Mesajı Okuyun
Old 31-03-2008, 20:15   #3
Av. Hatun Olguner

 
Varsayılan

İsmail Duygulu'nun; tedbir mahiyetinde şahsi ilişki kurulmasını talep etme hakkına yönelik açıklamalarına katılıyorum;ancak tedbiren şahsi ilişki kurulmasına dair verilecek mahkeme tedbir kararından sonra esas davanın 10 gün içinde açılmaması halinde tedbir kararının ortadan kalkacağına dair düşüncesine katılmıyorum. Şöyle ki ;

Müşterek hayatın tatile uğramış olması ve eşlerin fiilen ayrı yaşamaları halinde çocukları ile şahsi ilişki kuramayan veya kurmakta zorlanan taraf,bu fiili durumlara dayanarak boşanma talebi ve davası açmadan ve açmayı düşünmeden, salt kişisel ilişki kurulmasına yönelik olarak mahkemeden düzenleyici tedbir kararı verilmesini talep edebilir.(Kusur durumu önem arzetmemektedir) Bu talep yargılama neticesinde değerlendirilerek, fiili ayrılığın kanıtlanması halinde fiili ayrılık süresince geçerli olmak üzere talep sahibi anne veya baba ile çocuk/lar arasında mahkemece uygun görülecek şahsi ilişki tesis edilir. İleride boşanma davası açılır ise şahsi ilişki kararı o dava kapsamında yeniden değerlendirilir. Tarafların aynı şehirde yaşayıp yaşamaması,çocuğun yaşına göre anneye bağımlılığı, şartlara ve duruma göre değişen farklı görüş günleri tayin edilmektedir.Her hafta sonu çocukla şahsi ilişki tesisi,çocuğun sürekli ortam değiştirmesi suretiyle terbiyesi üzerinde olumsuz etki yapacağından ve ayrıca çocuğu yanında bulunduran/velayet sahibi anne babayı her hafta sonu teslim için eve bağlayacağından ve ayrıca veli ile çocuğun her hafta ayrı kalması sonucunu doğurarak kendi ilişkilerini aksatacağından Yargıtayca onaylanmamakta,uygun bulunmamaktadır.Ayrı şehirde yaşayan taraflar açısından da genelde sömestr ve yaz tatillerinde şahsi ilişki tesis edilmektedir. Bu konunun ikinci ve karşı boyutunda,keza fiili ayrılık sebebiyle çocuğu fiilen yanında bulunduran tarafın velayet hakkının kendisine tevdiini(boşanma davası açmadan,açacak olmadan),salt velayetin kendisine tedbiren tevdiini talep etme hakkı vardır.(Bu durumda çocuk için tedbir nafakası da talep edilebilir.) Bu imkan yasada düzenlenmemiş olup bu konudaki yasal boşluk, yargısal karar ve uygulamalarla bu yönde doldurulmuştur. (1967 yılında verilen bir HGK kararı ile yasal boşluk bu yönde doldurulmuş ve bu karara dayalı olarak tedbiren velayet ve şahsi ilişki tesisi yaygınlaşarak uygulamaya yerleşmiştir.) Fiili ayrılık durumunda çocuklar için tedbir nafakası talep etmek için kusur ayrımı önemli değilse de,diğer bir deyimle ayrı yaşamakta haklı olmayan,haksız olan taraf çocuğu için tedbir nafakası talep edebilirse de,davacı/talep sahibi eşin fiili ayrılık halinde tedbir nafakası talep edebilmesi için ayrı yaşamakta haklı olması ve tabii bunu ispat etmesi zorunludur.
----------------------------------------------------------------------------------------------
EŞLER AYRI YAŞARKEN VEYA BOŞANMA DAVASI SÜRERKEN HAKİM,KÜÇÜKLERİN VELAYET HAKKINI TEDBİREN EŞLERDEN BİRİNE VEREBİLİR. 2 HD 14.7.2003 9568-10748
----------------------------------------------------------------------------------------------
"EŞLERİN FİİLEN AYRI YAŞAMASI HALİNDE EŞLERİN ZITLAŞARAK ÇOCUKLARI DİĞERİNİN GÖRMESİNİ ENGELLEMEYE KARŞI ÇOCUKLARIN KİMDE KALACAĞININ BELİRLENEREK KİŞİSEL İLİŞKİNİN DÜZENLENMESİ GEREKİR." 12.6.1991 2 HD 6454-9161
----------------------------------------------------------------------------------------------
" ÇOCUKLARI ÖNLEM OLARAK ANNEYE BIRAKMAK,İNFAZDA ZORLUK ARZETMEYECEK KİŞİSEL İLİŞKİ KURMAK,KÜÇÜKLER LEHİNE TEDBİR NAFAKASINA HÜKMETMEK GEREKİR." 11.6.1991 5153-9136 2 HD
----------------------------------------------------------------------------------------------
Aynı Doğrultuda : HGK 8.11.1967 245/512 S Kararı,yukarıdaki kararlara dayanak teşkil eden ilk Genel Kurul Kararıdır.