Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

Trafik kazası, cezayı gerektiren bir eylemden meydana gelmiş ise ve ceza kanununu bu fil için daha uzun bir zaman aşımı öngürmüş ise uzamış zamanaşımı söz konusundur. Dava trafik kazasından kaynaklı maddi-manevi zararın isteminden ibaret olup mahkeme zamanaşımına uğradığından dolayı işin esasına geçmeden red etmiştir. Oysaki; uyuşmazlığa konu olan haksız fiilden ötürü ceza davasının devam ettiği ve ceza hukuku bakımından uzamış zamanaşımı süresi dikkate alınmadan davayı red etmesi doğru değ...
(Şerh No: 16842 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 12-09-2018 08:54)

Kendisinden uzun zamandan beri haber alınmayan kişinin mahkemece gaipliğine karar verilmesi için Türk Medeni Kanun 35/2 maddesi gereğince en son haber alma tarihinin net olarak belirlendikten sonra karar verilmesi gerekmekte olup, tarihi belirlenmeden gaipliğe karar verilmesi durumunda nufus kaydında kuşkuya yol açacağından mahkemenin, son haber tarihini belirlemeden gaiplik kararı vermesi doğru değildir.
(Şerh No: 16843 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 12-09-2018 08:42)

Tüketici hakem heyetinin sahven almış olduğu karara istaneden icra takibi başlatan tüketicinin, kararın sehven alındığını öğrendikten sonra icra takibinden vazgeçmesine rağmen davacı tarafından hakem heyeti kararına Tüketici Mahkemesine itiraz edip daha sonra davanın konusuz kalmasından dolayı tüketici aleyhine vekalet ücretini yüklemesi doğru değildir. Çünkü; Tüketici dava açılmadan önce icra takibinden vazgeçmiş başka bir anlatımla davanın açılmasına davalı tüketicinin sebebiyet vermediğinde...
(Şerh No: 16844 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 12-09-2018 08:38)

Yemin edecek kimsenin mahkemenin yargı çevresinin dışında olması durumunda istinabe yoluyla yemin ettirilmesi gerekirken, mahkemenin yemin edecek kişiyi mahkeme çağrılması ve gerekli tebliğ ve uyarıları yaparak çağrı da bulunması doğru değildir.
(Şerh No: 16845 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 12-09-2018 08:32)

Zamanaşımı, maddi hukuk kurumu olmayıp usul hukuku içerisindeki savunma aracıdır. Usul hukukunda belirtilen süreler içerisinde öne sürülmesi zorunlu olup süresi içerisinde sunulmaması durumunda mahkeme tarafında resen göz önüne alınarak karar vermesi mümkün değildir. HMK 25.'de hakimin tarafların söylemediği şeyleri-vakıları kendiliğinden dikkate alamayacağını da düzenlemiştir. Davalının, yargılamanın hiç aşamasında zamanaşımı savunmasında bulunmamasına rağmen hakimin resen göz önüne alarak ka...
(Şerh No: 16841 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 11-09-2018 15:31)

Öte yandan; itirazın iptali davası her ne kadar genel hükümler çerçevesinde yargılamaya tabi ise de davanın temelini icra takibinin oluşturduğunda ve davanın icra takibi ile ayrılmaz bir bütün teşkil ettiğinde kuşku bulunmamaktadır. Mahkemenin İcra Tetkik Merci yerine geçerek İcra Dairesi'nin yetkisi konusunda bir karar verebileceğinin ve borca itirazı inceleme konusunda kendisinin yetkili olup olmadığını ancak bundan sonra karara bağlayabileceğinin kabulü, davaların en az giderle ve mümkün olan...
(Şerh No: 16837 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 11-09-2018 12:38)

Düğün masraflarını isteme , boşanmanın fer'isi niteliğinde olmayıp, TMK'nın 174/1. maddesine de dayanmamaktadır. Bu talep , boşanmadan bağımsız olup , nispi harca tabidir. Yatırılan başvurma harcı tüm istekleri kapsar. Talep edilen tazminat üzerinden nispi peşin harç noksanlığının Harçlar Kanununun 30-32. maddeleri gereğince tamamlattırılması, harç tamamlandığı takdirde görev hususu da düşünülerek bir karar verilmesi, aksi takdirde Harçlar Kanununun 30. maddesinde gösterilen usul çerçevesinde...
(Şerh No: 16828 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 10-09-2018 13:22)

Kararda Maddi Tazminat açısından yasada geçen mevcut ve beklenen menfaatlerden ne anlaşılması gerektiği açıklanmıştır.
(Şerh No: 16827 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 08-09-2018 20:39)

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmış olan davalarda tarafların dava ve cevap dilekçeleri ile delil listelerinde “sair deliller, her türlü delil, ve sair deliller” gibi ibarelerin bulunması halinde tarafların yemin deliline başvurmuş sayılamayacakları ve bu kapsamda hâkimin ispat yükü kendisine düşen tarafa “yemin teklifinde bulunma hakkı”nı hatırlatamayacağı hususundadır.
(Şerh No: 16826 - Ekleyen: Stj.Av.Rıza GÜNDOĞDU - Tarih : 08-09-2018 20:28)

Bu durumda, kaçak olarak yurda sokulmasına rağmen ........................adına tescil edildikten sonra ........................ plaka ile davacı adına tescil edilen sözkonusu aracın davacı tarafından satın alınması ve adına tescilinin yapılması sırasında gerekli araştırma ve soruşturmayı yapmayarak üzerine düşen dikkat ve özeni yerine getirmeyen davalı idarenin hizmet kusurunun bulunması nedeniyle, trafik tescil kaydına güvenerek satın aldığı aracın, Mahkeme kararı üzerine müsaderesine karar ve...
(Şerh No: 16824 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 03-09-2018 09:06)

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Beraat
(Şerh No: 16823 - Ekleyen: Av.Tolga ERSOY - Tarih : 30-08-2018 00:29)

 Bilgi  [VUK. 371] "Pişmanlık ve Islah" konulu VUK-95/ 2017-8 sayılı 12/09/2017 tarihli VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ
T.C. MALİYE BAKANLIĞI Gelir İdaresi Başkanlığı VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ/95 Konusu: Pişmanlık ve Islah Tarihi: 12/09/2017 Sayısı: VUK-95/ 2017-8 1. Giriş 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Pişmanlık ve ıslah" başlıklı 371 inci maddesinin uygulamasına yönelik açıklamalar bu Sirkülerin konusunu oluşturmaktadır. 2. Açıklama 213 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde, beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinde...
(Şerh No: 16822 - Ekleyen: Av.Tolga ERSOY - Tarih : 30-08-2018 00:12)

