Mesajı Okuyun
Old 18-04-2014, 14:48   #1
Av.Nevra Öksüz

 
Varsayılan Eser Sözleşmesi-Zamanaşımı

Sayın meslektaşlarım,

BK m.363/1: "Yapılan şeyin kusurlu olmasından dolayı iş sahibinin haiz olduğu haklar, müşterinin haklarının tabi olduğu müruru zaman hükmüne tabidir."
atfı ile
BK m.207/1-2: "Bayi daha uzun müddet için kefalet etmemiş ise, mebii ayıba karşı tekeffülden mütevellit her türlü dâva, mebideki ayıp daha sonra meydana çıksa bile müşteriye teslim vukuundan itibaren bir sene geçmekle sakıt olur.
Fakat müşterinin bayi tarafından aleyhine ikame edilen dâvaya karşı mebiin tesliminden itibaren bir sene geçmeksizin ihbar ettiği ayıptan dolayı defi hakkı sene geçmekle sakıt olmayıp devam eder..."
şeklinde idi. Buradan çıkan sonuç: taşınmaz dışındaki eserler için yüklenicinin (kasıt ve ağır kusuru dışındaki hallerde) sorumluluğu 1 yıllık zamanaşımına tâbi idi. BK'nın 126. maddesinde yapılan değişiklik sonrası Yargıtay, BK m.126'nın BK m.363'ü zımnen ilga ettiğinden bahisle taşınmaz dışındaki eserlerde (anılan duruma ilişkin) zamanaşımı süresini 5 yıl olarak kabul etmişti.
818 sayılı Borçlar Kanunu (BK) m.126/1-b.4: "Aşağıdaki alacak veya dâvalar hakkında beş senelik müruru zaman cari olur.
4 - (Ek: 6763 - 29.06.1956) ...mütaahhidin kasıt veya ağır kusuru ile akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş ve bilhassa ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı bir iş meydana getirmiş olması sebebiyle açılacak dâvalar hariç olmak üzere istisna akdinden doğan bütün dâvalar."

Yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.147/1-b.6: "Aşağıdaki alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır:
6. Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar."

TBK m.478: "Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar."

TBK'nın yukarıdaki düzenlemeleri karşısında yüklenicinin, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde ayıba karşı tekeffül (kasıt ve ağır kusuru dışındaki hallerde) zamanaşımının 2 yıl olduğunu söylemek mümkün müdür?

Eğer mümkün dersek: BK m.363'e rağmen BK m.126/1-b.4'ü uygulayan Yargıtay kararları hukukî idi de diyebilecek miyiz?

Mümkün değildir dersek: kanun koyucu daha yürürlüğe girerken mülga kanun maddesi mi sevk etmiştir?

BK m.126/1-b.4'teki "bütün davalar" ibaresi ile TBK m.147/1-b.6'daki "alacaklar" ibaresi -olursa- Yargıtay'ca yorum farkına mesnet tutulabilecek midir?

P.S: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) Mayıs 2014'te yürürlüğe girdiğinde:
Tüketici ile akdedilen eser sözleşmelerinde: TKHK m.3/1-d ve l'den mütevellit m.16/1: "Kanunlarda veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği takdirde, ayıplı hizmetten sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, hizmetin ifası tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir."


Saygılar...