Mesajı Okuyun
Old 11-01-2012, 11:04   #343
janveljan

 
Dikkat

Alıntı:
Yazan Av.Mehmet Saim Dikici
İstanbul Barosunun HMK panelinde konuşan kadın akademisyen panelist tarafından, Manevi Tazminat Davalarının belirsiz alacak davası olarak açılabileceği söylendikten hemen sonra, "manevi tazminatın hakimin takdirine bağlı olduğu ve davacının, davasını tam değere çıkaracağı zamanın (tahkikatın bitiminine kadar artırması gerektiği açıktır!) karara kadar belli olmayacağı" şeklindeki haklı soruya verdiği cevap şaşırtıcıdır: "Hakim, kısa kararını açıkladıktan sonra davacıdan harcın artırılmasını isteyebilir… Bunun dışında şu aşamada bir çözüm yoktur" demektedir. (Bant kaydı http://www.istanbulbarosu.org.tr/dow...ayitlari/2.mp3 39. dakikadan ibaret dinleyiniz)

Bu,(yani böyle bir şey) Türk Hukukuna göre mümkün değil. Bu durumu kendisi de itiraf ediyor..

Peki o zaman Türk Hukukuna göre nasıl manevi tazminat belirsiz alacak davasına konu edilebiliyor?

Lütfen ya..

Not: Hakim Sayın İbrahim Halil Şua'nın sunumunu çok ama çok beğendiğimi belirtmeliyim; herkese dinlemelerini öneririm.



Bana göre sayın akademisyenin panelde sorduğu soru yanlış ve gereksiz olduğu gibi verdiği cevapta yanlıştır.

Davacının dava safahatında alacağını belirlediğinde yapması gerekeni düzenleyen 107/2. Maddesi belirsiz alacak davasının açılma şartı değildir.Belirlenme anı (Davacı) ile hüküm anı(Hakim) farklıdır.

Sayın akademisyenin yanlış sorulara verdiği yanlış cevapların bulunduğu bant kayıtları belirsiz alacak davası aleyhinde delil olarak kullanılamaz.

Aksi durum belirsiz alacak davası kurumu için haklı manevi tazminat alacağı doğurabilir.