Yapı alacaklılarının ikinci grubunu ise taşınmaz maliki ile aralarında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmayan alt yüklenici ve zanaatkarlar oluşturmaktadır. Bu kişilerin akdi ilişkisi taşınmaz maliki ile eser sözleşmesi imzalamış olan asıl yüklenicilerdir. Bu kişiler yapım işini ayrı bir eser sözleşmesiyle yükleniciye karşı taahhüt etmişlerdir. Aralarında doğrudan bir eser sözleşmesi olmadığı halde taşınmaz maliki, alt yüklenicinin yükleniciden olan yapı alacaklarından kanun gereği sorumlu tu...
(Şerh No: 16817 - Ekleyen: Adem ERKEKER - Tarih : 29-08-2018 09:36)

CMK 188/1 ZORUNLU MÜDAFİİLİĞİ MAHKEME HEYETİNDEN SAYDIĞINDAN ŞÜPHELİ-SANIK AÇIKÇA MÜDAFİ TALEBİ OLMADIĞINI BEYAN ETSE BİLE ZORUNLU MÜDAFİLİK KOŞULLARI OLUŞMUŞSA RESEN MÜDAFİ ATANMASI GEREKMEKTE OLUP ADİL YARGILANMA HAKKI AÇISINDAN ZORUNLUDUR.
(Şerh No: 16820 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 28-08-2018 16:58)

Özel Hastanede yanlış tedavi uygulanmasından doğan maddi ve manevi zararın istemesinde görevli mahkeme; doktor ile hasta arasındaki hukuki ilişkinin vekalet ilişkisi olduğundan tüketici mahkemesidir.
(Şerh No: 16821 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 24-08-2018 13:44)

BOŞANMA AŞAMASINDA OLAN SANIĞIN, EŞİNİN SOSYAL MEDYA ADRESİNE GİRİP ELE GEÇİRDİĞİ MESAJLARI, BOŞANMA DAVASINA DELİL OLARAK SUNMA, EYLEMİ HUKUKA AYKIRI HAREKET ETME BİLİNCİYLE DAVRANMADIĞI SALT, EŞİNİN GÜVEN SARSICI TUTUM VE DAVRANIŞLARINI HUKUK MAHKEMESİNDE İSPATLAMA AMACIYLA YAPTIĞINDAN CEZA VERİLEMECEĞİ..
(Şerh No: 16819 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 17-08-2018 23:32)

Geçerli bir kat karşılığı inşaat sözleşmesinde, yükleniciye ait olacağı kararlaştırılan bir bağımsız bölümün, yüklenici tarafından adi yazılı bir sözleşmeyle üçüncü kişiye satılması, Yargıtay'ın kökleşmiş uygulamasına göre, tapulu taşınmaza ilişkin bir satış sözleşmesi değil, Borçlar Kanunu'nun 162 ve sonraki maddelerinde düzenlenen "alacağın temliki" hükümlerine tabi bir işlemdir.
(Şerh No: 16818 - Ekleyen: Av.M.Mustafa ÖZKUL - Tarih : 01-08-2018 18:52)

 Türkçe  [TCK. 234] (1) Velayet hakkı elinden alınmış ana, baba veya üçüncü derece dahil kan hısmının, onaltı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir kullanmaksızın ya da tehdit etmeksizin kaçırması ya da alıkoyması halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (2) Fiil cebren veya tehditle işlenmiş ya da çocuk henüz oniki yaşını bitirmemiş ise ceza bir kat artırılır. 3) (Ek: 6/12/2006 – 5560/10 md.) Kanunî temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin, rızasıyla* da olsa, yanında tutan kişi, şikâyet üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(Şerh No: 16816 - Türkçeleştiren: Mustafa TOSUN - Tarih : 30-07-2018 14:36)

Hemen belirtilmelidir ki; satışa konu edilen bir malın devrinin belirli bir semen karşılığında olacağı kuşkusuzdur. Semenin bir başka ifade ile malın bedelinin ise mutlaka para olması şart olmayıp belirli bir hizmet ya da emek de olabileceği kabul edilmelidir. (HGK.'nun 29.4.2009 gün 2009/1-130 S.K.). Ancak normalin üzerinde özel ve külfet arzeden hizmetlerin semen olarak kabulü gerekir. O halde mahkemece, semenin hizmet olduğu benimsendiğine, yukarıda değinilen ilkeler de gözetildiğinde sat...
(Şerh No: 16815 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 26-07-2018 22:18)

Somut olayda, dava konusu taşınmazların resmi akitte gösterilen satış bedelleri ile gerçek değerleri arasındaki fahiş farkın keşfen saptandığı, murisin genellikle davalıların murisi ile birlikte yaşadığı, malvarlığının önemli bölümünü teşkil eden dava konusu taşınmazları oğluna satmasını gerektirir haklı ve makul bir nedeninin bulunmadığı, bunun yanında mahkeme kararında belirtilen dava dosyalarına konu taşınmazların muris ile ilgisinin olmayıp eşi ____'tan intikal eden taşınmazlara ilişkin oldu...
(Şerh No: 16814 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 26-07-2018 21:42)

Mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Muris uzun süre yatalak kalmıştır. Davalı kardeşin bu süreçte murise baktığı, bütün ihtiyaçlarını karşıladığı davacının diğer kardeşleri tarafından tanık ifadeleri ile aktarılmıştır. Temliklerin mal kaçırma amaçlı olmadığı anlaşılmaktadır. Davanın reddine karar verilmelidir.
(Şerh No: 16813 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 26-07-2018 21:26)

Murisin ilgili taşınmazı tek erkek evladı olan davalı _____'e devretmesine rağmen taşınmazın ölünceye kadar miras bırakan tarafından kullanıldığı, ara malikler arasında yakın ilişkinin ve hiçbir zaman bu kişilerce kullanılmadığı hususları göz önünde bulundurulduğunda, murisin mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yaptığı anlaşıldığından bu taşınmaz yönünden tapu iptali ve tescil talebinin kabulü gerekir.
(Şerh No: 16812 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 26-07-2018 21:03)

