Mesajı Okuyun
Old 10-12-2010, 16:28   #2
avturgayk

 
Varsayılan

Merhaba , sorularınıza cevap vermeye çalışayım maşallah oldukça fazla ve ayrıntılı artık avukatlık ücreti talep edeceğiz)
Öncelikle icranın geri bırakılması ile ilgili kastınız çekler de ki takipten sonra zaman aşımı nedeni ile icra hukuk mahkemesinde açılan davadan bahsediyosunuz diye kabul ediyorum ve doğrusu da bu zaten . son işlem tarihi yazdıklarınızdan çıkardığım 30/06/2010 , ilk takip tarihi ihtiyati haciz ile ilgili de olsa 16/02/2010 . Bu durumda 16/02/2010 dan 30/06/2010 tarihine kadar değişik şekiller de icra dosyasında muamele yapıldığından takibin kesinleşmesinden sonra çekin zamanaşımına uğraması nedeni ile açılacak davada zamanaşımı süresi dolmuş değildir. Son işlem tarihinden itibaren 6 aylık süre için de işlem yapılmamış olması halinde bu davayı açmanız mümkün bu nedenle (1) şıkkınız ile ilgili cevap olumsuz. Dava edemezsniz. (İİK71. maddesi,)
(2) 3.şahıs icranın geri bırakılmasını talep edebilirmi sorunuzu sormamış kabul ediyorum elbette edemez.
(3) borçlu şirketin icranın geri bırakılması için açacağı dava yukarıda ki açıklamalar nedeni ile kazanılamayacağından , istihkak davası devam eder, velev ki icranın geri bırakılması kararı alınmış olan bir icra dosyasında açılan istihkak davasının konusu kalmayacağından (neden konusu kalmayacak, icranın geri bırakılmasına karar verilen icra dosyasında ki hacizler de kalkacağındandır ) dava konusuz kalması nedeni ile red olacaktır. davayı açmakta haklı sebebi olan davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti talebi saklıdır.
4). cevabı 3 ün içerisinde mevcut bakınız 3
5) sanırım bunun cevabı da açık. icranın geri bırakılması halinde hacizler kalkacağından yediemin sorumluluğu da kalmaz.
6) dosyaya yatan paranın çekilmesi bir işlem olduğundan zaman aşımı süresi son işlem tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayacaktır. yani yeniden 6 aylık süre.
ANCAK ANLATTIĞINIZ OLAYLARA BAKILIRSA DOSYANIZ DA KESİNLİKLE İİK71. UYARINCA DAVA AÇILMASI MÜMKÜN DEĞİL. ZİRA ZAMANAŞIMI SÜRESİ DOLMAMIŞTIR. Saygılarımla avturgay
Örnek karar da sunayım bu arada

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ



E: 2004/2004 K: 2004/25829 T: 14.12.2004
Takibin Kesinleşmesinden Sonra Oluşan Zamanaşimi
• Borçlunun Haklari
(İİK. m. 71)

Özet: İİKnin 71. maddesinde belirlenen zamanaşımı itirazı, takibin kesinleşmesin­den sonra oluşacak zamanaşımı durumunda ileri sürülebilir.
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti için­de temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından islenmesi üzerine bu işle ilgi­li dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görü­şülüp düşünüldü:
İİK'nın 168/5. maddesi hükmü gereği borçlunun borcu olmadığım veya borcun itfa edildiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğ­radığını, yetki itirazını sebepleri ile birlikle 5 gün içinde İcra Mahkemesi­ne bildirmesi gerekir. Borçlu adına gönderilen örnek 163 numaralı öde­me emri adı geçene 24.6.2004 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borçlunun İİK'nın 168. maddesinde öngörülen yasal süreden sonra mahkemeye baş­vurarak dayanak çekin zamanaşımına uğradığını ileri sürdüğü görülmek­tedir. İİK’nın 71. maddesinde göre süresiz olarak ileri sürülebilecek olan zamanaşımı defi takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşı­mının oluşması hali için geçerlidir. Bu durumda takibin kesinleşmesin­den önceki döneme ilişkin zamanaşımı itirazının süreden reddi gerekir. Borçlu takibin kesinleşmesinden önce gerçekleşen zamanaşımını ileri sürdüğüne göre somut olayda takibin kesinleşmesinden sonra gerçekle­şen zamanaşımı ile ilgili olan, İİK’nın 73. maddesinin uygulanma olanağı yoktur. Mahkemece, başvurunun süreden reddine karar vermek gerekir­ken işin esasının incelenmesi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildi­ğinden sonucu doğru mercii kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nın 366. ve HUMK.’un 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 10.100.000.­TL onama harcı peşin alındığından mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına 14.12.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.
BİR ÖRNEK KARAR ( ÖZELLİKLE BORÇLU DIŞINDAKİ 3.KİŞİLERİN İCRANIN GERİ BIRAKILMASI DAVASI AÇAMAYACAĞINA DAİR)
T.C.
YARGITAY
Ondokuzuncu Hukuk Dairesi Esas No: 2007/03914Karar No: 2007/08604Tarih: 04.10.2007
  • SIRA CETVELİNE İTİRAZ
  • KESİNLEŞME
  • İCRA TAKİBİNDE ZAMANAŞIMI
ÖZETaha önce açılmış olan sıra cetveline itiraz davasında taraf olmayan davacı, söz konusu sıra cetveline itiraz etmediğine göre sıra cetveliyle kendisine isabet eden pay kesinleşmiştir. İcra takibinin zamanaşımı sebebiyle geri bırakılmasını ancak borçlu isteyebilir.

