirtilen Oranda Artırılması ve Taraflar Arasında Önceki Nafaka Takdirinde Sağlanan Dengenin Korunması Gerektiği - Yoksulluk Nafakasının Niteliği ve Takdir Edildiği Tarih Gözetilerek Nafakanın Belirtilen Oranda Artırılması Suretiyle Dengenin Yeniden Sağlanacağı )

• YOKSULLUK NAFAKASININ TAKDİRİ ( Davacının İhtiyaçları ile Davalının Gelir Durumunda Nafakanın Takdir Edildiği Tarihe Göre Yoksulluk Nafakasının Belirtilen Oranda Artırılması ve Taraflar Arasında Önceki Nafaka Takdirinde Sağlanan Dengenin Korunması Gerektiği - Yoksulluk Nafakasının Niteliği ve Takdir Edildiği Tarih Gözetilerek Nafakanın Belirtilen Oranda Artırılması Suretiyle Dengenin Yeniden Sağlanacağı )

4721/m.175, 176

ÖZET : İradın artırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası belirtilen oranda artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır. Yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın belirtilen oranda artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili ile davalının 24/05/2011 tarihinde boşandıklarını, aradan geçen sürede davalının ekonomik koşullarında ciddi değişiklik olduğunu, bağlanan nafaka ile müvekkilinin geçinmesinin mümkün olmadığını belirterek, aylık 350 TL nafakanın aylık 2.000 TL'ye çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ekonomik durumunda değişiklik olduğunu doğru olduğunu, fakat bu değişikliğin artış yönünde değil azalma yönünde değişiklik olduğunu, davalının yurt dışında ikamet ettiğini, aldıkları duyuma göre davacının şirket kurduğunu duyduklarını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, aylık 350.00 TL yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren 400.00 TL artırılarak tahsilde tekerrür olmamak üzere toplam 750.00 TL nafakanın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, yoksulluk nafakasının artırımı istemine ilişkindir.

TMK'nun 175.maddesi "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Kanunda öngörülen şartlar davacı lehine gerçekleştiği takdirde, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve hakkaniyete uygun bir nafakaya hükmedilmesi gerekir."

TMK'nun 176/4. maddesine göre de; "Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir."

Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemeye göre, iradın artırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu zorunlu kılması gerekmektedir. Bu doğrultuda yerleşen dairemiz uygulamasına göre; nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası . oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır.

Dosya kapsamından; tarafların 20/10/2011 tarihinde kesinleşen kararla boşandıkları, boşanma kararı ile birlikte davacı lehine 350 TL yoksulluk nafakasına karar verildiği, bu davanın açıldığı tarih itibariyle aradan yaklaşık üç yıllık süre geçtiği, davacının ev hanımı olup geliri bulunmadığı, davalının ise yurtdışında çalıştığı, tercümeli evraktan aylık 1836 Euro gelirinin olduğu anlaşılmaktadır.

Somut olayda; tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında boşanma davasından sonra olağanüstü bir değişiklik olduğu iddia ve ispat edilmemiştir.

O halde; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın . oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yüksek nafaka takdiri doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, HUMK'nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kazancı