Mesajı Okuyun
Old 27-07-2006, 23:30   #4
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Devam eden bölüm

Alıntı:
NÜFUS DAVALARINDA GÖRÜLDÜ KAYDI

Yaş ve isim düzeltilmesine ilişkin verilen kararların " Görüldü " kaydı için Cumhuriyet Başsavcılığına verilmediği müşahede ve beyan edilmiştir.
1582 sayılı Yasa’nın 46. maddesi gereğince Cumhuriyet Savcılarının bu tür davaları temyiz etme yetkileri bulunduğu cihetle, 7201 sayılı Kanun’un 43 üncü ve Tebligat Nizamnamesi’nin 65 inci maddesine göre dosyaların yasal süre içinde Cumhuriyet Başsavcılığına verilmesinde zorunluluk bulunduğunun hatırdan çıkartılmaması,
İŞİ BİTEN DOSYALARIN MERCİİNE İADE EDİLMEDİĞİ

Başka merci ve mahkemelerden celbedilen dosya veya evrakın asıl dosyada karar verilip, hüküm kesinleşmiş olmasına rağmen dosya içerisinde bırakıldığı saptanmıştır.
Dosya ve Resmî evrakın düzenli bir şekilde yerleştirilmesini sağlamak ve arandıklarında bulunmalarını temin yönünden, asıl dosyada karar verilip, iş bitirildikten sonra kanun yollarına başvurulmazsa celbedilen dosyaların ilgili yere hemen tevdiinin unutulmaması, bunun için bir masraf gerekecekse onunda önceden temini gerektiğinin gözardı edilmemesi,
TENSİPLERİN YETERLİ AÇIKLIKTA OLMADIĞI

Yapılan tensiplerde " dava dilekçesinde açıklanan yerlere gerekli yazıların yazılmasına " karar verildiği, nereden ve hangi belgenin istenildiğinin açıkça yazılmadığı,
Yapılan tensiplerde, celbine gerek görülen belge, kayıt ve dosyaların açıklanması, nereden isteneceğinin belirtilmesi, keyfiyetin kalemin inisiyatifine bırakılmaması,
DOSYALARIN TETKİKE ALINDIĞI

Önceden duruşmasına çıkılan bir kısım dosyanın, karar verilmek yada incelenmek üzere, sık sık tetkike alındığı gözlenmiştir.
Duruşmalara dosyaları okumak suretiyle, hazırlıklı çıkılması ve davaların sürüncemede kalmasına neden olunmaması,
BOŞANMA KARARLARININ NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜNE GÖNDERİLMEDİĞİ

Boşanma kararlarının, kesinleşmesini müteakip resen nüfus müdürlüğüne gönderilmeyip, bu hususun tarafların tutumuna terk edildiği anlaşılmıştır.
1587 sayılı Yasa’nın 31 ve 49 uncu maddeleri uyarınca; asliye hukuk mahkemesinden verilmiş, şahsi hallere ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararlarının bulunulan yer nüfus müdürlüğüne resen gönderilmesi gerektiğinin unutulmaması,
TALİKLERDE SAAT BELİRTİLMEDİĞİ

Duruşmalarda oturum gününün saptanması ile yetinildiği, duruşma saatinin 08.30 olarak dosyalarda belirlendiği görülmüştür.
Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliği’nin 7 ve 27 nci maddeleri uyarınca, duruşma tarihi ile birlikte oturum saatlerinin de belirlenerek, tarafların adlîye koridorlarında boşuna beklemelerinin önlenmesi,
YARGITAY’A SEVK MASRAFLARININ PUL OLARAK ALINDIĞI

Tüm hukuk mahkemelerinde, dosyaların Yargıtay’a sevk masraflarının tahsilinde, gönderme ücretlerinin pul, döndükten sonraki harcamaların ise para olarak alındığı beyan ve müşahede edilmiştir.
Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliği’nin 12 nci maddesi gereğince, bu kabil masrafların tamamının ilgililerden para olarak tahsil edilerek kasa ve yol giderleri defterine intikal ettirilmesinin unutulmaması,
HARÇ TAHSİL MÜZEKKERELERİNİN GEÇ YAZILDIĞI

Bir kısım dosyalarda, yasal süre geçirildikten sonra harç tahsil müzekkerelerinin yazıldığı belirlenmiştir.
Harçlar Kanunu’nun 28 ve 37 nci maddeleri gereğince, karar tarihinden itibaren iki ay içinde ilgilileri tarafından ödenmeyen harçların tahsili için müteakip 15 gün zarfında maliyeye müzekkere yazılması icap ettiğinin daima hatırda tutulması,
VASİYETNAMENİN AÇILMASINDA TÜM MİRASÇILARIN ARANDIĞI

