Mesajı Okuyun
Old 09-11-2006, 18:01   #5
ISIL YILMAZ

 
Varsayılan

Teminat senedi ise ;

T.C.
YARGITAY
19. HUKUK DAİRESİ
E. 2003/11272
K. 2004/7542
T. 22.6.2004
• TEMİNAT BONOSU ( Davalının Diğer Davalıya Ciro Etmesi/İcra Takibi - Davalının Kötüniyetli Hamil Olduğunu Kanıtlayan Deliller Belirlenip Tartışılmadan Hüküm Kurulamayacağı/Menfi Tespit Davası )
• MENFİ TESPİT DAVASI ( Teminat Bonosunu Davalının Diğer Davalıya Ciro Etmesi/İcra Takibi - Davalının Kötüniyetli Hamil Olduğunu Kanıtlayan Deliller Belirlenip Tartışılmadan Hüküm Kurulamayacağı )
• KÖTÜNİYETLİ HAMİL ( Teminat Bonosunu Davalının Diğer Davalıya Ciro Etmesi - Deliller Belirlenip Tartışılmadan Hüküm Kurulamayacağı/Menfi Tespit Davası )
• CİRO EDİLEN TEMİNAT BONOSU ( Menfi Tespit Davası - Davalının Kötüniyetli Hamil Olduğunu Kanıtlayan Deliller Belirlenip Tartışılmadan Hüküm Kurulamayacağı )
6762/m.599
ÖZET : TTK'nun 599. maddesine göre, bonodan dolayı kendisine başvurulan kimse keşideci veya cirantalardan biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan def'ileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez. Bunun istisnası hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması halidir.

Davalının kötüniyetli hamil olduğunu kanıtlamaya yarar delillerin neler olduğu belirlenip tartışılmadan hüküm kurulması doğru değildir.

DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin davalı B. C.'den 26.5.1998 tarihinde protokol imzalayarak taşınmaz aldığını, protokole göre müvekkilinin taşınmazda yapacağı binadan bir dükkanı davalıya vermeyi taahhüt ettiğini, ancak sit alanı içinde kaldığından inşaata başlayamadığını, yükümlülüğüne karşılık davalı Bayram C.'a ödeme tarihi boş olan senet tanzim ederek verdiğini, davalının teminat senedini diğer davalı M. P. A.'ya ciro etmesi ile bu davalının icra takibine başladığını ileri sürerek, senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı M. P. A. vekili, keşideci ile lehdar arasındaki ilişkinin müvekkilini bağlamayacağını iddia ederek, davanın reddi gerektiğini savunmuş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, senedin teminat senedi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, senetten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı M. P. A. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

KARAR : Davalı hamil M. P. A.'nın dava konusu bononun teminat senedi olduğunu bilerek aldığı gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de, bu kabul şekline hangi delillere dayanılarak varıldığı kararda açıklanmamıştır. TTK'nun 599. maddesine göre, bonodan dolayı kendisine başvurulan kimse keşideci veya cirantalardan biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan def'ileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez. Bunun istisnası hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması halidir.

Bu durumda davalı M. P. A.'nın kötüniyetli hamil olduğunu kanıtlamaya yarar delillerin neler olduğu belirlenip tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı M. P. A. yararına bozulmasına, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.6.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2001/11529
K. 2001/12061
T. 3.7.2001
• BONOYA DAYALI TAKİP ( Teminat Bonosunun Kambiyo Senetlerine Özgü Yolla Takip Edilemeyeceği )
• KAMBİYO SENETLERİNE ÖZGÜ YOLLA TAKİBE KONU OLAMAMA ( Teminat Bonosuna İtirazın Yargılamayı Gerektireceği )
• TEMİNAT BONOSU ( Kambiyo Senetlerine Özgü Yolla Takip Edilememesi )
6762/m.688
ÖZET :Takip dayanağı bononun taraflar arasındaki karşılıklı edimleri içeren protokole göre ve borçlunun yapacağı işin teminatı olarak düzenlendiği taraflar arasında ihtilaflı değildir. Taahhütname altındaki imza alacaklı tarafından kabul edildiğine göre bononun TTK.nun 688/2. maddesinde öngörülen ( kayıtsız ve şartsız muayyen bir bedeli ödemek ) biçimindeki koşulu taşımadığı tespit edilmiştir. Bu durumda alacaklı, borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi yapamaz. Alacağın tahsil edilip edilmeyeceği yargılamayı gerektirir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :

KARAR : Takip dayanağı 15.1.2001 vade tarihli ve 1.000.000.000.-TL. bedelli bononun taraflar arasındaki karşılıklı edimleri içeren 24.9.2000 tarihli protokola göre ve borçlunun yapacağı işin teminatı olarak düzenlendiği taraflar arasında ihtilaflı değildir. Sözü edilen taahhütname altındaki imza alacaklı tarafından kabul edildiğine göre bononun TTK.nun 688/2. maddesinde öngörülen ( kayıtsız ve şartsız muayyen bir bedeli ödemek ) biçimindeki koşulu taşımadığı tespit edilmiştir. Bu durumda alacaklı, borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi yapamaz. Alacağın tahsil edilip edilmeyeceği yargılamayı gerektirir. Mercii hakimliğince de aynı hukuki gerekçeye dayanılmakla beraber itiraz kabul edilerek takibin iptaline karar verilmesi yerine olaya uygun görülmeyen bir sonuca ulaşılarak itirazın reddi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile merci kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 3.7.2001 gününde oybirliğiyle karar verildi.