Mesajı Okuyun
Old 11-10-2011, 15:23   #12
Av. Caner Arıcı

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan janveljan
“Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarındanemsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. T.C.YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ E. 2009/273 K. 2010/37302 T. 10.12.2010


“ÖZET : İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, BK’nın 323. maddesi hükümlerine göre saptanmalıdır. İşçinin kıdemi, meslek ünvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri veemsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek ünvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmelidir. T.C. YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ E. 2008/14702 K. 2009/18522 T. 2.7.2009



“Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilenücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. T.C. YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ E. 2007/14455 K. 2008/7573 T. 7.4.2008


"Somut olayda işyerinde aşçı olarak çalışan davacı aylık net 400 YTL. ücret aldığını iddia etmiş davalı ise asgari ücretten düzenlenmiş imzalıücret bordrolarına dayanmıştır. Davacı, davalı işyerinde çalışmayan tek bir davacı tanığı ise fesih tarihinden evvel 1999 yılında aldığı ücrete dair beyanda bulunmuş olup tek bir tanığın beyanına itibarla ücretin tespiti hatalıdır.Yukarıda açıklandığı şekilde davacının fiilen yaptığı iş, hizmet süresi, meslek ünvanı bildirilerek meslek kuruluşlarından alabileceği ücret sorulmalı, dosyada mevcut delillerle birlikte değerlendirilerek ücreti tespit edilmelidir. Yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır. T.C. YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ E. 2007/20049 K. 2008/12612 T. 26.5.2008

Dönmüş gibi sanki



Sayın janveljan;

Anlatmak istediğim husus şudur: Tanık beyanlarından başka, ücret konusu Yargıtay kararlarında da belirtilen diğer hususlarla desteklenemediyse, bu durumda imzalı ücret bordrolarına itibar edilebilecek; yani salt soyut tanık anlatımlarına göre hüküm kurulmayabilecektir.. Benim anlatmak istediğim bu "ayrıntı"dır. Sizin sunduğunuz kararlar birebir benim kastettiğim bu hususla ilgili değil kanımca... Şüphesiz ki ücret araştırması yapılabilecek ve imzalı bordrolardakinin aksi ispat edilebilecektir. Ama, salt tanık anlatımı yeterli olmayabilecektir. Sorudaki maddi olayı bilmiyoruz; o yüzden sizin sunduğunuz kararlardaki ayrıntıya girmiyorum

EK Cevap: Diyelim ki işçinin ücreti imzalı bordrolarda asgari ücretin üzerinde... Ancak davacı ücretinin daha da fazla olduğunu dilekçesinde iddia ediyor... Ücret araştırması yapıldı (Yargıtay kararlarında belirtilen yöntemlerle) ve neticesinde emsal ücretin bordralarda gösterildiği miktar kadar oladuğu anlaşıldı... Tanık beyanlarına göre ise ücret bordolarda yazandan daha yüksek... Bu durumda??... Benim kanaatim, imzalı ücret bordrolarına itibar edileceği yönünde...