Mesajı Okuyun
Old 09-02-2012, 09:41   #13
üye7160

 
Varsayılan

Alıntı:
Yazan tiryakim
Kararın tam metni ;

T.C. YARGITAY
19.Hukuk Dairesi
Esas: 2008/516
Karar: 2008/2804
Karar Tarihi: 21.03.2008
 
SIRA CETVEL
İNE İTİRAZ DAVASI - PARA ALACAKLARININ HACZİNDE SATIŞ İSTEME SÜRESİNİN SÖZ KONUSU OLMADIĞI - HACİZ TUTANAĞININ BORÇLUYA TEBLİĞ EDİLMEMESİNİN HACZİ GEÇERSİZ KILMADIĞI
ÖZET: Mahkemece, para alacaklarının haczinde satış isteme süresinin söz konusu olmadığı, haciz tutanağının borçluya tebliğ edilmemesinin haczi geçersiz kılmadığı, 09.05.2005 tarihli haczin .......... Bankası'na ait ilk haciz olduğu belirtilerek şikayetin reddine karar verilmiştir.
(2004 S. K. m. 103, 142)
Dava: Taraflar aras
ındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Şikayet eden vekili, Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2003/3736 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen ........ Bankası'nın takibi sonucu 10.05.2003 tarihinde borçlu şirketin Enerji Bakanlığı'ndaki alacaklarına haciz koydurduğunu, 1 yıllık satış isteme süresi içinde satış talebinde bulunmadığı için haczinin düştüğünü, yapılan haczin İİK'nun 103. maddesi uyarınca borçluya tebliğ edilmemesi nedeniyle ........ Bankası'na ödeme yapılamayacağını belirterek sıra cetvelinin iptalini istemiştir.
Mahkemece, para alacaklarının haczinde satış isteme süresinin söz konusu olmadığı, haciz tutanağının İİK'nun 103. maddesi uyarınca borçluya tebliğ edilmemesinin haczi geçersiz kılmadığı, 09.05.2005 tarihli haczin .......... Bankası'na ait ilk haciz olduğu belirtilerek şikayetin reddine karar verilmiştir.
Şikayet eden vekili kararı temyiz etmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan icra mahkemesi kararının İİK'nun 366. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 21.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Sinerji Mevzuat ve İçtihat Programı

Sayın Tiryakim,
Söz konusu karar 3.kişilerde doğmuş hak ve alacaklar ile ilgili olduğundan konu ile çok ilgili olduğunu düşünmüyorum. Kararda haciz ihbarnamesinin sonuçları doğrultusunda bir hüküm var.
Ancak soru sahibi haciz ihbarnamesinden söz etmiyor.haciz müzekkeresi ile başka bir dosyada ki doğacak alacağın haczinden bahsediyor.dosyada doğacak alacağa haciz için bence sınırsız bir süre öngörülmesi akla uygun gelmiyor.
Şahsi fikrim ve bir çok yargıtay kararında da yer aldığı gibi henüz doğmamış bir alacağa haciz uygulamak sureti ile hata yapılmakta olduğu.
Dosyaya haciz müzekkeresi gönderildiğinde dosyada para yoksa icra müdürlüğü ilgili dosyaya henüz para yoktur diyerek cevap versin.ve diğer icra müdürlüğü talep oldukça müzekkereyi tekrarlasın.bu sorunların hepsi ortadan kalkacaktır.lakin iştirak haczini bu hususun dışında tutuyorum.zaten ortada o zman hacizli bir mal vardır.ve para satıştan sonra uygun biçimde paylaştırılır.
ancak dosyaya henüz yatmamış bir paranın müzekkere ile haczi ta ki para yatana kadar bu haczinde sınırsız sürede dosyada düşmeden kalacağı gibi bir düşünce bana göre pek hukuka uygun gelmiyor.