Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

Böylece hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla kurulan hüküm, belli bir süre sanık hakkında hüküm ifade etmemekte, her hangi bir sonuç doğurmamaktadır. Sanık bulunduğu hal üzere bırakılmakta, aynen yargılanan kimsenin durumunda kalmakta ve yapılan yargılama geçici bir süre askıda kalmaktadır. Askı süresi boyunca, yargılanan kimsenin sanık sıfatı devam eder ise de, hiçbir şekilde bu kimse hükümlü sayılamaz. Bu sebeple hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen kimse...
(Şerh No: 16782 - Ekleyen: Av.M.Mustafa ÖZKUL - Tarih : 11-06-2018 15:43)

İtirazın iptali davaları itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 sene içinde açılabilir. Bu süre hak düşürücü süre olup res'en gözetilmelidir. Somut olayda ıslah tarihi itibariyle 1 yıllık hak düşürücü süre de geçmiş olduğundan ıslah dilekçesinde talep edilen bedel ile ilgili hüküm kurulması doğru değildir.
(Şerh No: 16781 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 08-06-2018 10:56)

Kıdem tazminatının tamamı haczedilebilir. Devlet ve ona bağlı müesseselerde çalışan işçilerin fazla mesai, evlilik, çocuk zamları veya primleri, ayni yardımlar, hafta ve genel tatil ücretleri gibi esas ücrete munzam ödemeler ise haczedilemez.
(Şerh No: 16775 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 04-06-2018 19:53)

Genel tatil günleri, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos günleri ile Arife günü saat 13.00'da başlanan üçbuçuk günlük Ramazan Bayramı ve Arife günü saat 13.00'de başlayan dörtbuçuk günlük Kurban Bayramı günlerinden oluşur. Ulusal bayram günü 28 Ekim saat 13.00 ten itibaren başlayan 29 Ekim günü de devam eden birbuçuk gündür. 2429 sayılı Yasanın, 5892 sayılı Yasayla değişik 2. maddesi uyarınca da, 1 Mayıs genel tatil günüdür. İşçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp ...
(Şerh No: 16780 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 04-06-2018 17:04)

- Yöneticinin kapıcı ile iş sözleşmesi yapması için, kat malikleri kurulunun yazılı yetki vermesi gerekir. Ancak yetki verilmediği halde, kapıcılık hizmetinden yararlanmaları da sözleşmeye onay verdikleri anlamına geldiğinden, iş akdi geçerli olur. - Kapıcının kısmi süreli iş sözleşmesi yazılı olarak yapılabileceği gibi yazılı sözleşme bulunmayan hallerde, işyerinin özelliği ile işin niteliğine göre de kısmi çalışma olgusunun kanıtlanması mümkündür. - Kapıcının işveren hakkında açabileceğ...
(Şerh No: 16779 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 04-06-2018 11:25)

Kat Malikleri Kurulu, mülkiyet hakkını ortadan kaldıracak şekilde bir karar alamaz. Alırsa yok hükmündedir.
(Şerh No: 16778 - Ekleyen: Av.Suat ERGİN - Tarih : 01-06-2018 16:35)

 Bilgi  [İşK. 41] Anayasa Mahkemesinin İş Kanunu 41. maddeyle ilgili Kararı:
Anayasa Mahkemesinin 41. maddeyle ilgili yorumu: (Anayasa Mahkemesi 19.10.2005 tarih, 2003/66 E. 2005/72 K.) ---------------------------------------- G- 41. Maddenin Birinci Fıkrasının Son Tümcesinin ve Üçüncü Fıkrasının İncelenmesi 1) Birinci Fıkranın Son Tümcesi Dava dilekçesinde 41. maddenin birinci fıkrasının son tümcesinin, haftalık 45 saatlik süreyi aşan çalışmalar için fazla mesai ücreti ödenmemesi açısından zorla çalıştırma yasağına ve günde 11 saatlik bir çalışma temposuna nede...
(Şerh No: 16777 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 31-05-2018 11:38)

 Bilgi  [İşK. 35] Asgari Ücretin Haczi
4857 S.lı İş Kanunu 35. maddesinde işçilerin aylık ücretlerinin ancak dörtte birine haciz konulabileceği hükme bağlanmaktadır. Bu oran asgari ücret için de aynen geçerlidir. Ancak alacak bir amme (kamu) alacağı ise, 6183. sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN'un 71. maddesi 2. fıkrası gereğince asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin ancak 1/10'u haczedilebilir. Bu sadece amme alacakları için geçerli bir düzenlemedir, özel alacaklar için asgari ücretin 1/4'ünün haczi 4857 S....
(Şerh No: 16776 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 30-05-2018 21:31)

 Bilgi  [TCK. 93] Madde metninde terim sorunu
Modern ceza hukukunun en temel evrensel kurallarından biri masumiyet karinesidir. Buna göre, kimse mahkeme kararı ile suçluluğu sabit olana kadar "suçlu" olarak nitelendirilemez. Ancak bu temel kurala bizzat kanun koyucu tarafından uyulmadığını bu maddenin metninde görüyoruz. TCK md. 93'ün her iki fıkrasında da yer alan, "suçluların" ifadesi masumiyet karinesine aykırılık arz etmektedir. Zira, henüz mahkeme kararını bırakın, suçtan resmi makamların bile haberi olmamıştır (1. fıkra açısından). Bu...
(Şerh No: 16774 - Ekleyen: Buminhan DUMAN - Tarih : 30-05-2018 00:07)

