Mesajı Okuyun
Old 11-09-2007, 21:14   #3
Av.Ergün Vardar

 
Varsayılan

T.C. Danistay
4.Dairesi
Esas: 2006/2026
Karar: 2006/
Karar Tarihi: 20.06.2006
ÖZET: Serbest meslek makbuzuna ilişkin yasal düzenlemeler arasında yer almayan ve Kanunda belirtildiği şekilde, avukatın müşterisi olmayan karşı taraftan icra kanalıyla tahsil ettiği paralar için serbest meslek makbuzu düzenlenmesi ve bunun icra memuru tarafından imzalanması zorunluluğu getirilmesi ve bu uygulamanın yaptırımı olarak usulsüzlük cezası öngörülmesi, kanunla idareye tanınan yetkinin aşılması anlamına geldiğinden dava konusu edilen bölümünde yasaya aykırıdır.
(2577 S. K. m. 27) (4369 S. K. m. 5) (213 S. K. m. 236)
Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen : Tekirdağ Barosu Başkanlığı TEKİRDAĞ
Davalı : Maliye Bakanlığı ANKARA
İstemi Özeti: 23.2.2006 gün ve 26089 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 356 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin "B-İcra Dairelerince Alacaklı taraf Avukatına Ödenmesine Karar Verilen Vekalet Ücretlerinin Belgelendirilmesi" bölümünün iptali istemiyle açılan dava sonuçlanıncaya kadar yürütmenin durdurulması isteminden ibarettir.
Savunmanın Özeti: 213 sayılı Kanunun 227nci maddesine göre üçüncü kişilerle muamele ve kayıtların tevsikinin zorunlu olduğu aynı Kanunun mükerrer 257nci maddesinin 1 numaralı bendinde Maliye Bakanlığı'na verilen yetki kapsamında yapılan düzenlemenin yasal olduğu savunulmaktadır.
Tetkik Hakimi Hayrettin Korucu'nun Düşüncesi: Dava dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve uyuşmazlığın niteliğine göre 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27'nci maddesi hükmü uyarınca yürütmenin durdurulmasına ilişkin istemin kabulü gerektiği düşünülmüştür.
Danıştay Savcısı A.Kemal Terlemezoğlu'nun Düşüncesi : Yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi için 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27'nci maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği anlaşıldığından istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27'nci maddesinin 2'inci fıkrasında,
Danıştay veya İdari Mahkemelerin, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilecekleri belirtilmiştir.
23.2.2006 gün ve 26089 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 356 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin "B-İcra Dairelerince Alacaklı Taraf Avukatına Ödenmesine Karar verilen Vekalet Ücretlerinin Belgelendirilmesi" başlıklı bölümün iptali istemiyle açılan davada yürütmenin durdurulması istenilmektedir.
356 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin iptali istenen "B-İcra Dairelerince Alacaklı Taraf Avukatına Ödenmesine Karar verilen Vekalet Ücretlerinin Belgelendirilmesi" başlıklı bölümünde;Bakanlığa intikal eden olaylardan,icra dairelerince borçludan alınarak,müvekkili adına takibat yapan alacaklı taraf avukatına ödenmesine karar verilen avukatlık (vekalet) ücretlerinin belgelendirilmesi hususunda tereddüde düşüldüğünün anlaşıldığı, Vergi Usul Kanununun Mükerrer 257'nci maddesinin Bakanlığa verdiği yetkiye dayanarak bundan böyle söz konusu avukatlık ücretlerinin belgelendirilmesinde aşağıdaki hususlara uyulması zorunluluğu getirildiği belirtildikten sonra, "icra dairelerince borçludan alınarak müvekkili adına takibat yapan alacaklı taraf avukatına ödenmesine karar verilen avukatlık (vekalet) ücretinin avukata ödendiği anda, avukat tarafından borçlu adına en az 2 nüsha serbest meslek makbuzu düzenlenecek ve makbuzun avukatta kalan nüshasına da icra dairesince ödemenin yapılmış olduğuna dair bir şerh düşerek, ödemeyi yapan memur tarafından (sicil numarası da yazılarak) imzalanacaktır. Yukarıda belirtilen şekilde yetkili memura imzalattırılmadığı tespit edilen her bir serbest meslek makbuzu için ayrı ayrı vergi Usul Kanunu'nun 352-II/7nci maddesine göre söz konusu avukat adına usulsüzlük cezası kesilecektir." Düzenlemesine