Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

 Bilgi  [TK. 186] Gerekçesi
Tür değiştirme raporunu düzenleyen bu maddenin gerekçesi için birleşme ve bö­lünmeye ilişkin ilgili hükümlerde yapılan açıklamaya bakılmalıdır. Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Alt Komisyonca, Tasarının 186 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde yer alan "kişi­sel" ibareleri "şahsî" şeklinde değiştirilmiş ise de; Komisyonumuzca bu değişiklik kabul edilmeye­rek "kişisel" ibaresi tercih edilmiş; ayrıca maddede redaksiyon yapılmıştır.
(Şerh No: 11807 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 13:22)

 Bilgi  [TK. 185] Gerekçesi
Tür değiştirme plânını düzenleyen bu maddenin gerekçesi için birleşme ve bö­lünmeye ilişkin ilgili hükümlerde yapılan açıklamaya bakılmalıdır.
(Şerh No: 11806 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 13:21)

 Bilgi  [TK. 184] Gerekçesi
Birinci fıkra: 6762 sayılı Kanunun 152 nci maddesinde geçerli olan kural, cüm­lenin ilk kısmında tekrarlanmıştır. Cümlenin ikinci kısmı ise kolaylık sağlamaktadır. İkinci fıkra: 144 üncü maddede verilen açıklamaya bakılmalıdır. Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Alt Komisyonca, Tasarının 184 üncü maddesi 79 uncu maddedeki değişiklikle paralellik sağ­lamak amacıyla değiştirilerek kabul edilmiştir. Yapılan bu değişiklik Komisyonumuzca da kabul edilmiştir.
(Şerh No: 11805 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 13:21)

 Bilgi  [TK. 183] Gerekçesi
Maddenin kaynağı, İBirK'nın 56 ncı maddesidir. Hüküm, ortaksal konumun de­vamı ilkesi bağlamında, payların ve hakların korunmasını amaçlamaktadır (Ayrıca 180 inci madde ile ilgili açıklamaya bakılmalıdır.). Hükmün iki ilkesi vardır. Birincisi pay ve ortaklık haklarının ko­runması, ikincisi ise eşit değerlilik ilkesidir. Birinci fıkra: Birinci fıkra ilkeyi koymaktadır. İlke iki alt ilkeyi içerir: (1) Tür değiştirmede mevcut katılma hakkı yani ortaksal konum ve (2) ortaklık hakları korunmalıdır...
(Şerh No: 11804 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 13:20)

 Bilgi  [TK. 182] Gerekçesi
Birinci fıkra: Birinci fıkra bir kollektif şirketin bir komandit şirkete dönüşmesi­nin yöntemlerini iki seçenek halinde sunmaktadır. Bunun için ya kollektif şirkete bir komanditer or­tak alınmalı veya mevcut kollektif ortaklardan biri komanditer ortağa dönüştürülmelidir. Bu suret­le bir komandit şirket için gerekli olan iki çeşit ortak sağlanmış olur. İkinci fıkra: Komandit şirketin kollektif şirkete dönüşebilmesi için, ya şirketteki komandi­terlerdin şirketten çıkması ya da bunların komandit...
(Şerh No: 11803 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 13:20)

 Bilgi  [TK. 181] Gerekçesi
Kaynak, İBirK 54 üncü maddedir. Dönüşebilecek türler 181 inci maddede sınır­lı sayıda gösterilmiştir; kıyas yapılamaz.
(Şerh No: 11802 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 13:19)

 Bilgi  [TK. 180] Gerekçesi
Maddenin kaynağı İBirK'nın 53 üncü maddesidir. 180 inci madde, 181 inci mad­de ile birlikte yorumlandığı takdirde, 6762 sayılı Kanunun 152 nci maddesi gibi, geniş bir tür değiştirme serbestisi ve türü seçme özgürlüğü sağlamaktadır. Tür değiştirme ile tür değiştiren şirketin hukukî ilişkilerinin değişmeyeceği hükmü 6762 sayılı Kanunun veciz "yeni nev'e çevrilen şirket, es­kisinin devamıdır" kuralının başka şekilde ifadesidir. Anılan hüküm, İsviçre öğretisinde malvarlık­sal ilişkiler için doğru bu...
(Şerh No: 11801 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 13:19)

 Bilgi  [TK. 180] "Tür Değiştirme" Düzenlmesine Dair Genel Gerekçe
Tür değiştirme konusunda Türk öğretisi özgündür. Zira, özellikle 1975-1985 yıllarında tür de­ğiştirme hem teorik hem de dogmatik bakımdan ayrıntılı ve derine inen incelemelere konu olmuş­tur. Kavram açıklanmış tüm türleri kapsamlı bir şekilde tanıtılmış, ilkeleri ve hukukî sonuçları açık­lanmıştır. Yargıtay öğretiye uygun ilkesel kararlar vererek hukukun geliştirilmesine önemli katkılar­da bulunmuştur. Bunda 6762 sayılı Kanunun 152 nci maddesinin, sağlam, çağdaş ve teoriye uygun dogmatik düzenin...
(Şerh No: 11800 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 13:18)

 Bilgi  [TK. 179] Gerekçesi
Birleşme ile ilgili 152 ilâ 154 üncü maddelerde verilen açıklamaya bakılmalıdır.
(Şerh No: 11799 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 13:18)

 Bilgi  [TK. 178] Gerekçesi
Hükmün ilk altı fıkrası İsv. BK 333 üncü maddesinden alınmıştır. İBirK 49 un­cu maddesi anılan hükme gönderme yapmaktadır. Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Alt Komisyonda, Tasarının 178 inci maddesinin görüşmelerinde, 22 Mayıs 2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 6 ncı maddesinin varlığı karşısında, bu maddeye gerek olmadığı, bu mad­denin gerekli olduğu sonucuna varılması durumunda iki madde arasında çelişki veya kesişme nok­taları bulunup bulunmadığı sorunları tartışılmıştır. Yapılan müz...
(Şerh No: 11798 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 13:18)

 Bilgi  [TK. 177] Gerekçesi
Maddenin kaynağı İBirK madde 48'dir. Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Alt Komisyonca, Tasarının 177 nci maddesindeki "kişisel" ibaresi, "şahsi" olarak değiştirilmiş ise de, yapılan bu değişiklik Komisyonumuzca kabul edilmemiş, "kişisel" ibaresi tercih edilmiştir.
(Şerh No: 11797 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 13:18)

 Bilgi  [TK. 176] Gerekçesi
Bu madde İBirK'nın 47 nci maddesinden alınmıştır. Bölünme sözleşmesi veya planına göre, bölünen şirketin bazı borçları, bölünmeye katılan şirketlerden birine devredilmişse ya­ni borç o devralan şirket tarafından ödenecekse, fakat ödenmemişse bölünmeye katılan diğer şirket­ler bu ödenmeyen borçlardan müteselsilen sorumlu olurlar. Borcu ödemekle yükümlü olan şirket bu borçtan birinci derecede sorumludur. Çünkü, bölünmede aktif/pasif gruplaştırmasında borç ona in­tikal etmiştir. Birinci derecede so...
(Şerh No: 11796 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 13:18)