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, dava dışı borçluya ait taşınmazların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde üst sıraya alınan davalının takibinin TTK'nın 726. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığına; öte yandan ihtiyati haciz ve kesinleşme tarihleri itibariyle İİK m. 268 hükmünün gözardı edildiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aynı taşınmazların bedelinin paylaştırılmasına ilişkin düzenlenen önceki sıra cetveline itiraz ettiklerini ve iptali istenen bu yeni sıra cetvelinin kesinleşmiş yargı kararına dayalı olarak düzenlendiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesince yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalı yanın takibinin TTK m. 726 uyarınca zamanaşımına uğradığı ve bu davanın davacısının daha önceki sıra cetveline itiraz davasında taraf olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının sıra cetvelinden çıkartılmasına ve düzenlenecek yeni sıra cetvelinde davacının birinci sıraya alınmasına karar verilmiş; hüküm davalı Banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
  1. İcra takibinin zamanaşımı nedeniyle geri bırakılması (İİK m. 71/11) ancak borçlunun talep edebileceği bir husus olup, davacının bu iddiasının sıra cetveline itiraz suretiyle ileri sürülmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
  2. Dosyanın incelenmesinde bedeli paylaşıma konu taşınmazların satış bedelinin dağıtımı için 07.11.2001 tarihli bir sıra cetveli düzenlenmiş, anılan sıra cetveli T. E … Bankası A.Ş.'nin ipotek alacaklısı T… Bank A.Ş. aleyhine açtığı dava sonucunda Gaziantep İcra Mahkemesi'nin 24.01.2003 gün ve 1308/37 E. K. sayılı ilamla iptal edilmiştir. Anılan davada, işbu davanın davacısı taraf değildir.
Ancak, önceki sıra cetvelinde davacının dosyasına 822,51 TL isabet etmiş; davacının bir itirazı olmamakla, dağıtım konusu paradan bu miktarın davacıya aidiyeti hususu kesinleşmiştir. İtiraza konu 11.11.2005 tarihli sıra cetvelinde ise davacıya pay ayrılmamıştır.
Bu durumda, mahkemece davacı yönünden kesinleşen 822,51 TL'lik miktar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 sayılı bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına (BOZULMASINA), peşin harcın istek halinde iadesine, 04.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
BİR ÖRNEK KARAR DAHA
T.C.
YARGITAY
Onikinci Hukuk Dairesi Esas No: 2006/14577Karar No: 2006/17407Tarih: 26.09.2006
  • ÇEKTE ZAMANAŞIMI
ÖZET:Türk Ticaret Kanunu'nun 663. maddesine göre, müruruzamanı kesen muamele her kim hakkında vaki olmuşsa ancak ona karşı hüküm ifade eder.
Mahalli mahkemesinden verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine, bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
YARGITAY KARARI
TTK'nın 730/18. maddesinin göndermesi ile çekler hakkında uygulanması gereken aynı Kanun'un 663. maddesine göre, müruruzamanı kesen muamele her kim hakkında vaki olmuşsa ancak ona karşı hüküm ifade eder. Somut olayda, borçlu şirkete 10.11.2004 tarihinde örnek 163 numaralı ödeme emrinin tebliğ edildiği ve bu tarihten, borçlunun zamanaşımı itirazında bulunduğu 16.01.2006 tarihine kadar hakkında zamanaşımını kesen hiçbir işlem yapılmadığı anlaşılmıştır. İcra takibinin diğer borçlusu Tamer hakkında yapılan zamanaşımını kesen işlemlerin şikayetçi borçlu yönünden hüküm ifade etmesi de mümkün olmadığından, TTK'nın 726. maddesinde yazılı 6 aylık zamanaşımı süresi dolmuştur. O halde, mahkemece, müşteki borçlunun zamanaşımı itirazının kabul edilerek, İİK'nın 170/b maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun'un 71/son maddesi yollaması ile 33/a maddesi gereğince hakkındaki icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken şikayetin reddi isabetsizdir. Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK'un 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 26.09.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.