Dava konusu olayda zararın 10.7.2009 tarihinde Erzincan İli'nde yapılan mühürleme işleminden kaynaklanması karşısında uyuşmazlığın görüm ve çözümünde 2577 sayılı Yasanın 36/a maddesi uyarınca Sivas İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır.
(Şerh No: 16773 - Ekleyen: Stj.Av.Turgut AYTEKİN - Tarih : 24-05-2018 16:32)

Miras bırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi için de, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın, tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerekir
(Şerh No: 16772 - Ekleyen: Av.Murat BÖLÜKBAŞ - Tarih : 21-05-2018 20:55)

İŞE İADE YÖNÜNDEKİ İRADENİN SAMİMİYETİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME İÇERMEKTEDİR: Davacı işçi ile banka yetkilileri arasında 05.08.2015 tarihinde davacının işe davet görüşmesinin yapıldığı, işe başlaması yönünde uğraşıldığı anlaşılmaktadır. Ancak fesih nedeninin davacının iş ortamında uyumsuz bir kişi olduğuna ve iş arkadaşlarının motivasyonunu bozduğuna ilişkin olması karşısında; davacı işçinin davanın sonuçlanması yolu ile işe başlama iradesinde bulunmuş olmasının yasaya uygun olduğu anlaşılmaktad...
(Şerh No: 16771 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 07-05-2018 21:32)

Cinsiyet kimliğinin tanınması amacıyla TMK madde 40 çerçevesinde cinsiyet değiştirme ameliyatına izin verilebilmesi için üreme yeteneğinden yoksunluk şartının Anayasanın 17. ve 20. maddelerine aykırı düştüğü yönünde yapılan itiraz başvurusu oyçokluğuyla kabul edilerek sözü edilen şart iptal edilmiştir.
(Şerh No: 16770 - Ekleyen: Özge YÜCEL - Tarih : 05-05-2018 16:58)

Nüfus kayıtlarında biyolojik cinse göre yazılmış bulunan cinsiyetin kişinin cinsiyet kimliğine uygun hale getirilmesinin yani cinsiyet kimliğinin hukuken tanınmasının önünde bir engel olarak görünen cinsiyet değiştirme ameliyatı olma zorunluluğunun Anayasa madde 17 ve 20'ye aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için itiraz yoluna gidilmişse de Anayasa Mahkemesi itirazı oyçokluğuyla reddetmiştir.
(Şerh No: 16769 - Ekleyen: Özge YÜCEL - Tarih : 05-05-2018 16:50)

 Önerge  [TCK. 158] 6456 sayılı Kanun Madde 40 – 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Ancak, (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.”
(Şerh No: 16768 - Ekleyen: Av.Murat ÖZSARI - Tarih : 28-04-2018 11:04)

İşyerinde diğer işçilerin ücretlerine zam yapılmasına rağmen bir işçinin ücretine zam yapılmaması eşit işlem borcuna aykırılık teşkil etmeyebilir. İşçi ile işveren arasında zam yapılması konusunda yazılı bir sözleşme bulunmadığından feshin haklı nedene dayanmaz.
(Şerh No: 16767 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 24-04-2018 16:01)

"Velayet hakkı tevdi edilen annenin çocuğun soyadının kendi soyadı ile değiştirilmesi" yönündeki talebinin velayet hakkı kapsamındaki yetkilerin kullanımı ile ilgili olduğu, velayet hakkı kapsamında çocuğun soyadını belirleme hakkının da yer aldığı, aynı hukuksal konumda olan erkeğe velayet hakkı kapsamında tanınan çocuğun soyadını belirleme hakkının kadına tanınmamasının velayet hakkının kullanılması bakımından cinsiyete dayalı farklı bir muamele teşkil edeceği, evlilik birliği içinde doğan çoc...
(Şerh No: 16766 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 21-04-2018 00:08)

Zamanaşımı sebebi ile davanın reddine karar verilmesi halinde, davanın esasına girilmiş sayılacağı ve bu sebeple, nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekeceğine dair 2018 tarihli HGK' dır.
(Şerh No: 16765 - Ekleyen: Stj.Av.Çiğdem KÖSE - Tarih : 16-04-2018 18:35)

Taşınmaz üzerinde tahsisi sırasında tarafları arasında doğmuş ve doğabilecek tüm borçlara teminaten konulduğu belirtilen ipoteğin, dayanağı olan kredi sözleşmesinin borçlu tarafça tamamen ifa edilmesine rağmen, başka bir borcun teminatı olarak kullanılıp kullanılamayacağı hususunun doktrine ve özellikle de rehnin belirliliği ilkesine atıf yapılarak incelenmesine yönelik içtihattır.
(Şerh No: 16764 - Ekleyen: Stj.Av.Çiğdem KÖSE - Tarih : 02-04-2018 20:29)

"En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir." hükmüne göre miras reddedilmiş olmakla tasfiyeye tabi tutulur. Yoksa 2. derece mirasçılarına yönlendirilmez.
(Şerh No: 16762 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 30-03-2018 23:05)

Birden fazla borçlunun takip edildiği icra dosyasında, kendisine tebligat yapılamayan borçlu hakkında takipten vazgeçilmesi halinde harç doğmaz
(Şerh No: 16761 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 30-03-2018 23:00)

Haciz isteme süresi itirazın iptali ilamının karar tarihinden itibaren başlayacağından, karar tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde takibin devamının istenmesi gerekir.
(Şerh No: 16763 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 30-03-2018 22:58)

