Mesajı Okuyun
Old 23-10-2020, 21:16   #2
Yücel Kocabaş

 
Varsayılan

Burada açılacak dava, önceki sorunuzdaki cevaplarda geçtiği gibi gizli ayıba dayalı alacak davasıdır. Olaya uyan özel dava sebebi mevcut olduğundan genel alacak davası açılması düşünülemez.

Gizli ayıbın ortaya çıkmasını takiben makul süre içinde keyfiyetin satıcıya ihbarı gerekir. Araç satıldığı için TBK.m. 227 ve TKHK.m.11' deki seçimlik haklardan ancak satım bedelinin indirilmesi şıkkı tercih edilebilir.

Aracın bugünkü durum ve şartları değil, satış tarihindeki durumu esas alınacağından ve bedel indirimi davasında aracın iadesi söz konusu olmadığından ,aracın satılmış olması bence açılacak davaya engel teşkil etmez.

Zararın hesabında " nispi hesaplama" metodu uygulanır. Bunun için bilirkişi aracın satış tarihindeki rayiç değerlere göre " ayıplı ve ayıpsız değerlerini" tespit ederek zararı aşağıdaki formüle göre hesaplar;

Satış bedeli - (satış bedeli x ayıplı değeri) / ayıpsız değeri= alacak miktarı (Görülüyor ki bu formülde aracın sonraki satış değeri etkili değildir. )

Satıcı, galerici gibi araç satışını meslek edinmiş kişi ise dava Tüketici Mahkemesinde, değilse Asliye Hukuk'ta açılır.