İŞÇİ ALACAĞI VE İŞÇİ ALACAĞINDAN KAYNAKLI TAZMİNAT HESAPLANMASI TEKNİK VE UZMANLIĞI GEREKTİREN KONULAR OLMADIĞI, HAKİMLİK, SIFATININ GEREKTİRDİĞİ GENEL VE HUKUKİ BİLGİ İLE ÇÖZÜMLENMESİ GEREKEN KONULAR OLDUĞU, UYGULAMADA MAHKEMELERİN İŞ YOĞUNLUĞU GEREKÇESİYLE BU TİP UYUŞMAZLIĞA KONU OLAN ALACAKLARIN HESAPLANMASINDA DOSYANIN BİLİRKİŞİYE TEVDİ EDİLDİĞİ BELLİ OLMASINA RAĞMEN; İŞÇİ ALACAKLARININ HESAPLANMASI İÇİN DOSYANIN BİLİRKİŞİYE GÖNDERİLMESİ NEDENİYLE ÜCRET TALEP ETMESİ VE İLGİLİ TARAFIN Ü...
(Şerh No: 16811 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 24-07-2018 16:48)

"EŞİNE, ÖZEL HAYATINDA İSTEMEDİĞİNİ VE CİNSEL ANLAMDA DA BİRLİKTE OLMAK İSTEMEDİĞİNİ" SÖYLEYEN EŞİN, BOŞANMA DAVASINDA AĞIR KUSURLU OLUP, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT İSTEĞİNİN KABUL EDİLMESİ GEREKLİDİR.
(Şerh No: 16810 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 24-07-2018 01:11)

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlalin yeniden yargılamayla giderilebileceğine dair kararına rağmen yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilmemesi kararı adil yargılanma hakkını ihlal etmektedir.
(Şerh No: 16809 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 19-07-2018 19:42)

SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME HÜKÜMLERİNE GÖRE BORÇLUDAN FAİZ TALEP EDİLEBİLMESİ İÇİN, ZENGİNLEŞENİN ALEYHİNE İHTAR VEYA TAKİP-DAVA İLE TEMERRÜDE DÜŞÜRMESİ GEREKLİDİR. TEMERRÜTE DÜŞÜRÜLMEDEN TEMERRÜT FAİZİ TALEP ETMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR.
(Şerh No: 16808 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 18-07-2018 21:33)

İCRA TAAHHÜT TUTANAĞINDA FAİZİN BELİRTİLMEMESİ VE ALACAKLANIN SON ÖDEME TARİHİNE KADAR İŞLEYECEK OLAN FAİZDEN FEREGAT BEYANININ DE YER ALMAMASI NEDENLERİNDEN ÖTÜRÜ BELİRSİZLİĞİN BULUNMASINI İCRA TAAHHÜT TUTANAĞININ GEÇERSİZ KILACAĞINDAN ATILI SUÇUN UNSURLARININ OLUŞMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR.
(Şerh No: 16807 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 18-07-2018 21:24)

KIYMET TAKTİRİ TALİMAT İLE YAPILMIŞ İSE, KIYMET TAKTİRİNE İLİŞKİN İTİRAZLARDA YETKİLİ MAHKEME, TALİMATIN YAPILDIĞI YERDEKİ İCRA DAİRESİNİN BAĞLI OLDUĞU İCRA MAHKEMESİ YETKİLİDİR.
(Şerh No: 16806 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 18-07-2018 21:13)

Eşin "Açık rızası" alınmadan yapılan işlemin Hukuk Genel Kurulunca da açıkça ifade edildiği üzere "Geçerli olduğunu" kabul etmek imkansızdır. Eş söyleyişle eşin "Açık rızası alınmadan" yapılan işlemin "Geçersiz olduğunu" kabul etmek zorunludur. İlgili HGK: 2013/2-2056 esas, 2015/1201 karar ve 15.04.2015 günlü kararı [URL]http://www.turkhukuksitesi.com/serh.php?did=16360[/URL]
(Şerh No: 16804 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 18-07-2018 21:04)

İcra Müdürlüğü tarafından satışa çıkarılan taşınmazı ihaleye girerek usulüne göre alan davacının; davalı tarafından, hak arama özgürlüğünün sınırları aşılmak suretiyle ihalenin feshi davasını açması sonucunda, davacının taşınmazdan belli bir süre yararlanmayarak maddi zararın oluşmasına davalının katlanması gerekmektedir.
(Şerh No: 16805 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 18-07-2018 21:03)

BORÇLU EŞİ, DAVACI 3. KİŞİNİN DE OĞLU OLAN KİŞİNİN,ÜÇÜNCÜ KİŞİ YARARINA İSTİHKAK İDDİASINDA BULUNMAYA YETKİLİ DEĞİLDİR.
(Şerh No: 16800 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 18-07-2018 19:55)

Kamulaştırmanın amacı ve davacı idarenin talebi gözetilerek dava konusu taşınmazın özel yol niteliği ile davacı idare adına tescili yerine Hazine adına tesciline karar verilemez.
(Şerh No: 16795 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 18-07-2018 19:49)

KAMU KURUMLARI AÇISINDAN , SEBEPSİZ ZENGİNLEŞMEDEN KAYNAKLI DAVALARDA ZAMANAŞIMI BAŞLANGICI DAVAYA AÇMAYA YETKİLİ KAMU KURUMUNUN ÖĞRENDİĞİ TARİHDİR. KAMU KURUMUNUN, SEBEPSİZ ZENGİNLEŞMEYE VARACAK ŞEKİLDE ÖDEME YAPIP YAPMADIĞININ TESPİTİ İÇİN UZMAN BİLİRKİŞİ GÖRÜŞÜNE BAŞVURMASI GEREKMEKTEDİR.
(Şerh No: 16801 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 18-07-2018 19:45)

Gerekçeli kararın, Tefhim edilen kısa karar yanlış olsa dahi buna uygun yazılması gerekmektedir. Duruşma Zaptına geçirilen hüküm sonucu ile (tefhim edilen) gerekçeli kararın arasındaki aykırılıklar diğer yönleri incelenmeden bile tek başına bozma sebebidir.
(Şerh No: 16794 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 18-07-2018 19:39)