Birden fazla borçlunun takip edildiği icra dosyasında borçlulardan biri hakkında İİK.78.maddesi gereğince 1 yıl içerisinde haciz talebinde bulunulmamış ise yenileme harcı yatırılmalıdır.
(Şerh No: 16760 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 30-03-2018 22:56)

Karar, belirsiz alacak davasının üç şekilde açılabileceğini ve bu üç şeklin ayırıcı unsurlarını ve ayrıca işçilik alacaklarından hangi alacak türlerinin belirsiz alacak olarak istenebileceğine ilişkin aydınlatıcı bilgiler içermektedir.
(Şerh No: 16759 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 19-03-2018 19:59)

üçüncü kişi nezdinde doğacak (beklenen) alacakların tezkere yazılması suretiyle haczi mümkün değildir. Bu itibarla şikayet olunanın alacaklı olduğu takip dosyasından Kazan Mal Müdürlüğü'ne gönderilen 03.06.2009 tarihli yazı, yasanın 89. maddesinde düzenlenen haciz ihbarnamesi niteliğinde olmayıp, haciz tezkeresi olarak kabul edilebilir. Haciz tezkeresi ile borçlunun üçüncü kişilerde doğacak alacaklarına haciz konulması mümkün değildir.
(Şerh No: 16758 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 14-03-2018 17:52)

Üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar nedeniyle tahsil edilen paraların alacaklıya ödenmesi için 103 davetiyesi gönderilmesi şart değildir.
(Şerh No: 16757 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 09-03-2018 10:34)

Haciz ihbarnamesi neticesinde dosyaya yatırılan paranın alacaklıya ödenmesi için 103 davetiyesi gönderilmesi gerekmemektedir.
(Şerh No: 16756 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 09-03-2018 10:32)

6102 Sayılı TTK 641/1 maddesi hükmü “Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir.” gereğince ortaklıktan çıkma payının, şirketin karar tarihine en yakın tarihteki mal varlığının gerçek değeri saptanarak buna göre belirlenmesi gerekir.
(Şerh No: 16754 - Ekleyen: Av.Hulusi METİN - Tarih : 27-02-2018 15:17)

İ.İ.K.133.Maddesi gereği iki ihale bedeli arası fark ile temerrüt faizinin ayrıca hükme hacet kalmaksızın aynı icra dosyası üzerinden tahsil edilebileceğinden ayrı bir takip konusu yapılmaz
(Şerh No: 16755 - Ekleyen: Fatih KABADAYI - Tarih : 27-02-2018 14:55)

Sanığın tüm aşamalarda suça konu çekin sahte çıktığını öğrenmesi üzerine müştekiden almış olduğu aracı iade ettiğine dair savunmaları ile müştekinin “zarar giderilmesi talebinin olmadığına ve sanıktan şikayetinin bulunmadığına ilişkin” talimat mahkemesinde alınan beyanı karşısında, suça konu olay nedeni ile müştekinin zararının giderilip giderilmediği, giderilmiş ise hangi tarihte giderildiği hususları araştırılarak, sanık hakkında TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen “etkin pişmanlık” hükümlerini...
(Şerh No: 16753 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 25-02-2018 17:21)

Disiplin cezalarına ilişkin cezalarda zamanaşımı sürelerinin geçmiş olması durumunda dahi zamanaşımı gerçekleştiğinden dolayı disiplin cezası verilmese de söz konusu disiplin suçunun işlenip işlenmediğinin tespitinin yapılması gerekir.
(Şerh No: 16750 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 24-02-2018 21:56)

Vasıflı işçi durumunda olan ve uzun süre kıdeme sahip bir işçinin asgari ücretle çalıştığının kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır.
(Şerh No: 16752 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 24-02-2018 21:53)

5362 sayılı Yasanın 3 üncü maddesinde belirtilen esnaf ve sanatkâr faaliyeti kapsamında kalan işyerinde üç kişinin çalışması halinde, 4857 sayılı Yasanın 4 üncü maddesinin (ı) bendi uyarınca, bu işyeri İş Kanununun kapsamının dışında kalmaktadır. Maddede üç işçi yerine “üç kişi”den söz edilmiştir. Bu ifade, işyerinde bedeni gücünü ortaya koyan meslek ve sanat erbabını da kapsamaktadır. İşinde bedeni gücü ile çalışmakta olan esnaf dahil olmak üzere toplam çalışan sayısının üçü aşması durumunda iş...
(Şerh No: 16751 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 24-02-2018 21:51)

Borçlu ile lehine iptale konu tasarrufun tarafı olan kişi arasındaki akrabalık derecesi 3. dereceden daha uzak ise bu durumda tasarruf işleminin İİK. nın 278/III-1-2 maddesi ile 280/1-2 maddesi uyarınca iptali gerekip gerekmediğinin irdelenmesi ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
(Şerh No: 16749 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 22-02-2018 13:48)

Davacı, kiralananı davalıdan satın almakla, satın aldığı mecurla birlikte bütün hak ve yükümlülüklerde devredilmiş olur. Davalı satıcı, mecurun satış tarihine kadar depozitonun teminat olarak verildiği konularda kiracıdan talep edebileceği bir hak ve alacağı olduğunu, bu hak ve alacakları için teminatı yedinde tutmak hakkı olduğunu kanıtlamadığı gibi bu yönde bir savunması da yoktur. Bu durumda davalının depozitoyu elinde tutmasının yasal dayanağı kalmadığından yeni malik olarak kiralayan sı...
(Şerh No: 16748 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-02-2018 15:29)

