Mesajı Okuyun
Old 13-07-2023, 08:57   #3
nerminn

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan hukuk işçisi
Merhaba
1- Sözleşme, kiralananın ortadan kalkmasıyla sona ermiş olur. Haliyle tarafların, karşılıklı olarak borçları da sona erer. Siz de peşinen ödemiş olduğunuz fakat kiralananı kullanmadığının döneme ilişkin kira bedellerini şüphesiz talep edebilirsiniz.

2- a)Tazminat konusunda, dilerseniz yapı malikinin kusursuz sorumluluğuna (TBK m. 69) gidebilirsiniz. Bu durumda, yapı maliki ancak kurtuluş beyanında bulunarak, illiyet bağının kesildiğini ispatlarsa sorumluluktan kurtulabilecektir

b)Bundan başka TBK m. 117 vd. uyarınca borçlu temerrüdü hükümleri uyarınca kiraya verenin sorumluluğuna gidebilirsiniz.

c)Son olarak da kira hukuku kapsamında ve TBK m. 305 vd. uyarınca kiraya verenden ayıplı ifa (riskli yapı teslim etme vb.) nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep edebilirsiniz. Bu ihtimalde, kiracı ayıbın ve ayıp nedeniyle oluşan zararını (zarar gören eşya, makul süre tazminatı vb.) ispat etmekle yükümlüdür. Kiraya veren zararın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu ispat edemez ise kiracının ayıp nedeniyle oluşan zararını tazminle yükümlüdür. Elbette kiracı da, yapının önceki depremden riskli olduğunu bilerek kiralamış ise müterafik kusur durumu ortaya çıkar ve zararın bir kısmına kusuru nispetinde katlanmak zorunda kalır.


Öncelikle yanıtlarınız için teşekkür ederim. Birkaç bir şey daha sormak istiyorum.

1-) Deprem anında bina yıkıldığı için sözleşme feshedilmiş sayılıyor. Peki geçmişe yönelik feshe ilişkin ihtarname gibi bir yolla feshe ilişkin bir şey yapmamıza gerek var mıdır? Bir de şubattan bu yana olan kiraları da alabilir miyiz? Şimdiye dek kiralar sözlü olarak talep edilmiş.

2-) a-b-c başlıklarındaki taleplerimiz tek bir davada istenemez değil mi, ayrı ayrı mı açılmalı?