Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

6100 S.lı Hukuk Muhakemeleri Kanunu - Son Eklenen Şerhler

6100 S.lı Hukuk Muhakemeleri Kanunu - Son Eklenen Şerhler

"1086 sayılı HUMK zamanında açılmış bir davada, sadece HMK’nun 324 maddesi uyarınca delil avansı istenebileceği gözden kaçırılarak, kapsamı da belirtilmeden yazılı şekilde gider avansı istenmesinin yerinde olmadığı; mahkemenin davanın reddine dayanak aldığı, davacı vekiline verilen kesin süreye ilişkin ara kararında “alınması gereken avansın ne miktarda ve hangi işlere ilişkin olduğu, hangi iş için ne miktar avans yatırılacağının açıkça belirtilmemesi ve belirtilen sürede ara karar gereğinin yer...
(Şerh No: 14287 - Ekleyen: Av.Gül KÜLCÜ - Tarih : 19-02-2013 12:20)

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 240. maddesinin (3) numaralı fıkrasının, birinci cümlesinde yer alan “…kesin süre…” ibaresi ile “Bu süre içinde adres gösterilmez veya gösterilen yeni adres de doğru değilse, bu tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayılır.” biçimindeki ikinci cümlesi Anayasa’ya aykırı değildir.
(Şerh No: 14284 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 18-02-2013 11:24)

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109. maddesinin “Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz.” biçimindeki (2) numaralı fıkrası Anayasa’ya aykırı değildir.
(Şerh No: 14283 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 18-02-2013 11:21)

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 317. maddesinin “Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremezler.” biçimindeki (3) numaralı fıkrası Anayasa’ya aykırı değildir.
(Şerh No: 14281 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 18-02-2013 11:14)

Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz.
(Şerh No: 14257 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-01-2013 18:01)

Davalı 13 tanık göstermiştir. Gösterilen tanıkların hangi vakıalar için dinletilmek istenildiği hususunda mahkemece davalıdan bir açıklama istenilmediğine ve davalı tarafından da dinlenilmeyen tanıklar konusunda açık bir vazgeçmesi bulunmadığına göre davalı kocanın dinlenmeyen tanıklarının usulüne uygun çağrılıp dinlenilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekir.
(Şerh No: 14240 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 18-01-2013 11:08)

Davacının keşidecisi olduğu davalı emrine düzenlenen bonoda tahrifat iddiası ile HMK m.209'a mesnetle teminatsız tedbir kararı verilmesi talep olunmuş; yerel mahkemece İİK m.72/3'e dayanılarak tedbir kararı verilmiştir. Yüksek Mahkeme; bonoda tahrifat iddiası bulunduğundan HMK m.209 uyarınca tedbir kararı verilmesi gerektiğinden bahisle yerel mahkeme kararını bozmuştur.
(Şerh No: 14226 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 10-01-2013 13:32)

Haklı nedenle adın değiştirilmesi davası; HMK'nun 383/2-a-2 maddesine göre çekişmesiz yargı işlerinden sayılır. Buna göre çekişmesiz yargı niteliğinde olan haklı nedenle adın değiştirilmesi davasının sulh hukuk mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekir.
(Şerh No: 14219 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 06-01-2013 19:30)

Medeni Usul Hukukunda miktarı belli bir meblağı aşan hukuki işlemlerin kural olarak kesin delille (ikrar, kesin hüküm, senet, yemin)ispatlanması gerekmektedir. Kesin delille ispatı gereken bir hususun takdiri delille ispatı, karşı tarafın açık muvafakati olmadıkça mümkün değildir. Temyize konu davada, eser sözleşmesinden kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsili istenmiş ise de; davalı, akdi ilişkiyi inkar ettiğinden davacının, eser sözleşmesinin varlığını kesin delille kanıtlaması gerekmekted...
(Şerh No: 14163 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 19-12-2012 13:15)

Eser sözleşmesine mesnetle ikame olunan alacak davasında davalı akdî ilişkiyi inkar ettiğinden, eser sözleşmesinin varlığı, davacı tarafından kesin delille kanıtlanmalıdır. Aksi halde davanın reddi gerekir.
(Şerh No: 14162 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 19-12-2012 13:15)

Kişinin davadan önce ölmüş olması halinde kural olarak davanın reddi gerekir ise de; ölü kişiye açılan dava, 6100 sayılı HMK'nın 124/3 ve 4. bentleri çerçevesinde ele alınarak davacıya mirasçılık belgesi temin etmesi için süre verilmeli ve ölen davalının tüm mirasçılarına dava dilekçesinin usulüne uygun biçimde tebliği ile taraf teşkili sağlanmalıdır.
(Şerh No: 14158 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 18-12-2012 11:53)

İşçilik alacakları talepli dava HMK 109 gereği kısmi dava olarak açılabilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin kararı genel kurul tarafından da kabul görmüştür.
(Şerh No: 14141 - Ekleyen: Av.İbrahim YİĞİT - Tarih : 09-12-2012 12:24)

Bozma ilamında, bozma nedeni olarak gösterilen taraflar arasındaki sözleşmenin 15. maddesinin (davacı şirketin defter ve kayıtlarının kesin delil olacağı yönündeki madde), açıklanan yasal düzenlemeler ( "…taraflardan birinin ispat hakkının kullanılmasını imkansız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmelerinin geçersiz olacağına" ilişkin hüküm) karşısında geçersiz olduğu gerekçesine dayanan temyize konu kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olduğunu kabule olanak bulunm...
(Şerh No: 14132 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 08-12-2012 17:32)

