Mesajı Okuyun
Old 15-09-2011, 19:27   #72
by dinçer

 
Varsayılan

Aranıza yeni katılmış bir üye olarak ilk yazımı tesadüfen de olsa bu konuda yazmak beni fazlasıyla memnun etmiş durumda.
Yapılan yorumların hepsini değilse de bir çoğunu okudum.Özellikle genç meslektaşların yazıları beni çok değil sadece üç dört yıl geriye götürdü.Aynı kaygıları yaşamış bir birey olarak mutlu olmadığımısöyleyemem. Aslında böyle endişe verici bir konuda nasıl mutlu oluyorsunuz da denilebilir? Açıkcası buna verilecek tek ve kısa bir cevabım var diye düşünüyorum. Söylemelimiyim? Evet elbette söylemeliyim çünkü bu sorunun cevabının bu olduğuna gerçek anlamda inanmış bulunmaktayım.
Hepimizin birey olduğu ve yaşamış olduğumuz bu hayatta bir şeylere vakıf olmak için uğraştığı gerçeği karşısında dönem dönem bir şeylere zorlu süreçler ve sıkıntılı günler, haftalar,aylar hatta bazan yıllar sonunda ulaşma imkanı elde edebiliyor isek de bazan da birşeylere ulaşmak için fazla bir çaba harcamamıza gerek kalmadan tarafımızca arzulanan ( bel ki de kolay ulaşacağımızı bildiğimiz için çok da içten içe arzulamadığımız ) o şeye hızlı ve kolay yoldan ulaşma imkanı elde ederiz.
Zorlu bir süreç sonunda elde ettiğimiz şey o kadar kıymetlidir ki bizim için onun elimizden gitmemesi veya onu kaymetmemek için her türlü fedakarlığı yapmaya hazır hissederiz kendimizi tıpkı ona ulaşmak için yapmış olduğumuz fedakarlıklar gibi... Aynı durum hiç bir çaba harcamadan ulaştığımız ( aslında kolay yoldan ulaşma imkanımızın olmayacağı bir istek olsa ciddi anlamda arzulayacağımız! ) istek ve arzularımız için de geçerlimidir bilinmez ama o gözümüzü budaktan sakınmadan istediğimiz, uğruna belki de bir çok şeyi göze aldığımız isteklerimiz için duyduğumuz ahde vefa gibi değildir.Hatta ikisi arasında kocaman bir uçurum vardır sanki.Bir tarafta uğruna katlanılmadık çile kalmamış bir isteğin ürünü diğer tarafta ise sanki kendiliğinden oluşmuş bir isteğin ürünü vardır.Evet sonuç sanırım hepimiz için aynıdır.Kolay ulaşamadığımız şey çok çok daha kıymetlidir bizim için.Aslında öyle de olmalıdır.Ancak kendi ayakları ile bize geldiği hissini bize veren, o çok çaba göstermeden elde ettiğimiz şey için de aynı duyguyu taşımalıyız.Tıpkı onurlu ve bir o kadar da saygınlığı olan Avukatlık mesleği gibi.Aslında kimimiz ona kolay kimimiz de zor ulaşmıştır.Belki de hukuk fakültesi bittikten sonra ulaşabildiğimiz en kolay şey olduğu içindir.Ya da aslında bu böyle midir?Yani fakülte bittikten sonra en kolay ulaştığımız şey ( ! ) midir Avukatlık?
İşte arkadaşlar; kanaatimce sorunun asıl kaynağı budur.Ulaştığımız şey Avukatlık mesleğidir.Aslında kanaatimce hepimiz zor ulaşmış olsak da, kimimize göre kolay kimimize göre zor bir süreç sonucunda elde ettiğimiz ve bir mükafat olarak değerlendirdiğim mesleğimiz, uğruna bir çok çile çekilebilecek kadar değerlidir.Bu eminim herkes için böyledir.Ancak aslında söyleme çalıştığım bu mesleğe attığımız adımlarda zorlanmış olsak da olmasak da, kimimize göre kolay kimimize göre zor ulaşılmış olsa da sonuç hep aynı olmalıdır.
Çekilmiş bir çok sıkıntı vardır muhakkak.Acı vardır.Hüzün vardır.Üzüntü vardır.Ezilmişlik duygusu ve hatta gözyaşı vardır.Ama sonuç yaşananları yaşanmamış kabul ettirecek kadar muhteşem.Bu kadar sıkıntılı olmasa, bu kadar acı çekilmese olacakmıydı acaba bu denli büyük bi kıymeti?...
Evet yazdıklarımdan sonra sormuş olduğum sorunun cevabının çok kısa, net ve bir o kadar da anlamlı olduğunu bir kez daha anlamış olmanın sevincini yaşıyorum.KIYMET BİLMEK








Bizimle meslektaş olma yolunda ilerleyen arkadaşlarımın daha onurlu,gururlu ve huzurlu bir hazırlık dönemi geçirmesi temennisiyle...


by dinçer