Mesajı Okuyun
Old 20-09-2011, 21:11   #2
Av.Ali ŞAN

 
Varsayılan

diğer vekilin istifası haklı bir nedene dayanmıyor ise vekalet ücretine hak kazanamaz.
Madde 174 - Üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat hiçbir ücret istiyemez ve peşin aldığı ücreti geri vermek zorundadır.

Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.

Anlaşmaya göre avukata peşin verilmesi gereken ücret ödenmezse, avukat işe başlamakla zorunlu değildir. Bu sebeple doğabilecek her türlü sorumluluk iş sahibinindir. Yazılı sözleşmedeki diğer ödeme şartlarının yerine getirilmemesinden dolayı avukat işi takip etmek ve sonucunu elde etmekten mahrum kalırsa sorumluluk bakımından aynı hüküm uygulanır.

T.C. YARGITAY
13.Hukuk Dairesi

Esas: 2005/2956
Karar: 2005/11493
Karar Tarihi: 05.07.2005

ÖZET: Avukatın vekalet görevinden istifa etmesi her zaman mümkündür. Haklı bir neden olmaksızın istifa eden avukat müvekkilinden ücret isteyemez.İstifa eden avukatın müvekkilinden ücret talep edebilmesi için, istifanın müvekkilin kusurlu davranışlarından kaynaklanması gerekir.

(818 S. K. m. 396/1) (1136 S. K. m. 174/1)

Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı davalı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı SVB ile davalı vekili avukat TY gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü, açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Karar: Davacı, avukat olduğunu, davalının dava dışı C Ltd. Şti'den olan 3.000.000 DM alacağının tahsilini sağlamak amacıyla davalı ile yüzde 5 vekalet ücreti karşılığında bir şifahi anlaşma yaptıklarını davalıya vekaleten C Ltd. Şti aleyhine ihtiyati tedbir kararı alıp, kısmen tahsilat sağladığını, tahsil ettiği 50.000 DM'den yüzde 5'lik kısmının vekalet ücreti olarak kendisine ödendiğini, bundan sonra yine davalıya vekaleten bakiye alacak yönünden C -Ltd. Şti'ye ve karşı ihtiyati tedbir kararlan alıp, takip başlattığını, anılan şirketin fabrikasındaki makineleri söktürüp, başka mekanlara taşıtmaya başladığını, söküm ve nakliye işinin bitimine çok az bir süre kaldığında dava dışı C Ltd Şti'nin kendisine ve ailesine yönelik tehditlerini artırdığını, 15.06.1995 gününde istifa dilekçesi yazıp davalıya vekaleten takip ettiği dava ve icra takip dosyalarından istifa etmek zorunda kaldığını bildirdiği, davalının başka bir avukat aracılığıyla nakliye işini tamamladığını, ihtarına rağmen davalının vekalet ücretini ödemediğini, avukatlık kanununun 174. maddesi hükmünce haklı nedenlerle işi takipten vazgeçen avukatın ücrete hak kazanacağını ileri sürerek 140000 DM nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacının aldığı görevi tamamlamadan istifa ettiğini, istifa tarihine kadar yaptığı işin bedelini aldığını, istifa etmekle karşı tarafa toparlanma fırsatı verdiğini, bir başka avukatın işi sonuçlandırdığını, davacının tehdit edildiği yönünde resmi makamlara herhangi bir başvurusunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davacının davalıya vekaleten takip ettiği 7. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası ve icra takip dosyalarına verdiği istifa dilekçelerinde istifa nedenini açıkladığı, dinlenen tanıklarında davacının dava dışı C Ltd. Şti'nin baskı ve tehditleri sonucunda istifa etmek durumunda kaldığını, doğruladıkları ve istifanın haklı bulunduğu gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle 30.558.530.000 TL'nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektiriri nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Davacı, bu davasında her ne kadar davalıya vekaleten dava dışı borçlu C Ltd. Şti ve arkadaşlarına karşı başlattığı takip sonucu borçlu şirketin şahsına ve ailesine tehditler nedeniyle istifa etmek durumunda kaldığını hak kazandığını ileri sürerek talepte bulunmuş ise sürülüş biçiminden de açıkça anlaşıldığı gibi davacının davalı neden olmadığı gibi toplanan delillerden davalının istifaya neden olabilecek her hangi bir kusurunun varlığı saptanamamıştır. Hal böyle olunca davacı, davalıdan sadır olmayan ve dışarıdan geldiğini iddia ettiği tehditler nedeniyle vekillikten istifa ettiğini ileri sürerek müvekkilinden talepte bulunamaz. BK 396/1 maddesine göre vekillikten istifa her zaman mümkün olup, bu istifa vekalet ilişkisini ileriye doğru sona erdiren bozucu ve yenilik doğuran bir işlemdir. Vekilin istifa, hakkını her zaman kullanması mümkündür. Avukatlık Kanununun 174/1 Maddesine göre de üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat ücret talebinde bulunamaz. Az yukarıda açıklandığı gibi davacının istifasında davalı yönünden haklı bir neden bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen kabulü usul ve yasaya aykırı, olup, bozmayı gerektirir.

Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle davacının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının; davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 05.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)


Yine somut olayda ; Birden çok avukat ile temsil

MADDE 4 – (1) Aynı hukuki yardımın birden çok avukat tarafından yapılması durumunda, karşı tarafa bir avukatlık ücretinden fazlası yükletilemez.
hükmünün ve
Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret

MADDE 6 – (1) Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
nazara alınması gerekir