 Bilgi  [TK. 175] Gerekçesi
Maddenin kaynağı İBirK'nın 46 ncı maddesidir. Bu hüküm 157 nci maddedeki bazı ilke ve kuralları bölünme yönünden tekrarlamaktadır (157 nci maddenin gerekçelerine bakılmalıdır). Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Alt Komisyonca, Tasarının 175 inci maddesinin ikinci fıkrasına "bir işlem denetçisinin rapo­ruyla" ibaresi eklenerek ispat aracında kesinlik ve açıklık sağlanmıştır. Yapılan bu değişiklik Ko­misyonumuzca da kabul edilmiştir. Ayrıca, Komisyonumuzca, maddenin birinci fıkrasında öngörülen ...
(Şerh No: 11795 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 13:18)

 Bilgi  [TK. 174] Gerekçesi
174 üncü maddenin kaynağı İBirK'nın 45 inci maddesidir. Bölünme, alacaklılar açısından özel korunmayı gerektiren sonuçlar doğurur. Tam bölünme, alacaklılar yönünden borçlunun değişmesidir. Çünkü tam bölünmede, bölünen şirket parçalanır ve ortadan kalkar. Bu, borçlu­nun ortadan kalkması ve yerine devralan şirketlerin gelmesi demektir. Kısmî bölünmede ise bölü­nen şirketin malvarlığı küçülür, bu sermayenin azaltılması sonucunu bile doğurabilir. Devredilen malvarlığı bölümü veya bölümleri sebebiyle...
(Şerh No: 11794 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 13:18)

 Bilgi  [TK. 173] Gerekçesi
Birinci fıkra: İBirK'nın 43 üncü maddesinden alınmıştır. Bölünme kararı, bölün­menin hukuken gerçekleştirilmesinin, şirketin/şirketlerin ve şirket paylarının yeniden yapılandırıl­malarının ve bölünen şirketin hukukî yazgısının en önemli aşamasını oluşturur. Bu karar tam bölün­mede, bölünen şirketin malvarlığının başka ortaklarca paylaşılması ve şirketin sona erip sicilden si­linmesi, gereğinde yeni şirketlerin oluşması ve bölünen şirketin ortaklarının katılma paylarının dev­ralan şirkette veya ş...
(Şerh No: 11793 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 12:59)

 Bilgi  [TK. 172] Gerekçesi
Maddenin kaynağı, İBirK'nın 42 nci maddesidir. Birleşme hakkındaki 150 nci maddede yapılan açıklamaya bakılmalıdır.
(Şerh No: 11792 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 12:58)

 Bilgi  [TK. 171] Gerekçesi
Madde, İBirK'nın 41 inci maddesinden alınmıştır. Ortakların inceleme hakkını düzenleyen ve şirket içi şeffaflığı sağlama anlayışından kaynaklanan 171 inci madde hakkında 149 uncu madde için yapılan açıklamalara bakılmalıdır. Bu hüküm birleşmeye ilişkin 149 uncu madde ile süre ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'ndeki ilân dışında özdeştir. Hüküm, aynı ortaksal men­faatleri korumakta ve aynı bölünme kararının oylanmasında olduğu gibi, bilinçli oy kullanma ama­cına hizmet etmektedir. Bu fark hakka ...
(Şerh No: 11791 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 12:58)

 Bilgi  [TK. 170] Gerekçesi
147 ve 148 inci maddelerin gerekçelerine bakılmalıdır.
(Şerh No: 11790 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 12:57)

 Bilgi  [TK. 169] Gerekçesi
147 ve 148 inci maddelerin gerekçelerine bakılmalıdır. Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Alt Komisyonca, Tasarının 169 uncu maddesinde yapılan değişiklikle, 79 ve 147 nci madde­lerdeki değişiklik gerekçesiyle paralellik sağlanmıştır. Yapılan bu değişiklik Komisyonumuzca da kabul edilmiştir. Ayrıca maddede redaksiyon yapılmıştır.
(Şerh No: 11789 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 12:56)

 Bilgi  [TK. 168] Gerekçesi
Birinci fıkra: Madde İBirK'nın 38 inci maddesinden alınmıştır. Bazı aktif mal­varlığı parçalarının hangi şirkete tahsis edildiği hakkında sözleşmede/planda hüküm bulunmayabi­lir, yani tam anlamıyla bir sözleşme/plan boşluğu söz konusu olabilir. Hüküm yokluğu, bölünme sözleşmesini/planını hazırlayanların ihmâlinden veya yönetim organının bölünen şirketin söz konu­su tahsis edilmeyen aktife sahip bulunduğunu bilmemelerinden ya da diğer sebeplerden doğabilir. Bölünme tescil ile hüküm ifade edince, ...
(Şerh No: 11788 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 12:55)

 Bilgi  [TK. 167] Gerekçesi
Bu maddenin kaynakları İBirK'nın 37 nci ve 82/891/AET sayılı Yönergenin 3 (2) maddesi hükmüdür. Bu madde bölünme sözleşmesinin ve bölünme planının bir anlamda zorunlu içeriğini öngörmektedir. Burada "bir anlamda" ibaresinin kullanılmasının sebebi, zorunlu içeriğin somut olay gerçeğine bağlı olmasından doğabilecek özelliklerin, kesin bir asgarî içerik anlayışına olanak bırakmamasıdır. Çünkü, somut olayda meselâ intifa senedi veya oydan yoksun pay yoksa, sözleşme veya plan da bunlar hakkında herha...
(Şerh No: 11787 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 12:54)

 Bilgi  [TK. 166] Gerekçesi
Hükmün kaynağı İBirK'nın 36 ncı maddesidir. Hüküm, bölünme sözleşmesi (f. 1) ile bölünme planı (f. 2) arasındaki kesin ayrımı ortaya koymaktadır. Bir şirket bölünerek malvarlı­ğı bölümlerini varolan şirketlere devredecekse, hem devreden hem de devralan tarafında halen mev­cut hukuk süjeleri, yani bölünmeye katılan şirketler var demektir. Bu durumda bölünme, taraflar arasında ya iki ya da çok taraflı bir sözleşme ile düzenlenebilir. Buna karşılık, bölünen şirket mal­varlığı bölümlerini bölünme sü...
(Şerh No: 11786 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 12:54)

 Bilgi  [TK. 165] Gerekçesi
Bu hükmün açıklaması için birleşme ile ilgili olarak daha önce 144 üncü madde­de verilen bilgiye bakılmalıdır. Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Alt Komisyonca, Tasarının 165 inci maddesinin ikinci fıkrasında hangi hükümlerin saklı ka­lacağı bentleri belirtilmek suretiyle fıkraya açıklık getirilmiş, ayrıca, 79 uncu maddedeki değişiklik gerekçesiyle aynı fıkranın (b) bendinde değişiklik yapılmıştır. Yapılan bu değişiklik Komisyonu­muzca da kabul edilmiştir.
(Şerh No: 11785 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 12:53)