Alt kira ilişkisi asıl kiraya veren alacaklıyı bağlamayacaktır.
(Şerh No: 16746 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 25-01-2018 12:49)

Alt kiracı üçüncü kişi sayılmayacağı için bu madde hükmünün uygulanması mümkün değildir.
(Şerh No: 16745 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 25-01-2018 12:46)

Kira borcunun ödenmesi halinde faiz ve icra giderleri gibi diğer alacaklar ödenmemiş olsa dahi tahliye için gerekli olan temerrüt oluşmaz.
(Şerh No: 16744 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 17-01-2018 12:24)

Kira farkı alacağı ve tahliye istemli takibe itiraz üzerine itirazın kaldırılması ve tahliye talepli dava ikame edilmiştir. 6098 S.K.'un yürürlüğe girdiği 1.7.2012 öncesi için taraflar arasında akdedilen 1.4.2010 tarihli kira sözleşmesinde yıllık kira artışına dair kararlaştırılan oranda ve 6098 S.K.'un yürürlük tarihi sonrası için de 344/1. maddesi uyarınca ÜFE oranında artış uygulanmak suretiyle kira bedeli bulunup; kira farkı alacağı bu çerçevede hesaplanmalıdır.
(Şerh No: 16743 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 11-01-2018 15:00)

Kira farkı alacağı ve tahliye istemli takibe itiraz üzerine itirazın kaldırılması ve tahliye talepli dava ikame edilmiştir. Taraflar arasında akdedilen 01.04.2008 başlangıç tarihli, 3 yıl süreli kira sözleşmesinde “1. yılın bitiminden sonraki kira artışında senelik TEFE+ÜFE/2 oranı baz alınacaktır” şeklindeki düzenleme geçerli olup tarafları bağlar. 1.07.2012'den sonrası için işbu tarihte yürürlüğe giren TBK m.344 hükmü de gözetilerek ÜFE artış oranını geçmemek üzere sözleşme hükmü doğrultus...
(Şerh No: 16742 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 11-01-2018 15:00)

 Bilgi  [İşK. 21] 7036 SAYILI İŞ MAHKEMELERİ KANUNU’NUN 12. MADDESİ GEREKÇESİDİR
MADDE 12- Madde ile, 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Üçüncü fıkradan sonra eklenen fıkrayla mahkeme veya özel hakemin, ikinci fıkrada düzenlenen tazminat ile üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirleyeceği hüküm altına alınmaktadır. Uygulamada işe iade kararı veren mahkeme boşta geçen süreye ilişkin alacak (ücret ve diğer haklar) ile işe başlatmama tazminatını ay esaslı olarak belirlemektedir...
(Şerh No: 16740 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 06-01-2018 18:32)

 Bilgi  [İşK. 20] 7036 SAYILI İŞ MAHKEMELERİ KANUNU’NUN 11. MADDESİ GEREKÇESİDİR
MADDE 11- Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile, işe iade talebiyle açılacak davalar için arabulucuya başvurulmuş olması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 20 nci maddesinde işe iade talebiyle açılacak davalar düzenlendiği için, Tasanda yapılan düzenlemeye uyum sağlamak amacıyla maddede zorunlu olarak değişiklik yapılmaktadır. İşe iade talebiyle dava açmak için 4857 sayılı Kanunun 20 nci maddesinde öngörülen bir aylık süre, yapılan değişiklik ile arabulucuya...
(Şerh No: 16741 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 06-01-2018 18:30)

İkinci ihalede de alıcı çıkmaması halinde satış talebi düşer ve bu tarihten itibaren yasal süresi içinde yeniden satış istenirse haciz varlığını korur.
(Şerh No: 16739 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 27-12-2017 19:43)

İİK. 339. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiası ile yapılan başvurunun reddine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararıdır.
(Şerh No: 16738 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 26-12-2017 14:20)

(1) In case there has been committed a new offence after finalization of judgement rendered because of an offence previously, the provisions of repetition shall be applied. For this, there shall not be necessary that the penalty has been executed. (2) Provisions of repetition shall not be applied because an offence that has been committed previously about the offences committed after; (a) Five years from the date on which that penalty was executed in case of a conviction to a penalty for a term of more than five years, (b) Three years from the date on which that penalty was executed in case of a conviction to a penalty of imprisonment for a specific term of less than five years or judicial fine, Have passed. (3) In case of repetition, if there has been prescribed penalty of imprisonment and judicial fine alternatively in the article of law related to the following offence, there shall be resolved to penalty of imprisonment. (4) There shall not be applied repetition provisions between deliberate offences and reckless offences and between mere military offences and other offences. The provisions rendered by the courts of foreign countries shall not be taken as basis for repetition so as to be excluded the offences of deliberate killing, deliberate wounding, plundering, fraud, producing and trading of narcotics and stimulant substances, forgery on money and valuable seal. (5) There shall not be applied the provisions of repetition due to the offences...
(Şerh No: 16737 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 25-12-2017 20:53)

