Mesajı Okuyun
Old 13-08-2006, 16:11   #3
Av.Engin Özoğul

 
Varsayılan

Mustafa Dural, Türk Özel Hukuku Cilt IV, syf 485 vd.

"Mal ayrılığında katılma payı ya da paylaşma söz konusu olmadığı için, özel bir düzenleme yoktur. Her ne kadar MK 243, "İspat borçlardan sorumluluk ve paylı mülkiyetin özgülenmesi konularında paylaşmalı mal ayrılığı rejimine ilişkin hükümler uygulanır" demekteyse de, atıf, maddenin lafzından açık olarak anlaşılacağı gibi, sadece borçlardan sorumluluk ve paylı mülkiyetin özgülenmeye ilişkin olduğu için, konumuzu ilgilendirmemektedir.

.....

Sağ kalan eşin mal rejimine göre paylaşılacak bir konutun ya da ev eşyasının bulunması ve sağ kalan eşin de paylaşma ya da katkı payı alabilecek olması gerekir. Örneğin edinilmiş mallara katılma rejiminde, mal rejimi sözleşmesi yapılırken, sağ kalan eşin ortak konut ve ev eşyaları üzerinde bir talep hakkının olmayacağı kararlaştırılmışsa, o artık MK 240'a göre özgülemeyi isteyemez; fakat MK 652/1'e göre miras payı olarak isteyebilir.
"

Dural Hocanın yazdıkları aile konutu ve ev eşyasının sağ kalan eşe özgülenmesi ile ilgili. Fakat buradan bazı sonuçlar çıkarılabilir.

Mal rejimine göre bir paylaşma ya katılma payı söz konusu ise sağ kalan eş bu hükümlere göre kendisine malların özgülenmesini isteyebiliyor. Mal rejimlerinde böyle bir düzenleme yoksa "ki hoca mal ayrılığında paylaşma ve katılma payı olmadığını söylüyor" 652' göre özgülenme isteniyor fakat özgülenen mal miras payından mahsup ediliyor.

Bu durumda somut olayda hak sahipliğinin tespiti temel problem olarak gözüküyor. Buna ilişkin bir tespitte yeterli ispat vasıtaları yoksa mal rejimlerine ilişkin hükümler devreye girecek ki burada mal ayrılığı rejimi olduğu için katılma payı olmayacak. Sağ kalan eş ancak ortak konutun miras payına mahsuben kendisine özgülenmesini isteyecek; ortak konut dışındaki mallar üzerinde ise mirasın paylaşılmasına ilişkin hükümler uygulanacak gibi bir sonuç çıkıyor.