 Bilgi  [TK. 164] Gerekçesi
Hüküm açıklamayı gerektirmeyecek kadar açıktır.
(Şerh No: 11784 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 12:53)

 Bilgi  [TK. 163] Gerekçesi
Birinci fıkra: İBirK'nın 33 üncü maddesinden alınan bu hüküm devralan şirket­lerde yapılması gerekebilen sermaye artırımını düzenlemektedir. Bölünüp devreden şirketin ortaklarının, devralan şirketin/şirketlerin paylarını ipso iure iktisap edebilmelerini sağlamak için, devra­lan şirketlerin sermayelerini artırmaları çoğu kez gereklidir. Bu gereklilik, devreden şirketin ortak­larının haklarını koruma ölçüsünde ortaya çıkan bir yükümlülüktür. Anılan yüküm, dolaylı olarak alacaklıları da korur. Serm...
(Şerh No: 11783 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 12:53)

 Bilgi  [TK. 162] Gerekçesi
Bu madde, İBirK'nın 32 inci maddesinden alınmıştır. Kısmî bölünmede, bölünen (devreden) şirkette, şirketten ayrılan malvarlığı bölümünün oransal olarak sebebiyet verebileceği sermaye kaybının kanunî ve finansal açıdan yol açabileceği tehlikelerin veya ortaya çıkabilecek çe­şitli sakıncaların ortadan kaldırılabilmesi, yani sermayenin yeni duruma uygunluğunun sağlanabil­mesi için çoğu kez sermayede azaltma yolu ile bir düzeltme yapılması gerekli görülebilir. Tam bölünmede, bölünen şirket sona erip...
(Şerh No: 11782 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 12:53)

 Bilgi  [TK. 161] Gerekçesi
Birinci fıkra: Birinci fıkra, ortak sıfatının korunmasını, yani ortak olma duru­munun devamlılığı ilkesini açıkça hükme bağlamaktadır. Bu ilkenin açıklaması ile ilgili olarak, 140 ıncı maddenin gerekçelerini inceleyiniz. Bölünen şirketin ortaklarına, devralan şirkette pay tahsis edilmesi zorunluğu bölünmenin yapısı ve niteliği gereğidir. İlke, çok yönlü ve geniş kapsamlıdır. İl­keye göre, bölünen şirketin ortakları bölünmeye katılan devralan şirketlerin tümünde ya da bazıla­rında ortak olabilir ...
(Şerh No: 11781 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 12:53)

 Bilgi  [TK. 160] Gerekçesi
Bu maddenin kaynağı İBirK'nın 30 uncu maddesidir. Kanun bölünebilen şirket­leri sınırlayıcı bir tarzda belirlemiştir. Ancak, hükmün, her sermaye şirketinin ve kooperatif şirke­tin kendi genel türü içinde bölüneceği şeklinde yorumlanmaması gerekir. Bir anonim şirket, bir limited şirkete SPBKomO'ya ve kooperatife bölünebilir. Bunun gibi, bir kooperatif şirketin de bir anonim şirkete ve/veya limited şirkete bölünmesine engel yoktur. Buna karşılık bir anonim şirket, şahıs şirketlerine bölünemez ve t...
(Şerh No: 11780 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-07-2011 12:53)

Kamu Hizmetlerinde Kullanılan Taşınmazlar Haciz Edilemez.
(Şerh No: 11779 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 02-07-2011 17:34)

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından kaynaklanan her türlü davalar için 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168.maddesi uyarınca vekalet ücreti maktu olarak belirlenir.
(Şerh No: 11778 - Ekleyen: Keziban ÇOLAK - Tarih : 02-07-2011 09:01)

"Görevsizlik" veya "yetkisizlik" kararı verilmesi halinde, kararı veren mahkemece, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de hüküm altına alınması gerekir.
(Şerh No: 11777 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 30-06-2011 14:16)

Dava dilekçesinin tanziminde kanuni noksanlar bulunması sebebiyle iptal kararı verildiğinde, davacı 10 gün içinde yeniden dava dilekçesi tanzim ve ibraza mecbur olduğundan (aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ve 425.maddeden faydalanılacağı açık olmakla) bu kararda, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmez.
(Şerh No: 11776 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 30-06-2011 14:16)

Haksız Çıkma Zammının takip ve tahsili dayanak iptal kararının kesinleşmesi şartına tabi bulunmadığı hakkında.
(Şerh No: 11706 - Ekleyen: Doğan Adem KURT - Tarih : 29-06-2011 12:00)

 Bilgi  [TK. 159] Gerekçesi
İBirK'nın 29 uncu maddesinden alınan 159 uncu madde tam ve kısmî bölünme­ye egemen olan ilkeleri içermekte yoksa bölünmenin söz konusu türlerini tanımlamamaktadır. Tam bölünmede bölünen şirketin malvarlığının tümü bölünür ve mevcut veya yeni kurulacak en az iki şirkete geçer. Bölünen şirket, ortadan kalkar. Bölünen şirketin ortakları devralan şirketin ortakları olurlar. Kısmî bölünme iki şekilde olur: (1) Kısmî bölünme, (2) yavru şirket kurma. Kısmî bölünmede bölünen şirketin malvarlığının...
(Şerh No: 11775 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:30)

 Bilgi  [TK. 159] "Bölünme" düzenlemesinin genel gerekçesi
Bölünme Türkiye'de maddî hukuk yönünden ilk defa bu Kanunla düzenlenmiştir. Gerçi vergi hukuku ile ilgili kurallar, daha önce Kurumlar Vergisi Kanununda 4684 sayılı Kanunla yapılan de­ğişiklikle öngörülmüş ve bir uygulama başlamıştır. Ancak bu düzenlemenin bölünmenin maddî hu­kuk cephesini içermediği, bölünmenin maddî hukuk yönünden dogmatik düzeninin ülkemizde mev­cut bulunmadığı şüphesizdir. Vergi Usul Kanunu değişikliğini izleyerek Maliye Bakanlığı ile Sana­yi ve Ticaret Bakanlığı, ortaklaşa ...
(Şerh No: 11774 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:29)

 Bilgi  [TK. 158] Gerekçesi
Madde, İBirK'nın 26 ncı maddesinden alınmıştır. Sermaye şirketine devrolunan şahıs şirketlerinde, şirket borçlarından ikinci derecede kişisel sorumlu olan ve birleşme sonucunda devralan şirkette, sorumluluk rejimi değişen ortaklar bulunabilir. Meselâ, bir kollektif şirket bir ano­nim şirketle devredilme yoluyla birleştiğinde kollektif ortakların ve bir komandit şirketin bir limi­ted şirkete devrinde komandite ortağın/ortakların sorumluluğu bakımından olduğu gibi. Sorumlu­luk rejimindeki bu değiş...
(Şerh No: 11773 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:26)

