Mesajı Okuyun
Old 17-05-2007, 17:00   #2
damista

 
Varsayılan

sayın barış kurşun;

CMK 76/2, olayda sanık yada şüpheli konumunda olmayan bayanın, bir suçun mağduru olması halinde ve bir suça ilişkin delil elde etmek amacıyla, böyle bir talebi olması halinde hakim kararı aranmaksızın yapılan muayenenin hukuka uygun olacağını belirtmiştir.

yine TCK 287/1, kanun sistematiği içerisinde Adliyeye Karşı İşlenen suçlar kısmında düzenlenmiştir. yani anılan madde bir bakıma CMK 76/1 ve TCK 287/2 de öngörülen ve kamu düzeni ile ilgili olan prosedürün uygulanmaması halinde uygulanacak bir hükümdür.

olaya TCK 26 açısından baktığımızda ise; bakireliğin tespiti ( CMK 75/4 anlamında iç beden muyenesi), kişinin üzerinde tasarruf edebileceği haklardandır. zira kişi özgürlüğü ve cinsel özgürlük üzerinde kişinin tasarru etmesi mümkündür, ancak bulardan tamamen feragat edemez.

zaten çocuk aldırma da dahi; kanunun hakim kararını istememesi, rıza halinde çocuk düşürmenin cezasının olmaması gibi durumlar bir iç beden muayenesi olan bakireliğin tespiti halinde hakim kararının gerekmediği hakkında bize ışık göstermektedir.

kaldıki bakire olduğunu doktor raporu ile tespit ettirip televizyonlarda gösteri yapan modellere rapor düzenleyen doktorun hakim kararı aradığını da zannetmiyorum.

sayın meslektaşım;

buraya kadar konuyu ceza hukuku açısından inceledik. bayanın bir suçun mağduru olması ve delil elde etmek amacıyla yapılan muayenelerde hakim kararının aranmadığı açık. eğer tespitinizi özel hukuka yönelik bir hak için yaptırıyorsanız (manevi tazminat, boşanma gibi), dahi hakim kararına gerek yoktur. doktor istenen raporu düzenlemelidir. bu rapor davada ileri sürüldüğünde lüzum halinde hakim yeniden rapor alınması için müvekkilinizi hastaneye sevk edebilir.

benim tavsiyem, doktor hakkında şikayet zamanınızı alacağından hukuk mahkemesinde konuyla ilgili tespit istemenizdir. bu sırada yine doktor hakkında şikayette bulunabilirsiniz.

saygılarımla.

Av. Ethem ERKAN