Mesajı Okuyun
Old 14-05-2009, 18:24   #6
PINAR YILMAZ

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan Burçin DEMİRBAŞ
Sayın Pınar YILMAZ,
Zeynel beyin değindiği gibi ülkemizde istismar edilen çocuk sayısı gerçekten bilinen çok üzerindedir. Öncelikle "Çocuk istismarı konusunda ailesiyle birlikte yaşayanlardan çok kurumlarda kalan çocukların mağdur olduğu kanaatindeyim." düşüncenizin biraz önyargılı olduğunu düşünüyorum. bir noktada size hak veriyorum. Böyle kurumların işleyişi çok iyi bilinmediği için medyada yer alan bir çoğu düzmece ve abartılı haberlerden toplum fikir sahibi oluyor. Oluşan bu önyargı ile toplumun her kesiminden insan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme kurumlarını kıyasıya eleştiriyor. Doğrudur birçok devlet kurumunda olduğu gibi Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme kurumlarında da aksaklıklar ya da bazen geri dönüşü olmayan hatalar olabiliyor. Ama ben bunun suçlusunu sadece Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme kurumunu yöneten ya da çalışanların hatası olarak görmüyorum. Sosyal sorumluklara toplumumuzun ilgisizliği nedeniyle olan ve olabilecek hataların bir kısmından toplumumuzun sorumlu olduğunu düşünüyorum. Bu konularda toplumumuz ve sivil toplum örgütlerinin yeterli duyarlılığı gösterse emin bu baskı ile Sosyal Hizmetlerde ağar aksak yürüyen yapının düzeltilmesi hızlandırılabilir.

Çocuk istismarına karşın birşeyler yapabilmek için örgütlenmekte gerekir. Ancak kişinin tek başına yapabileceği bazı şeylerde vardır. İstismara uğramış (fiziksel, cinsel, duygusal) ve kurum bakımında olan çocuklara destek vermek gibi hafta da bir iki saatinizi ayırarak mesala.
İlgilenip görüşlerinizi bildirdiğiniz için teşekkür ederim Burçin Hanım. Bir sosyolog olarak bu konuda bizlerden çok daha fazla bilgiye sahip olduğunuzu düşünüyorum. o yüzden bize yorumlarınızla her zaman destek olup yol göstermenizi isterim.
Kişinin tek başına yapabileceği şeylerde vardır. İstismara uğramış olan kurum bakımındaki çocuklarla ilgilenmek gibi, demişsiniz. Bu konuda kesinlikle size katılıyorum. Ancak üniversite öğrencisiyken (hangi şehir olduğunu belirtmeyeyim) bu konuya eğildim. Okuduğum şehirdeki çocuk esirgeme vs. gibi kurumların olup olmadığını araştırdım ve bir tane olduğunu öğrendim. Ancak kurumla iletişime geçmeden önce belediye başkanından görüş alıp onunla ortak birşeyler yapıp yapamayacağımızı sordum. Başkan bana ve birkaç arkadaşıma (randevu almak için epey uğraştım tabi) buradaki çocuk esirgeme kurumunun kapandığını, internetten bulduğumuz bilgilerin kurum kapanmadan önceki bilgiler olduğunu söyledi. Kurumun neden kapandığını sorduğumuzda ise, talep olmadı, kuruma yerleştirecek çocuk bulamadık kapattık dedi. Bende sokaklarda uyuşturucu alan, evsiz barksız tacize uğrayan birçok çocuk olduğunu ve hemen onlarcasını gösterebileceğimi söyledim. Cevabı şu oldu: Biz elimizden geleni yapıyoruz ama onlar yine kaçıp sokaklara dönmeyi tercih ediyorlar ayrıca bizim şehrimizde kimse çocukları ya da başkasını istismar etmez dedi. O kadar at gözlüklü bir bakış açısı vardı ki yapabilecek hiç bir şeyin olmadığını anladık ve çaresizce çıktık oradan. Yani demek istediğim şu: istismara uğrayan bir çocuk var mı? Yapabileceğimiz bir şey var mı? sorusunu kamu kurumlarına sorduğunuz zaman hayır bizim korumamız altında olan kimse istismara uğramaz cevabını alıyorsunuz. kimse de size bakın bu çocuğa yardımcı olabilirsiniz biz de size kurum olarak destek oluruz diyen yok maalesef. İşe nereden başlayacağımı bilemiyorum derken bunları kastetmiştim aslında. Saygılar...