Mesajı Okuyun
Old 18-10-2009, 00:14   #13
ali aydın

 
Varsayılan

15/10/2009
ÖZGÜRLÜKLER
HÜSNÜ ÖNDÜL
Çocuklara uygulanacak hukuk
İnsan hakları teorisi “herkes”ten sık sık söz eder. “Herkes” her insan demek. Çocuklar da “herkes”in sahip olduğu haklara sahip…Ama bir de çocuk olmaktan kaynaklı hakları var. İnsan hakları belgeleri (çocukların haklarına dair belgeler), bu hakların neler olduğunu ortaya koymakta. Yargılanma, yaptırım ve infaz konusu bunlar arasında yer almakta.
Türkiye sisteminde de ulusal üstü insan hakları belgelerine, o arada çocuklarla ilgili belgelere uyum konusunda adımlar atıldığı ama bunların belgelere uyumunun pek fazla sağlanamadığı görülüyor. Başka şeyler bir yana, “taş atan çocuklar” konusu güncel bir tartışma. Hapishanelerde üç bin civarında çocuk var. Bunların tamamı taş atan çocuklar değil. Ama çocuk işte... Ve sistemin genel arazı yanında genel olarak çocuk hakları konusunda, yargı, yaptırım ve infaz konusunda arazı var. Taş atan çocuklar, son birkaç yılın olgusu. Çocukların haklarını toplumun ve devletin gündemine sokuyor. Devletin çocuklara hoyrat yaklaşımı, taş atan çocuklar örneğinde görülüyor. Çok açık görülüyor. O yüzden devlet sinirleniyor, hırçın tutumlar alıyor.
Devletin, “Ne diyeceğiz? Taş atan çocuklara terörist demeyeceğiz de ne diyeceğiz?” diye bağırmasının nedeni, bu ‘açık görülme’ durumudur.
Birleşmiş Milletler toplantısına katılan Feray Salman, Bianet’de yazdı toplantıda olanı biteni ve raporları. Çocuklar İçin Adalet Girişimi ve öncü girişimlerden Çocuklar İçin Adalet Çağrıcıları çalışmalarından kamuoyu haberdar artık.
Son girişim Çocuklar İçin Adalet Çağrıcıları’ndan.
TBMM nezdinde yaptıkları girişim için davet etmişlerdi. Katılamadım. Ama katkı çeşitli biçimlerde verilebiliyor. Çeşitli basın yayın organlarında yer aldı çağrıcıların düşünceleri, istemleri, teklifleri…
Biliyorsunuz, taş atan çocuklarla ilgili hükümet, üç maddelik bir yasa değişikliği ile durumda kısmi iyileşme yoluna gitmek istiyor. Ama bu kısmi iyileştirme sorunu çözmüyor. Sorunu hukuksal planda büyük ölçüde çözecek yollar var. Çağrıcılar, sorun yaratan maddeleri açıklıyorlar. Bu maddeler değişmeli diyorlar. Katılıyorum. Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 2. maddesi değişmeli. Çünkü çok tuhaf bir biçimde (büyükler için de geçerli) örgüt üyesi olmasa bile örgüt üyesi gibi ceza öngörüyor. Ceza hukukunun evrensel ilkelerine aykırı. Örgüt üyesi değilsin ama örgüt üyesi gibi cezalandırılıyorsun. TMK’nın 5. maddesi değişmeli. Çünkü bu madde, Terörle Mücadele Kanunu kapsamında sayılan suçlarla ilgili olarak verilen cezaları yarı oranında artırıyor. TMK.7/2a maddesi değişmeli. Propaganda suçunu düzenliyor. TMK 9. madde değişmeli. Çünkü bu madde, 2006 değişiklikleriyle gündeme geldi. Çocukların çocuk ağır ceza mahkemesinde yargılanmaları yerine özel yetkili ağır ceza mahkemesinde yargılanması yolunu açıyor. TMK 10. maddesi de değişmeli. Soruşturma usulünü düzenliyor. Çocukları da kapsamına alıyor. TMK 13 maddesi değişmeli. Çünkü, TMK çerçevesinde verilen cezaları erteleme, paraya çevirme ve çeşitli seçenek yaptırımlarına çevirme olanağını ortadan kaldırıyor. TMK 17. madde de değişmeli. Bu madde, cezaların infazı ve şartla salıvermeye dairdir ve çocuklar için hiçbir olanak sağlamamakta; çocukları büyüklerin infaz rejimine tabi tutmaktadır.
İki kanun daha var sorunlu olan. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu 33/c maddesi, taşı silah yerine koymakta. Böylece çocuk, taş attığı için polise silahlı direniş göstermiş oluyor. Yargı pratiği de zaten bu yönde.
Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 220/6. maddesi, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemeyi yaptırım altına alıyor ve çocuklara uygulanıyor.
Çağrıcıların taleplerine eklemeler yapılabilir. Örneğin TCK’nın 220/8. madde de örgütün ya da amacının propagandasını yasaklıyor ve ceza yaptırımına tabi tutuyor. Çocuklara da uygulanıyor.
Çocuklara uygulanacak hukuk, insan hakları hukukudur. Tıpkı büyüklere uygulanacak hukukun da insan hakları hukuku olması gibi... Esasa ve usule dair düzenlemeler insan hakları hukukuna uygun yapıldığında ve uygulandığında, çocukların insan haklarına saygı yaşam bulmuş olacaktır. Yasama, yürütme ve yargı gücünden de bu beklenir…
Çocuk haklarına saygı!..