Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

 Bilgi  [TK. 1154] Gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 1030 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının birinci ve ikinci cümlesi, 1031 inci maddenin ikinci fıkrası ve 1032 nci maddesi hükümleri, mehaz Alm. TK.’nın 567 nci paragrafının üçüncü fıkrası, 568 inci paragrafının ikinci ve üçüncü fıkraları ve 569 uncu paragrafı ile karşılaştırılmak ve uygulamanın ihtiyaçları gözönünde tutularak sadeleştirilmek suretiyle Tasarının 1154 üncü maddesine alınmıştır. Özellikle, Almanya’da 1930’lu yıllarda teklif edilen ama mehaz Kanuna alınmayan “yükle...
(Şerh No: 16131 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:57)

 Bilgi  [TK. 1153] Gerekçesi
Yükleme süresinin başlangıcı ile ilgili olarak, mehaz Alm. TK.’nın 567 nci paragrafının ikinci fıkrasından alınmış olan 6762 sayılı Kanunun 1030 uncu maddesinin ikinci fıkrasında konulmuş olan kural esas itibarıyla korunmuş, ancak uygulamada ortaya çıkan tereddütleri gidermek amacıyla, ihbarı izleyen günün tatil günü olup olmamasının önem taşımadığı ve ihbarı izleyen ilk takvim günü sürenin başlayacağı açıklanmıştır. Özellikle İngiliz mahkeme kararlarında çok tartışılmış olan bir sorun, birinci ...
(Şerh No: 16130 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:57)

 Bilgi  [TK. 1152] (Kanun Gerekçesinden) 1152 ilâ 1162 nci Maddelere İlişkin Genel Açıklamalar
Yükleme ve boşaltma sürelerine ilişkin düzenlemeler, mehaz Almanya’da, 1861 tarihli Alman Umumî Ticaret Kanunnâmesi’yle ilk kez federal bir düzenlemeye kavuşturulmuştur. Bu Kanunnâme’nin ilgili hükümleri, bir kaç önemsiz düzeltme ile 1897 tarihli yeni Alm. TK.’ya aynen geçmiştir. Bu hükümler, önce 13/05/1929 tarihli ve 1440 sayılı Ticaret Kanununun (2. Kitap-Deniz Ticareti) 1101 ve devamındaki maddelerine tercüme edilerek iktibas edilmişti. Öte yandan 1930’lu yıllarda Almanya’da, deniz hukukunun...
(Şerh No: 16129 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:57)

 Bilgi  [TK. 1152] Gerekçesi
Madde ile, Alm. TK.’nın 567 nci paragrafının birinci fıkrasından alınmış olan 6762 sayılı Kanunun 1030 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan hüküm, tümüyle yeniden düzenlenmiştir. Eğer yüklemenin başlayacağı gün taraflarca önceden kesin olarak kararlaştırılmışsa, hazırlık ihbarında bulunulmasına gerek olmayacaktır; kararlaştırılan günde hem gemi kararlaştırılan yerde bulunacak, hem de yükleten, yüklemeye hazır olacaktır, yani kesin vadeli bir işlemden söz edilmesi gerekecektir. Buna karşı...
(Şerh No: 16128 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:57)

 Bilgi  [TK. 1151] Gerekçesi
Bu maddenin birinci fıkrası, 6762 sayılı Kanunun 1029 inci maddesinden, mehaz Alm. TK.’nın 566 ncı paragrafının birinci fıkrası ile karşılaştırılmak ve sonraki fıkralarla uyumlaştırılmak suretiyle alınmıştır. Maddenin ikinci ilâ beşinci fıkraları 1978 tarihli Hamburg Kurallarının 9 uncu maddesinden aynen alınmıştır. 1924-1968 Brüksel-Visby Sözleşmesinde ve 6762 sayılı Kanunda, eşyanın güvertede taşınmasına ilişkin yasağın ihlali halinde uygulanacak müeyyideler açıkça belirlenmemiştir. 1978 tarih...
(Şerh No: 16127 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:57)

 Bilgi  [TK. 1150] Gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 1028 inci maddesinden, mehaz Alm. TK.’nın 565 inci paragrafı ile karşılaştırılarak ve dili güncelleştirilerek alınmıştır. İkinci fıkrada “aktarma” düzenlendiği için, maddenin başlığına bu yönde bir ilave yapılmıştır.
(Şerh No: 16126 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:56)

 Bilgi  [TK. 1149] Gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 1027 nci maddesinden, mehaz 1924 tarihli Brüksel Sözleşmesinin 4 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve Alm. TK.’nın 564c paragrafı ile karşılaştırılarak ve dili güncelleştirilerek alınmıştır.
(Şerh No: 16125 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:56)

 Bilgi  [TK. 1148] Gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 1026 ncı maddesinden, mehaz 1924 tarihli Brüksel Sözleşmesinin 4 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve Alm. TK.’nın 564b paragrafı ile karşılaştırılarak ve dili güncelleştirilerek alınmıştır. Tasarının 932 nci maddesinin dördüncü fıkrası için bildirilen gerekçeyle denizde can ve mal koruma mevzuatına genel bir atıf ile yetinilmiştir.
(Şerh No: 16124 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:56)

