Mesajı Okuyun
Old 30-09-2020, 16:38   #6
Av. Mustafa B.

 
Varsayılan

Şöyle bir karar da buldum, aslında kafamda pek netleştiremedim. Cevaplarınız için ayrıca çok teşekkür ederim. Sanırım sonucu bekleyip, ek dava ile talepte bulunacağım. Daha garanti gibi geliyor.

''Yargıtay 11. H.D. 2008/8641 E. 2010/55 K. 11.01.2010 Tarih

Dava: Taraflar arasında görülen davada İ. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.10.2007 tarih ve 2005/635-2007/597 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin sigorta acentesi olan davalıdan 46.555,55 YTL olan alacağının faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava sırasında davacının 3 ncü kişi ipoteğinin 40.000,00 YTL olan limiti için rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıp, 25.000,00 YTL olan bölümünü tahsil ettiği, dava tarihi itibariyle 45.723,55 YTL alacaklı olduğu, bakiye 20.723,55 YTL daha alacağı kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Davacı sigortacının, acentesi davalıdan olan alacağının bir bölümü 3 ncü kişi ipoteği ile teminat altına alınmış olsa daha rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yoluna başvurmadan doğrudan davalı aleyhine alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmakta olup, İİK'nun 45 nci madde hükmü buna engel değildir. Davacının davalı aleyhine açtığı işbu alacak davası sırasında, 3 ncü kişi aleyhine başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip nedeniyle kısmen temin ettiği 25.000,00 YTL tahsilatın, dava sırasında ödeme gibi değerlendirilmesi ve davanın kısmen konusuz kaldığının gözetilmesi, davanın başında bu miktar için de haklılığı belirlendiğine göre, tarife uyarınca buna göre vekalet ücretinin davacı yararına bu kesim için de hükmedilmesi, kısmen reddi gereken sadece 832,00YTL üzerinden dava reddedilip, bunun üzerinden davalı yararına vekalet ücreti ile yetinilmesi gerekirken, 25.000,00 YTL'nın da davalı yararına hükmedilen vekalet ücretine esas alınması doğru olmadığı gibi, bunun gerekçesinin açıklanmaması da keza doğru bulunmamıştır.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.''