(1) About a person who is mentally ill at the time on which he or she has committed the offence, there shall be resolved to security measure with the purpose of protection and treatment. Mentally ill persons about whom has been resolved to security measure, shall be taken under protection and treatment in medical institutions having high security. (2) Mentally ill person about whom has been resolved to security measure may be released by the decision of court or judge upon specification in the report drawn up by the medical board of the institution in which he or she has been accommodated that the dangerousness to society no longer existed or considerably diminished. (3) There shall be specified in the report of the medical board whether medical control and follow up of the person is necessary or not in respect of security according to the nature of mentall illness and the act committed, if necessary, what the duration and intervals of that would be. (4) Medical control and follow up shall be provided by the Public Prosecutorship by being these persons sent for period and at intervals specified in the report to medical institutions having technical equipments and competent specialists. (5) When it has been understood in medical control and follow up that dangerousness of the person with regard to mental illness for community increased, there shall be decided to security measure with the purpose of protection and treatment, by depending upon the report prepared. In...
(Şerh No: 16736 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 25-12-2017 20:51)

(1) There shall be applied security measures specific to legal entities about legal entities which have been provided an unjust benefit in favour of them by means of committal of the offence of bribery.
(Şerh No: 16735 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 25-12-2017 20:47)

(As amended: July 2,2012-6352/87 th Art.) (1) Any person who provides benefit, directly or through the instrument of intermediaries to a public official or any other person who he or she indicated in order him or her to perform or not to perform a task related to carrying out of his or her duty, shall be sentenced to a punishment of imprisonment from four years to twelve years. (2) Any poblic official who provides benefit, directly or through the instrument of intermediaries to him/her or any other person who he or she indicated in order him or her to perform or not to perform a task related to carrying out of his or her duty, shall also be sentenced to the punishment specified in the first paragraph. (3) In case where it was agreed upon a bribe, there shall be resolved to punishment as if the offence were completed. (4) In the cases where the public official requested a bribe but it was not accepted by the person or the person offered or promised in the matter of providing benefit to the public official but it was not accepted by the public official, the punishment to be imposed on the perpetrator according to the provisions of paragraphs 1 and 2 shall be reduced by half. (5) Any person who mediates in transmitting of the offer or request to the other party, concluding of the bribery agreement or providing the bribe, shall be punished as a joint perpetrator irrespective of being regarded that he or she was having the capacity of a public official. (6) Any t...
(Şerh No: 16734 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 25-12-2017 20:45)

(As amended: April 30,2008-5759/1 st Art.) (1) Any person who openly humiliates the Turkish Nation, the State of Turkish Republic, the Turkish Grand National Assembly and judicial bodies of the State is punished by imprisonment from 6 months to 2 years. (2) Any person who openly humiliates the military or security organization of the State is punished by imprisonment according the provision of the first paragraph. (3) Expressions of thought made for criticizing shall not constitute a crime. (4) The prosecution due to this article is subject to the permission of the Minister of Justice.
(Şerh No: 16733 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 25-12-2017 20:42)

İkinci ihalede de alıcı çıkmaması halinde satış talebi düşer ve bu tarihten itibaren süresi içinde yeniden satış istenirse haciz varlığını korur.
(Şerh No: 16732 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 25-12-2017 12:38)

Özet: Her ne kadar yukarıda anılan kanun hükümleri uyarınca borç ipotek ile temin edilmiş olsa bile elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilirse de somut olayda öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğinden alacaklı tercih hakkını bu takip türünden yana kullanmış olup aynı borca ilişkin olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapamaz. Bu durumda İİK'nun 45/1 hükmü uyarınca rehnin paraya çevrilmesi yolu ile...
(Şerh No: 16731 - Ekleyen: Av.Abddurrahman YILDIRIM - Tarih : 22-12-2017 10:14)

The attorney has the right to review all the documents related to his or her person in the bar association.
(Şerh No: 16730 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 20:52)

The attorney will present a copy of the lawsuit petition which has been filed against him or her in connection with his or her professional activities to his or her bar association. The attorney is obliged to accept the offer of mediation made by his or her bar association in legal disputes.
(Şerh No: 16729 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 20:51)

An attorney who has to be absent from his or her office for quite a long time will inform his or her bar association of the name of a colleague who will take care of his or her business and receive his or her clients.
(Şerh No: 16728 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 20:49)

The attorney takes care to maintain his or her office in a state proper to the dignity of the profession.
(Şerh No: 16727 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 20:49)

The attorney is obliged to conduct in accordance with the requirements of professional solidarity and order adopted by the Union of Bar Associations of Turkey.
(Şerh No: 16726 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 20:48)

The attorney may not claim conflicting requests for the same suit.
(Şerh No: 16725 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 20:47)

The attorney must make sure that other position and opportunities that he or she legally have possession of do not be effective in his or her professional activities. The attorney may not benefit from specialities of the attribution of attorneyship in personal disputes out of his or her professional activities.
(Şerh No: 16724 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 20:45)

The attorney must avoid any kind of conduct in the nature of providing work for him or her.
(Şerh No: 16723 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 20:44)

The attorney must meticulously avoid any kind of unnecessary acts intended solely to promote his or her reputation. a) The attorney may only announce his change of address by publication in such a way that not to bear the nature of advertisement. b) The attorney's letterheads, business cards, and office signs may not be in such lavish design to bear the nature of advertisement. c) The attorney may make his or her address written in the businesses section of the telephone directory. Except this, he or she may not make given place to any letters in different sizes and writings that are in the nature of advertisement. ç) Attorneys which establish joint office, will take care that their office shall not be a means of advertisement and not lose its quality of being a law office.
(Şerh No: 16722 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 20:43)

The attorney will be interested in the legal aspect of allegation and defense. He or she must remain outside of the hostilities engendered by the dispute between the parties.
(Şerh No: 16721 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 20:40)

