Mesajı Okuyun
Old 27-07-2006, 23:29   #3
Av.Mehmet Saim Dikici

 
Varsayılan

Devam eden bölüm

Alıntı:
HUMK’nun 245. maddesinin 1-3 numaralı bentleri gereğince, tanıklıktan çekinme hakkı olup da bu hakkını kullanmayanların yeminsiz dinlenmeleri gerektiğine dair 247 nci madde hükmünün uygulamada gözönünde bulundurulması,
DAVANIN KISMEN KABULÜNE KARAR VERİLDİĞİ

Mahkemece verilen hükmün, gerekçesiyle birlikte duruşma tutanağına yazılması icap etmesine karşın zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhimi ile yetinilen hallerde dahi Mahkemenin şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açıklanarak, duruşma tutanağına yazılması zorunluluğuna uyulması, kuralına riayet edilmediği, zaman zaman ‘davanın kısmen kabulüne’ biçiminde kararlar kurulduğu gözlenmiştir.
HUMK’nun 381, 388. maddeleri uyarınca; Kısa kararda verilen hükmün hukukî sonuçlarının tereddüte yer bırakmayacak şekilde özetle de olsa gösterilmesi ve bununda tutanağa yazılması gerektiğinden, Yargıtay HGK’nun 18.03.1987 tarih ve 2-16 Es.209 sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, duruşmayı bitiren zapta eki kararın veya kısmen kabule dair kararın tefhim olduğu biçiminde nihai karar yazılmasının gerçek ve usulü anlamda hükmün tefhimi anlamına gelmeyeceğinin bilinmesi,
TAPU İPTALİNE İLİŞKİN HÜKÜM ÖZETLERİNİN TSM.NE GÖNDERİLMEDİĞİ

Kabul ile sonuçlanan tapu iptali ve tescil kararlarına ait karar özetlerinin alakalı Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmediği müşahede edilmiştir.
İcra İflâs Kanunu’nun 28 inci maddesi ile HİGM’.nün 13.12.1985 tarih ve 14181-44920 sayılı genelgelerinde de belirtildiği gibi, kötü niyetli şahısların durumdan yararlanmalarının önlenmesi ve mahkeme kararlarının infazının imkansız hale gelmemesi için gayrimenkule ilişkin davalarda, davacı lehine hüküm verildiği takdirde, mahkemece davacının talebine hacet kalmaksızın hükmün tefhimi ile beraber hülasasının Tapu Sicil Müdürlüğüne bildirilmesinde zorunluluk bulunduğunun hatırlanması ve anılan dosyalarda buna göre işlem yapılması,
KADASTRO MAHKEMESİ KASA HESABININ MÜSTAKİL TUTULDUĞU

Müstakil Yazı İşleri Müdürü bulunmayan Kadastro Mahkemesinde, kasa hesabının zabıt kâtibi tarafından bağımsız şekilde tutulup yürütüldüğü görülmüştür.
Adalet Bakanlığı HİGM’nün 14.05.1990 gün ve 9-54-22592 sayılı mütalaaları uyarınca, müstakil yazı işleri müdürü bulunmayan yerlerde, kadastro mahkemelerine ait, emanet para hesabının genel mahkeme emanet para hesabı içinde adlîye yazı işleri müdürü tarafından yürütülmesi icap ettiğinden gereğinin buna göre ifası,
YETKİSİZLİK İTİRAZI SONUÇLANMADAN ESASA GİRİLDİĞİ

...Hukuk Mahkemesinin 199/..esas sayılı dosyasında davalının başka yerden yolladığı yetkisizlik itirazı hakkında HUMK’nun 187, 190, 225 inci maddeleri doğrultusunda işlem yapıldıktan sonra davalıya gerekli tebligat ikmal edilmeden davanın esasına ilişkin tahkikatın sürdürüldüğü görülmüştür
Mahkemenin yetkisizliğine dair itirazın önceden sonuçlandırılıp ilgiliye tebliğine ilişkin HUMK’nun 187.190 ve 225 inci maddelerine uyulması,
SUÇ OLUŞTURAN EYLEMİ NEDENİYLE DAVALIYA YEMİN TEKLİFİ