 Bilgi  [TK. 1147] Gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 1025 inci maddesinden, mehaz 1924 tarihli Brüksel Sözleşmesinin 4 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve Alm. TK.’nın 564a paragrafı ile karşılaştırılarak ve dili güncelleştirilerek alınmıştır.
(Şerh No: 16123 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:56)

 Bilgi  [TK. 1146] Gerekçesi
Alm. TK.’nın 564 üncü paragrafının ikinci ilâ beşinci fıkralarından alınmış olan 6762 sayılı Kanunun 1024 üncü maddesinin ikinci ilâ beşinci fıkralarına tekabül etmektedir (aynı maddenin birinci fıkrası Tasarının 1145 inci maddesi ile birleştirilmiştir). Tasarının 1145 inci maddesinde bildirim yükümlülüğünün ihlali bakımından öngörülen garanti sorumluluğunun, yüklenmesi caiz olmayan eşya bakımından da kabulü uygun görülmüş ve birinci fıkranın birinci cümlesi bu doğrultuda düzenlenmiştir. Geri ka...
(Şerh No: 16122 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:56)

 Bilgi  [TK. 1145] Gerekçesi
Alm. TK.’nın 563 üncü paragrafı ve 564 üncü paragrafının birinci fıkrasından alınmış olan 6762 sayılı Kanunun 1023 üncü maddesiyle 1024 üncü maddesinin birinci fıkrası birleştirilerek yeniden düzenlenmiştir. Yükletenin beyanları hakkında garanti sorumluluğunu kabul eden 6762 sayılı Kanununun 1023 üncü maddesinin, 1924 tarihli Brüksel Sözleşmesinin 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasından, buna karşılık kusur sorumluluğunu öngören 1024 üncü maddesinin birinci fıkrasının 1861 tarihli Alman Umumi Tica...
(Şerh No: 16121 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:55)

 Bilgi  [TK. 1144] Gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 1022 nci maddesinden, mehaz Alm. TK.’nın 562 nci paragrafıyla karşılaştırılarak alınmıştır. Bu maddenin 1861 tarihli Alman Umumi Ticaret Kanunnamesinden gelmekte olduğu ve o tarihler itibarıyla “ferden tayin”in ayrıntılı tarif edilmesine ihtiyaç bulunduğu saptanmıştır. Buna karşılık, yürürlükteki Türk Medenî Kanununun hükümleri çerçevesinde buna gerek kalmadığı tespit edilmiştir. Bu sebeple, madde tek fıkra haline getirilmiş ve ikinci fıkra sadeleştirilerek ikinci cümle olara...
(Şerh No: 16120 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:55)

 Bilgi  [TK. 1143] Gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 1021 nci maddesinden, mehaz Alm. TK.’nın 561 inci paragrafıyla karşılaştırılarak ve dili güncelleştirilerek alınmıştır.
(Şerh No: 16119 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:55)

 Bilgi  [TK. 1142] Gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 1020 nci maddesine tekabül eden bu madde, Tasarının 1152 ilâ 1162 nci maddelerine ilişkin gerekçeler de esas alınarak yeniden düzenlenmiştir. İngiliz mahkemelerinin içtihatlarında yerleşmiş ve Alman-Türk borçlar hukuku ile deniz ticareti hukuku bakımından da isabetli olan çözüme göre, yükleme limanı ve yeri hususunda bir ayırım yapılması gerekmektedir. Eğer sözleşmede, geminin yükleme yapacağı rıhtım veya başkaca bir yanaşma yeri belirlenmişse, ifaya hazırlık açısından, gemin...
(Şerh No: 16118 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:54)

 Bilgi  [TK. 1138] (Kanun Gerekçesinden) 1138 ilâ 1271 inci Maddelere İlişkin Genel Açıklamalar
6762 sayılı Kanunun Dördüncü Kitabının Dördüncü Faslının 1016 ilâ 1178 inci maddeleri arasında “Deniz Ticaret Mukaveleleri” düzenlenmiştir. 6762 sayılı Kanun, dört kısımda dört sözleşme türünü ele almaktadır: eşya taşıma (navlun) mukaveleleri (1016 ilâ 1118 inci maddeler), yolcu taşıma mukavelesi (1119 ilâ 1132 nci maddeler), denizaşırı satış mukaveleleri (1133 ilâ 1158 inci maddeler) ve deniz ödüncü mukavelesi (1159 ilâ 1178 inci maddeler). Deniz ödüncünün gemi rehninin modern şekilleri ile ika...
(Şerh No: 16117 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:54)

 Bilgi  [TK. 1141] Gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 1019 uncu maddesinden, mehaz Alm. TK.’nın 557 nci paragrafı ve 1924 tarihli Brüksel Sözleşmesinin 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 4 üncü maddesinin birinci fıkrası ile karşılaştırılarak alınmıştır. “Yüke elverişlilik” kavramının Tasarının 932 nci maddesinde tanımlandığı dikkate alınarak; 1019 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki tanım madde metninden çıkarılmıştır. Her ne kadar 1924 tarihli Brüksel Sözleşmesinde 6762 sayılı Kanunun 1019 ve 1061 inci maddelerine tekabül e...
(Şerh No: 16116 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:54)