Sahte fatura düzenleme suçunun oluşabilmesi için, Vergi Usul Kanunu'nun 227/3'de öngürülen şekilde faturanan düzenlenmesi gerektiği ve dosyaya suça ilişkin hüküm verecek kadar bahse konu olan faturaların konulması ayrıca şekil açısından şartları taşıyıp taşımadığını incelenmesi yapıldıktan sonra ancak hüküm verilebilir.
(Şerh No: 16803 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 14-07-2018 16:04)

Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esastır. İdari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetim, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyecektir. Sözlü sınavı yapacak idare, sözlü sınav öncesinde, sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya soru...
(Şerh No: 16802 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 13-07-2018 15:37)

5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ile eğitim ve öğretimin, öğrenciler bakımından kesintisiz devam etmesi amaçlandığından, "en az bir takvim yılı süreli" sözleşme imzalanmasını öngören 5580 sayılı Kanun'un 9'uncu maddesi, diğer maddelerle birlikte değerlendirildiğinde özel öğretim kurumları personeli ile yapılan sözleşmenin belirli süreli iş sözleşmesi olduğu sonucuna varılmıştır. Kanun hükmü ile sözleşmenin belirli süreli yapılması gereken hâllerde belirli süreli sözleşmenin zincirlem...
(Şerh No: 16793 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 30-06-2018 19:22)

Kişi hakkında uzun yıllardan beri haber alınmadığının tek başına tespitinin yapılmış olması kişinin ölümü hakkında kuvvetli olasılığın varlığına karine teşkil etmez.
(Şerh No: 16792 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 30-06-2018 13:13)

İcra İflas Kanunun 121.maddeye göre ortaklığın giderilmesi davası açılabilmesi için; usulüne göre borçlu ortağın alacaklısı İ.İ.K. 121 göre yetki belgesi almalı ve ayrıca boçlu ortak dahil tüm ortakların davaya dahil edilmesi gerekmektedir.
(Şerh No: 16791 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 30-06-2018 12:23)

Kaçak elektrik kullanılmasından dolayı tahakkuk eden faturanın iptaline ilişkin uyuşmazlığa Tüketici hakem heyetleri ve mahkemelerinin görevli ve yetkili olmadığı, uyuşmazlığın genel hükümlere göre çözülmesi gereklidir.
(Şerh No: 16790 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 30-06-2018 12:06)

Başvurucu tarafından sunulan süre tutum dilekçesinin içeriği, istinaf yoluna gidileceğini ortaya koyan iradeden ibaret olup gerekçeli karar henüz açıklanmadığından istinaf nedenlerini içermesi beklenemez. Yargıtay içtihatlarında istikrarlı olarak süre tutum isteminde bulunulması hâlinde temyiz isteğinin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren işleyeceği belirtilmektedir. Öte yandan Yargıtay, BAM'ların fiilen göreve başlamasından sonra hükmün gerekçesiyle birlikte tehfim edilmediği hâllerde istina...
(Şerh No: 16789 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 28-06-2018 17:09)

Mülakat sınavında başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esastır. İdari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetim, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyecektir.
(Şerh No: 16788 - Ekleyen: Av.Aydın IŞIK - Tarih : 26-06-2018 20:04)

Doğrudan satış sitemi içinde ürünün muhatap (potansiyel) müşteriye tanıtımının yapılması zaten işin niteliği gereğidir ve bu nedenle taraflar arasında bağımlı bir çalışma yapıldığı sonucuna varılamaz. Kaldı ki, davacının çalışma koşul ve süresini kendisinin belirlediği, davalı işverenin emir, talimat, denetimi ve gözetimi altında çalışmasının söz konusu olmadığı, işin niteliği ve serbestinin de bir gereği olarak, gelir elde edip etmeme ya da bunun miktarının tamamen davacının kişisel ve sosyal i...
(Şerh No: 16787 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 22-06-2018 09:57)

6100 sayılı Kanun’un 120’inci maddesindeki gider avansı ile ilgili düzenleme ve 324’üncü maddedeki delil ikamesi için avans kuralı birlikte değerlendirilerek, dava şartı olan gider avansının delillerin ikamesi dışındaki yargılama giderleri için dikkate alınması, tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin ise gider avansı içinde değerlendirilmemesi gerekir. ... tanık deliline dayanılması sebebiyle istenilecek giderin delil avansı olduğu kab...
(Şerh No: 16786 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 20-06-2018 17:11)

Davalı borçlu kira akdine itiraz etmemiş olmakla akdi kabul etmiş sayılır ve bu durumda borca yönelik itirazını ancak İİK'nun 269/c maddesinde yazılı belgeler ile ispatlayabilir.
(Şerh No: 16785 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 18-06-2018 22:08)

Davalı hakkında resmî evrakta sahtecilik suçundan Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmış ise de, bu dava sonunda verilen 16.01.2014 gün ve 2012/730 E., 2014/22 K. sayılı kararla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar (HAGB) verilmiştir. Bu karar bir mahkumiyet kararı sayılmayacağından, hukuk hâkimini bağlamaz (aynı yönde HGK, 19.02.2014 gün ve 2013/23-320 E., 2014/118).
(Şerh No: 16784 - Ekleyen: Av.M.Mustafa ÖZKUL - Tarih : 11-06-2018 14:52)

5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, ceza mahkemesi kararının hukuk hâkimini bağlayabilmesi için BK’nun 53. maddesi uyarınca ceza mahkemesi kararının maddi olgu yönüyle kesinleşmiş olması gerekir. Eğer bu yönden kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı bulunmuyorsa, hukuk hâkimini bağlayacak bir ceza mahkemesi kararından da söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle somut olayda ortada ceza hukuku anlamında kesinleşmiş bir mahkumiyet h...
(Şerh No: 16783 - Ekleyen: Av.M.Mustafa ÖZKUL - Tarih : 11-06-2018 14:47)

Böylece hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla kurulan hüküm, belli bir süre sanık hakkında hüküm ifade etmemekte, her hangi bir sonuç doğurmamaktadır. Sanık bulunduğu hal üzere bırakılmakta, aynen yargılanan kimsenin durumunda kalmakta ve yapılan yargılama geçici bir süre askıda kalmaktadır. Askı süresi boyunca, yargılanan kimsenin sanık sıfatı devam eder ise de, hiçbir şekilde bu kimse hükümlü sayılamaz. Bu sebeple hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen kimse...
(Şerh No: 16782 - Ekleyen: Av.M.Mustafa ÖZKUL - Tarih : 11-06-2018 14:43)

