Mesajı Okuyun
Old 05-02-2013, 20:20   #14
ersintoker

 
Varsayılan Aileye mahsus

Sierra’yı katletti ya yine bizim erkek ellerimiz,,, ürkünç ağızlar boşalıverdi ortalığa Amerika’dan da,,, Türkiye’den de tabii daha çok,,, “ne işi varmış kadın başına yalnız yolculuklarda,,,” “eşi ve çocukları da varmış hele,,,” ailesinden ayrılanı kurt kaparmış hemencecik yani,,, kutsal aile nasıl da bir sığınaksa!,, oysa kollar en acımasızca onun içinde kırılıveriyor da kimselerin haberi yok sanki,,, “kol kırılır yen içinde kalır” misali,,, buradaki “yen”den kasıt “aile” oldu çoktandır… aileyi korur ve kollarız o yüzden, elbirliğiyle her yerde ve her zamanda,,, ona özel yerler ayırırız kamusal boşanmışlıkta…

Var hâlâ Anadolu’da böyle yerler,,, belki çokça değil ama büyük kentlerde de,,, aile mekânları, yani,,, “aileye mahsustur”,,, “ aile çay bahçesi” vb…

Dört beş yıl öncesiydi Urfa’ya düşmüştü yolum sabahın erken vakti,,, Balıklı göle uzanıp, ordaki çay bahçelerinden birinde,,, sakin masalardan birine kurulup kitabımı çıkardım, okumaya başlayacaktım ki garson bitiverdi yanımda,,, sevindim, bir çay, dedim,,, şey, dedi burası aileye mahsus da,,, sizi şu tarafa alsak,,, gösterdiği yeri beğenmedim,,, üstelik henüz benden başka kimsecikler de yoktu görünürde,,, kabullenmeden suyuna gitmek için, “gelecek” dedim,,, peki deyip uzaklaştı,,, neyse, çayımı getirdi, bir daha da “nerde kaldı yenge?” filan diye sormadı,,, belki aramız biraz açıktı da son anda gelmekten vazgeçti yengehanım diye düşünmüştür…
Daha eski yıllarda da yollar Malatya’ya düşürmüştü bir defasında,,, şehrin tek sinemasına gittim bir akşam,,, gişeden bilet alıp içeri girince, bana verilen yerin, salonun sağ tarafında silme erkek izleyici arasında olduğunu anlayıverdim,,, sol tarafımızdaki blokta “aileler” oturmaktaydı…
Bursa’daki öğrencilik yıllarımda,,, sınav zamanı olan yaz aylarında havalar çok sıcaktı,,, kendimizi dışarı atar Kültürpark’taki geniş ağaçlıklı çay bahçelerine giderdik ders çalışmaya,,, orada da ön taraftaki masalar aileye mahsustu,,, neyse yanımızda kız arkadaşlarımız olduğu için biz de aileden sayılıp, o bölüme rahatça kurulurduk da sorun çıkmazdı…

Yakın zamanlara dek oteller, aileden olmayan çiftleri aynı odaya almazlardı,,, sonraları turizmin, konukseverliği paraya havale edivermeye başlamasıyla, güneydeki otellerden başlayarak kırılıverdi bu anlayış,,, ama hâlâ öğretmenevlerinde aile bağını kimlikleriyle beyan edemeyenleri almıyorlar aynı odaya… Kanbağı gerekiyor aileden sayılmak için ya da devletin gözetiminde nikahınız kıyılmış olmalı,,,

Sierra’yı katletti ya yine bizim erkek ellerimiz,,, ürkünç ağızlar boşalıverdi ortalığa Amerika’dan da,,, Türkiye’den de tabii daha çok,,, “ne işi varmış kadın başına yalnız yolculuklarda,,,” “eşi ve çocukları da varmış hele,,,” ailesinden ayrılanı kurt kaparmış hemencecik,,, hele başlarında kırmızı şapkaları da varsa!