Mesajı Okuyun
Old 26-05-2007, 09:56   #1
Seyda

 
Varsayılan Sezer'den Anayasa Değişiklik Paketine Veto

Cumhurbaşkanı Sezer, Anayasa değişikliği paketini, "Uygulaması duyulmayan yeni bir sistem getiriliyor. Parlamenter modelden uzaklaşılıyor. Ama, başkanlık ya da yarı başkanlık modeli de değil. Rejimi sıkıntıya sokar" diyerek iade etti



ANKARA Milliyet

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, cumhurbaşkanını halkın seçmesini öngören düzenlemenin de bulunduğu Anayasa değişikliği paketini "rejim için çok sayıda sakınca yarattığı" gerekçesiyle TBMM'ye iade etti. Aynı kişinin iki kez cumhurbaşkanı seçilmesine ilişkin düzenlemeye itiraz eden Sezer, halkın seçmesinin vereceği manevi güçle, cumhurbaşkanının siyasal sistemin egemen öğesi olabileceği vurgusunu yaptı. Sezer, cumhurbaşkanının görev süresinin 7 yıldan 5 yıla indirilmesine ve genel seçimlerin 5 yıl yerine 4 yılda bir yapılmasına ilişkin Anayasa değişikliklerine veto gerekçesinde değinmeyerek, "bu düzenlemeleri benimsediği" mesajını da verdi.

'Basit bir yöntem değil'
Cumhurbaşkanının 5 yıllığına iki kez halk tarafından seçilebilmesi, TBMM'deki tüm oturumlarda toplantı yeter sayısının 184 olması gibi değişiklikleri iade ederken "Devleti ve ulusu temsil eden makam olarak günlük politikanın dışındaki cumhurbaşkanını seçmek basit bir yöntem sorunu değildir" diyen Sezer, cumhurbaşkanının anayasal düzeni koruması için güçlü kılındığını kaydetti.
Her kesimi temsil edecek bir aday üzerinde uzlaşılması için mevcut cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk iki turunda üye tam sayısının üçte iki çoğunluğunun (367) arandığını belirten Sezer, başka hiçbir kurala dokunmadan sadece cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi için değişiklik yapılmasının "örneği duyulmayan yeni bir sistem getirilmesi anlamı taşıdığı"nı vurguladı.

Sakıncalı sonuçlar
Sistemde parlamenter modelden uzaklaşıldığını, ancak başkanlık ya da yarı başkanlık modeli özellikleri getirilmediğini kaydeden Sezer, "Rejimi sıkıntıya sokacağı açıktır" ifadesini kullandı.
İktidar gücünü dengelemek için tanınan geniş yetkileri, halkın seçtiği cumhurbaşkanının kullanması halinde farklı ve rejim yönünden sakıncalı sonuçlar doğurabileceğini kaydeden Sezer, yürütmenin iki başlı ve sorunlu duruma geleceğini vurguladı.
Dengeleyici yetkilerin icracı niteliğe dönüşeceğini kaydeden Sezer, cumhurbaşkanının seçimle gelen TBMM ve hükümetle aynı görüşte olması halinde dengelenemez bir iktidar gücü yaratılacağını, tersi durumun çekişmelere ve devlet otoritesinin bölünmesine neden olabileceğini belirtti. Cumhurbaşkanı ile yasama arasında tam çatışma ya da tam bütünleşme yerine "mesafeli uyum" bulunması gerektiğini kaydeden Sezer, tam çatışma ya da bütünleşme doğurabilecek sistemin devlet düzeneğine zarar vereceğini vurguladı.
Halk tarafından yapılacak seçimde adayların partilerin önerisiyle belirlenmesinin halkoyu ile seçilmenin özüyle bağdaşmadığını kaydeden Sezer, halkın kişiye değil, genel seçimlerdeki gibi siyasi partiye oy vereceğini dile getirdi.

SEZER'DEN 10 UYARI
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Anayasa değişikliği paketinin veto gerekçesinde, değişikliğin rejime ve sisteme dönük getireceği sakıncaları 10 noktada özetleyerek uyarıda bulundu.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 11 Mayıs Cuma günü Meclis tarafından Köşk’e gönderilen Anayasa değişikliği paketini 15. gününde veto etti. Sezer, veto kararını ve gerekçesini 15 günlük sürenin dolmasına bir saat kala TBMM Başkanlığı’na gönderdi. Veto kararı ve gerekçesi Köşk’ten TBMM Başkanlığı’na saat 16.00’da gönderildi. Sezer, aynı saatlerde İzmir’de sivil toplum örgütü temsilcilerini Hilton Oteli’nde kabul ediyordu.
Değişiklik paketinde yer alan düzenlemelerin rejimi sıkıntıya okacağını belirten Sezer’in 10 başlıkta toplanan gerekçeleri şöyle:
1- Bu sistem, bir yandan parlamenter modelden uzaklaştırır. Yaratabileceği sorunlar rejimi sıkıntıya sokar.
2- Bir yandan güçlü bir Başbakan, bir yandan geniş yetkilerle donatılmış ve halk tarafından seçilmiş bir Cumhurbaşkanı siyasal yönden iki başlı yürütme erki yaratır
3-Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçtirmek, yürütme organının iki kesimini de siyasallaştırır, cumhurbaşkanını denge ve istikrar unsuru olmaktan çıkarır.
4-Halk tarafından seçilen cumhurbaşkanı, Türk Ulusu’nun birliğini temsil gücünden yararlanarak "yürütme organı" dışında ulusal egemenliği kullanan bir makam durumuna gelebilecektir.
5-Halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanı’nın, ya dengelenemez bir iktidar gücü yaratılmasına; ya da çekişmelere ve Devlet otoritesinin zayıflayıp bölünmesine neden olabilecektir.
6-Cumhurbaşkanı’nın halkoyu ile seçilmesi, tam çatışma ya da tam bütünleşme sonucunu doğurabilecek, bu da devlet düzeneğine zarar verecektir.
7-Cumhurbaşkanı seçimini öneren ve sağlayan partiye olan gönülborcu nedeniyle yansız ve bağımsız davranamayacaktır.
8-Cumhurbaşkanı ile yönetim arasında yönetim krzi çıkacaktır. Krizi önleyecek düzenek olmaması rejime zarar verecektir.
9-Sistem irdelenmeden yalnızca Cumhurbaşkanı seçimine indirgenen değişiklik, anayasal düzeni sorunlu duruma getirecektir.
10-İkinci kez seçilebilme kaygısı, görev ve yetkilerini kullanırken ödün vermesi ve baskılara boyun eğmesi sonucunu getirecek. Bu durum cumhurbaşkanının yansızlığını zedeliyecek istikrar ve denge sağlayıcı işlevini anlamsız hale getirecek. (ANKA)

http://www.milliyet.com.tr/2007/05/26/son/sonsiy03.asp