İtirazın iptali davaları itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 sene içinde açılabilir. Bu süre hak düşürücü süre olup res'en gözetilmelidir. Somut olayda ıslah tarihi itibariyle 1 yıllık hak düşürücü süre de geçmiş olduğundan ıslah dilekçesinde talep edilen bedel ile ilgili hüküm kurulması doğru değildir.
(Şerh No: 16781 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 08-06-2018 09:56)

Kıdem tazminatının tamamı haczedilebilir. Devlet ve ona bağlı müesseselerde çalışan işçilerin fazla mesai, evlilik, çocuk zamları veya primleri, ayni yardımlar, hafta ve genel tatil ücretleri gibi esas ücrete munzam ödemeler ise haczedilemez.
(Şerh No: 16775 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 04-06-2018 18:53)

Genel tatil günleri, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos günleri ile Arife günü saat 13.00'da başlanan üçbuçuk günlük Ramazan Bayramı ve Arife günü saat 13.00'de başlayan dörtbuçuk günlük Kurban Bayramı günlerinden oluşur. Ulusal bayram günü 28 Ekim saat 13.00 ten itibaren başlayan 29 Ekim günü de devam eden birbuçuk gündür. 2429 sayılı Yasanın, 5892 sayılı Yasayla değişik 2. maddesi uyarınca da, 1 Mayıs genel tatil günüdür. İşçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp ...
(Şerh No: 16780 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 04-06-2018 16:04)

- Yöneticinin kapıcı ile iş sözleşmesi yapması için, kat malikleri kurulunun yazılı yetki vermesi gerekir. Ancak yetki verilmediği halde, kapıcılık hizmetinden yararlanmaları da sözleşmeye onay verdikleri anlamına geldiğinden, iş akdi geçerli olur. - Kapıcının kısmi süreli iş sözleşmesi yazılı olarak yapılabileceği gibi yazılı sözleşme bulunmayan hallerde, işyerinin özelliği ile işin niteliğine göre de kısmi çalışma olgusunun kanıtlanması mümkündür. - Kapıcının işveren hakkında açabileceğ...
(Şerh No: 16779 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 04-06-2018 10:25)

Kat Malikleri Kurulu, mülkiyet hakkını ortadan kaldıracak şekilde bir karar alamaz. Alırsa yok hükmündedir.
(Şerh No: 16778 - Ekleyen: Av.Suat ERGİN - Tarih : 01-06-2018 15:35)

 Bilgi  [İşK. 41] Anayasa Mahkemesinin İş Kanunu 41. maddeyle ilgili Kararı:
Anayasa Mahkemesinin 41. maddeyle ilgili yorumu: (Anayasa Mahkemesi 19.10.2005 tarih, 2003/66 E. 2005/72 K.) ---------------------------------------- G- 41. Maddenin Birinci Fıkrasının Son Tümcesinin ve Üçüncü Fıkrasının İncelenmesi 1) Birinci Fıkranın Son Tümcesi Dava dilekçesinde 41. maddenin birinci fıkrasının son tümcesinin, haftalık 45 saatlik süreyi aşan çalışmalar için fazla mesai ücreti ödenmemesi açısından zorla çalıştırma yasağına ve günde 11 saatlik bir çalışma temposuna nede...
(Şerh No: 16777 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 31-05-2018 10:38)

 Bilgi  [İşK. 35] Asgari Ücretin Haczi
4857 S.lı İş Kanunu 35. maddesinde işçilerin aylık ücretlerinin ancak dörtte birine haciz konulabileceği hükme bağlanmaktadır. Bu oran asgari ücret için de aynen geçerlidir. Ancak alacak bir amme (kamu) alacağı ise, 6183. sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN'un 71. maddesi 2. fıkrası gereğince asgari ücreti aşmayan aylık gelirlerin ancak 1/10'u haczedilebilir. Bu sadece amme alacakları için geçerli bir düzenlemedir, özel alacaklar için asgari ücretin 1/4'ünün haczi 4857 S....
(Şerh No: 16776 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 30-05-2018 20:31)

 Bilgi  [TCK. 93] Madde metninde terim sorunu
Modern ceza hukukunun en temel evrensel kurallarından biri masumiyet karinesidir. Buna göre, kimse mahkeme kararı ile suçluluğu sabit olana kadar "suçlu" olarak nitelendirilemez. Ancak bu temel kurala bizzat kanun koyucu tarafından uyulmadığını bu maddenin metninde görüyoruz. TCK md. 93'ün her iki fıkrasında da yer alan, "suçluların" ifadesi masumiyet karinesine aykırılık arz etmektedir. Zira, henüz mahkeme kararını bırakın, suçtan resmi makamların bile haberi olmamıştır (1. fıkra açısından). Bu...
(Şerh No: 16774 - Ekleyen: Buminhan DUMAN - Tarih : 29-05-2018 23:07)

Dava konusu olayda zararın 10.7.2009 tarihinde Erzincan İli'nde yapılan mühürleme işleminden kaynaklanması karşısında uyuşmazlığın görüm ve çözümünde 2577 sayılı Yasanın 36/a maddesi uyarınca Sivas İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır.
(Şerh No: 16773 - Ekleyen: Stj.Av.Turgut AYTEKİN - Tarih : 24-05-2018 15:32)

Miras bırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi için de, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın, tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerekir
(Şerh No: 16772 - Ekleyen: Av.Murat BÖLÜKBAŞ - Tarih : 21-05-2018 19:55)

İŞE İADE YÖNÜNDEKİ İRADENİN SAMİMİYETİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME İÇERMEKTEDİR: Davacı işçi ile banka yetkilileri arasında 05.08.2015 tarihinde davacının işe davet görüşmesinin yapıldığı, işe başlaması yönünde uğraşıldığı anlaşılmaktadır. Ancak fesih nedeninin davacının iş ortamında uyumsuz bir kişi olduğuna ve iş arkadaşlarının motivasyonunu bozduğuna ilişkin olması karşısında; davacı işçinin davanın sonuçlanması yolu ile işe başlama iradesinde bulunmuş olmasının yasaya uygun olduğu anlaşılmaktad...
(Şerh No: 16771 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 07-05-2018 20:32)