Yüksek Mahkemece "yemin" delilinin eda ve iadesi usulü açıklanarak yerel mahkeme kararı; mahkemenin, yemin teklifi hakkında gerekli usul işlemlerini yapmadan hüküm kurması sebebiyle, bozulmuştur.
(Şerh No: 14121 - Ekleyen: Av.Hulusi METİN - Tarih : 26-11-2012 23:44)

İşçilik alacakları konulu dava, ücret alacağı yönünden ücretin yargılama sırasında ödenmesi nedeni ile konusuz kalmış, diğer işçilik alacaklarının ise ödenmesi gerektiği gerekçesi ile kısmen kabul kararı verilmiştir. Bu karar, davalı vekilinin temyizi üzerine onanarak kesinleşmiştir. Kesinleşen karardan sonra davalı vekilinin, davanın kısmen kabulü nedeni ile lehlerine vekalet ücretine karar verilmediğini belirterek talep ettiği tavzih, mahkemece kabul edilerek, vekalet ücreti hüküm altına alınm...
(Şerh No: 14124 - Ekleyen: Av.Hulusi METİN - Tarih : 26-11-2012 23:35)

6100 Sayılı HMK m.273 uyarınca mahkeme, bilirkişinin görevlendirilmesine ilişkin kararında, inceleme konusuna, bilirkişinin cevaplaması gereken sorulara yer vermelidir. Mahkemece; uyuşmazlığın kooperatif anasözleşmesi, iptali istenen genel kurul tutanağı, kooperatife ait defterler, kayıt ve belgeler ile ekleri ve 1163 Sayılı Kanun hükümleri ile birlikte incelenerek çözümlenebileceği hususu gözardı edilerek; incelemeye ilişkin ara kararında, bilirkişinin kooperatif kayıtları üzerinde hangi hususl...
(Şerh No: 14123 - Ekleyen: Av.Hulusi METİN - Tarih : 26-11-2012 23:28)

Araç kiralama sözleşmesinden kaynaklı kira alacağı davasında; taraflar arasındaki varlığı ihtilaflı olan araç kiralama sözleşmesine dair akdi ilişkinin ispatı davacıya aittir. İsticvap, bir davada, o dava ile ilgili belli vakıaların açıklığa kavuşturulması, varlığı ve yokluğu konusunda aleyhine olan tarafın ikrarının sağlanması amacıyla hakimin kendiliğinden veya taraflardan birinin isteminin kabulüyle başvurabileceği usuli bir işlem olup, başlıbaşına bir ispat vasıtası değildir. İspatı gere...
(Şerh No: 14130 - Ekleyen: Av.Hulusi METİN - Tarih : 26-11-2012 23:18)

Araç kiralama sözleşmesinden kaynaklı kira alacağı davasında; taraflar arasındaki varlığı ihtilaflı olan araç kiralama sözleşmesine dair akdi ilişkinin ispatı davacıya aittir. İsticvap, bir davada, o dava ile ilgili belli vakıaların açıklığa kavuşturulması, varlığı ve yokluğu konusunda aleyhine olan tarafın ikrarının sağlanması amacıyla hakimin kendiliğinden veya taraflardan birinin isteminin kabulüyle başvurabileceği usuli bir işlem olup, başlıbaşına bir ispat vasıtası değildir. İspatı gere...
(Şerh No: 14119 - Ekleyen: Av.Hulusi METİN - Tarih : 26-11-2012 23:14)

Kat karşılığı inşaat sözleşmesine mesnetle ikame edilen davada; davalı yönünden feragat nedeniyle dava reddedildiği halde lehine ayrıca nisbi oranda vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değildir.
(Şerh No: 14126 - Ekleyen: Av.Hulusi METİN - Tarih : 26-11-2012 22:44)

Somut olayda, davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesinde, yerel mahkeme hakimine yönelik olarak savunma sınırlarını aşan icapsız sözlerin yer aldığı görülmüştür. Bu haliyle karar düzeltme dilekçesinin münasebetsiz evrak niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. HMK. 32/2 uyarınca işlem yapılmalıdır.
(Şerh No: 14118 - Ekleyen: Av.Hulusi METİN - Tarih : 26-11-2012 21:59)

Temyize konu itirazın iptali ve tahliye konulu davada; davalı yararına hükmedilen vekalet ücreti de yargılama giderleri kapsamında olmasına ve kısa kararda "yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına" karar verilmiş olmasına göre, kısa kararda ayrıca vekalet ücretine ilişkin hüküm kurulmamış ve yargılama giderlerinin detaylarının burada açıklanmamış olması eksiklik olarak kabul edilemez.
(Şerh No: 14127 - Ekleyen: Av.Hulusi METİN - Tarih : 26-11-2012 21:57)

Taraflar arasındaki sözleşmenin konu başlıklı maddesinde, sistemin imaliyle alıcının imalatçı fabrikasında çalışır vaziyette teslim edilmesi kararlaştırılmış ise de bu husus teslime ilişkin olup makinenin montajının davalıya ait işyerinin bulunduğu Gaziantep'te yapılacağı da kabul edildiğinden sözleşmenin ifa yerinin Gaziantep olduğu anlaşılmaktadır. HUMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edildiği yer mahkemesi de yetkili bulunduğundan, davalının yetki itirazının reddine karar verilerek u...
(Şerh No: 14117 - Ekleyen: Av.Hulusi METİN - Tarih : 26-11-2012 21:53)

Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalıdan borcuna karşılık alınan çekler zamanında ibraz edilmediğinden kambiyo vasfını yitirmiş ise de bunlara yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabilir. Taraflar arasında temel ilişki nedeniyle alacak her türlü delille ispatlanabilir. Mahkemece, dinlenen tanıkların görgüye dayalı bilgileri yoktur. Tamamı duyuma dayalı bilgilerdir ve davacının alacağının varlığını kanıtlamaya yeterli değildir. Bu durumda davanın reddi gerekir.
(Şerh No: 14122 - Ekleyen: Av.Hulusi METİN - Tarih : 26-11-2012 21:48)

Öte yandan yemin işlemi tamamlanmadan ve karardan önce 6100 sayılı HUMK. yürürlüğe girmiş olup, 6100 sayılı Yasanın 236. maddesinin "Mahkemenin yargı çevresi dışında oturan kimse, yemin için davaya bakan mahkemeye gelmek zorundadır. Ancak, yemin edecek kişi, mahkemenin bulunduğu il dışında oturuyor ve bulunduğu yerde aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yolu ile yemin icrası mümkün değil ise istinabe yolu ile yemin ettirilir." şeklindeki amir hükmü dikkate alınarak davalının 6100 sayılı Yasanın...
(Şerh No: 14120 - Ekleyen: Av.Hulusi METİN - Tarih : 26-11-2012 21:43)

Satım sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada; akdin ifa yeri mahkemesi de yetkilidir.
(Şerh No: 14116 - Ekleyen: Av.Hulusi METİN - Tarih : 26-11-2012 21:07)

Kambiyo senetlerinin zayi nedeniyle iptaline ilişkin davalarda HMK'nın 383. maddesinde öngörülenin aksine bir düzenleme bulunduğundan, bu davalarda asliye hukuk ve/veya asliye ticaret mahkemeleri görevlidir.
(Şerh No: 14129 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 26-11-2012 21:00)

Taşıma sözleşmesi ile ortaya çıkan zarara ilişkin tazminat davası, a.HMK'nun 6. maddesine göre taşıyıcının ikametgâhı mahkemesinde, b.HMK'nun 10. maddesine göre taşıma sözleşmesinin ifa edileceği yer mahkemesinde, c.Taşıma sözleşmesi, taşıyıcının şubesi aracılığı ile yapılmış ise, bu şubenin bulunduğu yerde, açılabilir.
(Şerh No: 14114 - Ekleyen: Av.Hulusi METİN - Tarih : 26-11-2012 20:54)

Temyize konu işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkin basit yargılama usulüne tâbi davada incelenmesi istenen husus; 1086 S.K. döneminde dosyanın takipsiz bırakılıp süresinde yenilenerek yargılamaya devam edilmesi akabinde davacının, 6100 S.K. döneminde duruşmaya mazeretsiz olarak katılmaması sebebiyle dosyayı tekrar takipsiz bırakması halinde açılmamış sayılmasına karar verilip verilemeyeceğidir. Davacının, 1086 sayılı Kanun'un 409. maddesine göre bir defadan fazla dosyayı takipsiz bır...
(Şerh No: 14125 - Ekleyen: Av.Hulusi METİN - Tarih : 26-11-2012 20:46)

Davada icra takip dosyasındaki asıl alacak yönünden itirazın iptali talep edilmiş ve harç da bu miktar üzerinden yatırmış olduğuna göre dava konusu yapılmayan birikmiş faiz alacağının tahsiline yol açacak şekilde hüküm kurulması taleple bağlılık ilkesine aykırıdır.
(Şerh No: 14128 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 26-11-2012 20:37)

Sözleşmeden doğan davalar ayrıca sözleşmenin icra olunacağı yani işin yapılacağı yer mahkemesinde de açılabilir. Dava konusu somut olayda davalı yüklenici davacı iş sahibine ait fırın ısıtma sisteminin yapımını ve tesisin davacıya ait fabrikada montajlı ve çalışır vaziyette teslim işini üstlenmiştir. Bu durumda akdin ifa yeri Çorlu İlçesi olup, davacının Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açmasında herhangi bir yasal engel bulunmamaktadır. Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi davaya bakmaya ye...
(Şerh No: 14115 - Ekleyen: Av.Hulusi METİN - Tarih : 26-11-2012 16:41)

Mahkemece, uyuşmazlığın, idarenin işleminden kaynaklandığından bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. Oysa taşınmazın aynına ilişkin bu davanın görülme yeri Adliye Mahkemeleridir.
(Şerh No: 14078 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 13-11-2012 14:20)

Kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tahsiline yönelik dava adli yargının görevi içerisindedir. Hukuk mahkemeleri (yargı yolu) görevlidir.
(Şerh No: 14077 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 13-11-2012 12:32)

İş bölümü ilk itirazının kabulü ile gönderme kararı verilmesi üzerine; işe görevli mahkemede bakılabilmesi için, yapılacak usulü işlemleri süre bakımından sınırlamış olan HUMK 193/3. maddesindeki (HMK m.20) 10 günlük (iki haftalık) süre, yüze karşı verilen ve usulünce tefhim olunan kararlarda kararın verildiği, gıyapta verilen kararlarda ise kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren işlemeye başlar.
(Şerh No: 14072 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 11-11-2012 11:59)

