Mesajı Okuyun
Old 18-09-2020, 22:30   #4
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Av.K. m.162’deki hüküm vekil ile müvekkil arasındaki iç ilişkilerde uygulanır. Mahkeme ilamları ile hükmedilen vekalet ücretinin tahsilinde uygulama imkanı bulunmamaktadır.

Sonradan yürürlüğe giren HMK’nın 330. maddesine göre “Vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücreti, taraf lehine hükmedilir.” Bu yönden vekalet ücretinin tahsili kurallarının diğer alacakların tahsilindeki kurallardan bir farklılığı bulunmamaktadır.

HMK. 74 m. ahzu kabz yetkisini vekalette özel yetki verilmesi gerektirir haller arasında saymadığından genel vekaletnamede ahzu kabz yetkisi yazılmamış olsa dahi vekil, genel vekaletname ile takip yapabilir ise de, aşağıdaki kararda Yargıtay ahzu kabz yetkisinin müvekkilin iradesine aykırı bir şekilde kullanılamayacağını ve genel vekaletnamede yetkinin aksinin belirtilebileceğini kabul ettiğinden,

SONUÇ OLARAK ; sorulan olayda verilen vekaletnamede "ahzu kabz yetkisi bulunmamaktadır" ibaresi mevcut olduğuna göre icra dairesinin alacağı vekile ödememesinde herhangi bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Diye düşünüyorum.
T.C.
YARGITAY
8. HUKUK DAİRESİ
E. 2015/6701
K. 2017/7684
T. 24.5.2017
Taraflar arasında görülen ve yukarda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Borçlu aleyhine başlatılan ilamlı takip dosyasında alacaklı vekili dosyadaki paranın tamamının hesaplarına gönderilmesi yönünde talep açtıklarını, İcra Müdürlüğü'nce alacaklı vekilinin takip dosyasında mevcut 03.05.2013 tarihli vekaletnamesinde ahzu kabz yetkisi olmadığından bahisle paranın ödenmesi talebinin reddine karar verilmiş olup, alacaklı vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; 2012 yılında yürürlüğe giren HMK ile vekaletnamede ahzu kabz yetkisinin özel yetki olmaktan çıkarıldığını, genel vekaletname ile ahzu kabz yetkisi olmadan tahsilatın yapılabileceğini, dolayısı ile İcra Müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece; 03.05.2013 tarihli Tekirdağ Noterliği'nce düzenlenen vekaletnameye dayalı olarak başlatılan takibe dair vekaletname incelendiğinde Avukata sadece adına açılmış veya açılacak tüm davaları takip yetkisi verildiği ancak ahzu kabza yetkili olmadığı bu sebeple İcra Müdürlüğü işlemi yerinde bulınduğundan şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.

"Davaya vekalette özel yetki verilmesini gerektiren haller" başlıklı 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesinde ahzu kabz yetkisine yer verilmemiş olmasının, avukatın bu yetkiye sahip olmadığı anlamına gelmediği, tam aksine bu yetki vekaletname ile birlikte vekile tanınan yetkiler arasında yer aldığından, aksi açıkça belirtilmedikçe, avukatın ahzu kabz yetkisine sahip olduğu kabul edilmelidir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/10/2011 tarihinden önce düzenlenmiş ve "ahzu kabz" yetkisi içermeyen vekaletnamelere dayanılarak 01/10/2011 tarihinde ve sonrasında vekaletnamede bulunmayan bir yetkinin, dolayısıyla "ahzu kabz" yetkisinin vekalet verenin iradesine aykırı bir şekilde kullanılamıyacağı da kuşkusuzdur.

Somut olayda, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/10/2011 tarihinden sonra düzenlenmiş 03.05.2013 tarihli vekaletnamesinde ahzu kabz yetkisi olmadığından bahisle dosyada bulunan paranın ödenmesi talebinin reddine dair İcra Müdürlüğü kararının Yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, şikayetin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle Mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK'nun 366/3. maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.