yer verilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "yetki" başlıklı mükerrer 257'nci maddesinin 4369 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle değişik 1'inci fıkrasının 1'inci bendinde; Maliye Bakanlığı'nın; mükellef ve meslek grupları itibariyle muhasebe usul ve esaslarını tespit etmeye, bu kanuna göre tutulmakta olan defter ve belgeler ile bunlara ilaveten tutulmasını veya düzenlenmesini, uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva etmesi zorunlu bilgileri belirlemeye , bunlarda değişiklik yapmaya;bedeli karşılığında basıp dağıtmaya veya dağıttırmaya, bunların kayıtlarını tutturmaya, bu defter ve belgelere tasdik,muhafaza ve ibraz zorunluluğu getirmeye veya kaldırmaya, bu kanuna göre tutulacak defter ve düzenlenecek belgelerin tutulması ve düzenlenmesi zorunluluğunu kaldırmaya yetkili olduğu, 4008 sayılı Kanunun 7'nci maddesiyle eklenen fıkrada, Maliye Bakanlığı'nın, birinci fıkrada yazılı belge tasdik işlemini; noterlere, kanunla kurulmuş mesleki kuruluşlara veya uygun göreceği diğer mercilere yaptırmaya, ticari kazançları basit usulde tespit edilen gelir vergisi mükelleflerine özel bir defter tutmaya ve bu konulara ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Mükerrer 257'nci maddede verilen yetkinin kapsamının maddede sayılmış olan konularla sınırlı olduğu, açıkça yetki verilmemiş bir konuda idarenin düzenleme yetkisi bulunduğundan söz edilemeyeceği ayrıca yasada düzenlenmiş olan bir konuda idari düzenleyici işlemle yasadaki düzenlemeye ters düşen farklı bir uygulama getirilemeyeceği bunun verginin kanuniliği ilkesi ile de bağdaşmayacağı açıktır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Makbuz Mecburiyeti başlıklı 236'ncı maddesinde, Serbest meslek erbabının, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşterinin de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetinde olduğu, Makbuz Muhteviyatı başlıklı 237'nci maddede serbest meslek makbuzlarına: 1. Makbuzu verenin soyadı adı veya unvanı,adresi,vergi dairesi ve hesap numarası; 2. Müşterinin soyadı,adı veya unvanı ve adresi; 3. Alınan paranın miktarı; 4. Paranın alındığı tarihin; yazılacağı ve bu makbuzların serbest meslek erbabı tarafından imzalanacağı, serbest meslek makbuzlarının seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirileceği belirtilmiştir.
213 sayılı Kanunun 236 ve 237'nci maddelerinde serbest meslek makbuzlarına ilişkin ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiş, serbest meslek makbuzunun hangi şartlarda, kime ve nasıl düzenleneceği açıkça gösterilmiş, ihtiva etmesi gereken bilgiler tek tek sayılmıştır. Buna göre serbest meslek makbuzu ancak müşteri adına düzenlenebilecek ve sadece avukat tarafından imzalanması yeterli olacaktır. Maliye Bakanlığına kanunla açıkça düzenlenmiş olan bu konuda yeni bir düzenleme yapması konusunda yetki verilmiş olduğu düşünülemez.
Bu durumda, serbest meslek makbuzuna ilişkin yasal düzenlemeler arasında yer almayan ve Kanunda belirtildiği şekilde, avukatın müşterisi olmayan karşı taraftan icra kanalıyla tahsil ettiği paralar için serbest meslek makbuzu düzenlenmesi ve bunun icra memuru tarafından imzalanması zorunluluğu getirilmesi ve bu uygulamanın yaptırımı olarak usulsüzlük cezası öngörülmesi, kanunla idareye tanınan yetkinin aşılması anlamına geldiğinden 356 sıra no'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin dava konusu edilen bölümünde yasaya uyarlık görülmemiştir.
Bu nedenle, 23.2.2006 gün ve 26089 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 356 sıra nolu "B-İcra Dairelerince Alacaklı Taraf Avukatına Ödenmesine Karar verilen Vekalet Ücretlerinin Belgelendirilmesi" bölümünün iptali istemiyle açılan dava sonuçlanıncaya kadar yürütmenin durdurulmasına, 25.10 YTL. harcın yürütmenin durdurulmasını isteyenden alınmasına 20.6.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları
**************************************