Davacılar, davada zilyetliğin arkasında bulunan ayni veya şahsi bir hakka dayanmamıştır ve davaya konu taşınmaz da tapuda, Hazine adına kayıtlıdır. Bu halde uyuşmazlık, zilyetliğin korunması hükümleri gereğince çözümlenmelidir. Davaya bakmaya, dava konusu taşınmazın değerine bakılmaksızın, 6100 sayılı HMK'nun 4/c (1086 sayılı HUMK.nun 8/II-3.) bendine göre Sulh Mahkemeleri görevlidir.
(Şerh No: 14071 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 10-11-2012 16:13)

Yetki itirazı ancak "görevli" mahkemede incelenir. Mahkemece önce görev itirazı incelenip görevsiz olduğu kanısına varılırsa görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yetkisizliği de kapsar biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
(Şerh No: 14067 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 05-11-2012 12:53)

Dava konusu bonoda teminat kaydı bulunmakta ise de neyin teminatı olduğu belirtilmediği için kambiyo senedi geçerli olup senede karşı iddiaların yazılı delille ispat edilmesi gerekir.
(Şerh No: 14059 - Ekleyen: Av.İsmet Yaşar ERGÜN - Tarih : 04-11-2012 11:21)

İsim değiştirilmesine ilişkin uyuşmazlık 6100 sayılı HMK.’nun 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra açılan çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup sulh hukuk mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
(Şerh No: 14044 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 20-10-2012 13:32)

Belirsiz alacak ve tespit davası başlıklı 107.maddede "davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hallerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir." hükmü öngörülmüştür. Açıklana...
(Şerh No: 14040 - Ekleyen: Av.M.Mustafa ÖZKUL - Tarih : 19-10-2012 11:39)

 Bilgi  [HMK. 29] ANAYASA MAHKEMESİ'NE İPTAL BAŞVURUSU
Anayasa Mahkemesi 27.09.2012 tarihli toplantısında, Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesi'nin başvurusu üzerine 2012/4 sayılı dosya ile görüştüğü; 12.1.2011 günlü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 29. maddesinin "Taraflar, davanın dayanağı olan vakıalara ilişkin açıklamalarını gerçeğe uygun bir biçimde yapmakla yükümlüdürler." biçimindeki ikinci fıkrasının iptaline karar verilmesi istemini esastan görüşerek; "İptal İsteminin Reddine" karar vermiştir.
(Şerh No: 14023 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 06-10-2012 12:31)

Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik verilmiştir. Yargıtay kararı sadece vekalet ücreti yönünden düzelterek onamıştır.
(Şerh No: 14008 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 25-09-2012 15:42)

Mahkemece, davanın görev yönünden reddine karar verildiği halde davanın görevli mahkemede devam edip etmeyeceği henüz belli olmadığından bu aşamada davalı idare lehine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru görülmemiştir.
(Şerh No: 14006 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 25-09-2012 15:38)

HMK.331 dikkate alındığında görevsizlik kararında vekalet ücretine hükmedilemez. Bu sebeple mahkemenin vekalet ücretine karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
(Şerh No: 14007 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 25-09-2012 15:32)

Davacı, davasını açarken, yargılama harçları ile gider avansı tarifesinde belirlenen tutarı mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Gider avansı tarifesinin 4.maddesine göre davacı tebligat gideri ile diğer iş ve işlemler için 50.-TL.ödemek zorunda ise de keşif, bilirkişi ve tanıkla ilgili avanslar HMK.'nun 324.maddesine göre delil avansı olup, yargılamanın bulunduğu aşamaya göre bu kalemleri ödemek zorunda değildir. Gider avansı tarifesinde yer alan diğer iş ve işlemler için 50.-TL. dava açı...
(Şerh No: 13934 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 18-09-2012 13:41)

Karşı dava açılması için HUMK'da öngörülen süre 10 gündür. 10 gün olarak belirlenen bu sürenin bitimi, adli tatil zamanına tesadüf ederse; HUMK m.177 gereği, karşı dava açma süresi adli tatilin bittiği günden itibaren 7 gün uzatılmış sayılır. NOT: HUMK m.176/3: "Adli ara verme süresi içinde, yukarıdaki fıkralarda gösterilenler dışında kalan dava ve işlerle ilgili olarak verilen dava, karşılık dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri, bunlara karşı verilen cevap dilekçelerinin ve dosyası işlemden k...
(Şerh No: 13917 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-09-2012 15:04)

Kat irtifakının sona erdirilmesi talebiyle ilgili yasanın 49/3 maddesi yerine 3. maddesi gereğince arsa payı düzeltilmiştir. Oysa hakim her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hükmedemez.
(Şerh No: 13899 - Ekleyen: Mehmet KARAUSTA - Tarih : 21-08-2012 14:28)

 Önerge  [HMK. 195] (1) Tarafların ellerinde bulunmayan ve incelenmesine karar verilen delillerin getirtilmesi için, mahkemece ilgili resmî makam ve mercilerle üçüncü kişilere bu husus bildirilir. Mahkemeye getirtilmesi mümkün olmayan deliller, bulunduğu yerde incelenebilir veya dinlenebilir. (2) Yukarıdaki fıkra kapsamında mahkemelerce istenen belge ve bilgiler, tüm resmi kurum ve diğer üçüncü kişiler tarafından eksiksiz biçimde ve bedelsiz olarak gönderilir. Kabul edilebilir bir mazerete dayanmaksızın bu fıkraya aykırı hareket edenler hakkında, mahkemece bin Türk lirasına kadar disiplin para cezasına hükmedilir. Aynı isteme ilişkin ihlalin devamı halinde verilecek para cezası bir önceki cezanın iki katı olarak uygulanır. Mahkeme, cezanın tahsili için gereken işlemleri re'sen yapar.
(Şerh No: 13895 - Ekleyen: Av.Ömer GÜNTAY - Tarih : 20-08-2012 12:21)

