Mesajı Okuyun
Old 01-12-2012, 13:30   #7
ersintoker

 
Varsayılan Bayan yanı

Geçen gün Radikal gazetesinde “Trende kadına seçme hakkı yok” başlığıyla verilen haberde,,, erkek yolcuların diledikleri yeri seçebilirken, bu hakkın kadınlara sadece ‘bayan yeri’ tek koltuklardan ya da müsait ‘bayan yanı’ yerlerden tanındığı, duyuruluyordu.
1 Aralık (bugün) tarihli Radikal gazetesi, daha önce verdikleri haberden sonra, söz konusu uygulamanın ‘kadınlar lehine’ de düzeltildiği haberini verdi.

Şehirlerarası yolculuklardaki oturma düzeni konusundaki toplum olarak ‘duyarlılığımıza’a yönelik bu haber,,, Murat Belge’nin ‘Tarihten Güncelliğe’ adlı kitabında yer alan, 1980 haziranında Demokrat gazetesinde yayınlanmış ‘Bayan yanı’ adlı yazısını hatırlattı bana,,, döndüm bir kez daha okudum.

“Şimdi kadınları haremde filan zaptetmek mümkün değil. Onun için mahremiyet de ‘seyyar’ bir nitelik aldı, bayanın yanında, onunla birlikte geziyor. Bayan otobüse binince mahremiyeti de yanındaki koltuğa yerleşiyor. Eskiden somut bir gerçeklik olan ayrı mekânın ayırıcı duvarının manevi bir kalıntısı sanki” diyerek konunun kaynaklandığı ‘mahremiyet’ anlayışına vurgu yaparak, şöyle devam ediyordu:

“(…) ’kadın yanı’ demek hiç yakışık almazdı. Erkeğin bilinçaltı, ‘kadın’ kavramını öylesine kirletmiş ki, yüksek sesle ‘kadın’ dendiğinde sanki ona hakaret etmiş gibi hissediyor kendini. ‘Hanım yanı’ da olmuyor, ‘hanımeli’, ‘hanımgöbeği’ gibi, biraz daha kuştüysel çağrışımları var, otobüs kültürüne gitmiyor. Ama ‘bayan yanı’ deyince bir yandan sahip çıkılıyor ‘bayan’a ‘koruyucu’ tavır belirginleşiyor kelimenin bir türlü kurtulamadığı soğukluktan ötürü. Yani araya gerekli nesnellik ve soğukluk konmuş oluyor: ‘kadın’ın karmaşık dürtüsel potansiyeline karşı, ‘bayan’ın nötr soğukluğu. Bu soğukluk, ‘bayan’ın ‘yanı’nı da nötralize ediyor bir ölçüde. Dramatik cinselliği, gramatik cinse indirgiyor

Belge, ‘kadın’ ve ‘hanım’ kavramlarıyla iki uca savrulan ‘cins’ tanımlamasına, ortalama bir çözüm olarak ve Cumhuriyetin ilk yıllarındaki Türkçecilik akımının önermelerine de uygun olduğu için ‘bayan’ sözcüğüne yol veren bu uygulamaya dair görüşlerini açıklarken,,, nedense o yıllarda (ve yakın zamana dek) tren yolculuklarında böyle bir ayrımın yapılmadığına hiç değinmemişti. Bunun neden böyle olduğuna dair sosyolojik bir bakışa gereksinim var belki,,, ama en azından kendi adıma kısaca şunu söyleyebilirim. Demiryollarının, dünyanın pek çok yerinde sahip olduğu demokrat ve ilerici geleneğin yanı sıra; Türkiye’de ilk ve o yıllarda tek kamu (ve toplu) taşımacılığını yapıyor olmasıydı. Bu günlerde, özelleştirme kapısının demiryolları için de (ki simgesel bir özelliği olan Haydarpaşa ile başladı bu süreç) açılmakta oluşu,,, özel otobüs şirketlerindeki ‘bayan yanı’ uygulamasını şimdiden tren yolculuklarına da taşıyıvermiş anlaşılan…

Murat Belge yazısını şu görüşleriyle sonlandırıyor:

“Gelelim sorunun gelecek açısından anlam ve önemine. Şimdi otobüs şirketinin ‘bayan yanı’ konusunda gösterdiği titizlik, ‘bayanın kurtuluşu’ açısından yararlı sayılabilir. Çünkü bir otobüs yolculuğu boyunca bir ‘bay’ın bir ‘bayan’ı ne kadar rahatsız edebileceği pek kestirilemez önceden. ‘Bayan’dan yana doğru yayılan imkânlar karşısında ‘bay’ın da o yana ‘kaykılması, çok ciddi bir saldırı olmasa bile, bir yolculuk boyu epey rahatsızlık verebilir.
… ‘bayan yanı’ ayrımı, bir otobüs seferinde ‘bayan’ı kurtarabiliyor ama ‘kadının kurtuluşu’ yönünde çok önemli bir ‘kazanım’ getirdiği herhalde söylenemez. Çünkü ‘bay’la ‘bayan’ arasında ‘tampon bölgelere’ gerek duyuldukça, kadının da, erkeğin de kurtuluşu gerçekleşemez.”

Belge’nın bu yazısını kaleme aldığı yıllarda,,, soldan toplumsal muhalefetin öngörüsüydü; kadınların ve erkeklerin birlikte kurtuluşu… O günlerden bugüne köprülerin altından çok sular aktı,,, kadın hareketleri, erkeklerin kurtuluşunu, kadınların kurtuluşuna bağlıyorlar artık…

‘Bayan yanı’ uygulamasının, erkeklerin kadının namus bekçiliğini üstlenmelerinden ortaya çıktığı aşikâr…
Özellikle gece yolculuklarında, yanıbaşında tanımadığı bir erkeğin oturmasından rahatsız olan kadınların sayısı da az değil ama…

Biraz çetrefil bir yanı da var konunun anlaşılan,,, öncelik ve söz ‘bayanlarda’ olsun yine de…

Haa, kısa bir not: Yolcularının başlangıçtan bu yana seçkin sınıflardan olduğu varsayılan havayolu ulaşımcılığında bu ayrım yok,,, yakında oraya da el atabilir birileri,,, belki…