 Bilgi  [TK. 1140] Gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 1018 inci maddesinden Alm. TK.’nın 558 inci paragrafı ile karşılaştırılarak ve dili güncelleştirilerek Tasarıya alınmıştır.
(Şerh No: 16115 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:54)

 Bilgi  [TK. 1139] Gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 1017 nci maddesinden Alm. TK.’nın 557 nci paragrafı ile karşılaştırılarak ve dili güncelleştirilerek Tasarıya alınmıştır.
(Şerh No: 16114 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:53)

 Bilgi  [TK. 1138] Gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 1016 ncı maddesinden Alm. TK.’nın 556 ncı paragrafı ile karşılaştırılarak ve dili güncelleştirilerek Tasarıya alınmıştır. “Geminin bir cüz’ü” ibaresi yerine, geminin bir ambarı veya başka taşıma bölümünü anlatmak üzere Türk Medenî Kanunu hükümlerine paralel olarak “kısım” sözcüğünün kullanılması tercih olunmuştur. Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Alt Komisyonca, Üçüncü Bölüm başlığında yer alan (Denizde Eşya Taşıma) ibareleri 1138 inci madde metniyle ifade edildiğinden Bölüm...
(Şerh No: 16113 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:53)

 Bilgi  [TK. 1137] Gerekçesi
1966 tarihli Fransız Kanununun 9 uncu maddesinden alınmış olan bu maddede, tahsis olunanın sorumluluğu düzenlenmiş, ardından da mehazda bulunmayan iade yükümlülüğü ile ihlalinin sonuçları Tasarının 1128 ve 1129 uncu maddeleri doğrultusunda kaleme alınmıştır.
(Şerh No: 16112 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:53)

 Bilgi  [TK. 1136] Gerekçesi
1966 tarihli Fransız Kanun Hükmünde Kararnamesinin 23 ve 24 üncü maddelerinden alınmış olan bu maddede, çartererin tahsis ücreti ödeme borcuyla bu ücretin hangi süre için ve ne şekilde ödeneceği hususları düzenlenmiştir. Maddenin üçüncü fıkrasında, uygulamada kullanılan sözleşmelere uygun olarak, tahsis edenin güvenceleri düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, tahsis eden üç tür güvenceden yararlanacaktır: (a) öncelikle, doğrudan tahsis olunana ait taşınır ve kıymetli evrak üzerinde 4721 sayılı Ka...
(Şerh No: 16111 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:53)

 Bilgi  [TK. 1135] Gerekçesi
1966 tarihli Fransız Kanun Hükmündeki Kararnamesinin 21 inci maddesinden alınmış olan bu maddede çartererin geminin ticarî işletilmesinden doğan masraflara katlanma borcu düzenlenmiştir.
(Şerh No: 16110 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:53)

 Bilgi  [TK. 1134] Gerekçesi
1966 tarihli Fransız Kanun Hükmünde Kararnamesinin 20, 21 ve 22 nci maddelerinden alınmış olan bu maddede tahsis edenin geminin ticarî yönetimini çarterere bırakma borcu düzenlenmektedir.
(Şerh No: 16109 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:52)

 Bilgi  [TK. 1133] Gerekçesi
1966 tarihli Fransız Kanununun 7 nci maddesiyle Fransız Kanun Hükmündeki Kararnamesinin 19 uncu maddelerinden alınan bu hükümde tahsis edenin üstlendiği teknik yönetim borcunun kapsamı düzenlenmektedir.
(Şerh No: 16108 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:52)

 Bilgi  [TK. 1132] Gerekçesi
Madde, taraflara birbirlerinden sözleşmenin şartlarını içeren bir belge isteme yetkisi vermektedir. Böyle bir belgenin düzenlenmesi geçerlilik değil, ispat şartı olarak öngörülmüştür.
(Şerh No: 16107 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:52)

 Bilgi  [TK. 1131] Gerekçesi
1966 tarihli Fransız Kanununun 5 inci maddesinden alınan bu hükümde zaman çarteri sözleşmesi, onu benzer sözleşmelerden ayırt eden unsurlar vurgulanmak suretiyle tanımlanmıştır. Bu sözleşmede gemi kira sözleşmesinden farklı olarak çarterere belli bir süre için geminin zilyetliği değil; ticarî idaresi bırakılmakta, geminin teknik idaresi ise tahsis edence üstlenilmektedir. Buna göre daha ziyade geminin menfaatine yapılacak işlerin tahsis eden tarafından, daha ziyade geminin tahsis edildiği veya k...
(Şerh No: 16106 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:52)

 Bilgi  [TK. 1131] (Kanun Gerekçesinden) 1131 ilâ 1137 nci Maddelere İlişkin Genel Açıklamalar
Deniz ticareti uygulamasında gemi kira sözleşmeleri ile navlun sözleşmelerinin yanında sıkça zaman çarteri sözleşmesi de kullanılmaktadır. 6762 sayılı Kanunda bu sözleşmelere ilişkin kapsamlı bir düzenleme bulunmamaktadır. Uygulamada taraflar böyle bir sözleşme ile borç altına girmek istediklerinde çoğunlukla tip sözleşmelere başvurmaktadırlar. Bu sözleşmelerde hüküm bulunmayan hallerde hangi genel hükümlerin uygulanabileceği tereddütlere sebep olmuştur. Bu sebeple milletlerarası uygulamanın ışı...
(Şerh No: 16105 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:51)