Islah ayrı bir dava olmayıp dava dilekçesindeki miktara ilişkin kısmi bir değişikliktir. Ayrı bir dava olmadığından ıslah için zamanaşımından söz edilemez. Bu haliyle ıslahla arttırılan kısım da hüküm altına alınmalıdır.
(Şerh No: 13862 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 20-07-2012 15:07)

Gider avansının eksik olduğunun anlaşılması halinde, tamamlattırılması için HMK'nın 120/2 maddesi gereğince verilecek iki haftalık kesin süre ile birlikte gider avansının hangi kalemlerden ibaret olduğu ve hesap edilen miktarı belirtilmeli ve avansın yatırılmamasının hukuki sonuçları konusunda tarafa uyarı yapılmalıdır.
(Şerh No: 13786 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 26-06-2012 13:07)

Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin gider avansı içinde değerlendirilmesi olanağı HMK.'nun 324. Maddesi düzenlemesi karşısında yoktur. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Diğer yandan örneğin resen hesap raporu alınacaksa giderin 325. Maddesi kapsamında değerlendirilmesi isabetli olacaktır. Mahkemenin gider avansı alınması tespitine ilişkin yorumu ve uygulaması açıklanan gerekçel...
(Şerh No: 13779 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 16-06-2012 08:18)

Davanın açıldığı tarihte eksik veya hiç gider alınmamış olsa bile gider avansı dava şartı olmakla hüküm verilinceye kadar ikmal ettirilebilir. İster gider avansı isterse tamamlama avansı olarak tanımlansın ikmal edilmesi gereken paranın hukuk yargılamasındaki nitelemesi dava şartı olarak gösterilen gider avansıdır. Gider avansının yatırılmaması veya ikmal edilmemesi halinde dava usulden reddedilecektir. Gider avansı dava şartı iken, delil ikamesi avansı dava şartı olarak nitelendirilemeyecekt...
(Şerh No: 13778 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 15-06-2012 23:50)

Kendisi adına dava açmak üzere temsil yetkisi ancak Baroda kayıtlı avukata verilebilir. Vekalet ilişkisine dayanarak avukat olmayan kişinin açmış olduğu davada sonradan müvekkil tarafından verilen icazet davayı usulüne uygun olarak açılmış hale getirmez. Hak sahibi olmayan ve avukat da olmayan davacı tarafından açılan davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığının kabulü gerekir.
(Şerh No: 13620 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 25-05-2012 15:20)

Bilirkişi incelemesi yaptırılırken, bilirkişinin görev alanı bütün sınırlarıyla ve açıkça belirlenmelidir. Jandarma Kriminal Başkanlığı'na gönderilme nedeni, senet üzerinde sahtecilik yapılıp yapılmadığının incelenmesi olan davada bilirkişi, görevinin ne olduğunu tam olarak bilemediği veya kavrayamadığı için sadece imza incelemesi yaparak dosyayı göndermiştir. O halde Mahkemece yapılacak iş, inceleme konusuyla, bilirkişiye yöneltilecek sorular açık ve net bir şekilde tayin edilerek, dosya...
(Şerh No: 13658 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 25-05-2012 15:18)

Alacaklı asilin takip alacağından feragate ilişkin beyanı icra müdürlüğünce tutanağa bağlanmış olsa da bu tutanakta feragat beyanının alacaklıya okunarak imza ettirildiğine ilişkin bir ibare yoktur. Bu husus geçerlilik şartı olduğundan, alacaklının takip alacağından feragat beyanı hüküm ve sonuç doğurmaz. Şikayetin kabulü gerekir.
(Şerh No: 13660 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 25-05-2012 15:17)

Hizmet tespiti davalarında davalarında işveren ve Sosyal Güvenlik Kurumu arasında (pasif) mecburi dava arkadaşlığı bulunmaktadır. İşverenin davalı olarak davaya katılımının sağlanması gerekir.
(Şerh No: 13645 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 25-05-2012 15:16)

Davacı, davadan sonra ve ilk derece mahkemesi tarafından lehine verilen karar henüz kesinleşmeden önce davasından feragat etmiştir. Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada, hatta Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca bozulan direnme kararının da kesinleşmediği bir safhada davadan feragat edilebilmesi mümkündür. Hükümden sonra ve temyiz incelemesinden önce davacı tarafça feragat beyanında bulunulmuş olması karşısında, mahkemece feragat çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmektedir. Ma...
(Şerh No: 13666 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 24-05-2012 17:11)

Sözleşmeyle düzenlenen yetki genel yetkileri ortadan kaldırmaz. Davalı bankanın şubesinin bulunduğu Ağrı mahkemeleri de genel yetkili mahkemeyle birlikte davaya bakmaya yetkili olduğuna ve davacı tercihini kullanıp davayı Ağrı'da açtığına göre, Mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken, yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
(Şerh No: 13667 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 24-05-2012 17:10)

Kısa kararla gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunludur. Kısa kararı tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması yargılamanın aleniyetine aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeniyle ilgili olup, gözetilmesi yasayla hakime yükletilmiş bir görevdir, bu durum bozmayı gerektirir.
(Şerh No: 13668 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 23-05-2012 21:26)

Taşınmazın, davalı tarafından temliki durumunda, davacı seçimlik hakkını eski malike karşı tazminat ya da yeni malike karşı ayın davası olarak kullanabilir.
(Şerh No: 13622 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 23-05-2012 20:27)

