Mesajı Okuyun
Old 26-12-2011, 16:58   #20
Av.Sabriye Dursun

 
Varsayılan

Sayın meslekdaşım ,doğrudur.Ve o yüzdendir ki Ermeni diyasporası ve onun yandaşları gibi davranan devletler,bu konuyu Adalet divanına götürme imkanları varken götürmemişlerdir. Uluslararası Adalet Divanı’nın “kanunilik ilkesi” ışığında 1915 olaylarına bakamayacağı, : Kanunsuz suç olmaz (nullum crimen sine lege) ve kanunsuz ceza olmaz (nulla poena sine lege). Yani eylemin olduğu iddia edilen tarihte kanunda suç olarak tarif edilmemiş eylem cezai sorumluluk doğurmayacağı için dava reddolunacak palanları suya düşecekti.Ayrıca hukukçuların görüşü BM Sözleşmesi’nin 2. maddesi 1915 olaylarının soykırım olarak nitelenemeyeceği yönündedir
Olayın diğer boyutu daha evvel dile getirdiğim BM Soykırım Sözleşmesi 6.m sine göre Fransız Parlamentosu’nun 1915 olaylarının soykırım olduğuna dair karar verme yetkisinin olmadığıdır. Burada yetki konusunda ihlal olduğu çok kesindir.Ve tespiti çok kolaydır.Ortada somut bir ihlal vardır.Yalnızca buna münhasır taleple Fransanın Aldığı kararın geçersiz olduğunun hükme bağlanması sağlanabilirse çok iyi olur.Dava açılmasa bile,gerek iletişim araçları ve gerek avukatların bu işe dört elle sarılması ile Uluslar arası düzeyde tüm hukukçulara seslenmeleri,Fransanın hukuku hiçe sayarak anlaşmaları ihlal ettiğini, bunu da Türkiyenin, uluslar arası mahkemelerin yetkilerini tanımadığı için nasıl olsa baş vuramayacağını, Güvenlik konseyine gidilse 5 büyük devletten biri olan Fransa’nın veto etmesi halinde gündeme alınamayacağını bildiği için, her türlü haksız,insan haklarını ihlal edici,hukuku hiçe sayan tavrını bizim durumumuzda olan devletlere gösterdiğini bundan sonra da her zaman gösterebileceğini anlatarak uluslar arası düzeyde hukukçular arasında bir dayanışma yaratılabilir.Birleşmiş milletlerin sadece 5 büyük devlete hizmet için kurulduğu inancının yerleşmesinin önüne geçilebilir.