 Bilgi  [TK. 157] Gerekçesi
Maddenin kaynakları, İBirK'nın 25 inci maddesi ve Üçüncü Yönergenin 13 ve 14 üncü maddeleridir. Alacaklıların korunması 157 nci maddede yeni bir anlayış üzerine yapılandırılmıştı. 6762 sa­yılı Kanunun 150 nci maddesinde, birleşme kararının ilân gününden üç ay sonra hüküm ifade etme­si, alacaklıları koruyucu bir önlem olarak düşünülmüş ve bu süre içinde alacaklılara itiraz hakkı tanınmıştır. Bu hak birleşmeyi engelleyen bir rol oynamaktadır. Anonim şirketlerde ise 451 inci mad­de, malvarlıklar...
(Şerh No: 11772 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:25)

 Bilgi  [TK. 156] Gerekçesi
İBirK'nın 24 üncü maddesinin kaynaklık ettiği bu hükmün kolaylıkları açık bir şekilde belirtilmiştir. Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Alt Komisyonca, Tasarının 156 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, mevzuat hazır­lama usulü dikkate alınarak ayraç içi kelimeler ayraçtan çıkarılarak metne işlenmiştir. Yapılan bu değişiklik Komisyonumuzca da kabul edilmiştir.
(Şerh No: 11771 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:24)

 Bilgi  [TK. 155] Gerekçesi
İBirK'nın 23 üncü maddesinden alınan 155 inci madde, öngörülen şartların var­lığında sadece sermaye şirketlerinin birleşmesine uygulanan kolaylaştırılmış birleşmeyi düzenlemektedir. Bu hüküm, kıyas yolu ile şahıs şirketlerine uygulanamaz. Kolaylık ise 156 ncı maddede gösterilmiştir. Birleşme, alacaklıların haklarının zarara uğraması olasılığı yoksa, kolaylaşmaktadır. Bu sebeple şartları varsa Kanun koyucu, birleşme sözleşmesini yeterli bulmuş, birleşme raporuna, birleşmenin denetlenmesine, incel...
(Şerh No: 11770 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:23)

 Bilgi  [TK. 154] Gerekçesi
Birleşme kararının ilânı; hem üçüncü kişiler hem de 158 inci maddenin uygulan­ması yönünden önem taşır.
(Şerh No: 11769 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:22)

 Bilgi  [TK. 153] Gerekçesi
Maddenin kaynakları, İBirK 22 nci maddesi ile Üçüncü Yönergenin 19 uncu maddesidir. Birinci fıkra: Birinci fıkra, devrolunan şirketin yaptırdığı tescilin küllî halefiyet ve birleşme bakımından kurucu etkisini hükme bağlamaktadır. Birleşme sözleşmesinin birleşmeye katılan şir­ketlerin genel kurullarında onaylanması, birleşmeyi hukuken gerçekleştirmez. Onayların tümünün varlığı halinde de söz konusu şirketler birleşmez. Onay, birleşmeye hazırlık aşamalarından sadece biridir; onay tescile başvur...
(Şerh No: 11768 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:22)

 Bilgi  [TK. 152] Gerekçesi
Kaynağı İBirK'nın 21 nci maddesi olan 152 nci madde, birleşmeye katılan şir­ketlerin yönetim organlarının birleşme kararını ne zaman ticaret siciline sunmak zorunda oldukla­rını, aynı anda sunulması gereken birleşme ve ilgili diğer kararların neler olduğunu nihayet devre­dilen şirketin sona erme anını düzenlemektedir. Birinci fıkra: Birinci fıkra, birleşme kararının tescili için birleşmeye katılan şirketlerde "hazır olur olmaz" ticaret siciline başvurulacağını belirtmektedir. "Birleşme kararı...
(Şerh No: 11767 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:21)

 Bilgi  [TK. 151] Gerekçesi
İBirK'nın 18 inci maddesinden alınan bu madde birleşmeye katılan şirketlerde bir­leşme sözleşmesi onaylamaya yetkili organı ve gerekli nisapları göstermektedir. Hüküm, Türk siste­mine uygun olarak kaleme alınmıştır. Ayrıca Üçüncü Yönergenin 7 nci maddesine de bakılmalıdır. Birinci fıkranın (a) bendinde 421 inci maddenin beşinci fıkrasının (b) bendi saklı tutulmuştur. Çünkü, anılan hükümde pay senetleri borsada işlem gören anonim şirketlerle ilgili olarak birleşme için özel bir nisap öngörülmü...
(Şerh No: 11766 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:20)

 Bilgi  [TK. 150] Gerekçesi
Birinci fıkra: Bu maddenin kaynağı İBirK 17 nci maddedir. Anılan madde bir­leşme sözleşmesinin imzalanmasından sonra, ancak genel kurul kararından önce malvarlığında önemli değişiklik meydana gelen şirketin yönetim organına bir bildirim borcu yüklemektedir. Bil­dirim iki yönlüdür: Söz konusu yönetim organı bildirimi hem kendi genel kuruluna hem de birleş­meye katılan diğer şirketlerin yönetim organlarına yapmalıdır. Bildirimin, incelemenin yapılmasına ve gerekli önlemin alınmasına olanak sağlaya...
(Şerh No: 11765 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:19)

 Bilgi  [TK. 149] Gerekçesi
Maddenin kaynakları İBirK 16 ncı madde ile 78/855/AET sayılı Yönergenin 11 inci maddesidir. Hükmün amacı, ortaklara, intifa senedi hamilleri ile menkul değer veya menfaat sa­hiplerine ve diğer ilgililere bilgi vermek; bu suretle haksız menfaat sağlanmasını ve kaybını önle­mek; şeffaflığı sağlamak ve oy hakkını haiz olanlara bu haklarını bilinçli olarak kullanmalarında yardımcı olmaktır. 149 uncu madde, bir çok noktada kaynaklardan ayrılmıştır: (1) İnceleme hakkı sadece ortakla­ra değil, daha ...
(Şerh No: 11764 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:19)

 Bilgi  [TK. 148] Gerekçesi
Birinci fıkra: Birleşmenin denetlenmesi, işlem denetçileri (Tasarının 400 üncü maddesi) tarafından yapılır. Birleşmenin denetlenmesi; birleşme sözleşmesinin, birleşme raporunun ve birleşmeye esas oluşturan bilânçonun denetlenmesi demektir. Denetim, ortakların, azınlığın ve alacaklıların korunması amacına yöneliktir. Birleşmeye esas oluşturan bilânço en az bir şirket sona erse de, şirketin devamlılığı esasına gö­re düzenlenir. Küçük ve orta ölçekli şirketlere ilişkin istisna için 147 nci ma...
(Şerh No: 11763 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:18)

 Bilgi  [TK. 147] Gerekçesi
Maddenin kaynakları İBirK 14 üncü maddesi ile 78/855/AET Yönergesinin 9 un­cu maddesidir. Birinci fıkra: Birleşme raporu, birleşmeye katılan şirketlerine ortaklarına somut olaydaki bir­leşmeye ilişkin ve bu birleşmeyi tanımlayan bilgi verilmesini amaçlamaktadır. Raporun hükümde öngörülen konularda, aydınlatıcı, gerekçeli ve tatmin edici açıklamaları içermesi zorunludur. Tasarı, küçük ve orta ölçekli şirketlerde (Tasarının 135 ile 1522 ve 1523 üncü maddelerine ba­kılmalıdır) bir kolaylığa y...
(Şerh No: 11762 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:17)