Cinsiyet kimliğinin tanınması amacıyla TMK madde 40 çerçevesinde cinsiyet değiştirme ameliyatına izin verilebilmesi için üreme yeteneğinden yoksunluk şartının Anayasanın 17. ve 20. maddelerine aykırı düştüğü yönünde yapılan itiraz başvurusu oyçokluğuyla kabul edilerek sözü edilen şart iptal edilmiştir.
(Şerh No: 16770 - Ekleyen: Özge YÜCEL - Tarih : 05-05-2018 15:58)

Nüfus kayıtlarında biyolojik cinse göre yazılmış bulunan cinsiyetin kişinin cinsiyet kimliğine uygun hale getirilmesinin yani cinsiyet kimliğinin hukuken tanınmasının önünde bir engel olarak görünen cinsiyet değiştirme ameliyatı olma zorunluluğunun Anayasa madde 17 ve 20'ye aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için itiraz yoluna gidilmişse de Anayasa Mahkemesi itirazı oyçokluğuyla reddetmiştir.
(Şerh No: 16769 - Ekleyen: Özge YÜCEL - Tarih : 05-05-2018 15:50)

 Önerge  [TCK. 158] 6456 sayılı Kanun Madde 40 – 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Ancak, (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.”
(Şerh No: 16768 - Ekleyen: Av.Murat ÖZSARI - Tarih : 28-04-2018 10:04)

İşyerinde diğer işçilerin ücretlerine zam yapılmasına rağmen bir işçinin ücretine zam yapılmaması eşit işlem borcuna aykırılık teşkil etmeyebilir. İşçi ile işveren arasında zam yapılması konusunda yazılı bir sözleşme bulunmadığından feshin haklı nedene dayanmaz.
(Şerh No: 16767 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 24-04-2018 15:01)

"Velayet hakkı tevdi edilen annenin çocuğun soyadının kendi soyadı ile değiştirilmesi" yönündeki talebinin velayet hakkı kapsamındaki yetkilerin kullanımı ile ilgili olduğu, velayet hakkı kapsamında çocuğun soyadını belirleme hakkının da yer aldığı, aynı hukuksal konumda olan erkeğe velayet hakkı kapsamında tanınan çocuğun soyadını belirleme hakkının kadına tanınmamasının velayet hakkının kullanılması bakımından cinsiyete dayalı farklı bir muamele teşkil edeceği, evlilik birliği içinde doğan çoc...
(Şerh No: 16766 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 20-04-2018 23:08)

Zamanaşımı sebebi ile davanın reddine karar verilmesi halinde, davanın esasına girilmiş sayılacağı ve bu sebeple, nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekeceğine dair 2018 tarihli HGK' dır.
(Şerh No: 16765 - Ekleyen: Stj.Av.Çiğdem KÖSE - Tarih : 16-04-2018 17:35)

Taşınmaz üzerinde tahsisi sırasında tarafları arasında doğmuş ve doğabilecek tüm borçlara teminaten konulduğu belirtilen ipoteğin, dayanağı olan kredi sözleşmesinin borçlu tarafça tamamen ifa edilmesine rağmen, başka bir borcun teminatı olarak kullanılıp kullanılamayacağı hususunun doktrine ve özellikle de rehnin belirliliği ilkesine atıf yapılarak incelenmesine yönelik içtihattır.
(Şerh No: 16764 - Ekleyen: Stj.Av.Çiğdem KÖSE - Tarih : 02-04-2018 19:29)

"En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir." hükmüne göre miras reddedilmiş olmakla tasfiyeye tabi tutulur. Yoksa 2. derece mirasçılarına yönlendirilmez.
(Şerh No: 16762 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 30-03-2018 22:05)

Birden fazla borçlunun takip edildiği icra dosyasında, kendisine tebligat yapılamayan borçlu hakkında takipten vazgeçilmesi halinde harç doğmaz
(Şerh No: 16761 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 30-03-2018 22:00)

Haciz isteme süresi itirazın iptali ilamının karar tarihinden itibaren başlayacağından, karar tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde takibin devamının istenmesi gerekir.
(Şerh No: 16763 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 30-03-2018 21:58)

Birden fazla borçlunun takip edildiği icra dosyasında borçlulardan biri hakkında İİK.78.maddesi gereğince 1 yıl içerisinde haciz talebinde bulunulmamış ise yenileme harcı yatırılmalıdır.
(Şerh No: 16760 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 30-03-2018 21:56)

Karar, belirsiz alacak davasının üç şekilde açılabileceğini ve bu üç şeklin ayırıcı unsurlarını ve ayrıca işçilik alacaklarından hangi alacak türlerinin belirsiz alacak olarak istenebileceğine ilişkin aydınlatıcı bilgiler içermektedir.
(Şerh No: 16759 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 19-03-2018 18:59)

üçüncü kişi nezdinde doğacak (beklenen) alacakların tezkere yazılması suretiyle haczi mümkün değildir. Bu itibarla şikayet olunanın alacaklı olduğu takip dosyasından Kazan Mal Müdürlüğü'ne gönderilen 03.06.2009 tarihli yazı, yasanın 89. maddesinde düzenlenen haciz ihbarnamesi niteliğinde olmayıp, haciz tezkeresi olarak kabul edilebilir. Haciz tezkeresi ile borçlunun üçüncü kişilerde doğacak alacaklarına haciz konulması mümkün değildir.
(Şerh No: 16758 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 14-03-2018 16:52)

Üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar nedeniyle tahsil edilen paraların alacaklıya ödenmesi için 103 davetiyesi gönderilmesi şart değildir.
(Şerh No: 16757 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 09-03-2018 09:34)

Haciz ihbarnamesi neticesinde dosyaya yatırılan paranın alacaklıya ödenmesi için 103 davetiyesi gönderilmesi gerekmemektedir.
(Şerh No: 16756 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 09-03-2018 09:32)

6102 Sayılı TTK 641/1 maddesi hükmü “Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir.” gereğince ortaklıktan çıkma payının, şirketin karar tarihine en yakın tarihteki mal varlığının gerçek değeri saptanarak buna göre belirlenmesi gerekir.
(Şerh No: 16754 - Ekleyen: Av.Hulusi METİN - Tarih : 27-02-2018 14:17)