İhtiyati tedbir geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır. Mahkemece, davanın ve uyuşmazlığın esasını halleder şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi Kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
(Şerh No: 13665 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 23-05-2012 20:19)

Mirasçıların malvarlığını etkileyen davalarda uygulanması mümkün olan HMK. md. 55 uyarınca, dava devam ederken ölen davacının mirasçılarının, davada yer almalarının sağlanması ve mirasçıların vekaletnamelerini sunması için vekile süre verilmelidir. Dava sırasında ölen davacı hakkında hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
(Şerh No: 13643 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 23-05-2012 17:26)

Dava konusu taşınmazın davacıya miras bırakanından kaldığı ve taksim hakkında bir açıklama yapılmamış olduğuna, davacının babasına ait nüfus aile tablosuna göre davacıdan başka mirasçıların bulunduğu belirlendiğine ve ölüm tarihi itibariyle tereke elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğuna göre, murisin veraset belgesi de getirtilerek davada yer almayan diğer mirasçıların duruşmada hazır bulunmaları ve davaya karşı diyeceklerini açıklamaları için davet edilmeleri, davaya katılmalarının sağlan...
(Şerh No: 13640 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 23-05-2012 17:24)

Hukuki nitelendirme hakime aittir. Dava, mirasçıların bir kısmının kayıp olması nedeniyle, miras ortaklığına temsilci atanmasına ilişkin olduğuna göre, ortaklığa dahil mirasçılara husumet yöneltilmesi gerekmektedir.
(Şerh No: 13630 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 23-05-2012 17:21)

Son duruşmasına iki tarafın da mazeretsiz olarak katılmaması ve işlemden kaldırılan dosyanın 3 ay içinde yenilenmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmelidir. Kocasının da açmış olduğu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması nedeniyle kendisini vekille temsil ettiren davacı-davalı kadın yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
(Şerh No: 13632 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 23-05-2012 12:27)

Somut olayda taşınmazın aynı ihtilaflı olmadığından, ilamın infazı için kesinleşmesine gerek bulunmadığı gibi, ilamın ferilerinden olan vekalet ücreti ve yargılama gideri alacağı yönünden takip başlatılması için de kararın kesinleşmesi koşulu bulunmamaktadır. Hüküm kesinleşmeden icra takibine konulamayacağından bahisle şikayetin kabulüne karar verilerek, diğer şikayet ve itirazlar hakkında karar verilmemesi isabetsizdir.
(Şerh No: 13655 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 23-05-2012 11:35)

Dava tarihinden önce tüzel kişilik kazanmış olan dava dışı şirkete husumet yöneltilmesinde yasal zorunluluk bulunmakta olup, davacıya bu konuda mehil verilerek dava dışı şirketin davaya iştirakinin sağlanması ve sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
(Şerh No: 13650 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 23-05-2012 11:32)

İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karar temyiz edilebilir nitelikte olup, kararın gerekçeli olarak yazılmamış olması bozma nedenidir.
(Şerh No: 13653 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 22-05-2012 14:20)

Davalı, delil listesinde gösterdiği tanıkların dinlenilmesinden açıkça vazgeçmediği halde, bu tanıklar dinlenilmeden hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
(Şerh No: 13634 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 22-05-2012 14:19)

Davalılardan F____D____ hakkında mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş olup, bu davalı hakkında verilen yetkisizlik kararı yerindedir. Ancak diğer davalı A____İ____ yönünden mahkemenin yetkisinin kesinleşmiş olması karşısında; A____İ____'nin yerleşim yeri mahkemesinde açılan davada işin esasına girilmesi gerekirken, mahkemece davalı F____ D____ yönünden yetkisizlik kararı verilmesi, usul ve yasaya aykırıdır, karar bu nedenle bozulmalıdır.
(Şerh No: 13647 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 22-05-2012 14:17)

Hükmün sonuç kısmında, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Ecrimisil talebi hakkında bir hüküm tesis edilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
(Şerh No: 13638 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 22-05-2012 14:12)

İhtiyati tedbir isteğinin kabul edilebilmesi için talep edenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaat yeterlidir.
(Şerh No: 13621 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 21-05-2012 21:35)

Boşanmaya ilişkin hükmün kesinleşme tarihinden sonra boşanma kararının eklentisi olan maddi ve manevi tazminat alacağıyla yargılama giderleri ve ilam vekalet ücreti yönünden ilamın takibe konu edilmesinin olanaklı olduğu halde şikayetin kabulüyle takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
(Şerh No: 13659 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 21-05-2012 17:09)

Fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılması mümkün değildir, bu nedenle borçlunun uygulamaya elverişli imzalarının bulunduğu belge asıllarının getirtilmesi gerekir. Yapılacak bilirkişi incelemesinde imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanaklarıyla birlikte, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması; gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da di...
(Şerh No: 13654 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 21-05-2012 16:09)

Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda vekaletname ve yetki belgesinde feragate ilişkin özel yetki bulunduğuna ve davacı vekili davadan feragat ettiğini beyan ettiğine göre davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulması gerekmektedir.
(Şerh No: 13652 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 21-05-2012 15:40)

Davacının tedavi gideri yapıldığı dönem itibariyle 5510 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önceki mülga 5434 sayılı Yasanın uygulamalarından doğduğundan, uyuşmazlık idari yargının görev alanına girmektedir.
(Şerh No: 13651 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 21-05-2012 15:29)

