Mesajı Okuyun
Old 29-03-2007, 12:09   #30
Av. Şehper Ferda DEMİREL

 
Varsayılan

Doktor bey,

Açtığınız konu aşağıdaki idi:

Alıntı:
Sn.Katılımcılar,

Başlığı attıktan sonra bir açılış maddesi koymak gerekir. Ben de bir yazımda tiye aldığım '... adına üzülmek', '... adına sevinmek' kalıplarıyla başlayayım diyorum. Türkçe' de biri adına bir eylem gerçekleştirmek mümkündür elbette. Ama nerde, nasıl? Örneğin; vekiller müvekkilleri adına işlem yaparlar. Bu durumda, birisi adına üzülmek demek, onun yerine üzüntüyü çekmek demek olur. Böyle birşey olabilir mi?


Uzun yazışmalardan sonra verdiğiniz yanıt da aşağıda:

Alıntı:
"Eleştirel düşünce adına üzülmek gerekir elbet." biraz farklı bir kullanım. Ele aldığımız kapsamın dışına taşıyor. Öncelikle 'birisi adına üzülmek' örneği değil


Biraz olsun ilerledik.


*


Bir yazınızda "tiye aldığınızı" belirttiğiniz "... adına üzülmek/... adına sevinmek" kalıbını eleştirmeniz, bir de "seni seviyorum" tümcesinin Türkçe'de olmadığı, kullanılmadığına ilişkin savlarınıza karşı çıkarak bu foruma katıldım. Forumun diğer alanlarına sadece göz gezdirdim, eleştirilmesi gerekecek önemde başka bir konuya tesadüf etmedim.

"... adına üzülmek/sevinmek" şeklindeki kullanımın,ÇDT niteliğinde dilimize yerleştiğine ve alay edilecek nitelikte olduğuna dair görüşe katılmıyorum, bu kadar uzun yazmamın nedeni de bu. Aksine, kullanımını son derece pratik, son derece şık ve sizin aksinize "yalın" buluyorum.

Gerek sayın Oktay'ın yazısında, gerek uğraş konusu başlı başına "Türk Dili ve Edebiyatı" olan sayın Erdoğan'ın yazısında bu kullanımın, sizin ve benim acaba çıkış noktamızdan daha doğru bir niteleme ile, "nam ve hesabına" anlamında kullanıldığı daha da anlaşılır oldu. En azından benim için.

Sizin de konuyu açarken hatalı bulmadığınız, "müvekkili adına" kullanımından çok farklı değil cümle içindeki varlık nedenleri.

ÇDT eleştirisiyle ilgili, yine Türkçe'ye gönül vermiş sayın Feyza Hepçilingirler'in "Türkçe Off" , yine özellikle Brezilya dizileri ve BBC dizilerindeki repliklerin Türkçe çevirileri ile ilgili nükteler de içeren yazılarını bulup okumanızı öneririm.

Yazardan aklımda kalan bir kaç örnek:

Ahmet sevgilisine der ki:

"Yaşamımda üzmek istediğim son kişisin/veya/ son kişi sensin"


"Nasıl yani?" der yazar... Ahmet yaşamındaki herkesi sırayla üzmek istiyor da , sıra en son sevgilisine mi gelecek?


*


Başka bir örnek:

Maria karşı koltukta oturan Federico'ya seslenir:

-Seninle evlenmeyeceğim.

Federico öfkeyle Maria'ya dönerek:

-Şimdi sen bana, benimle evlenmeyeceğini mi söylemek istiyorsun?





*


Yazar Ayvalık'a geldiğinde, tiye aldığınız kalıba dair ne düşündüğünü sizin için soracağım. Yanıtı daha sonra paylaşmak üzere.