 Bilgi  [TK. 1130] Gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 890 ıncı maddesinden alınmıştır. Ancak 890 ıncı madde hükmünden farklı olarak sicile kayıtlı olan ve olmayan gemiler arasında herhangi bir ayırım yapılmaksızın her iki nevi gemilere de Borçlar Kanununun adî kira sözleşmelerine ilişkin hükümlerinin nitelikleri elverdiği ölçüde uygulanacağı belirtilmiştir.
(Şerh No: 16104 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:51)

 Bilgi  [TK. 1129] Gerekçesi
1966 tarihli Fransız Kanun Hükmünde Kararnamesinin 30 uncu maddesinden alınan bu hükümde, geminin iadesinde geciken kiracının kiralayana ödemek zorunda kalacağı asgarî tazminat miktarı belirlenmiştir. Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Tasarının 1128 inci maddesi, 1129 uncu maddenin ikinci fıkrası olarak düzenlendiğinden, aşağıdaki gerekçelerle "VII - Kira ödeme borcu ve teminatı" başlıklı yeni bir hüküm düzenlenerek 1128 inci madde olarak Komisyonumuzca kabul edilmiştir: Tasarıda, kiracının k...
(Şerh No: 16103 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:51)

 Bilgi  [TK. 1128] Gerekçesi
1966 tarihli Fransız Kanun Hükmünde Kararnamesinin 29 uncu maddesinden alınmıştır. Adalet Komiyonu Raporu'ndan: Komisyonumuzca, Tasarının 1128 inci maddesinde düzenlenen hüküm ile 1129 uncu maddede düzenlenen hüküm arasındaki sıkı bağ dikkate alınarak, 1128 inci maddede düzenlenen hüküm, 1129 uncu maddenin birinci fıkrası olarak düzenlenmiş; buna göre madde içinde fıkra teselsülü yapılmıştır. Bu düzenleme doğrultusunda maddenin "Geminin iadesinde gecikme" olan kenar başlığı "Geminin iadesi" ...
(Şerh No: 16102 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:51)

 Bilgi  [TK. 1127] Gerekçesi
1966 tarihli Fransız Kanun Hükmündeki Kararnamesinin 28 inci maddesinden alınmış olup, birinci cümlesinde genel olarak gemi adamlarının istihdamından doğan bütün borç ve yükümlülüklerin kiracıya ait olduğu, ikinci cümlesinde ise geminin gemi adamları ile birlikte kiracının emrine verilmiş olması hâlinde kiralayanın da kiracı ile birlikte ve müteselsilen sorumluluk altına gireceği hükme bağlanmıştır. Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Alt Komisyonca, Tasarının 1127 nci maddesinde yer alan "kirala...
(Şerh No: 16101 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:51)

 Bilgi  [TK. 1126] Gerekçesi
Bu maddede, son gelişmelere uygun olarak kiralanan geminin kiracı tarafından denizcilik ve malî mesuliyet rizikolarına karşı, kiralayan veya kimin olacaksa onun hesabına sigorta ettirilmesi gereği hükme bağlanmaktadır. Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Alt Komisyonca, Tasarının 1126 ncı maddesinde yer alan "kiralayan" ibareleri 877 nci maddede yapılan değişikliğe paralel olarak cümlenin yapısına göre "kiraya veren" şeklinde değiştirilerek kabul edilmiştir. Yapılan değişiklik Komisyonumuzca da ka...
(Şerh No: 16100 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:50)

 Bilgi  [TK. 1125] Gerekçesi
1966 tarihli Fransız Kanun Hükmünde Kararnamesinin 27 nci maddesinden alınmış olup, kiracının gemiyi kullanma hakkının kapsamını düzenlemektedir. Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Alt Komisyonca, Tasarının 1125 inci maddesinde yer alan "kiralayan" ibareleri 877 nci maddede yapılan değişikliğe paralel olarak cümlenin yapısına göre "kiraya veren" şeklinde değiştirilerek kabul edilmiştir. Yapılan değişiklik Komisyonumuzca da kabul edilmiştir.
(Şerh No: 16099 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:50)

 Bilgi  [TK. 1124] Gerekçesi:
1966 tarihli Fransız Kanun Hükmündeki Kararnamesinin 26 ve 28 inci maddelerinden alınmıştır. Böylece uygulamada “off hire klozu” olarak sözleşmelere eklenmesine sıkça rastlanan bir kayıt Tasarıda düzenlenmiştir. Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Alt Komisyonca, Tasarının 1124 üncü maddesinde yer alan "kiralayan" ibareleri 877 nci maddede yapılan değişikliğe paralel olarak cümlenin yapısına göre "kiraya veren" şeklinde değiştirilerek kabul edilmiştir. Yapılan değişiklik Komisyonumuzca da kabul ed...
(Şerh No: 16098 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:50)