Vasiyetnamenin açılmasına dair 1.Sulh hukuk mahkemesinin 1994/604, 1333, 1393, 1996/523, 611 ve 2. Sulh hukuk mahkemesinin 1974/275 esas sayılı dosyalarında tenfiz talebi ve gereği bulunmamasına rağmen tüm mirasçı tespit ve kendilerine tebliğ işlemlerinin duruşmada hazır bulunmalarının beklenerek yargılamanın sürdürüldüğü görülmüştür.
Konuya ilişkin TMK’nun Velâyet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 36 ncı maddeleri ile vasiyetnamenin mahkemeye tesliminden itibaren bir ay içinde açılacağı, açılışta hazır bulunmak üzere bilinen mirasçılara çağrı çıkarılacağı, diğerleri ve çağrıya uymayanlara da açılmış bulunan vasiyet örneğinin MK’nun 596, 597. maddeleri uyarınca tebliğ edileceğine ilişkin Yargıtay 2.Hukuk Dairesi’nin 19.02.1985 gün ve 1192/1547 sayılı içtihadının gözden ırak tutulmaması,
VASİNİN AZLİNE SULH HUKUK MAHKEMESİNDE KARAR VERİLDİĞİ

1.Sulh hukuk mahkemesine ait 1996/3 esas sayılı vasinin azline ilişkin davada görevin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu gözardı edilerek, vasinin azline ve başkasının vasi olarak atanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay 2 nci Hukuk Dairesi’nin 01.02.1996 tarih ve 1996/179 esas 1996/1119 karar sayılı içtihadında da açıklandığı üzere, vasinin azlinde görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup, sulh mahkemesinin ancak ani müdahale gereken hallerde ihtiyati tedbir mahiyetinde vasiyi görevden uzaklaştırarak asliye hukuk mahkemesinden vasinin azlini isteyebileceğinin unutulmaması,
MASRAFLARIN YATIRMA SÜRESİNİN KARARDA BELİRTİLMEDİĞİ

Asliye hukuk mahkemesine ait 1992/6, 1994/73, 1995/28, 44, 73 esas sayılı dosyalarda, keşif, bilirkişi ve tanık ücreti gibi masrafların ne kadar süre içinde mahkeme veznesine yatırılacağı hususunda ara kararlarında açıklık bulunmadığı belirlenmiştir.
HUMK’nun 414 üncü maddesi uyarınca; iki taraftan her biri, yapılmasını talep ettiği işlemlerle ilgili keşif, bilirkişi ve tanık ücreti gibi masrafları mahkeme veznesine depo etmekle yükümlü bulunduğu, hâkimin tayin edeceği süre içinde bu masrafı vermeyen tarafın isteminden vazgeçmiş sayılacağı dikkate alınarak, hukuk usulünün davalara sürat kazandırıcı hükümlerinden uygulamada yararlanılması,
GELECEK CELSE KEŞİF GÜNÜ TAYİNİNE ŞEKLİNDE ARA KARARI

Münhasıran keşif yapılmasına bağlı bulunan dava dosyalarının bir kısmında keşiflerin icra olunacağı günler belirtilmeden gelecek celse keşif günü verilmesine şeklinde ifadeler kullanılarak ertelemeler yapıldığı, keşif kararı verilen dosyalarda da çeşitli gerekçelerle zamanında yerine getirilmediği saptanmıştır.
HUMK’nun 77 nci maddesi göz önünde bulundurularak, ihtilaf konusu yerlerde keşif yapılmasına karar verilen ve daha çok eski yıllardan devren gelen bu kabil dava dosyalarının sürüncemede kalmadan sonuçlandırılmasını temin etmek gayesi ile ve davaların uzamasının taraflar üzerinde yaratabileceği hoşnutsuzluklar ve haklı sızlanmalarda nazara alınmak suretiyle keşiflerin yapılabileceği gün ve saatlerin mutlaka duruşma tutanaklarına dercedilmesi, haklı ve zaruri nedenlerle belirlenen günlerde icra edilmemesi halinde, keyfiyetin düzenlenen tutanaklarla tespiti, benzeri sebeplerle lüzumsuz taliklere meydan verilmemesi, keşiflerin saptanan günlerde ve sonuca gidilecek şekilde yapılmasına azami biçimde özen gösterilmesi,