Mesajı Okuyun
Old 30-09-2006, 13:00   #3
taze mezun yalçın

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Av. Can DOĞANEL
Öncelikle savcı mütalasından bahsediyorsunuz sanırım. Bilmiyoruz ama K şahsı ile birlikte şirket yöneticisi de yargılanıyor olmalı. Eğer K hakkında açılmış bir dava yoksa iddia makamının şirket yöneticisinin suçtan kurtulma amacıyla suçu başkasına yöneltme çabası içerisinde olduğu ve bunun soyut iddiadan öte başkaca delille desteklenmediği ve hayali olduğu kanaatindedir. Eğer ikisi birden yargılanıyorsa, Muhtemelen eski sistemdeki iştirak hükümleri kapsamında suçun müştereken işlendiği kanaati iddia makamında oluşmuş diyebiliriz. Anlattığınız şekilde gerçekleşen olayda TCK 355'deki suç oluşmaz. Çünkü suçun hareket unsuru, "...dayanak olacak surette iyi haline veya yoksulluğuna veya sair hallere dair yalan olarak şahadet eylerse..." şeklindedir. Olayda ise kişisel bir hale değil, motorlu aracın siciline veya plakasına kayıtlı bir vergi borcu bulunmadığına şahadet eden bir belge söz konusudur. Zira bu borç araca aittir ve araçla birlikte devrolunup, bu borçla birlikte aracı alandan tahsil edilir. Araç satışlarında bu belgenin alıcı tarafından istenmesinin amacı da budur. Savcı doğru olarak Resmi Evrakta Sahtecilik suçunun oluştuğu yönünde mütala vermiştir. Savunduğunuz kişi bir şirket yetkilisidir. Ticari basiret sahibi olması gereken bir kişidir. Şirketine ait araçların vergi borcu bulunup bulunmadığını bilebilecek durumda olduğu gibi, böylesi bir borçla yükümlü olan araçların nasıl olup da satılabildiği veya bu borçların nasıl olup da değer üzerinde bir etki yapmadığı noktasında şüphe etmediği izah edilmelidir ki bu neredeyse imkansızdır. Yapabileceği tek savunma aracın rayiç bedelinden vergi borçları düşülmek suretiyle satıldığı ve şirkete buna uygun bir para ödendiği, K'nın bu belgeyi kullanmak suretiyle yaptığı satıştan, rayiç bedeli aldığı ve şirkete rayiç bedeli değil, vergi borçları düşülmüş miktarı ödediği savunmasında bulunmak ve bunu ispatlamak şeklinde olabilir. Bunun için o dönemde o vasıflardaki araçların rayiç bedelleri araştırılmak üzere bir bilirkişi raporu istenebilir. Ancak satış noterden yapılmakla bu hususun ispatı da aynı güçte delille yapılmak zorunda olduğundan bu yol neredeyse kapalıdır. Böylesi bir durumda mevcut delil durumu itibariyle menfaati temin edenin K olduğu ve onun kendisine menfaat sağlamak amacıyla işlediği suça feri iştirakin söz konusu olduğu yönünde savunma yapmaktır. Ancak, işiniz çok ama çok zordur. Detaylı bilgi sahibi olmadığımızdan mevcut verilerle sonuç 342'den mahkumiyet gibi gözükmektedir. Maalesef!
Tavsiyeleriniz için teşekkür ederim ancak elimde YARGITAY 6.CEZA DAİRESİNİN 2002/19687 esas ve 2003/4385 esas no lu kararları var .İkisinde de motorlu taşıtların satış ve devrine ait ilişik kesme belgesinde sahtekarlık durumlarında TCK 355-356 SUÇLARININ OLUŞTUĞU BELİRTİLİYOR.