The attorney must express his or her ideas in a mature and objective manner in writing and speech. The attorney must avoid explanations not related to law or statutes in his or her professional activities.
(Şerh No: 16720 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 20:38)

The attorney has to refrain from all attitudes and conduct that would blemish the respectability of the profession. The attorney is obligated to be attentive at this in his or her private life, as well.
(Şerh No: 16719 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 20:36)

The attorney will conduct his or her professional activities in such a way that to ensure public faith and confidence and with a complete devotion in his or her work.
(Şerh No: 16718 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 20:35)

The attorney retains his or her independence in his or her professional activities and avoids accepting work that could injure that independence.
(Şerh No: 16717 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 20:33)

Turkish attorneys have believed the necessity of the independence of bar associations and of the Union of Bar Associations of Turkey, resolved to accomplish the duties rest upon them in this respect both individually and institutionally.
(Şerh No: 16716 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 20:31)

Yetki itirazı ile esas hakkında itiraz birlikte yapıldığında açılan itirazın iptali davasında yetki itirazı kabul edilirse, esas hakkındaki itiraza geçilmeden davanın REDDİNE karar verilir.
(Şerh No: 16715 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 15-12-2017 14:53)

Senetteki düzeltme ve değişikliklerin keşideci tarafından paraf edilmesi gerekmektedir. Ayrıca çift vadeli olarak düzenlenen senetler kambiyo senedi vasfında değildir.
(Şerh No: 16714 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 15-12-2017 14:50)

Adli Tıp Kurumunun Grofoloji bölümünün imza incelemesinde son mercii olarak kabulü mümkün bulunmadığından bu rapora üstünlük tanınarak sonuca gidilemez. Mahkemece her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden ve ehil bilirkişilerden oluşacak bir kuruldan mütalaa alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gereklidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
(Şerh No: 16712 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 15-12-2017 14:47)

Sanığa yapılan tebligat iade döndüğü halde icra dairesindeki taahhüdünde tüm sürelerden feragat ettiği ve takibin kesinleştirilmesi yönünde bir beyanının bulunmaması karşısında borçlu sanık yönünden takibin kesinleşmemesi nedeniyle henüz borçlu duruma düşmediği için cezalandırılması mümkün değildir.
(Şerh No: 16713 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 15-12-2017 09:01)

Adli Tıp Kurumu imza incelemesinde üst ve son mercii olmadığı gibi, esasen rapor sonuç doğrucu ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Öyle olunca mahkeme üniversitelerin güzel sanatlar bölümünden oluşturulacak bilirkişi heyetinden senetteki imzanın davalı eli ürünü olup olmadığına ilişkin Tetkik Mercii içerisindeki medarı tatbik imzalar ve 3.7.2001 tarihli oturumdaki imzaları incelenerek yeniden rapor aldırılmalıdır.
(Şerh No: 16711 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-12-2017 20:06)

Takibe koyulan senetteki imzaya itiraz edilmesi halinde görülecek olan imzaya itiraz davasında, imzanın takibin borçlusuna ait olduğunu ispat külfeti takip alacaklısındadır.
(Şerh No: 16709 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 14-12-2017 19:57)

89/3'e göre gönderilen 3. Haciz İhbarnamesi nedeniyle açılan menfi tespit davasında, alacaklı taraf aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerekir.
(Şerh No: 16710 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 14-12-2017 19:45)

Sanığın üzerine atılı suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı itibariyle 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesi uyarınca istinabe suretiyle sorgusununyapılamayacağının gözetilmemesi BOZMAYI gerektirmiştir.
(Şerh No: 16708 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 08-12-2017 12:31)

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup ayıplı ifa nedeniyle bedelde indirim yapılarak yükleniciden tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece tahkim şartının geçersiz olması sebebiyle tahkim ilk itirazı reddedilerek, işin esasına girilip taraf delilleri toplandıktan sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak davanın görev yönünden reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmektedir.
(Şerh No: 16707 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 30-11-2017 11:24)

T.C. Sanık müdafiinin itiraz dilekçesinin 12/10/2017 tarih 19.52'de Uyap sisteminden gönderildiği, elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda bittiği ve itirazın süresinde yapıldığı anlaşılmış olması nedeniyle sanık müdafii Av.Onur Güler tarafından yapılan itirazının KABULÜ'ne karar verilmiştir.
(Şerh No: 16706 - Ekleyen: Av.Onur GÜLER - Tarih : 28-11-2017 20:40)

Gayrımenkul üzerine konulan hacizde satış isteme süresi haciz kararının verildiği tarihten başlar
(Şerh No: 16705 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 22-11-2017 17:07)

Borçlunun çalıştığı işyerine yazılan maaş haciz müzekkeresi için cevap verilmemesi halinde tekit amaçlı yeniden müzekkere gönderilmesi hususunda kanunda bir düzenleme bulunmadığı, bir kez gönderilmiş olmasının kanuna göre yeterli olduğu hakkında.
(Şerh No: 16704 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 22-11-2017 09:40)

Borçlunun çalıştığı işyerine yazılan maaş haciz müzekkeresi için cevap verilmemesi halinde tekit amaçlı yeniden müzekkere gönderilmesi hususunda kanunda bir düzenleme bulunmadığı, bir kez gönderilmiş olmasının kanuna göre yeterli olduğu hakkında.
(Şerh No: 16703 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 22-11-2017 09:39)