 Bilgi  [TK. 1123] Gerekçesi
31/12/1966 tarihli Gemi Kirası ve Denizde Taşıma Sözleşmesi hakkındaki Fransız Kanun Hükmünde Kararnamesinin 25 inci maddesinden alınmıştır. Kiralayanın gemiyi teslim borcunun ifası suretini düzenlemektedir. Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Alt Komisyonca, Tasarının 1123 üncü maddesinde yer alan "kiralayan" ibareleri 877 nci maddede yapılan değişikliğe paralel olarak cümlenin yapısına göre "kiraya veren" şeklinde değiştirilerek kabul edilmiştir. Yapılan değişiklik Komisyonumuzca da kabul edilmi...
(Şerh No: 16097 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:50)

 Bilgi  [TK. 1122] Gerekçesi
1966 tarihli Fransız Kanununun 11 inci maddesinden alınmıştır. Geminin kullanılmasından doğan bütün borçların kiracıya ait olduğu, dolayısıyla gemi sahibinin bu sıfatla kiracının borçlarını ifa etmek zorunda kalması halinde kiracıya rücu edebileceği açıklığa kavuşturulmuştur. Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Alt Komisyonca, Tasarının 1122 nci maddesinde yer alan "kiralayan" ibareleri 877 nci maddede yapılan değişikliğe paralel olarak cümlenin yapısına göre "kiraya veren" şeklinde değiştirilerek...
(Şerh No: 16096 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:49)

 Bilgi  [TK. 1121] Gerekçesi
Tasarıda Borçlar Kanununun 255 inci maddesinde yer alan sözleşmenin sicile şerhine cevaz verilmek suretiyle, gemi kira sözleşmesinden doğan kiracılık hakkının kuvvetlendirilmesi imkânı sağlanmıştır. Buna karşılık, Hollanda Deniz Ticareti Kanununun 530 uncu maddesindeki yollama dolayısıyla 375 inci maddesinde benimsenmiş olan kiracının şerhe bağlı olmaksızın yeni malike karşı korunması Türk Hukuku bakımından isabetli görülmediğinden Tasarıya alınmamıştır.
(Şerh No: 16095 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:49)

 Bilgi  [TK. 1120] Gerekçesi
Madde, taraflara birbirlerinden sözleşmenin şartlarını içeren bir belge isteme yetkisi vermektedir. Böyle bir belgenin düzenlenmesi geçerlilik değil, ispat şartı olarak öngörülmüştür. Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Alt Komisyonca, Tasarının 1120 nci maddesinde kanun yapım tekniğine uygun olarak ayraç içinde yazılan ibare metne eklenerek kabul edilmiştir. Yapılan değişlik Komisyonumuzca da kabul edilmiştir. Ayrıca Komisyonumuzca, maddenin birinci fıkrasında yer alan "gemi kira çarter partisi" ...
(Şerh No: 16094 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:49)

 Bilgi  [TK. 1119] Gerekçesi
6762 sayılı Kanunda bulunmayan yeni bir hükümdür. Maddenin birinci fıkrasında çıplak gemi kirası ikinci fıkrasında ise, geminin adamları ile birlikte kiralanması tarif edilmiştir. Bu madde 1966 tarihli Fransız Kanununun 10 uncu maddesinden 1991 tarihli Hollanda Deniz Ticareti Kanununun 510 uncu maddesinin birinci fıkrası göz önünde bulundurulmak suretiyle alınmış ve anlatım tarzı Borçlar Kanununun 248 inci maddesiyle uyumlu hâle getirilmiştir. Bu maddeye göre, gemi kiracısı, geminin fer’i zilyed...
(Şerh No: 16093 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-03-2015 13:49)

Davacı, davalı aleyhine Aydın 2. İcra Müdürlüğünde takip başlatmış, davalı borçlu yetkiye ve borca itiraz etmiş; davacı, itirazın iptali davasını Çine Asliye Hukuk Mahkemesinde ikame etmiş; davalı, yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin Çine mahkemeleri, yetkili icra müdürlüğünün Çine icra müdürlüğü olduğunu savunmuştur. Mahkemece, ilamsız icra takiplerinde yetkili icra müdürlüğü hususunda genel yetki kurallarına atıf yapıldığı, davalı borçlunun icra takibine yapmış olduğu yetki itira...
(Şerh No: 16092 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 01-03-2015 11:36)

“Kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğunun kabulü zorunludur. Aksi takdirde kanıtların kaybolması ve bir daha elde edilememesi söz konusudur. Doktrinde, "Meşru müdafaa olarak değerlendirilebilecek, örneğin hakaret, tehdit veya şantaj suçlarına muhatap olan ve o an konuşmaları...
(Şerh No: 16080 - Ekleyen: Av.M.Mustafa ÖZKUL - Tarih : 28-02-2015 11:32)

Davacı, hamile olan kızını davalının görev yaptığı devlet hastanesine götürdüğünü, hastanın ambulansla başka bir hastaneye sevki konusunda davalı doktorla tartıştıklarını, bu esnada davalının kendisine açıkça hakaret ettiğini belirterek, kişilik haklarının ihlal edilmesi nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Kamu görevlilerinin hakaret etmeleri kişisel kusur oluşturur ve hiçbir biçimde görevle ilişkilendirilemez. Bu sava dayanan davaların, Anayasa m.129/5 kapsamında değerlendirilme...
(Şerh No: 16091 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 22-02-2015 14:13)

