Mesajı Okuyun
Old 26-01-2010, 15:20   #68
Av.H.Sancar KARACA

 
Varsayılan

Öğretmen Okulu'ndan (Lisesi değil) mezun olduktan sonra, iki yıla yakın bir süre köy ilkokulunda sınıf öğretmenliği, Eğitim Enstitüsü'nü bitirdikten sonra da 10 yıldan fazla orta okul ve liselerde branş öğretmenliği ve yöneticilik yaptım. Her basamağında çok severek yaptığım öğretmenliği, serbest avukatlık yapmaya başlayınca bırakmak durumunda/zorunda kaldım.
...
Öğretmenlik uygun tabirle hep "burnumda tüttü".
Yapmak ister miyim? Hem de çok.
Şimdi yapabilir miyim (yetkin miyim)?
Cevabı da ben vereyim: Hayır.
Köprülerin altından o kadar çok su geçti ki.
Ne öğrenciler o zamanki öğrenci, ne öğretmen o zamanki öğretmen, ne de program o zamanki program.
Dünya çok değişti.
Eğitimini almadan öğretmenlik yapmak bir cinayet bence.
(Görev yaptığım liselerdeki güvenlik dersleri aklıma geldi de)
Öğretmenlik mesleğinin çok farklı olduğuna inandım hep.
Öğrencileri sevmeyi bilmiyorsak, öğrenmemişsek, kendi alanınızda "allame" olsak bu mesleğe yaklaşmamalı, gidip "limon satmalı”yız.
Bilimsel olmadı, ötesi fazla soyut oldu biliyorum.
Ama, hissettiklerim bunlar.
Hukukçu her şeyi yapabilir, pekâla da yapıyor.
Ama, öğretmenlik çok başka ve zor iş.
En azından, benim anladığım anlamda öğretmenlik çetin iş.
Yaptığım için böyle söylemiyorum; her kademesinde görev alıp, yapamadığım, beceremediğim ve nihayet terk ettiğim için söylüyorum.
Bir dönem bizzat yaptığım için yazdıklarımın en az yarısı doğru olmalı değil mi?
Hayır, tevazuunun yeri değil. Yazdıklarımın, hissettiklerimin hepsi doğru.
Ve şunu da aklımdan çıkarmıyorum dostlar;
“En tehlikeli yalan, yarısı doğru olan yalandır”.
Selam ve saygı ile.