Mesajı Okuyun
Old 28-07-2006, 13:18   #3
Av.Habibe YILMAZ KAYAR

 
Varsayılan

T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
E. 1991/8375
K. 1991/14336
T. 18.11.1991

• VEKALET SÖZLEŞMESİ ZAMANAŞIMI ( SSK Hastanesinde Yanlış Ameliyata Dayanan Tazminat Davasında )

• ZAMANAŞIMI ( SSK Hastanesinde Yanlış Ameliyat Nedeniyle Uğranılan Zararın Tazmini Davasında )

• SSK HASTANESİNDE YANLIŞ AMELİYAT NEDENİYLE UĞRANILAN ZARARIN TAZMİNİ ( Zamanaşımı Süresi )

• YANLIŞ AMELİYAT NEDENİYLE UĞRANILAN ZARARIN TAZMİNİ ( İlişkinin Niteliği ve Uygulanacak Zamanaşımı Süresi )

818/m.386,126
506/m.33

ÖZET : SSK Hastanesi`nde yanlış ameliyat nedeniyle uğradığı zararın tazminini isteyen sigortalının istemi, olayın haksız fiil olduğu ve bir yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu gerekçesiyle reddedilemez. Çünkü olaya konu ilişki vekalet ilişkisidir ve olay beş yıllık zamanaşımına tabidir.

DAVA : Davacı, yanlış ameliyat sonucu uğranılan manevi zararın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, davayı müruru zaman nedeniyle reddetmiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR : 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu`na göre sigortalı olan davacı SSK`ya ait hastahanede yanlış ameliyat sonucu zarara uğradığı iddiasıyla SSK`yı ve ameliyatı yapan doktoru dava ederek manevi tazminat isteğinde bulunmuştur.

1 - Doktor meslek ve sanatını icra eden bir kimsedir. Hasta muayene ve tedavi için kendisine müracaat ettiğinde ve doktor muayene ve tedaviye başladığı anda akdi bir ilişki kurulmuş olur. Bu ilişki hukuken BK`nın 386. maddesinin 2. fıkrası uyarınca vekalet akdidir. Borçlar Kanunu`nun 126. maddesine göre vekalet akdine dayanan davalar 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Doktarun serbest çalışan bir doktor olması veya bir kurum veya kuruluşun doktoru olması bu hukuksal durumu değiştirmez. O halde Kurum doktoru ile davacı sigortalı arasındaki ilişkinin vekalet akdi ilişkisi olduğu gözetilerek işin esası hakkında inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, doktor hakkındaki davanın haksız fiilden kaynaklandığı ve 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğu görüşüyle zamanaşımından reddi doğru değildir.

2 - SSK ile davacı arasındaki hukuki ilişkiye gelince: Kurum, sigortalıların muayene ve tedavileri için 506 sayılı Kanun`un verdiği yetkiye istinaden hastane kurmuş ve doktor temin etmiştir. Böylece sigortalıya karşı muayene ve tedavinin iyi bir şekilde yapılmasını taahhüt etmiş bir durumdadır. Sigortalı da, Kurum hastahanesine başvurmakla arada akdi ilişki kurulmuş olmaktadır. Bu ilişkinin türü de BK`nın 386. maddenin 2. fıkrası hükmü gereği vekalet akti olmak gerekir. Böyle olunca Kurum ile davacı sigortalı arasındaki davada da 5 yıllık zamanaşımı söz konusu olur, O halde Kurum hakkındaki davanın da esasına bakılarak sonucuna göre bir karar varilmesi gerekirken, 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan bahisle reddi keza doğru değildir.

SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozmada oybirliği, sebebinde oyçokluğu ile 18.11.1991 gününde karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Uyuşmazlık, sigortalının Sosyal Sigortalar Kurumu Hastanesi`nde uygulanan yanlış tedavi sonucu uğradığı manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.

Davacı sigortalı ( hasta ) ile onu ameliyat eden davalı doktor arasındaki hukuki ilişkinin vekalet akdine dayandığı ve BK`nın 126. maddesinde öngörülen beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu konusundaki Dairemiz çoğunluğunun görüşüne aynen katılıyorum.

Ancak, kanaatimce, sigortalı hasta ile Sosyal Sigortalar Kurumu Hastanesi arasındaki hukuki ilişkinin de BK 386/2. maddesi hükmü gereği bir vekalet akdi ilişkisi olduğunun kabulü mümkün değildir. Çünkü, 506 sayılı SSK`nın 33. maddesi hastalanan sigortalıya Kurum tarafından yapılacak yardımların amaç ve kapsamını belirlemiş ve Kurum`u sigortalının sağlık durumunun gerektirdiği yardımları yapmakla yükümlü kılmıştır. İşte, yasanın emrettiği bu yükümlülüğün hiç ya da gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle sigortalı bir zarara uğramış ise, Kurum, bu zararı ödemek zorundadır.Görülüyor ki, Kurum`un bu sorumluluğu 506 sayılı Yasa`nın emredici hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, sigortalı hasta ile yasa gereği onun tedavisini üstlenen ve doğrudan SSK`ya bağlı bir ünite olan hastahane arasındaki ilişkinin bir özel hukuk ilişkisine ( vekalet akdine ) dayandığı kabul edilemez. Böyle olunca da bu davada, Sosyal Sigortalar Kurumu açısından, 506 sayılı Yasa`da ayrı bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden BK`nın 125. maddesindeki on yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir.

Açıklanan nedenlerle, Dairemiz çoğunluğunun 2 nci bentte gösterilen bozma sebebinin gerekçesine katılamıyorum.

Karar Kazancı Bilişim Teknolojileri İçtihat Bilgi Bankasından alınmıştır. www.kazanci.com.tr