Mesajı Okuyun
Old 16-11-2009, 16:08   #7
Av.Şenel DELİGÖZ

 
Varsayılan

T.C. YARGITAY
13.Hukuk Dairesi

Esas: 2005/554
Karar: 2005/9217
Karar Tarihi: 27.05.2005

ÖZET: 6183 sayılı yasaya göre yapılan takibin iptaline ilişkin davanın, menfi tespit davasından tefriki ile yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.


(2004 S. K. m. 72) (506 S. K. m. 80) (1086 S. K. m. 1)

Dava: Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali ve menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.

Karar: Davacı, davalı kurumun 1.025.819.600 TL alacaklarının ödenmediği iddiasıyla aleyhlerine 2001/6659 sayılı ödeme emri ile 6183 sayılı yasaya göre takip yaptığını; davalı kurumdan kiralanan büronun 15.01.1998 tarihinde tahliye edilerek teslim edildiğini, tüm kira bedellerinin ödendiğini; davalıya kira borcu olmadığı gibi ortada tazmini gereken bir kurum zararı da bulunmadığını ileri sürerek icranın durdurulmasını, borçlu bulunmadığının tespiti ile ödeme emrinin iptalini; davalı kurumun %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

Davalı vekili, büroların erken tahliyesi nedeniyle kira sözleşmesinin 16. maddesine istinaden tahliye tarihinden tekrar kiraya veriliş tarihine kadar geçen süre içinde oluşan borç için takip yapıldığını, davanın reddi ile alacağın %10 oranında zamla tahsilini istemiştir.

Mahkemece, ödeme emrinin iptaline ilişkin davanın kabulüne 18.06.2001 tarihli 2001/6659 takip sayılı ödeme emrinin ve bu sayı üzerinden başlatılan takibin iptaline; menfi tespit istemine ilişkin dava bölümünün kısmen kabulüne, davacıdan asıl alacak olarak talep edilen 363.043.000 TL'lik talebin 94.498.000 TL kısmına ilişen davanın kabulü ile, bu miktar davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine; 6183 sayılı yasa hükümlerine göre talep olunan aylık %10 gecikme zammı istemi yönünden de davanın kabulüne, talep olunan 662.776.600 TL'lik gecikme cezasına ilişkin takipte belirtilen bu kısım nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, ancak davalı tarafın menfi tespite konu edilen ve kabul edilen değerin dışında kalan 268.545.000 TL'lik bölüme ilişen faiz istemekte muhtariyetine, davacı tarafın %40 tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Davacı davalı kuruma borçlu olmadığının tespiti yanında, davalı kurumun 6183 sayılı yasaya göre yaptığı takibin iptalini de istemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı S.S. Kurumunun pirim vs. alacağından doğmayıp, kira alacağından doğmaktadır. Bu nedenle 3917 sayılı yasa ile değişik 506 sayılı yasanın 80/6 maddesi gereğince uyuşmazlığın çözüm yeri iş mahkemesi değildir. Esasen bu yön İş Mahkemesinin görevsizlik kararı ile de kesinleşmiştir. Ancak, 6183 sayılı Amme alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göre yapılan takibin iptalini inceleme görevi idari yargıya aittir.

Mahkemece, 6183 sayılı yasaya göre yapılan takibin iptaline ilişkin davanın, menfi tespit davasından tefriki ile yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

3- Davalı kurum, davacıdan 24.04.1998 tarihine kadar, kira borcu, yakıt bedeli ve işletme masrafları ile Haziran ve Temmuz 1997 yılı kira farklarını istemiş, mahkemece, bilirkişi raporu benimsenerek kira bedeli ile kira farkına hükmedilmiş; bu dönem için yakıt ve işletme gideri ödeneceği yolunda bir hüküm bulunmadığı kabul edilerek yakıt ve işletme giderine hükmedilmemiştir. Kiracı, kira dönemi sonunu beklemeden kiralananı süresinden önce tahliye etmiş olmakla, yeniden kiraya verilinceye kadar makul bir süre kira bedelinden sorumlu olacağı gibi bu süredeki yakıt ve işletme giderlerinden de sorumludur. Kiralananın davacı tarafından 15.01.1998 tarihinde tahliye edildiği ve 01.04.1998 tarihinde yeniden kiraya verildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu nedenle 01.01.1998 ile 01.04.1998 arası yakıt ve işletme giderlerinden de davacı sorumlu olup, aksine düşünce ile bu kalem için davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte gösterilen nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentte gösterilen nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 27.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)

Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programları