 Bilgi  [TK. 146] Gerekçesi
İBirK'nın 13 üncü maddesinden alınan 146 ncı madde, birleşme sözleşmesinde bulunması gereken asgarî kanunî kayıtları göstermektedir. Madde kaynaktan farklı olarak asgarî zo­runlu içeriği göstermekte; yoksa tipik içeriği belirlememektedir. Somut olay hükmün göndermede bulunduğu olguyu içeriyorsa birleşme sözleşmesi o olguya ilişkin hüküm içermek zorundadır. Me­selâ, devralan şirket bazı paylara özel haklar tanıyorsa (183 üncü maddenin gerekçesine bakılmalı­dır), bunlar hakkında birleşme sözleşmes...
(Şerh No: 11761 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:16)

 Bilgi  [TK. 145] Gerekçesi
İBirK 12 nci maddeden alınan bu madde, özellikle onaya ilişkin hüküm, derin öğreti çalışmalarını ve ilkesel mahkeme kararlarını gerektirecek niteliktedir. 145 inci madde bağlayıcı bir birleşme sözleşmesinin yapılmasının şeklî şartını, yapma (imza­lama) ve onaylamaya yetkili organı göstermektedir. Yazılı şekil, geçerlik şartıdır. Sözleşmeyi akdet­me yetkisi, yönetim organına aittir. Yönetim organı bu yetkiyi başkasına, meselâ anonim şirketler­de müdürlere hatta yönetim işlevini 367 nci maddeye...
(Şerh No: 11760 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:16)

 Bilgi  [TK. 144] Gerekçesi
Birinci fıkra: Birleşmede ara bilânço ancak kanunda öngörülen sebeplerden bi­rinin varlığında çıkarılır; aksi halde düzenlenmesine gerek yoktur; birleşmeyi temellendiren ara bilânçoya yıllık bilânço esas alınabilir. Ara bilânçonun çıkarılmasını zorunlu kılan sebeplerden birincisi, (yıllık) bilânço günü ile bir­leşme sözleşmesi arasında altı aydan fazla sürenin geçmiş olmasıdır. Faaliyet yılının yarısından faz­lasının idrak edilmiş olması, son yıllık bilânçodaki değer ve sonuçların birleşme bi...
(Şerh No: 11759 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:15)

 Bilgi  [TK. 143] Gerekçesi
Yeni kuruluşta, yeni kurulan şirketin türü ne ise o türün kurulmasına ilişkin hü­kümler uygulanır. Ancak yeni türde asgarî ortak sayısı gösterilmişse buna ilişkin hüküm ile aynî ser­mayeye ilişkin hüküm uygulanmaz. Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Alt Komisyonca, Tasarının 143 üncü maddesinde, kanun yapım tekniğine uygun olarak atıf­ta bulunulan Kooperatifler Kanununun, tarih ve sayısı yazılmıştır. Yapılan bu değişiklik Komisyo­numuzca da kabul edilmiştir.
(Şerh No: 11758 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:14)

 Bilgi  [TK. 142] Gerekçesi
Birinci fıkra: Devralan şirkette sermaye artırımının yapılması zorunluğu (141 inci maddedeki istisnaî durum dışında) "ortak"lığın devamının gereğidir. Bu sebeple sermaye artı­rımı devralan şirkette bir zorunluluktur; emredici niteliktedir. Ancak sermaye artırımının kapsamı (yüksekliği) her zaman payların değiştirilmesi oranına göre belirlenmez; şirketler kendi paylarını iktisap etmişlerse, bu olgu sermaye artırımının miktarını etkiler. Devralan şirket kendi paylarını/his­se senetlerini iktisap e...
(Şerh No: 11757 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:14)

 Bilgi  [TK. 141] Gerekçesi
Birinci fıkra: Bu madde, AT'ın şirketlere ilişkin İkinci Yönergesinde bulunma­yan, ancak bu boşluğun olumlu bir boşluk olarak nitelendirildiği, onun için Yönergede ulusal dü­zenlemelere olanak tanınmış olduğu kabul edilen, birleşmeye muhalif olan ortağın devredilen şir­ketten ayrılması hakkını ona vermektedir. Birleşmede ilke, ortak olma durumunun devamlılığıdır (140 ıncı maddeye ve bu maddenin bi­rinci fıkrasına ilişkin gerekçeye bakılmalıdır). 6762 sayılı Kanun başta olmak üzere, bir çok ka...
(Şerh No: 11756 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:13)

 Bilgi  [TK. 140] Gerekçesi
Hüküm İBirK'nın 7 nci maddesinden alınmıştır. Birinci fıkra: a) Birinci fıkrada birleşme hukukuna hakim, birleşmeyi tanımlayan ilkelerden biri olan ortak olma durumunun devamlılığı kısaca şirket payının devamlılığı (korunması) ilkesi, kanunî ifadesini bulmuştur. Bu ilke, devrolunan şirketin her bir ortağının, devrolunan şirketteki pa­yının değerini karşılayacak ve şimdiye kadarki payının verdiği haklarına eşit (veya öyle kabul edi­len) hakları içeren bir devralan şirket payını talep etmeye ha...
(Şerh No: 11755 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:12)

 Bilgi  [TK. 139] Gerekçesi
Birleşme öğretisinde tartışılan sermayesini belli bir oranda yitirmiş veya borca batık olan bir şirketin birleşmeye katılıp katılamayacağına ilişkin soru 139 uncu maddede olumlu cevaplanmıştır. Bu sorun, olumlu bir şekilde çözülmekte, bu suretle sağlığa kavuşturucu (iyileştiri­ci) birleşmeye cevaz verilmektedir. Hüküm 376 ve 633 üncü maddeler ile uyum içindedir. Sermaye ile kanunî yedek akçeler toplamının yarısı bilânço zararlarıyla yitirilmişse eksi bilânço; zararlar bunun üstündeyse borca b...
(Şerh No: 11754 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:04)

 Bilgi  [TK. 138] Gerekçesi
İBirK 5 inci maddeden ve Üçüncü Yönergenin 3 (2) nci maddesi hükmünden ya­rarlanılmıştır. Birinci fıkra: Hüküm, tasfiye halinde bulunan bir şirketin birleşmeye katılabilmesine olanak tanımakta, ancak bunun için iki şart aramaktadır. Bunlardan birincisi, malvarlığının, yani tasfiye paylarının dağıtılmaya başlanmamış bulunması, ikincisi ise, tasfiye halindeki şirketin devrolunan (iltihak eden) şirket olmasıdır. Bu hüküm İsviçre Federal Mahkemesinin fesih kararının geri alına­bileceğine ilişkin ...
(Şerh No: 11753 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:04)

