Mesajı Okuyun
Old 06-02-2014, 15:36   #22
ersintoker

 
Varsayılan Bağırmak geliyor içinden...

Sabahları canı yataktan kalkmak istemiyor,,, miskinliğinden değil,,, kendi kendini götürüp teslim ettiği için her gün,,, yine de güç bela giyinip sokağa atıyor kendini,,, çaresiz çünkü,,, otobüse, dolmuşa binmek istemiyor,,, yürüyor,,, kendisini geri geri götüren adımları üzerinde,,, kestirmeyi değil, en dolambaçlı yolları tercih ediyor,,, ilgisini çeken ne varsa durup biraz oyalanıyor,,, market ve kafelerden başka dükkân da yok ki, büyük şehrin bu uzak ilçesinin bu köşesinde,,, vitrinlere baksın,,, ağaçların yüksek ve kurumuş dallarına, orada topluca cıvıldaşan sığırcıklara kaldırıyor başını,,, duvar diplerine sinmiş kedileri okşuyor,,, annelerinin elinden tutmuş okula giden karşı kaldırımdaki çocuklara bakışında, hep bir burukluk var,,, istemiyor ki eşi, ne yapsın,,, yürüyor işte öyle…

Ne kadar geri giderse gitsin ayakları,,, sonunda o meşum, çirkin, karabasan kılıklı yerel yönetim yapısının önünde buluveriyor kendini,,, daha kapıdaki güvenlikçiden başlıyor sorgulayıcı bakışlar,,, oda arkadaşları, yarımağızla karşılık veriyorlar günaydınına,,, laf çarpmalar için akşamdan kalma haberlere gelmesi gerek sıranın,,, o ise biriktirdiklerini, sık sık kaçtığı lavaboya tükürüp rahatlamaya çalışacak,,, şef var, müdür var daha,,, ya başkan, en fenası da o,,, onu odalarına çağırdıklarında buz gibi terler içinde buluyor kendini…

İşi olan insanlar gelsin istiyor,,, her gün daha fazlası,,, onlarla ilgilenirken unutuyor her şeyi,,, hem zaman daha hızlı geçiyor böylece,,, arada bir iki satır laf ettikleri de var,,, iş üzerinden, havadan, sudan da olsa yüzünü yıkamak gibi geliyor bunlar ona…

Akşam olup da kaçınca o meyus yapıdan, atınca kendini dışarı,,, içindekileri anadilinden bağırıyor, ıssız bir yola, bazen sahile kaçarak,,, küfür etmesini, bu zamanlarda öğrenmişti,,,, yerlere tükürmeyi yediremediğinden kendine…