Mesajı Okuyun
Old 11-09-2006, 02:16   #4
PINAR YILMAZ

 
Varsayılan

2005 YILINDAKİ GELİŞMELER
2005 yılının ilk günlerinde Avrupa Parlamentosu (AP), Roma'da imzalanan AB Anayasasını onayladı.

Avrupa ülkelerindeki halkların sosyal ve siyasi yaklaşımlarını izlemek üzere 30 yılı aşkın bir süredir raporlar hazırlayan Eurobarometre, Türkiye'ye ilişkin ilk raporunu 2 Martta açıkladı. Türkiye'de 9-26 Ekim 2004 tarihleri arasında toplam 1027 kişiyle görüşülerek hazırlanan rapora göre, Türk halkının AB üyeliğinden en önemli beklentisi ekonomik refah ve işsizlikle mücadele oldu.

Türkiye-AB Troyka toplantısı Mart ayında Ankara'da yapıldı. Toplantıda siyasi kriterlere uyum öncelikli olmak üzere Türkiye ve AB arasındaki ilişkiler gözden geçirildi.

Türkiye-AB Ortaklık Konseyi toplantısı ise 17 Mart'ta Brüksel'de düzenlendi.

Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, 3-5 Mayıs 2005 tarihlerindeki Türkiye ziyaretinde, Türkiye'nin AB üyeliğine verdiği desteği yineleyerek reformların sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.

Reform süreci 2005 yılında da devam ederken, Türk ceza sisteminde köklü değişiklikler getiren Yeni Türk Ceza Kanunu 1 Haziranda yürürlüğe girerek AB uyum sürecine ilişkin önemli bir adım daha atıldı.

13 Haziran 2005'te Lüksemburg'da toplanan AB dışişleri bakanları, Ankara Anlaşmasını Kıbrıs Rum kesimini de kapsayacak şekilde genişleten Protokolü onayladı.

AB Hükümet ve Devlet Başkanları zirvesi, 16-17 Haziranda Brüksel'de yapıldı. Zirve sonuç bildirgesinde Türkiye'ye ilişkin doğrudan bir ifade yer almamakla birlikte, önceki zirve kararlarına atıfta bulunularak, bu kararların tam olarak uygulanması gerektiği vurgulandı.

AB Komisyonu, Türkiye'ye yönelik olarak hazırlanması öngörülen belgelerden “Türkiye İçin Katılım Müzakereleri Çerçevesi Taslağı”nı 29 Haziranda açıkladı. Taslakta, müzakereleri düzenleyen genel ilkeler, müzakerelerin içeriği, müzakere prosedürleri ve müzakere başlıklarına ilişkin taslak liste yer aldı.

Komisyonun Türkiye'ye yönelik hazırlaması öngörülen “Sivil Toplumlar Arasındaki Diyaloga İlişkin Tebliği” de bu taslakla birlikte açıklandı.

Temmuz ayıyla birlikte İngiltere, AB dönem başkanlığını Lüksemburg'dan devraldı.

AB dışişleri bakanlarının 18 Temmuzda Brüksel'deki toplantısında, genişlemeden sorumlu Komisyon üyesi Olli Rehn, Türkiye'nin üyelik müzakerelerine yönelik çerçeveyi belirleyen Komisyon önerisini Konseye sundu. Ancak, Türkiye'nin Gümrük Birliğini 10 yeni üyeyi kapsayacak şekilde genişletecek olan protokolü henüz imzalamaması nedeniyle çerçevenin tartışılması 1-2 Eylülde yapılacak gayri resmi Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi toplantısına bırakıldı.

TÜRKİYE EK PROTOKOLÜ İMZALIYOR

Bu toplantının ardından 30 Temmuzda Türkiye, AB ile ilişkilerinin hukuki temelini oluşturan 1963 tarihli Ankara Anlaşmasını, 1 Mayıs 2004 tarihinde AB üyesi olan 10 ülkeyi kapsayacak şekilde genişleten Ek Protokolü imzaladı. Türkiye ile AB dönem başkanı İngiltere arasında mektup teatisiyle yürütülen imza süreci, imzalı metnin, Türkiye'nin Ek Protokolü imzalamasının Protokolde “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak ifade edilen Rum kesimini tanıdığı anlamına gelmeyeceğine yönelik deklarasyonla birlikte gönderilmesiyle tamamlandı.

21 Eylül 2005'te ise AB Daimi Temsilciler Komitesi (COREPER) toplantısında kabul edilen AB'nin Kıbrıs'a ilişkin karşı deklarasyonu Konsey tarafından onaylandı. Olli Rehn, karşı deklarasyonun “makul ve dengeli” olduğunu açıklarken, deklarasyonda Gümrük Birliğinin uygulanmasının 2006 yılında değerlendirileceği ve müzakerelerin seyrinin bu değerlendirmeden etkileneceği belirtildi.

3 EKİM KARARI

AB dışişleri bakanları 3 Ekimde Lüksemburg'da yaptıkları toplantıda Türkiye ile katılım müzakerelerinin başlamasını kararlaştırarak, müzakere çerçevesine de son halini verdi.

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Lüksemburg'da düzenlediği basın toplantısında, Türkiye ile AB arasında müzakerelerin başlamasının, Türkiye'nin yanı sıra AB, bölge ve dünya için tarihi bir olay olduğunu belirtti.

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, 12 Ekimde basın toplantısı düzenleyerek, tarama ve müzakere sürecinin nasıl işleyeceğine ve müzakereleri yürütecek heyete ilişkin bilgi verdi. Oluşturulan idari yapıda 35 başlığın tümünü takip edecek 5 kurum şöyle saptandı: Başbakanlık Müsteşarlığı, AB Genel Sekreterliği, Dışişleri Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı ve Türkiye'nin AB nezdindeki Daimi Temsilciliği.

20 Ekimde üyelik müzakerelerinin ilk aşamasını oluşturan tarama süreci, bilim ve araştırma alanında düzenlenen tanıtıcı tarama ile başladı. Toplantıya Dışişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK), Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı temsilcilerinden oluşan 30 kişilik Türk ekibinin yanı sıra Hırvatistan heyeti de katıldı.

“Eğitim ve Kültür” başlığındaki tarama toplantısı 26 Ekimde yapıldı.

9 Kasımda AB Komisyonu, Türkiye'ye yönelik 2005 yılı İlerleme Raporu ve Katılım Ortaklığı Belgesini açıkladı. 2005 yılı İlerleme Raporu, bir önceki İlerleme Raporundan bu yana Türkiye'nin siyasi ve ekonomik kriterler ile müktesebat uyumu alanlarında kaydettiği ilerlemeleri ve eksiklikleri ortaya koydu.

15-16 Aralık 2005'te düzenlenen AB zirvesinin en önemli gündem maddesi 2007-2013 dönemini kapsayan bütçe tartışmaları oldu. AB liderleri uzun tartışmalar sonucu bütçe üzerinde anlaşmaya vardı.

kaynak:www.hürriyet.com