 Bilgi  [TK. 137] Gerekçesi
137 nci madde, üç sınıf halinde kanunen izin verilen birleşmeleri göstermekte­dir. Maddede, (1) sermaye şirketlerinin, (2) şahıs şirketlerinin ve (3) kooperatiflerin hangi şirketler­le hangi şartlar altında birleşebilecekleri birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda ayrı ayrı gösterilmiştir. Yeni düzenleme anonim, sermayesi paylara bölünmüş komandit, kollektif, komandit ve kooperatif şirketlerinin birbirleriyle birleşmelerine izin vermektedir. Böylece 6762 sayılı Kanundaki türlerin aynı olması şartı...
(Şerh No: 11752 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:03)

 Bilgi  [TK. 136] Gerekçesi
136 ncı madde, 6762 sayılı Kanunun 146 ncı maddesini değişik bir içerikle de­vam ettirmektedir. Tasarının bu maddesi Üçüncü Yönerge temelinde İBirK'dan yararlanılarak ka­leme alınmıştır. Birinci fıkra: 6762 sayılı Kanunda da aynen bulunan birleşmenin iki türü birinci fıkrada, ko­operatifler de dahil olmak üzere tüm ticaret şirketlerini içerecek tarzda ifade edilmiştir. "Devralma" ve "yeni kuruluş" terimlerinin tercih edilmiş olmasının sebebi, bu terimlerin uygulamamızda yer­leşmiş olmasıdır. ...
(Şerh No: 11751 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:02)

 Bilgi  [TK. 135] Gerekçesi
135 inci madde 134 ilâ 194 üncü maddelerde yer alan kavramların tanımlarını vermektedir. Tanımlar, şöyle açıklanabilir. a) "Şirket" terimi, bu hükümlerde ticaret şirketleriyle kooperatifi ifade etmektedir. "Şirket" söz­cüğü belirli bir şirketi veya genel olarak bir şirketi değil bir anlamda, kaynak İBirK'daki hukuk sü-jesini (sujets/Rechtstrâger/soggetti guiridici) karşılamaktadır. "Ortak" sözcüğü şahıs şirketleri ile kooperatiflere özgü olup, anonim şirketlerde paysahibi te­rimi kullanılm...
(Şerh No: 11750 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:01)

 Bilgi  [TK. 134] Gerekçesi
134 üncü madde 134 ilâ 194 üncü maddelerin uygulama alanını belirlemekte, bir­leşme, bölünme ve tür değiştirmeye ilişkin çeşitli kanunlardaki hükümleri saklı tutmaktadır.
(Şerh No: 11749 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:01)

 Bilgi  [TK. 133] Gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 145 inci maddesini karşılayan bu hüküm, uygulamanın ge­reksinimlerine cevap verecek şekilde ve Yargıtay kararlarına göre yeniden düzenlenmiştir. Birinci fıkra: Birinci fıkra, eski metnin aksine, haklı ve doğru olarak sadece şahıs şirketlerine özgülenmiştir. İkinci fıkra: 6762 sayılı Kanundaki sermayesi paylara bölünmüş şirketlerle anonim şirketlere ve "hisse senetleri"ne özgülenmiş bulunan ikinci fıkra "sermaye şirketleri" ibaresi kullanılarak limi­ted şirketleri ve sen...
(Şerh No: 11748 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 23:00)

 Bilgi  [TK. 132] Gerekçesi
Madde, 6762 sayılı Kanunun 144 üncü maddesinden alınmıştır. Ancak Tasarıda "kanunlarda" denilerek madde Türk Ticaret Kanununa özgülenmemiştir.
(Şerh No: 11747 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:58)

 Bilgi  [TK. 131] Gerekçesi
Madde, 6762 sayılı Kanunun 143 üncü maddesinden alınmıştır. Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Alt Komisyonca, Tasarının 131 inci maddesinde 129 uncu maddede açıklanan gerekçe doğ­rultusunda değişiklik yapılmıştır. Yapılan bu değişiklik Komisyonumuzca da kabul edilmiştir.
(Şerh No: 11746 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:58)

 Bilgi  [TK. 130] Gerekçesi
Madde, 6762 sayılı Kanunun 142 nci maddesinden alınmıştır. Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Alt Komisyonca, Tasarının 130 uncu maddesinde 129 uncu maddede açıklanan gerekçe doğ­rultusunda değişiklik yapılmıştır. Yapılan bu değişiklik Komisyonumuzca da kabul edilmiştir.
(Şerh No: 11745 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:57)

 Bilgi  [TK. 129] Gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 141 inci maddesini karşılayan bu hükümde önemli üç de­ğişiklik yapılarak, sözleşmede aksine hüküm yoksa, 6762 sayılı Kanundaki hükmün aksine, sermayenin ödenmesi gereken günden itibaren değil de, şirketin tescilinden itibaren temerrüt faizi ödene­ceği belirtilmiştir. Eski hüküm, bir taraftan sermayenin ödenmesini tüm şirketlerde "ödenmesi ge­reken" günlere bırakarak kredi güvenliğini sarsıyor, diğer taraftan da "kanunî faizin" diyerek yorum güçlüklerine sebep oluyordu. Gerçi ...
(Şerh No: 11744 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:56)

 Bilgi  [TK. 128] Gerekçesi
Birinci fıkra: 6762 sayılı Kanunun 140 ıncı maddenin birinci fıkrası hükmü ay­nen korunmuştur. İkinci fıkra: İkinci fıkra yenidir. Hüküm sermaye olarak konulan para dışındaki değerleri ko­rumak, şirketin kuruluş aşamasında sorunlarla karşılaşmamasını sağlamak amacıyla öngörülmüştür. Bu hüküm uyarınca, taşınmazların aynî sermaye olarak kabul edilmeleri için, taahhütte bulunan kişinin taahhüdünü tapuya şerh olarak kaydettirmesi gerekir. Fikrî mülkiyet hakları, maden hakları, gemiler, hava taşıt...
(Şerh No: 11743 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:55)

 Bilgi  [TK. 126] Gerekçesi
Madde, 6762 sayılı Kanunun 138 inci maddesinden dili güncelleştirilerek alın­mıştır.
(Şerh No: 11741 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:53)

 Bilgi  [TK. 125] Gerekçesi
Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 137 nci maddesinde öngörülmüş bulunan ve tüm ticaret şirketleri için geçerli olan ultra vires ilkesini, AET'nin 68/151 sayılı şirketlere ilişkin Birin­ci Yönergesinin ilgili hükmünü dikkate alarak kaldırmıştır (Genel Gerekçenin 100 numaralı parag­rafına bakılmalıdır.). Ticaret şirketleri Türk Medenî Kanununun 48 inci maddesi çerçevesinde hak­lardan yararlanabilecek, borçlar üstlenebileceklerdir. 371 inci maddenin ikinci fıkrasında olduğu gi­bi Tasarının bazı hükümle...
(Şerh No: 11740 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:53)