İ.İ.K.133.Maddesi gereği iki ihale bedeli arası fark ile temerrüt faizinin ayrıca hükme hacet kalmaksızın aynı icra dosyası üzerinden tahsil edilebileceğinden ayrı bir takip konusu yapılmaz
(Şerh No: 16755 - Ekleyen: Fatih KABADAYI - Tarih : 27-02-2018 13:55)

Sanığın tüm aşamalarda suça konu çekin sahte çıktığını öğrenmesi üzerine müştekiden almış olduğu aracı iade ettiğine dair savunmaları ile müştekinin “zarar giderilmesi talebinin olmadığına ve sanıktan şikayetinin bulunmadığına ilişkin” talimat mahkemesinde alınan beyanı karşısında, suça konu olay nedeni ile müştekinin zararının giderilip giderilmediği, giderilmiş ise hangi tarihte giderildiği hususları araştırılarak, sanık hakkında TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen “etkin pişmanlık” hükümlerini...
(Şerh No: 16753 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 25-02-2018 16:21)

Disiplin cezalarına ilişkin cezalarda zamanaşımı sürelerinin geçmiş olması durumunda dahi zamanaşımı gerçekleştiğinden dolayı disiplin cezası verilmese de söz konusu disiplin suçunun işlenip işlenmediğinin tespitinin yapılması gerekir.
(Şerh No: 16750 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 24-02-2018 20:56)

Vasıflı işçi durumunda olan ve uzun süre kıdeme sahip bir işçinin asgari ücretle çalıştığının kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır.
(Şerh No: 16752 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 24-02-2018 20:53)

5362 sayılı Yasanın 3 üncü maddesinde belirtilen esnaf ve sanatkâr faaliyeti kapsamında kalan işyerinde üç kişinin çalışması halinde, 4857 sayılı Yasanın 4 üncü maddesinin (ı) bendi uyarınca, bu işyeri İş Kanununun kapsamının dışında kalmaktadır. Maddede üç işçi yerine “üç kişi”den söz edilmiştir. Bu ifade, işyerinde bedeni gücünü ortaya koyan meslek ve sanat erbabını da kapsamaktadır. İşinde bedeni gücü ile çalışmakta olan esnaf dahil olmak üzere toplam çalışan sayısının üçü aşması durumunda iş...
(Şerh No: 16751 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 24-02-2018 20:51)

Borçlu ile lehine iptale konu tasarrufun tarafı olan kişi arasındaki akrabalık derecesi 3. dereceden daha uzak ise bu durumda tasarruf işleminin İİK. nın 278/III-1-2 maddesi ile 280/1-2 maddesi uyarınca iptali gerekip gerekmediğinin irdelenmesi ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
(Şerh No: 16749 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 22-02-2018 12:48)

Davacı, kiralananı davalıdan satın almakla, satın aldığı mecurla birlikte bütün hak ve yükümlülüklerde devredilmiş olur. Davalı satıcı, mecurun satış tarihine kadar depozitonun teminat olarak verildiği konularda kiracıdan talep edebileceği bir hak ve alacağı olduğunu, bu hak ve alacakları için teminatı yedinde tutmak hakkı olduğunu kanıtlamadığı gibi bu yönde bir savunması da yoktur. Bu durumda davalının depozitoyu elinde tutmasının yasal dayanağı kalmadığından yeni malik olarak kiralayan sı...
(Şerh No: 16748 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-02-2018 14:29)

Alt kira ilişkisi asıl kiraya veren alacaklıyı bağlamayacaktır.
(Şerh No: 16746 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 25-01-2018 11:49)

Alt kiracı üçüncü kişi sayılmayacağı için bu madde hükmünün uygulanması mümkün değildir.
(Şerh No: 16745 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 25-01-2018 11:46)

Kira borcunun ödenmesi halinde faiz ve icra giderleri gibi diğer alacaklar ödenmemiş olsa dahi tahliye için gerekli olan temerrüt oluşmaz.
(Şerh No: 16744 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 17-01-2018 11:24)

Kira farkı alacağı ve tahliye istemli takibe itiraz üzerine itirazın kaldırılması ve tahliye talepli dava ikame edilmiştir. 6098 S.K.'un yürürlüğe girdiği 1.7.2012 öncesi için taraflar arasında akdedilen 1.4.2010 tarihli kira sözleşmesinde yıllık kira artışına dair kararlaştırılan oranda ve 6098 S.K.'un yürürlük tarihi sonrası için de 344/1. maddesi uyarınca ÜFE oranında artış uygulanmak suretiyle kira bedeli bulunup; kira farkı alacağı bu çerçevede hesaplanmalıdır.
(Şerh No: 16743 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 11-01-2018 14:00)

Kira farkı alacağı ve tahliye istemli takibe itiraz üzerine itirazın kaldırılması ve tahliye talepli dava ikame edilmiştir. Taraflar arasında akdedilen 01.04.2008 başlangıç tarihli, 3 yıl süreli kira sözleşmesinde “1. yılın bitiminden sonraki kira artışında senelik TEFE+ÜFE/2 oranı baz alınacaktır” şeklindeki düzenleme geçerli olup tarafları bağlar. 1.07.2012'den sonrası için işbu tarihte yürürlüğe giren TBK m.344 hükmü de gözetilerek ÜFE artış oranını geçmemek üzere sözleşme hükmü doğrultus...
(Şerh No: 16742 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 11-01-2018 14:00)

 Bilgi  [İşK. 21] 7036 SAYILI İŞ MAHKEMELERİ KANUNU’NUN 12. MADDESİ GEREKÇESİDİR
MADDE 12- Madde ile, 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Üçüncü fıkradan sonra eklenen fıkrayla mahkeme veya özel hakemin, ikinci fıkrada düzenlenen tazminat ile üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirleyeceği hüküm altına alınmaktadır. Uygulamada işe iade kararı veren mahkeme boşta geçen süreye ilişkin alacak (ücret ve diğer haklar) ile işe başlatmama tazminatını ay esaslı olarak belirlemektedir...
(Şerh No: 16740 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 06-01-2018 17:32)