Ödeme emrinin hukuki sonuç doğurabilmesi için öncelikle 55. maddede sayılan bilgileri içermesi gerekmektedir. Dolayısıyla, anılan bilgileri içermeyen işlemlerin, ödeme emri olarak kabul edilmesine olanak bulunmamaktadır.
(Şerh No: 16701 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 17-11-2017 22:42)

Ödeme emirlerinin bu madde uyarınca kanunda yazılı unsurları ihtiva etmesi gerekir. Genellikle takibe konu amme alacağının niteliğinin tayinine yarayacak bu hususların ödeme emriyle borçlunun bilgisine sunulmasıyla amme borçlusu, hangi alacak için takip edildiğini öğrenerek buna karşı kullanabileceği savunma sebeplerine göre mercilere başvurmak veya takibin devamına izin vermek yollarını kullanabilecektir Alacağın niteliği ve yasal dayanağının tayinine imkan verecek gerekli bilgileri taşımayan ö...
(Şerh No: 16702 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 17-11-2017 22:38)

Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararına karşı sanık müdafiinin yaptığı itirazı inceleyip reddeden Bilecik Ağır Ceza Mahkemesi heyetinde yer alan başkan ve üyelerin, görevsizlik kararı ile gelen dosyanın yargılamasına katılmış olmalarında, bir karar veya hükme katılan hakimin yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar ya da hükme katılma hali de söz konusu değildir.
(Şerh No: 16700 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-11-2017 22:40)

Tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı bir hakimin reddinin istenmesi, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusu başlayıncaya kadar, sonradan ortaya çıkan veya öğrenilen sebeplerle ise ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde yapılması ile sınırlı olduğundan ve sanığın 26.09.2008 tarihinde yapılan sorgusundan sonra 06.03.2009 tarihinde sanık müdafileri tarafından talepte bulunulduğundan, istem süresinden sonra yapılmıştır.
(Şerh No: 16699 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-11-2017 22:37)

Bu düzenlemeler ışığında davalı kiracının tacir olduğunun dosyadaki evraklardan anlaşılması ve TBK 325. maddesinin tacirler için ertelenmiş olması karşısında sözleşme serbestisi hükümlerine göre tarafların sözleşmeye uymalarının gerektiği, davalı kiracı tarafından anahtar tesliminin ispatlanamadığı ve dava konusu taşınmazın 01.05.2010 tarihinde tahliye ve teslim edildiği hususunda tarafların mutabık olmadığının anlaşılmasına göre tacir olan davalının dönem sonuna kadar olan kiradan ve sözleşme s...
(Şerh No: 16698 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 02-11-2017 23:02)

Dava dilekçesinde bir ay kadar önce evi terkettiği açıkça ifade edilen ve zabıta araştırmasında o adreste yaşamadığı belirlenen davalıya "aynı zamanda davacının da yerleşim yeri adresi olan adreste" Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre yapılan tebligatı geçerli ve usulüne uygun saymak olanağı yoktur.
(Şerh No: 16697 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 02-11-2017 13:26)

Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adres olarak kabul edileceğine ve tebligatın burada yapılacağına imkan veren Tebligat Kanununun 10. maddesine 6099 sayılı Yasayla ilave edilen hüküm; bu adresin aynı davada hasım olan diğer tarafın adresi olmaması halinde uygulanabilir.
(Şerh No: 16696 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 02-11-2017 13:23)

Davacı kadın dava dilekçesinde eşinin bir ay önce ortak konutu terkedip gittiğini bildirmiş, davalının adresi olarak da mernis adresine tebligat yapılmasını istemiştir. Dava dilekçesinde "bir ay kadar önce evi terkettiği" açıkça ifade edilen ve zabıta araştırmasında o adreste yaşamadığı belirlenen davalıya "aynı zamanda davacının da yerleşim yeri adresi olan adreste" Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre yapılan tebligatı geçerli ve usulüne uygun saymak olanağı yoktur. Bu husus gözetilmeden...
(Şerh No: 16695 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 02-11-2017 13:17)

Kararda İhtiyati haciz aşamasında alınması gereken tahsil harcı oranını göstermektedir.
(Şerh No: 16694 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 01-11-2017 20:52)

Borçlu, 2.6.2015 tarihindeki haciz sırasında borcunu iki ay içerisinde ödemezse emekli maaşının tamamının kesilmesine muvafakat etmiş; alacaklının 29.6.2015 tarihli talebine istinaden borçlunun emekli maaşına haciz uygulanmıştır. Borçlunun emekli maaşının kesilmesine dair beyanı karşılıklı edimleri içermeyip, tek taraflı olmakla borçlunun muvafakatinin şarta bağlı olduğundan söz edilemez. Emekli maaşı üzerindeki haczin kaldırılmasına dair şikayetin reddi yerindedir.
(Şerh No: 16693 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 01-11-2017 18:29)

Müşterek mülkiyete konu taşınmazdaki borçluya ait pay satılmış; taşınmazdaki üçüncü kişi paydaşa İİK m.135'e istinaden tahliye emri gönderilmiştir. Paylı mülkiyette satılan payın taşınmazın hangi bölümüne isabet ettiği belli olmayıp, yalnızca taşınmazdaki payın miktarına işaret etmekle; müşterek mülkiyete tabi taşınmazda, 26/214 payın kayden maliki olan şikayetçi paydaş yönünden İİK.'nun 135. maddesi gereğince tahliye talebinde bulunulamayacağı açıktır.
(Şerh No: 16692 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 01-11-2017 18:21)