 Bilgi  [TK. 124] Gerekçesi
Birinci fıkra: Maddenin birinci fıkrası 6762 sayılı Kanunun 136 ncı maddesinin tekrarından ibarettir. Hükümde yer alan "kooperatif şirket" ibaresi ile ilgili tartışma, 2004 yılında çıkarılan 5146 sayılı Kanunla (Resmî Gazete: 07/05/2004 tarihli ve 25455 sayılı), KoopK'da yapı­lan değişiklikle son bulmuştur. Çünkü, anılan Kanun kooperatifin şirket olduğunu belirtmiştir (Ko-opK m. 1). Gerçi anılan Kanunun 1 inci maddesinde kooperatifin şirket olduğu ifade edilmekte, ti­caret şirketi olup olmadığı ...
(Şerh No: 11739 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:52)

 Bilgi  [TK. 123] Gerekçesi
Tasarının bu maddesi yeni olup, Alm. TK.'nın 90a paragrafından alınmıştır. Hü­küm, sözleşmeden sonra sözleşmeye bağlı olarak uygulanacak faaliyet sınırlamasını düzenlemekte­dir. Kanun, sözleşme sonu faaliyet yasağını veya sınırlamasını eşyanın doğasıyla bağdaştıramadığı için acenteyi koruyucu hükümler konulmasını gerekli görmüştür. Bu gereklilik, acentenin faaliyeti­nin sınırlandırılmasının inhisar düzenlemesinden bağımsız olarak Tasarıda yer almamış olması do­layısıyla daha da önem kazanmıştır....
(Şerh No: 11738 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:47)

 Bilgi  [TK. 122] Gerekçesi
Acentenin denkleştirme talebi Türk içtihat hukuku tarafından tanınmaktadır. Bu sebeple, Tasarının 122 nci maddesi yeni bir hukukî kurumu tanımlamakta fakat ilk defa kanunî dü­zenlemeye kavuşturmaktadır. Çünkü, Yargıtay 1996 yılında verdiği bir kararla olumlu bir kanun boşluğunu doldurmuş, hukukun geliştirilmesi yönünden önemli bir hizmet yapmış, ilkesel bir ka­rarla denkleştirme talebinin dogmatik düzenine işaret etmiş, daha sonra içtihadını yerleştirmiştir. Tasarının 122 nci maddesi, AET Yön...
(Şerh No: 11737 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:47)

 Bilgi  [TK. 121] Gerekçesi
İkinci fıkra: Birinci ve üçüncü fıkraları 6762 sayılı Kanunun 133 üncü madde­sinden alınmış olan bu maddenin ikinci fıkrası yenidir. Yeni hüküm belirli süreli acentelik sözleş­mesinin, süre dolduktan sonra uygulanmaya devam edilmesiyle belirsiz süreli hâle geleceğini belir­terek genel kuralı tekrarlamıştır. Maddenin birinci ve üçüncü fıkraları 6762 sayılı Kanunun 133 üncü maddesinden, dördüncü ve beşinci fıkraları ise aynı Kanunun 134 üncü maddesinden dili sadeleştirilerek alınmıştır. Dörd...
(Şerh No: 11736 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:47)

 Bilgi  [TK. 120] Gerekçesi
Bu madde yenidir. Acentenin haklarını korumak amacıyla öngörülmüştür. Hük­mün iki işlevi vardır. Birincisi acenteye işini gereği gibi yapabilmesi için gerekli bilgi ve belgeleri vermek ve bildirimlerde bulunmak, ikincisi ise borçların niteliğini belirtmek. Son işlev ikinci fıkra­dan açıkça anlaşılmaktadır. Bu sebeple (d) ve (e) bendleri Tasarının 113 ve 118 inci maddelerinin tekrarı olmayıp, anılan borçların emredici nitelik taşıdığını belirtmektedir.
(Şerh No: 11735 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:47)

 Bilgi  [TK. 119] Gerekçesi
Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 132 nci maddesinden alınmıştır.
(Şerh No: 11734 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:47)

 Bilgi  [TK. 118] Gerekçesi
Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 127 nci maddesinden alınmıştır.
(Şerh No: 11733 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:47)

 Bilgi  [TK. 117] Gerekçesi
Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 127 nci maddesinden alınmıştır.
(Şerh No: 11732 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:46)

 Bilgi  [TK. 116] Gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 131 inci maddesi ücretin hesaplanabilmesi için gerekli olan bilgilerin acente tarafından elde edilmesi açısından yetersizdir. Çünkü 6762 sayılı Kanundaki metin hükmün birinci fıkrası sadece ücrete hak kazanılan işlemlere ilişkin defter kayıtlarının verilmesini öngörmüştür. Kayıtların yetersizliği bir yana, acentenin defterleri ile uyuşmaması halinde belirsiz­lik doğuyordu. Ayrıca, yapılan işlerin tespiti defterlerin dışındaki bilgi ve belgelere de dayanabilir. Tasarının 116 n...
(Şerh No: 11731 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:46)

 Bilgi  [TK. 115] Gerekçesi
Tasarının 115 inci maddesi, sözleşmede hüküm bulunmaması halinde ücretin na­sıl belirleneceğini göstermektedir. Oysa, 6762 sayılı Kanunun 130 uncu maddesindeki "mahkeme­ce tayin olunur" ifadesi ücretin nasıl belirleneceğini değil, kimin tarafından belirleneceğini göster­mektedir, yani 6762 sayılı Kanundaki metin öngörülme amacına pek hizmet etmeyen bir hususu hükme bağlamıştır. 6762 sayılı Kanundaki metin "ücretin tayini"ne ilişkin olarak dikkate alınması gekenleri bir tarafa bırakıp, mahkemeye ...
(Şerh No: 11730 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:46)

 Bilgi  [TK. 114] Gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 129 uncu maddesi hem yetersizdir hem de acentenin ücre­te hak kazanmasının ilkesi belli değildir. 6762 sayılı Kanunun bu hükmü, üçüncü kişi ile yapılan sözleşmenin konusuna göre bir ayrım yapmış, konusu bir malın satın alınması, üretilmesi veya sa­tılması olan sözleşmeler ile bunlar dışında kalan konularda yapılan sözleşmeleri ayırmıştı. 6762 sa­yılı Kanunun 129 uncu maddesi sadece birinci kategori ile kısım kısım icra edilecek sözleşmeler hakkında kural koymuştur. Alman T...
(Şerh No: 11729 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:46)

 Bilgi  [TK. 113] Gerekçesi
Acentenin en önemli ve bir anlamda tek hakkı olan ücret hakkını düzenleyen 6762 sayılı Kanunun 128 inci maddesi bir çok yönden yetersizdir. Kanunun içerdiği boşluklar hem uygulamada güçlükler yaratmıştır, hem de yargı kararları her zaman bu boşlukları dolduramamıştır. Almanya, bir acenteler ülkesi olmamasına ve acenteyi özel bir şekilde korumak için ulusal bir se­bebi bulunmamasına rağmen, bu ülke 1989 yılında ticaret hukuku reformu bağlamında acenteyi üc­ret hakkı yönünden güçlü bir duruma geti...
(Şerh No: 11728 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:46)

