Mesajı Okuyun
Old 12-04-2007, 09:28   #27
av.adnanyilmaz

 
Varsayılan

Cumhurbaşkanının seçilebilmesi için gerekli toplantı yeter sayısını 367 olarak kabul eden hukukçuların bu sonuca hangi yorum türünü kullanarak ulaştıklarını anlamakta çok zorlanıyorum. Eğer lafzi yorum yöntemini kullanıyorlarsa, anaysa maddesinin lafzı açık ve nettir. Toplantı yeter sayısı üye tam sayısının 1/3'üdür ve buda 184 milletvekiline denk gelmektedir. Zira 184 milletvekili ile toplanan TBMM oybirliği ile cb. seçse bile -toplantı yeter sayısı olmadığından değil- karar yeter sayısı olmadığından cb. seçilememiştir. Ancak 3. ve 4. toplantılarda 276 milletvekili ile toplanan TBMM cb.nı oybirliği ile seçerse artık cb. seçilmiştir. Yok eğer öze ilişkin (ruhi) yorum yöntemini kullanıyorlarsa bunun 1982 anayasasının rasyonelleştirilmiş parlameterizmi tercih ettiğini unutmasınlar. Zira 1980 öncesinde cumhurbaşkanı seçilememesinin ülkeyi içine sürüklediği kaosa son vermek isteyen anayasa koyucu, cumhurbaşkanının seçilmesini kolaylaştırmak istemiştir. Dört tur sonunda cb.'nin seçilememesi halinde meclis seçimlerinin yenilenmesi hükmü de rasyonelleştirilmiş parlameterizmin sonucudur. Şimdi anayasanın lafzı ve anayasa koyucunun amacı bu kadar açıkken sırf kendi emellerimize ulaşmak için anayasanın bu kadar tahrip edilmesini dürüstlüğe uygun bulmuyorum. Zira cb.'nin seçilememesinin bu ülkeye zarardan başka bir etkisi olmayacaktır. Birilerinin cb. seçilmesini engellemek isteniyenler bunun kulis yaparak veya sivil toplum örgütlerine katılmak yolu ile başarabilirler. Aksi halde hem anayasayı tahrip etmiş oluruz hem de ülkemize zarar vermiş oluruz. saygılar...