Mesajı Okuyun
Old 03-12-2017, 11:48   #21
Av. Aybars Karakırık

 
Varsayılan Büyük üstadı saygıyla anıyoruz...

CICERON. Marcus Tullius;

Özel hayatı, adalet, politika ve yurtseverlik savaşlarıyle geçmiştir. Sylla zamanında baroya girmiş ve bu müstebitin bir dostu aleyhine dava açacak kadar cesaret göstermiş, bu yüzden daha ilk avukatlığında halkın sevgisini kazanmıştır. Sağlık durumunun zorladığı seyahatler, onun yukarda anlattığımız felsefi kültürüne hizmet etmiş, 77 yılında Roma'ya dönünce, Terintia adında bir kadınla evlendi ve avukatlığa devam etti. Kestor seçildi. Bu ödevi 75'te Sicilya'da yaptı. Siragüze'den geçerken Archimed 'in -mezarını keşfetti ve Sicilyalıların minnet ve şükranları içinde oradan ayrıldı. Ciceron zengin değildi. Fakat kabul ettiği davalar için ne ücret ve ne de hediye almıştır ... Öyle işlere karışmıştır ki, bunlar yüzünden sürgüne gitmiş, Roma'dan kaçmaya mecbur olmuştur. Böyle bir duruma düşürüldüğü zaman, halk ve senato yas tutacak kadar, ona karşı sevgi ve saygısını bildiren gösteriler yapmıştı. Daima istibdat ve haksızlığa karşı şahlanmış olan Ciceron, pretor, senato üyesi ve konsül olmuş, teşebbüslerinin kendisine getireceği zararları düşünmeyecek kadar cesaretle savaşmıştır. Bundan ötürü Romalılar ona, 'Yurt babası' adını takmışlardır. Ciceron, her yurdundan ayrılmaya mecbur oldukça ya da her politika işinden bir süre uzaklaştıkça kendini teselli için felsefeye sarılmıştır. Böyle zamanlarda da Roma'nın yüksek aile gençlerine felsefe öğretmiş, Yunan felsefe eserlerini Latinceye çevirmiş, bir yandan kendisi de felsefe eserlerini yazarken, diğer yandan da Yunan diyalektik ve fiziğinin Latince terimlerini bulmaya çalışmıştır. Konsüllüğü zamanında, yaptığı hizmetler yüzünden hakkıyle kazandığı ün ve nüfuzu çekemeyen düşmanları, çevirdikleri entrikalarla onu gözden düşürmüşlerdir. Cesar'ın öldürülmesinden sonra senatonun suçları affetmesini teklif etmiş olmasını, onun bir diktatörü öldürme lehinde bir duygu taşıdığına hükmettirmiştir. Antoin'in idaresi, özgürlüğü büsbütün yok ettiğinden, Ciceron, senato ve forumda on dört kez özgürlük lehinde ve Antoin aleyhinde 'Philippique' adıyle ün kazanan ateşli söylevler verdi. Politika hayatındaki tedbirsizliği, gerçek düşmanlarını ayırt etmemekteki iyi niyetli acizliği yüzünden hayatını vermek zorunda kaldı. Triyomviralar tarafından ölüme mahkum edilen Ciceron'un başı, vaktiyle mahkemede savunmuş olduğu bir adam tarafından kesilerek forumda teşhir edildi (M.Ö. 43). Ciceron'un en büyük kusuru, kendisini fazla övmesi ve bu yüzden de yaptığı hizmetlerin değerini düşürerek düşman kazanmasıdır.

(FİLOZOFOLAR ANSİKLOPEDİSİ; 1. Cild; syf. 394-395, Cemil SENA.)