 Bilgi  [TK. 112] Gerekçesi
Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 126 ncı maddesinden alınmıştır.
(Şerh No: 11727 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:32)

 Bilgi  [TK. 111] Gerekçesi
Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 125 inci maddesinden alınmıştır.
(Şerh No: 11726 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:32)

 Bilgi  [TK. 110] Gerekçesi
Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 124 üncü maddesinden alınmıştır.
(Şerh No: 11725 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:32)

 Bilgi  [TK. 109] Gerekçesi
Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 123 üncü maddesinden, dili güncelleştirilerek alınmıştır.
(Şerh No: 11724 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:32)

 Bilgi  [TK. 108] Gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 122 nci maddesinin yerini alan bu hükümde önemli ve sisteme ilişkin bir değişiklik yapılmıştır. 6762 sayılı Kanundaki hüküm üçüncü kişiyi adaletsiz bir şekilde korumaktadır. Şöyle ki, acente, yetkisiz olarak veya yetki sınırlarını aşarak, üçüncü kişi ile bir sözleşme yaparsa, acentenin müvekkili sözleşme ile bağlı olmadığını üçüncü kişiye bildirmek zorundadır; aksi halde, sözleşme ile bağlı sayılır. Müvekkile, yetki vermediği veya verdiği yetki aşıldığı halde, böyle bir bildi...
(Şerh No: 11723 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:32)

 Bilgi  [TK. 107] Gerekçesi
Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 121 inci maddesinden alınmıştır.
(Şerh No: 11722 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:29)

 Bilgi  [TK. 106] Gerekçesi
Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 120 nci maddesinden alınmıştır. Hükümdeki "kabza" kelimesi yerine "kabule" kullanılmıştır.
(Şerh No: 11721 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:29)

 Bilgi  [TK. 105] Gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 119 uncu maddesi, 105 inci maddede bir değişiklik dışında Tasarıda korunmuştur. Maddenin üçüncü fıkrasında yer alan "Bu hükümlere aykırı olan şartlar muteber değildir" hükmü "yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir" şekline dönüştürülüp ikinci fıkraya eklenmiştir. Çünkü, maddenin ilk iki fıkrasındaki hükümlere aykırı şartları hükümsüz saymak yerli tacirlerin acenteleri yönünden hiçbir anlam taşımamaktadı...
(Şerh No: 11720 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:29)

 Bilgi  [TK. 104] Gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 118 inci maddesinden alınan bu hükümde yeni kavram adları kullanılmıştır: Tek acente ve tek müvekkile özgüleme gibi. 6762 sayılı Kanunda yan başlıkta kullanılan "İnhisar" kavramı, söz konusu hukukî konuma uymayan, yanlış bir kavramdı. Çünkü, "inhisar" (tekel) kelimesi "monopol" karşılığı olup hakim durumu anlatır. RKK'da olduğu gibi. Oysa burada, "münhasır"lık konumu (exclusivity) vardır. Bu da başkasıyla paylaşılmayan, tek başına yetkili anlamına gelmektedir. Bu sebeple "tek...
(Şerh No: 11719 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:25)

 Bilgi  [TK. 103] Gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 117 nci maddesinin (2) numaralı bendi Tasarıya alınmamıştır. Çünkü, ne sigorta şirketiyle ne de sigorta ettirenle sürekli bir ilişki içinde bulunmayan aracılara, sürekli ilişkinin varlığının bir tanım unsuru olduğu acente hakkındaki hükümlerin uygulanması uygun değildir. "Sürekli olarak" ibaresi eklenerek hükmün korunması ise, 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrası sebebiyle gereksiz görülmüştür.
(Şerh No: 11718 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:24)

 Bilgi  [TK. 102] Gerekçesi
Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 116 ncı maddesinden alınmıştır.
(Şerh No: 11717 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-06-2011 22:23)

 Bilgi  [İşK. 21] İbraname yolu ile işe iade davası açmak hakkından feragat edilemeyeceği
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi verdiği birçok kararında, işçi imzaladığı ibranamede "işe iade talebinde bulunmayacağı"na dair feragat etse dahi, 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 21.maddesinin son fıkrasındaki "Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir." hükmüne dayanarak, ibraname yolu ile işe iade davasına bağlı haklardan feragatin geçersiz olduğunu belirtmektedir.
(Şerh No: 11716 - Ekleyen: Av.Hatice Fulya CEPHE - Tarih : 28-06-2011 13:28)

Türk Medeni Kanununun 166. maddesine göre boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz ya da az kusurlu olmaya gerek olmayıp daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır. Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ...
(Şerh No: 11714 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 26-06-2011 15:54)

İhtiyati haciz isteyen tarafından kullandırılan tarımsal kredi için asıl borçludan ipotek alınmış, ancak, aleyhlerine ihtiyati haciz istenen müşterek borçlu ve müteselsil kefillerden ipotek veya rehin alınmamıştır. Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. İhtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri de alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Bahse konu yasal düzenlemele...
(Şerh No: 11713 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 25-06-2011 18:06)

İİK. nun 82/12. maddesi gereğince, borçlunun haline münasip evi haczedilemez.
(Şerh No: 11712 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 25-06-2011 18:03)

Ortaklığın satış suretiyle giderilmesi ilamına dayanılarak yapılacak ihalelerde satış memurluğunca taşınmazların satışa esas kıymet takdirinin yapılması gerekir. Somut olayda satış memurluğunca sulh hukuk mahkemesindeki yargılama sırasında davanın kendi koşulları içinde belirlenen kıymet takdirine dayalı olarak satış yapılmıştır. Mahkemece ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken reddi doğru görülmemiştir.
(Şerh No: 11711 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 25-06-2011 18:00)

Tahliye davası acele davalardan olduğu için Adli tatilde de tahliye davası görülmektedir.
(Şerh No: 11710 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 25-06-2011 17:56)

 Ses Dosyası  [MK. 900] MK. 900 Sesli Okuma
Görme engelli meslektaşlarımız için ses dosyası
(Şerh No: 11709 - Ekleyen: Av.Gülgün İNCESOYLAR DİLKİ - Tarih : 24-06-2011 14:41)

Rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takiplerde takip süreci, rehin konusu malın satışı ve bedelin alacaklılara dağıtılması ile son bulur. Borçlunun rehinli malının bedeli araç üzerindeki hak sahiplerinin alacaklarını karşılamaya yetmezse, başka malların haczi suretiyle takibe devam edilemez. Bu durumda alacaklılara rehin açığı belgesi verilir ve alacaklılar bu belgeye dayanarak borçlu hakkında haciz ya da iflas yolu ile takip yollarına müracaat edebilirler.
(Şerh No: 11708 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 22-06-2011 21:36)

Davalı yanın haczinin davacının haczinden önce olduğu; davacının dayandığı bonoların İİK.nun 100 ncü maddesinde sayılan ve hacze iştirak imkanı sağlayan belgelerden olmadığı hakkında ...
(Şerh No: 11707 - Ekleyen: Av.Barış TİRYAKİ - Tarih : 22-06-2011 21:33)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,07870412 saniyede 10 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.