Mesajı Okuyun
Old 27-03-2007, 20:35   #18
Hekimbaşı

 
Varsayılan İnsaf, bu kadar da olmaz

Sn.Ahu (ve savını ilintilendirdiği gönderinin sahibi Sn.Jeanne D'arc - ki verdiği örnekler konu dışı, çünkü sanat eseri),

Anladığım kadarıyla 'Seni seviyorum.' a takıldınız. O zaman, bakınız ileti 15, paragraf 2.

Üstelik de tek başına bir paragraf yani. İnsaf! Ben daha ne diyeyim; nasıl vurgulayayım? İngilizce, Almanca veya Arapça mı yazayım? Hangi dil sizin için daha anlaşılır?

Ben birşeyi kanıtlamak yükümlülüğünde değilim; çünkü ikiyüz yıllık yapay, karma bir dil ve zorla yaratılmaya çalışılan ama bir türlü yaratılamayan bir kültürden söz etmiyorum; binlerce yıllık bir kültürün kalıtı üzerinden konuşuyorum. Dilimizde zort diye, olduk olmadık yer ve zamanda 'Seni seviyorum.' denmez. Kanıtlama yükümlülüğü size ait; çünkü söz uygundur, elbette denir, diyen sizsiniz. Buyrun; önünde veya arkasında bir takım başka olaylar, sözler, davranışlar, konuşmalar bulunmayan; Amerikan dizileri öncesinden gelme herhangi bir düz yazı veya şiirde; küttedenek mi diyeyim, pattadanak mı, kapı arasında mı, ne diyeyim, size nasıl anlatayım, dizilerdeki gibi işte; 'Seni seviyorum.' denen tek bir durum gösterin, ondan sonra konuşalım.

Saygılarımla,

Not: Bir şey gözümden kaçmış; ekleyeyim istedim. Türk dili, yapısı, özelliği vs şeklinde niye açıklamayacak mışım? Rica eden 'siz' ler kimsiniz? Ne demek istediğinizi açıklamanızı istemek hakkım sanırım. Merakla bekliyorum.