Davacı, öğretim üyesi olan davalının, görev yaptığı binaya gelerek öğrencilerin gözleri önünde boğazını sıkarak öldürmeye teşebbüs ettiğini, aynı zamanda tehdit ettiğini belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Kamu görevlisi aleyhine adli yargı yerinde dava açılamayacağına göre davanın, husumet ( taraf sıfatı yokluğu ) nedeniyle reddine karar verilmelidir.
(Şerh No: 16090 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 22-02-2015 14:13)

Davacı şirket, EPDK'nun tanzim ettiği "Dağıtıcı Lisansı" kapsamında akaryakıt sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde şirketleri lehine 10 yıl 5 ay süreli intifa hakkı tesis edildiğini, Rekabet Kurulu'nun 12.3.2009 tarihli genelgeyle haksız rekabet kapsamında değerlendirdiğinden anlaşmaları 5 yıl süreyle sınırladığı gerekçesiyle fazla süreye dair önceden yapılan ödemelerin iadesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece davacı tarafça sözleşmenin feshedilmed...
(Şerh No: 16089 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 22-02-2015 12:18)

Davacı şirket, EPDK'nun tanzim ettiği "Dağıtıcı Lisansı" kapsamında akaryakıt sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde şirketleri lehine 15 yıl 2 ay süreli intifa hakkı tesis edildiğini, Rekabet Kurulu'nun 12.03.2009 tarihli genelgesi ile haksız rekabet kapsamında değerlendirdiğinden anlaşmaları 5 yıl süre ile sınırladığı; fazla süreye ilişkin önceden yapılan ödemelerin iadesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, davacı tarafça sözleşmenin feshedilmediği,...
(Şerh No: 16088 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 22-02-2015 12:18)

Dava; davalılar arsa sahibi kooperatif ile yüklenici şirket arasında akdedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davalı yükleniciye bırakılacak bağımsız bölümlerden birinin, davalı yüklenici tarafından davacıya satılıp bedeli tahsil edilmesine rağmen tapu devrinin verilmemesi sebebiyle ikame edilen tapu iptal ve tescil; ikinci kademede bağımsız bölümün rayiç değerinin tahsili ve ıslahla talep edilen gecikme tazminatı istemidir. Davalı müteahhit henüz davalı arsa sahibine karşı yükümlül...
(Şerh No: 16087 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 22-02-2015 10:09)

Eser sözleşmelerinde yüklenici yaptığı işin uzmanı olup eser denilen sonucun gerçekleşmesini taahhüt eder. İş sahibinden talimat almaz. Ona karşı bağımsızdır. Yanında işçi çalıştırıyorsa işçisine karşı da işveren durumundadır. Dolayısıyla eser sözleşmesinde yüklenici, işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına göre iş yerinde tüm tedbirleri almak ve bu konuda denetimi sağlamak yükümlülüğü altındadır. İş sahibinin ise böyle bir yükümlülüğü yoktur. İş sahibi ancak hile veya ağır kusuru durumunda soru...
(Şerh No: 16085 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 21-02-2015 11:39)

Davacı, evinin çatısı üzerinde temizlik yaparken, elindeki fırçanın, çatı üzerinden geçen enerji nakil hattı tellerine değmesi sebebiyle elektrik çarpmasından dolayı çatıdan aşağıya düşerek yaralandığını, yaralanmanın kalıcı etkiler bıraktığını ve kırılan bacakta kısalık meydana geldiğinden tedavi gerektiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Enerji nakil hattı sahibi bulunan davalı tehlike arz eden bu yapı eserinin fena yapılmasından, bakım ve eksiklerinden sorum...
(Şerh No: 16084 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 21-02-2015 11:39)

Davacıların oğlu ve kardeşleri olan 14 yaşındaki S_____, okul bahçesindeki bayrak direğine tırmanıp okulun çatısına adım attığı an yere düşerek vefat etmiştir. Dava, davalı elektrik şirketi ile kaymakamlığa karşı ikame olunan maddi ve manevi tazminat istemidir. Adli Tıp Kurumu otopsi raporunda ölüm olayının yüksekten düşme sonucu beyin kanaması sebebiyle meydana geldiği, elektrik çarpmasına ait herhangi bir bulguya rastlanılmadığı belirtilmiş; mahkemece, ölüm olayı ve okul çatısındaki kaçak...
(Şerh No: 16083 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 21-02-2015 11:39)

Davacıların murisi, davalıya ait evde, sıvacı ustası olarak evin sıvasını yaptığı sırada evin yanındaki yüksek gerilim hattında bulunan elektriğe kapılarak hayatını kaybetmiştir. Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemidir. Enerji nakil hattının sahibi ve bina maliki tehlike arzeden yapı eserinin fena yapılmasından, bakımı ve işletilmesindeki eksikliklerden dolayı TBK m.69'a istinaden müteselsilen sorumludurlar. Somut olayda davalıların kusursuz ve müteselsil sorumlu oldukları gözetilme...
(Şerh No: 16082 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 21-02-2015 11:39)

