Mesajı Okuyun
Old 31-07-2013, 20:52   #7
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Gemici
1. Hukuksal veya toplumsal bir kurumun işe yarayıp yaramıyacağı, söz konusu kurumların aktörlerinin o kurumlara verdiği değerle atbaşı gider.
2. Bir şeye verdiğimiz değer, biçtiğimiz paha o şeyin neye yaradığının bilinmesi ile ölçülür. Ben yanlış bir tanımlama ile 'Arabuluculuk' diye nitelendirdiğimiz kurumun tam olarak bilindiği ve üzerinde tartışıldığı düşüncesinde değilim.
3. Toplumda uzlaşma kültürünün var olmadığı tezine katılamıyorum. Var olan bir uzlaşma kültürünün yozlaştırıldığı düşüncesindeyim. Benim doğup büyüdüğüm köyde köylüler kendi anlaşmazlıklarını, büyük olaylar hariç, kendileri çözerlerdi, bir zamanlar.
4. Türkiye'de hangi konuda ne kadar dava açılıyor, söz konusu 'gelişmiş demokrasisi olan ... ülke toplumunda' ne kadar dava açılıyor konusunda istatistiki bilgi yok elimde. Ama diğer ülkelerde daha fazla dava açıldığı düşüncesindeyim. Almanya'da örneğin, özellikle dava masrafları özel sigortalar tarafından karşılandığından, önüne gelen dava açar. Açılan bu davaların hepsinin mahkeme önüne gelmemesi için hukuk sistemi başka olanaklar sunmaktadır.
5. Alıntı(hilmiseker): İthal kurumları yaptırımlarla işler kılmak sosyolojiyle inatlaşan aklın trajedisidir. Sadece ithal kurumları değil, ithal olmayan kurumları da yaptırımla değil akla ve mantığa dayanarak ve bilgilendirmekle işler kılabilirsiniz.

Saygılarımla

(4) nolu bentte bagsettiğiniz şekilde Türkiye'de de özel hukuk sigortası yerleştiğinde arabuluculuk işe yarayabilir. Aksi takdirde uzlaşmayı düşünenler arabulucuya değil, ortak arkadaşlarına başvururlar.