Avukat, ölen müvekkili hakkında veraset ilamı ile ölenin varislerinin kendisini vekil tayin ettiğine dair vekaletname sunmadan işlem yapamaz, vekile müvekkilinin öldüğünü ispatlaması açısından kayıt ve veraset ilamı sunması, ayrıca mirasçıların kendisini vekil tayin ettiklerine ilişkin vekaletnamesini sunması için süre verilmelidir.
(Şerh No: 13619 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 21-05-2012 15:07)

Kararın içeriğinden kabul edildiği anlaşılan dönemin hüküm fıkrasında belirtilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 1984 tarihinin 1994 tarihi olarak yazılması her zaman düzeltilmesi mümkün olan bir maddi hata olarak görüldüğünden bu husus bozma nedeni değildir.
(Şerh No: 13649 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 21-05-2012 14:58)

Hizmet tespiti davalarında resen araştırma ilkesi geçerli olduğundan gerektiğinde ileride aleyhine hüküm verilenden tahsil edilmek şartıyla mahkemece takdir edilen masrafların Devlet hazinesinden ödenmesine karar verilebilir. Masrafların davacı vekili tarafından yatırılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
(Şerh No: 13648 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 21-05-2012 14:48)

Davacıya kısmi aylık bağlanmasının yerinde olmadığı ile tam yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ilişkin davada davacıya bağlanan aylığa hangi nedenlerle itiraz edildiğinin tespiti için davacı isticvap edilmeli, talebi açıklattırıldıktan sonra, sonucuna göre karar verilmelidir. Davacının iddia ve talebi, borçlanma süresinin eksik hesaplandığına ilişkinse; davacının yurt dışı hizmet borçlanma talebi ve ödemeye ilişkin belgeler Kurumdan getirtilerek, davacının borçlandığı sürenin ve ...
(Şerh No: 13646 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 21-05-2012 14:19)

Sosyal güvenlik hakkından feragat mümkün olmayacağından, sigortalılığın tespitine ilişkin davalarda Mahkemece davacıya bu haktan feragat edilmesinin mümkün olmadığı bildirilmeli ve feragat beyanıyla davacının davadan vazgeçmeyi veya davayı takip etmeyeceğini kastedip kastetmediği kendisine sorulmalı, sonucuna göre dava konusu istem hakkında karar verilmelidir.
(Şerh No: 13644 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 21-05-2012 13:36)

Taksim edilmediği için elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olan taşınmazın davalılar üzerinde bulunan tapu kayıtlarının iptaliyle kök miras bırakana ait veraset belgesindeki payları oranında vekil edenleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiyle açılan davada, yerel bilirkişi ve tanıkların HMK.nun 243 ve 244 üncü maddeleri gereğince yeniden keşif yerinde hazır bulunmak üzere davetiyeyle çağrılmaları, aynı Kanunun 259 uncu maddesi uyarınca ve mümkünse taşınmaz başında yapılac...
(Şerh No: 13641 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 20-05-2012 21:38)

Zamanaşımı definin ıslah yoluyla ileri sürülmesi mümkündür.
(Şerh No: 13639 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 20-05-2012 19:27)

Maddi tazminatın çeyiz ve ziynet eşyasıyla ilgili bölümü hakkında bu eşyaların cins, nitelik, sayı olarak hangi eşyaları kapsadığı ile talep edilen bedeli hakkında Mahkemece açıklama istenilmesi gerekmektedir.
(Şerh No: 13637 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 20-05-2012 19:09)

Davacı kocanın açmış olduğu yargılamaya konu boşanma davasından önce kadının kocayı yaralamaya kalkışması olayı nedeniyle taraflar arasında görülen ceza davasında kadın sanık sıfatıyla adresini beyan etmiş, ceza mahkemesinin gerekçeli kararında yazılan bu adreste mahkumiyet hükmü kadına tebliğ edilmiştir. Davacı kocanın bilgisi dahilinde olan bu olaya rağmen davalı kadının ceza davasından önceki eski adresine dava dilekçesi ve duruşma günü tebligatı çıkartılması, tebliğin imkansızlığı sebebiyle ...
(Şerh No: 13636 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 20-05-2012 19:01)

6100 sayılı HMK, bu Kanun yürürlüğe girmeden önce tamamlanmış işlemleri etkilemez. Yetkisizlik kararı 03/04/2009 tarihinde kesinleştiğine göre, dosyanın yetkili Mahkemeye gönderilmesi için 15/04/2009 tarihinde başvuruda bulunan davacının davasının açılmamış sayılmasına karar verilmelidir.
(Şerh No: 13635 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 20-05-2012 18:52)

Hakimin, ön sorun hakkındaki kararı taraflara tefhim veya tebliğ edilmelidir. Yetki itirazı hakkında verilen ara kararının davalıya tebliği zorunludur. Davalının yokluğunda hüküm kurulması savunmayı ve davanın sonucunu etkileyen önemli bir usul hatası olup usul ve yasaya aykırıdır.
(Şerh No: 13633 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 20-05-2012 18:33)

Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan karar verilmesi yasaya aykırıdır.
(Şerh No: 13631 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 20-05-2012 18:16)

Davalının cevap dilekçesinde karşı boşanma davası açtığına ilişkin bir beyan ve talep bulunmadığından, talep olmaksızın bu konuda bir karar verilmesi usule ve yasaya aykırıdır.
(Şerh No: 13629 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 20-05-2012 17:59)