 Bilgi  [Av.K. 34] Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları
TBB’nin 8-9 Ocak 1971 tarihli IV. Genel Kurulu’nda kabul edilmiş ve 26 Ocak 1971 tarihli TBB Bülteni’nde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. I-) GENEL KURALLAR 1-) Türk avukatları, baroların ve Türkiye Barolar Birliği’nin bağımsızlığı gereğine inanmışlar ve bu konuda kendilerine gerek kişi, gerek kuruluş olarak düşen görevleri başarma kararına varmışlardır. 2-) Mesleki çalışmasında avukat, bağımsızlığını korur; bu bağımsızlığı zedeleyecek iş kabulünden kaçınır. 3-) Avukat, mesleki çal...
(Şerh No: 16081 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 21-02-2015 10:49)

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 684. maddesi hükmünde, bir şeye malik olan kimsenin o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olacağı, 718. maddesi hükmünde de, arazi üzerindeki mülkiyetin kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını da kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklanmıştır.
(Şerh No: 16078 - Ekleyen: Av.Murat BÖLÜKBAŞ - Tarih : 20-02-2015 10:30)

Satılan mala garanti verilmiş olması garanti süresi içinde malın ayıplı olduğunun saptanması halinde 6762 sayılı TTK'nun 25/3 ( 6102 sayılı TTK'nun 23 ) maddesinde öngörülen ayıp ihbar sürelerini ortadan kaldırmaz.
(Şerh No: 16079 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-02-2015 10:14)

Parada sahtecilik suçuna konu olayda; suç konusu sekiz adet sahte on milyon liradan üç adedi tedavüle konulmuş olup, parada sahtecilik eylemi sahte paranın tedavüle konulması şeklinde gerçekleştirilmiş olduğundan maddi zarar meydana gelmiştir. Sahte paraların üç adedini elinden çıkardığını söyleyen ve suç tarihi itibarıyla toplam 30 milyon lira maddi zarara neden olduğunu bilen sanığın, aşamalarda zararı karşılayacağına dair herhangi bir savunmada bulunmadığı gibi, zararı ödeme yönünde bir irade...
(Şerh No: 16076 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 18-02-2015 14:43)

Parada sahtecilik suçunda; suça konu sahte paralar, asıllarını tedavüle çıkaran T.C. Merkez Bankası Başkanlığının merkez veya taşra birimlerine gönderilerek, aldatma yeteneğine sahip olup olmadıkları ve sahteliklerinin kolayca anlaşılıp anlaşılamayacağı konusunda görüş alınmalıdır; Kriminal Polis Laboratuarının düzenlediği raporla yetinilerek eksik soruşturmayla hüküm kurulamaz.
(Şerh No: 16077 - Ekleyen: Av.Evren AKÇAY - Tarih : 18-02-2015 14:15)

Davacının, davalı bankadan isteyebileceği masrafların kapsamının yargılama safahatında belirlenecek olması göz önünde bulundurularak belirsiz alacak davası açılabileceğinin kabulü gerekir.
(Şerh No: 16075 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 17-02-2015 21:29)

İpotek/rehin takibinde alacaklının düşen ilk takibe devam etmesi mümkün olmayıp, yeniden rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapması gereklidir.
(Şerh No: 16074 - Ekleyen: Fatih KABADAYI - Tarih : 17-02-2015 20:09)

Davacının, özel eğitim ve ilgiye ihtiyaç duyan çocuklara karşı sergilediği söz konusu uygunsuz hal ve hareketleri, haklı fesih sebebidir. Ancak, iş ilişkisinin fiilen sonlandırıldığı tarih ve dolayısıyla feshin hak düşürücü süre içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediği dosya kapsamı itibariyle net değildir. İşverence dosyaya, noterlik vasıtasıyla keşide edilen 24.02.2009 tarihli yazılı fesih bildirimi sunulmuş ise de, PTT Genel Müdürlüğü'nün cevabi yazısında fesih bildiriminin tebliğ edilemeyerek ...
(Şerh No: 16072 - Ekleyen: Av.Ali EKMEKÇİ - Tarih : 17-02-2015 20:03)

Tüm bu belgeler birlikte değerlendirildiğinde davacının istifa dilekçesi, davalının savunması ve işten ayrılma bildirgesi ile çelişmektedir. Davalı davacının iş sözleşmesini feshettiğini ikrar ettiği için davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde reddi hatalıdır.
(Şerh No: 16073 - Ekleyen: Av.Ali EKMEKÇİ - Tarih : 17-02-2015 14:07)

Hüküm verildikten sonra davadan feragat edilmesi ve/veya davanın kabul edilmesi halinde yerel mahkemenin davadan vazgeçme veya kabul hakkında bir karar verebilmesi konusunda 6100 sayılı HMK'da açık bir düzenleme yapılmamış, ancak HMK Yönetmeliği ile bir düzenleme getirilmiştir. HMK'da açık bir hüküm bulunmayan ve İçtihadı Birleştirme Kararı ile yöntemi belirlenmiş bir konuda, yönetmelik hükmüne dayalı olarak, hükümden sonra davanın ele alınması suretiyle ek karar tesis edilmesi doğru değildir.
(Şerh No: 16071 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 17-02-2015 09:06)

Davalı vekili bilirkişi raporuna yaptığı itirazın 2. bendinde ücrete ilişkin iradesini 2000 TL üzerine yoğunlaştırmıştır. Mahkemece söz konusu dilekçe yanlış yorumlanarak aylık ücret alacağı miktarının 4000 TL olarak kabulü isabetsizdir.
(Şerh No: 16070 - Ekleyen: Av.Ali EKMEKÇİ - Tarih : 14-02-2015 23:06)