 Bilgi  [İşK. 92] 7036 S.K. m.14 ile yapılan Değişiklik Gerekçesi
Kanunun 13 üncü maddesiyle 4857 sayılı İş Kanununun 91 inci maddesinde yapılan değişikliğin zorunlu sonucu olarak ve aynı gerekçeye istinaden madde ile, 4857 sayılı Kanunun 92 nci maddesinde de değişiklik yapılmaktadır.
(Şerh No: 16691 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 16:47)

 Bilgi  [İşK. 91] 7036 S.K. m.13 ile yapılan Değişiklik Gerekçesi
Tasarıyla kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi alacak ve tazminatları için arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiştir. Madde ile, Çalışma ve İş Kurumu il müdürlükleri personelinin “iş sözleşmesi fiilen sona eren işçilerin” kanundan, iş ve toplu iş sözleşmesinden doğan bireysel alacaklarına ilişkin şikayetleri inceleme yetkisi kaldırılmaktadır. İş sözleşmesi devam eden işçiler bakımından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının iş müfettişleri eliyle denetim...
(Şerh No: 16690 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 16:45)

 Bilgi  [İşK. EK MADDE 3] Madde Gerekçesi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun “I. On yıllık zamanaşımı” başlıklı 146 ncı maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Anılan Kanunun “II. Beş yıllık zamanaşımı” başlıklı 147 nci maddesinde ücret gibi dönemsel edimler için beş yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. 4857 sayılı İş Kanununun 32 nci maddesinde yer alan “Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.” şeklindeki hüküm de bu düzenlemeyle uyumludur. Feshe bağlı alacaklar...
(Şerh No: 16689 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 16:42)

 Bilgi  [İşMK GEÇİCİ MADDE 1] Madde Gerekçesi
Maddenin birinci fıkrası ile, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu gereğince kurulan iş mahkemelerinin Kanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edileceği ve maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davaların, açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam olunacağı hükme bağlanmaktadır. Kural olarak usul hükümleri derhal yürürlüğe girer. Ancak Kanunla getirilen “dava şartı olarak arabuluculuğa” ilişkin hükümlerin derhal yürürlüğe girecek olması, yargı mercilerinin elinde derdes...
(Şerh No: 16688 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 16:18)

 Bilgi  [İşMK 12] Madde Gerekçesi
Madde ile, 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Üçüncü fıkradan sonra eklenen fıkrayla mahkeme veya özel hakemin, ikinci fıkrada düzenlenen tazminat ile üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirleyeceği hüküm altına alınmaktadır. Uygulamada işe iade kararı veren mahkeme boşta geçen süreye ilişkin alacak (ücret ve diğer haklar) ile işe başlatmama tazminatını ay esaslı olarak belirlemektedir. Bunun so...
(Şerh No: 16687 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 16:13)

 Bilgi  [İşMK 11] Madde Gerekçesi
Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile, işe iade talebiyle açılacak davalar için arabulucuya başvurulmuş olması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 20 nci maddesinde işe iade talebiyle açılacak davalar düzenlendiği için, Tasarıda yapılan düzenlemeye uyum sağlamak amacıyla maddede zorunlu olarak değişiklik yapılmaktadır. İşe iade talebiyle dava açmak için 4857 sayılı Kanunun 20 nci maddesinde öngörülen bir aylık süre, yapılan değişiklik ile arabulucuya başvurma...
(Şerh No: 16686 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 16:12)

 Bilgi  [İşMK 10] Madde Gerekçesi
Maddenin birinci fıkrası ile, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun yürürlükten kaldırıldığı belirtilmektedir. Maddenin ikinci fıkrası ile, yürürlükten kaldırılan 5521 sayılı Kanuna yapılan atıfların Kanuna yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmaktadır.
(Şerh No: 16685 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 16:12)

 Bilgi  [İşMK 9] Madde Gerekçesi
Madde ile, uygulamada herhangi bir tereddüde meydan vermemek amacıyla Kanunda hüküm bulunmayan haller bakımından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa genel bir atıf yapılmaktadır.
(Şerh No: 16684 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 16:11)

 Bilgi  [İşMK 8] Madde Gerekçesi
Madde ile, iş mahkemelerince verilip temyiz edilemeyen, bir başka ifadeyle bölge adliye mahkemelerinde kesinleşen kararlar düzenlenmektedir. Bu kapsamda 4857 sayılı İş Kanununun 20 nci maddesinde düzenlenen fesih bildirimine itiraz (işe iade) davaları ve işveren tarafından toplu iş sözleşmesi veya işyeri düzenlemeleri uyarınca işçiye verilen disiplin cezalarının iptali için açılan davalar sayılmaktadır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ile 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendika...
(Şerh No: 16683 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 16:11)

 Bilgi  [İşMK 7] Madde Gerekçesi
Maddenin birinci fıkrası ile, iş mahkemelerinde basit yargılama usulünün uygulanması kabul edilmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 316 ila 322 nci maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulünde cevaba cevap (replik) ve ikinci cevap (düplik) dilekçelerinin bulunmaması, iki duruşma arasının kural olarak bir aydan fazla olamaması gibi yasal düzenlemeler dikkate alındığında davaların daha kısa süre içinde çözümlenme imkanı bulunduğu belirtilmelidir. Maddenin ikinci fıkrası ile, ...
(Şerh No: 16682 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 31-10-2017 16:10)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,05735302 saniyede 10 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.