Mesajı Okuyun
Old 25-09-2020, 16:42   #1
Ali Demir

 
Varsayılan Ortaklığın giderilmesinde mirasçının diğer mirasçıya karşı suç işlemesi

Merhaba Değerli avukat büyüklerim,

Meslek hayatının en başında bir avukat olarak bir konuda fikrinize danışmak istiyorum. Değerli fikir ve önerileriniz için çok teşekkür ediyorum.

Olay:

Yıl 1990, Leyla, Eşi Ahmet'i öldürüyor. Leyla şizofreni hastası. Leyla'nın Ahmet'ten olma 5 çocuğu bulunmaktadır. Bu 5 çocuğun 4'ü Almanya'da ikamet etmekte (2'si TC vatandaşı 2'si Alman) diğer mirasçısı ise Türkiye'de baba evinde ikamet etmektedir.

yıl 2016, Almanya'da yaşayan mirasçıları bir yaz tatilinde annelerini Türkiye'de yaşayan diğer mirasçısının evine (baba evine) getiriyorlar ve annelerini almadan dönüyorlar. Türkiye'de yaşayan mirasçısı ile annesi baba evinde kalmaya devame ttiler. Türkiye'de yaşayan mirasçısının hiçbir geliri olmadığından dolayı annesine alması gereken şizofreni tedavisinde kullanılan ilaçları alamadığından anne bir müddet sonra saldırganlaşmaya başlıyor. Bunun üzerine Almanya'da yaşayan diğer kardeşlere annesinin emekli maaşının bir kısmını ya da ilaçları bize tedarik edin şeklinde defalarca görüşme yapılıyor ancak herhangi bir karşılık alınmıyor.(Almanya'da annenin vasisi diğer çocukları)

Yine 2016 yılında Türkiye'den anneye akıl sağlığı yerindedir raporu alınıyor ve tercüman vasıtası ile Almanya ülkesi ile bir takım görüşmeler yapılıyor ve annenin emekli maaşı Türkiye'de yer alan mirasçısına bağlanıyor. Türkiye'de yer alan mirasçı tam aylığı çekecek iken Almanya'da yaşayan mirasçısı uçağa atlayıp Türkiye'ye geliyor ve evi basarak annesini sürükleyerek götürüyor. Bu arada diğer mirasçının kafasına kaldırım taşı ile vurmak suretiyle 12 dikiş atılmasına sebebiyet veriyor. Bunun sonucu olarak diğer mirasçı ile birlikte müşteki sanık sıfatı ile yargılanıyorlar(avukatsız olunca hem müşteki hem sanık sıfatı ile yargılanmış) ve her ikisi hakkında 01.2020 tarihinde HAGB kararı verilip kesinleşiyor.

Yıl Eylül 2019, Almanya'da yaşayan mirasçılar Türkiye'ye geliyorlar. Evi basıyorlar. Bu defa da haklarında nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali, yağma, hakaret, tehdit gibi suçlardan dava açılıyor. Ekim 2020'de ise müvekkil'e ortaklığın giderilmesi davası açıyorlar.


Sorum şu:

Anneleri ile yapılan telefon görüşmesinde annelerine kötü muamele edildiği ve aç bırakıldığı söyleniyor. (Ancak bu kesin değil nitekim anne izofreni hastası) Ancak bu mirasçıların Almanya ülkesinde birden fazla sabıkası ve mahkumiyeti var.

Vasilik davası açamıyorum çünkü kadını Türkiye'ye getirmiyorlar.
Babalarının zamanında Almanya'da yaşayan diğer mirasçılarını mirastan ıskat ettiği söyleniyor ancak vasiyetname bulunamadı.
Dava dilekçesi muhtara tebliğ edildi, cevap veremedim.

Benim elim ve kolum bu aşamada bağlandı. Annesi hiçbir işleme gerek kalmaksızın eşini öldürdüğünden ötürü ıskat edilir mi? Bu re'sen kaale alınır mı? Kardeşin diğer kardeşi miras için evi basması vs gibi olaylar ya da Almanya'da yaşayan diğer mirasçıların davranışları MK 5101-2 kapsamında değerlendirilir mi_ Değerlendirilebilir ise nasıl bir yol izlemem gerekir?

En azından ortaklığın giderilmesi davasının sonuçlanmasını nasıl uzatabilirim? Her türlü tavsiye ve tenkitlerinize açığım.

Hepinize çok teşekkür ediyor, iyi günler diliyorum.

Not: Yazım hataları ve imla hatalarından ötürü kusura bakmayınız. Ayrıca bu kadar uzun bir mesaj ile muhattap kıldığım için şimdiden özür diliyorum.