Sadece akraba olunması veya diğer bir yakınlık tanık beyanının değerini azaltmaz. Tanıkların yalan beyanda bulunduklarına ilişkin dosyada yeterli delil ve olgu yoktur. Bu durumda davalının eşine fiziki şiddet uyguladığına ve evlilik birliğine ilişkin görevlerini yerine getirmediğine ilişkin olaylara yakınen tanıklık eden tanığın sözlerine değer verilmesi gerekir.
(Şerh No: 13628 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 20-05-2012 17:53)

Davacının hayata kast, pek kötü ve onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma istemi bulunduğu halde, Mahkemece HMK. md.297/1-c uyarınca bu isteme ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
(Şerh No: 13627 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 20-05-2012 17:44)

Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Tefhim edilen karardaki yanlışlık ancak bu konuda kanun yoluna başvurulmasıyla düzeltilebilir. Tefhim edilen kısa karardaki hüküm kısmıyla, gerekçeli karar arasında fark bulunması tek başına bozma sebebidir.
(Şerh No: 13626 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 20-05-2012 17:35)

Boşanmanın eki niteliğinde olan maddi tazminat istemi 5.000 TL olduğu halde talep aşılarak 10.000 TL'ye hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
(Şerh No: 13625 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 20-05-2012 17:27)

Taraf ve dava ehliyeti dava şartlarındandır. Hakim dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında resen araştırmakla yükümlüdür. Ruhsal rahatsızlığı olduğu öne sürülen ve bir kısım delille de ispat olunan davacının vesayet altına alınması gerekip gerekmediğinin araştırılması ve sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesi gerekir.
(Şerh No: 13624 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 20-05-2012 17:20)

Yetki itirazı ilk itirazlardandır ve bu husus Mahkemece ön sorun olarak incelenmelidir.
(Şerh No: 13623 - Ekleyen: Av.Özlem AŞKAR TUFAN - Tarih : 20-05-2012 17:07)

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 3. maddesinin (1) numaralı fıkrası Anayasa'nın 125, 155 ve 157. maddelerine aykırı bulunarak oy birliğiyle İPTAL edilmiştir.
(Şerh No: 13618 - Ekleyen: Stj.Av.Yakup Gökhan DOĞRAMACI - Tarih : 20-05-2012 15:04)

Kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali ve ödeme yasağı konulmasına ilişkin uyuşmazlık 6100 sayılı HMK.nın 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra açılan çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
(Şerh No: 13520 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 19-04-2012 22:02)

Yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Yine aynı Yasanın 5/2. maddesi uyarınca bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve TTK’nun 4. maddesinde ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılır. Bu nedenle TTK’nun 669 ve devamı maddelerinde düzenlenen kambiyo senetlerinin zayi nedeniyle iptaline ilişkin davalarda HMK’nun 383. madde...
(Şerh No: 13521 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 19-04-2012 21:31)

 Bilgi  [HMK. 268] BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ADLİ YARGI ADALET KOMİSYONLARINCA BİLİRKİŞİ LİSTELERİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK
YÖNETMELİK Adalet Bakanlığından: BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ADLİ YARGI ADALET KOMİSYONLARINCA BİLİRKİŞİ LİSTELERİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, her yıl bölge adliye mahkemesi adli yargı adalet komisyonları tarafından bilirkişi listelerinin oluşturulmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Kapsam MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik; bölge adliye mahkemesi adli yargı adalet komisyon...
(Şerh No: 13425 - Ekleyen: Av.Cengiz ALADAĞ - Tarih : 09-04-2012 14:19)

İsteğin taşınmazın sicil kaydına ahara devrinin önlenmesi yönünden davalı olduğu bildirilerek el değiştirmesinin önlenmesi bakımından geçici hukuki koruma niteliğindeki ihtiyati tedbir kararı konulmasından ibaret olduğu sabittir. Diğer taraftan, ihtiyati tedbir kararının kabul edilebilmesi bakımından yasanın 390/3. maddesi hükmünde ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, Yasanın hükümet gerekçesi...
(Şerh No: 13424 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 09-04-2012 13:21)

 Bilgi  [HMK. 74] 01/10/2011 tarihinden önce düzenlenmiş ve "ahzu kabz" yetkisi içermeyen vekaletnameler, vekalet verenin iradesine aykırı kullanılamaz.
T.C. ADALET BAKANLIĞI Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Sayı :B.03.0.HİG.0.00.00.03-045.02[02]-159-2011/3723/29359 24/11/2011 Konu :6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 74. maddesi TÜRKİYE HALK BANKASI A.Ş.GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE (Hukuk Müşavirliği) İlgi : 01/11/2011 tarih ve 7364 sayılı yazınız İlgi yazıda, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 63. maddesinde "Sarahaten mezuniyet verilmemişse vekil sulh olamaz ve aharı tahkim veya ibra ve davadan hiçbir suretle ferag...
(Şerh No: 13416 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 05-04-2012 16:29)

Tapu Sicil Müdürlüğü davada sadece yasal hasım olarak yer almaktadır. Gerçekte davada taraf değil, sadece ilgilidir. İlgililerin uzlaşması halinde çekişmenin ortadan kalktığından söz edilemez veya bu davalarda ilgili tarafın davayı kabulü sonuç doğurmaz. Taraflar arasında bu anlamda gerçek bir çekişmenin varlığı söz konusu değildir. Ayrıca, bu davaların sonucunda verilen kararlar kesin hüküm sayılmamaktadır. Kararın haksız veya hatalı görülmesi halinde ileri sürülen delillere göre yeniden dü...
(Şerh No: 13411 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-04-2012 12:46)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,04207206 saniyede 11 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.