Mesajı Okuyun
Old 14-06-2019, 13:41   #4
Mgul

 
Varsayılan

Merhabalar,
İşçi avukat olarak meslektaş yanında çalışmaktansa kendi ofisimi açıp ne olacaksa ben yapacağım , kimsenin beni ezmesine izin vermeyeceğim diye yola çıktım. Ofisimin kirası da dahil herseyi borçla yaptım, krediler çektim. CMK vekilliği yaptım, bir süre dönder çevir yaptım. En umutsuz olduğum anlarda ise çalıştım. Oturdum saatlerce örnek yargıtay kararları okudum. Bir konu hakkında kendimi geliştirebildiğim kadar geliştirdim. Kısa sayılmayacak sürelerde maddi ve manevi bir çok zorluk çektim. Dışarıdan adliye personelinin dahi 'yazık avukat' yakıştırması ile yaklaşmalarına asla izin vermedim. surecin sonunda ise ne kadar zorluk çektiysem de buna değdi. 8. yılında olan bir avukatım ve mesleğimi hiç bir mesleğe değişmiyorum. İtibar ve kendini ezdirmemek bizim mesleğimizin olmazsa olmaz şartlarındandır. İtibarı bizim kendi meslektaşlarımız yerle bir ediyor onu anladım. Öncelikle kendinden iyi olabilecek ve mesleğe katkısı olacak genç meslektaşlarını ezmeye kendinden daha aşagıda görmeye çalışmaları ve bunun için efor harcamaları kabul edilecek bir şey değil ama bir kısmı maalesef böyle . Ayrıca bu kadar mücadele ederek yükselirken ayağımın altına sabun koyanlar da çok oldu, ailem , çevrem ve meslektaşlarım. Hepsi birer tecrübe oldu. İnsanların menfaat ve çıkar için neler yapabileceklerinin sınırlarını ve o sınırların nasıl zorlandığını çıplak gözlerimle gördüm.
Kısacası göze alınıp mücadele edilebilir ise mükafatı fazla oluyor. Benim hayat felsefemdir: Başarıya giden yolda geçilen çile kutsaldır!

Meslek hayatında müvekkil edinme hususu maalesef bir kriteri yok. Bu husus tecrübe ile kazanılıyor.