Asliye hukuk mahkemesinin ..esas sayılı dosyasında, gerçekte taşınmaz mülkiyetini tapuda devir yetkisini değil, elektrik su gibi işleri takip amacı ile davacının verdiği vekaletnameyi davalının hile ile tapuda intikali gerçekleştirecek şekle dönüştürdüğü iddiası emniyeti suiistimal yada dolandırıcılık suçunu oluşturduğu halde hile yaptığı söylenen davalıya yemin teklifi amacıyla talikler yapıldığı tespit edilmiştir.
HUMK’nun 352 nci maddesine göre suç oluşturan bir konuda davalıya yemin teklifinin mümkün olmadığının anımsanması, davanın sürüncemede kalmasına yol açabilecek benzeri davranışların tekrarından kaçınılması,
HAZİNENİN MENFAATİ HALİNDE KAYYUM TAYİNİ

Sulh hukuk mahkemesinin ...esas sayılı kayyım dosyasında 18.5.1989tarih ve 3561 sayılı yasaya göre TMK’nun 427 nci maddesi doğrultusunda kayyım tayinine ilişkin konuda hazine hak ve menfaati bulunup bulunmadığının araştırılmadığı, mahalli en büyük mal memurunun kayyım tayin edilmesi gerektiği kuralının nazara alınmadığı anlaşılmıştır.
Kayyım tayini ile ilgili konularda hazine menfaati yönünden yürürlükte bulunan 3561 sayılı Kanun hükümlerinin göz önünde bulundurulması,
NÜFUS, NAFAKA VE KAMULAŞTIRMA DAVALARININ ADLÎ TATİLDE
GÖRÜLMEDİĞİ

Nüfus, nafaka ve kamulaştırma gibi acele sonuçlandırılması gereken davalarda ayrım gözetmeksizin adlî tatili kapsayacak şekilde üç aya varan uzun süreli talikler yapıldığı anlaşılmıştır.
Bazı davaların adlî tatil içinde dahi görülerek çabuk sonuçlandırılmasına yönelik HUMK.nun 176, 507 ve Kamulaştırma Kanunu’nun 37 nci maddelerinin uygulamada göz önünde bulundurulması,
YOKLUKTA YAPILAN DELİL TESPİT TUTANAKLARININ KARŞI TARAFA TEBLİĞ EDİLMEDİĞİ

Karşı tarafın yokluğunda yapılan delil tespitine dair, tutanak, karar ve eklerinin sonradan tebliğ zorunluluğuna uyulmadığı belirlenmiştir.
HUMK’nun 372/son uncu maddesine göre gıyapta yapılan delil tespiti tutanağının Mahkemece karşı tarafa tebliği zorunlu olup, bu şekilde tebliğ edilmeyen delil tespit tutanağından, sonradan açılan davada davacının yararlanamayacağına dair Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27.11.1971 gün ve 9/23-690 sayılı içtihatları karşısında ilgililerin mağduriyetine yol açılmaması, bu hususun temini bakımından mezkur tutanağın karşı tarafa tebliğ masrafının peşin alınması,
BOZMA ÜZERİNE DOSYANIN ESASA KENDİLİĞİNDEN KAYDEDİLMEDİĞİ

...Hukuk Mahkemesine ait ...esas sayılı dosyalarda, Yargıtay’ca bozulan kararların taraflara tebliğinden sonra mahkemece tarafların resen duruşmaya çağrılmadığı gözlenmiştir.
Kararı Yargıtay’ca bozularak dönen dosyaların resen esasa kaydından sonra, HUMK’nun 434 üncü maddesi uyarınca peşin alınacak giderlerden sarf olunmak suretiyle mahkemenin taraflara kendiliğinden davet etmesine ilişkin HUMK’nun 429, oturuma kimse gelmediği yahut gelenler davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin aynı Yasa’nın 409 uncu maddesi hükümlerine uyulması,
BİLİRKİŞİ RAPORLARININ İNCELENMESİ İÇİN TALİKLER YAPILDIĞI

Bir kısım dava dosyalarında bilirkişi rapor suretlerinin duruşma gününden evvel tebliğ edilmemesi sebebiyle tetkiki zımnında talikler yapıldığı saptanmıştır.
HUMK’nun 282. maddesine göre rapor suretlerinin duruşma gününden önce tebliği ve bu gibi sebeplerle talike meydan bırakılmaması için gerekli harç ve masrafların diğer keşif harç ve giderleri yanında peşin alınması suretiyle duruşma gününden önce söz konusu keşif ve bilirkişi raporlarının kalemce taraflara ulaştırılmasının usul edinilmesi,