 Bilgi  [İşK. 20] 7036 SAYILI İŞ MAHKEMELERİ KANUNU’NUN 11. MADDESİ GEREKÇESİDİR
MADDE 11- Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile, işe iade talebiyle açılacak davalar için arabulucuya başvurulmuş olması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 20 nci maddesinde işe iade talebiyle açılacak davalar düzenlendiği için, Tasanda yapılan düzenlemeye uyum sağlamak amacıyla maddede zorunlu olarak değişiklik yapılmaktadır. İşe iade talebiyle dava açmak için 4857 sayılı Kanunun 20 nci maddesinde öngörülen bir aylık süre, yapılan değişiklik ile arabulucuya...
(Şerh No: 16741 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 06-01-2018 17:30)

İkinci ihalede de alıcı çıkmaması halinde satış talebi düşer ve bu tarihten itibaren yasal süresi içinde yeniden satış istenirse haciz varlığını korur.
(Şerh No: 16739 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 27-12-2017 18:43)

İİK. 339. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiası ile yapılan başvurunun reddine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararıdır.
(Şerh No: 16738 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 26-12-2017 13:20)

(1) In case there has been committed a new offence after finalization of judgement rendered because of an offence previously, the provisions of repetition shall be applied. For this, there shall not be necessary that the penalty has been executed. (2) Provisions of repetition shall not be applied because an offence that has been committed previously about the offences committed after; (a) Five years from the date on which that penalty was executed in case of a conviction to a penalty for a term of more than five years, (b) Three years from the date on which that penalty was executed in case of a conviction to a penalty of imprisonment for a specific term of less than five years or judicial fine, Have passed. (3) In case of repetition, if there has been prescribed penalty of imprisonment and judicial fine alternatively in the article of law related to the following offence, there shall be resolved to penalty of imprisonment. (4) There shall not be applied repetition provisions between deliberate offences and reckless offences and between mere military offences and other offences. The provisions rendered by the courts of foreign countries shall not be taken as basis for repetition so as to be excluded the offences of deliberate killing, deliberate wounding, plundering, fraud, producing and trading of narcotics and stimulant substances, forgery on money and valuable seal. (5) There shall not be applied the provisions of repetition due to the offences...
(Şerh No: 16737 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 25-12-2017 19:53)

(1) About a person who is mentally ill at the time on which he or she has committed the offence, there shall be resolved to security measure with the purpose of protection and treatment. Mentally ill persons about whom has been resolved to security measure, shall be taken under protection and treatment in medical institutions having high security. (2) Mentally ill person about whom has been resolved to security measure may be released by the decision of court or judge upon specification in the report drawn up by the medical board of the institution in which he or she has been accommodated that the dangerousness to society no longer existed or considerably diminished. (3) There shall be specified in the report of the medical board whether medical control and follow up of the person is necessary or not in respect of security according to the nature of mentall illness and the act committed, if necessary, what the duration and intervals of that would be. (4) Medical control and follow up shall be provided by the Public Prosecutorship by being these persons sent for period and at intervals specified in the report to medical institutions having technical equipments and competent specialists. (5) When it has been understood in medical control and follow up that dangerousness of the person with regard to mental illness for community increased, there shall be decided to security measure with the purpose of protection and treatment, by depending upon the report prepared. In...
(Şerh No: 16736 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 25-12-2017 19:51)

(1) There shall be applied security measures specific to legal entities about legal entities which have been provided an unjust benefit in favour of them by means of committal of the offence of bribery.
(Şerh No: 16735 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 25-12-2017 19:47)

(As amended: July 2,2012-6352/87 th Art.) (1) Any person who provides benefit, directly or through the instrument of intermediaries to a public official or any other person who he or she indicated in order him or her to perform or not to perform a task related to carrying out of his or her duty, shall be sentenced to a punishment of imprisonment from four years to twelve years. (2) Any poblic official who provides benefit, directly or through the instrument of intermediaries to him/her or any other person who he or she indicated in order him or her to perform or not to perform a task related to carrying out of his or her duty, shall also be sentenced to the punishment specified in the first paragraph. (3) In case where it was agreed upon a bribe, there shall be resolved to punishment as if the offence were completed. (4) In the cases where the public official requested a bribe but it was not accepted by the person or the person offered or promised in the matter of providing benefit to the public official but it was not accepted by the public official, the punishment to be imposed on the perpetrator according to the provisions of paragraphs 1 and 2 shall be reduced by half. (5) Any person who mediates in transmitting of the offer or request to the other party, concluding of the bribery agreement or providing the bribe, shall be punished as a joint perpetrator irrespective of being regarded that he or she was having the capacity of a public official. (6) Any t...
(Şerh No: 16734 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 25-12-2017 19:45)

(As amended: April 30,2008-5759/1 st Art.) (1) Any person who openly humiliates the Turkish Nation, the State of Turkish Republic, the Turkish Grand National Assembly and judicial bodies of the State is punished by imprisonment from 6 months to 2 years. (2) Any person who openly humiliates the military or security organization of the State is punished by imprisonment according the provision of the first paragraph. (3) Expressions of thought made for criticizing shall not constitute a crime. (4) The prosecution due to this article is subject to the permission of the Minister of Justice.
(Şerh No: 16733 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 25-12-2017 19:42)

İkinci ihalede de alıcı çıkmaması halinde satış talebi düşer ve bu tarihten itibaren süresi içinde yeniden satış istenirse haciz varlığını korur.
(Şerh No: 16732 - Ekleyen: Av.Yakup AYDIN - Tarih : 25-12-2017 11:38)

Özet: Her ne kadar yukarıda anılan kanun hükümleri uyarınca borç ipotek ile temin edilmiş olsa bile elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabilirse de somut olayda öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğinden alacaklı tercih hakkını bu takip türünden yana kullanmış olup aynı borca ilişkin olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapamaz. Bu durumda İİK'nun 45/1 hükmü uyarınca rehnin paraya çevrilmesi yolu ile...
(Şerh No: 16731 - Ekleyen: Av.Abddurrahman YILDIRIM - Tarih : 22-12-2017 09:14)

The attorney has the right to review all the documents related to his or her person in the bar association.
(Şerh No: 16730 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 19:52)

The attorney will present a copy of the lawsuit petition which has been filed against him or her in connection with his or her professional activities to his or her bar association. The attorney is obliged to accept the offer of mediation made by his or her bar association in legal disputes.
(Şerh No: 16729 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 21-12-2017 19:51)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,05877995 saniyede 10 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.