Yerel mahkemece duruşmada tefhim edilen hüküm gerekçe taşımayıp sadece hüküm sonucunu (kısa kararı) içeriyorsa gerekçeli kararın her halükarda davanın taraflarına (taraflar kendilerini vekille temsil ettiriyorlar ise vekillerine) tebliğ edilmesi gerekmektedir. Bir başka anlatımla, sadece hüküm sonucunun (kısa kararın) tefhim edildiği durumlarda, taraflar (ya da vekilleri) duruşmada hazır olsalar dahi gerekçeli kararın taraflara veya vekillerine tebliğ edilmesi gerekir.
(Şerh No: 16069 - Ekleyen: Av.Ali EKMEKÇİ - Tarih : 13-02-2015 19:53)

İpotek akit tablosunda yer alan tebligat hükmü, bu adreste ona usulüne uygun bir tebligatın gerekli bulunduğunu ifade eder. 7201 sayılı Kanun'un 34.maddesi gereğince noterler, aynı Kanun'un 35.maddesine göre işlem yapamaz iseler de, noterlerin ilanen tebligat yapmasını engelleyen bir hüküm yoktur.
(Şerh No: 16068 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 13-02-2015 10:07)

Somut olayda hesap özeti, kredi borçlusu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine ve ayrıca ipotek verene gönderildiğine ve borçlu tarafından adres değişikliği konusunda bir bildirim yapıldığı da ileri sürülmediğine göre, ihtarnamenin, ipotek veren ve aynı zamanda sözleşmenin müşterek borçlu ve müteselsil kefilinin kredi sözleşmesindeki adresine ulaştığı tarih ve borçlu şirketin ticaret sicil adresine ulaştığı tarihin, hesap özetinin tebliğ tarihi olarak kabulü gerekir.
(Şerh No: 16067 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 13-02-2015 10:06)

FSEK m.80'e istinaden açılan davada, uyuşmazlıkla ilgili kesin yetki kuralı mevcut değildir. Televizyon yayını mahkemenin kaza sınırları içinde de yapılmış olup, davaya bakmaya haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemesi de yetkilidir.
(Şerh No: 16066 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 12-02-2015 13:03)

Dava, davalının davacıdan izin almaksızın ve telif bedeli ödemeksizin davacı meslek birliği üyelerinin eserlerinin kablolu yayın vasıtasıyla yeniden umuma iletiminin gerçekleştirildiği iddiasına dayalı tecavüzün tespiti, FSEK m.68 gereğince tazminat istemine ilişkindir. FSEK m.25/1 anlamında bir yayıncı kuruluş olmayan ve sadece kablo TV işletmecisi olan davalı, kendisine bir ihtar yapılmadığı sürece aynı Kanun'un 68. maddesine dayalı olarak talep edilen telif tazminatından doğrudan sorumlu tutu...
(Şerh No: 16065 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 12-02-2015 12:04)

Davalı,haklı ve geçerli fesih nedenlerini somut veriler ile kanıtlayamamış, kanıtlayamadığı gibi müşterek tanık işverence yapılan soruşturma sonucunda gerçekten ifade etmediği bazı hususların işyeri yetkililerince iradesi dışında tutanağa geçirtildiğini açıklamıştır. Tüm bu olaylar ışığında feshin haklı ya da geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından davanın kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
(Şerh No: 16064 - Ekleyen: Av.Ali EKMEKÇİ - Tarih : 11-02-2015 11:08)

Uyuşmazlık konusu olayda; iki davacı birlikte dava açmışlar, sonrasında mahkemece davacıların davalarının ayrılmasına karar verilmiştir. Bu halde, tarafların yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu tutulmaları mümkün olmadığından, ayırma kararına kadar davacılarca yapılan yargılama giderleri titizlikle incelenerek kim tarafından yapılmışsa, kabul ve ret oranına göre onun yararına, kim tarafından yapıldığı belirlenemiyorsa, iki davacı tarafından ortak yapıldığı kabul edilerek yarı oranda dav...
(Şerh No: 16062 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-02-2015 12:20)

818 S.K. m.101/2 (6098 S.K. m.117/2) gereği borcun ifa olunacağı zaman sözleşme ile belirlenmiş ise ihtar şartı aranmadan bu günün bitmesi ile borçlu mütemerrit olur. Davalı, davacıya ait taşınmazda kiracı olup taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesinin özel şartlar 3. maddesinde aylık kira bedellerinin her ayın 17'sinde peşin ödeneceği kararlaştırılmıştır. Mahkemece, davalının işlemiş faiz yönünden sorumlu olduğu miktarın gerektiğinde konusunda uzman hesap bilirkişisi aracılığıyla hesaplana...
(Şerh No: 16061 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-02-2015 12:20)

Salt fatura düzenlenmesi temerrüde esas olarak kabul edilemez.
(Şerh No: 16060 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-02-2015 12:20)

Zamanaşımına uğradığından kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarını yitiren bonolara vade tarihinden itibaren faiz talep edilemez. Davacı yanca takip tarihinden önce temerrüt ihtarı çekildiği de iddia ve ispat edilmediğinden mahkemece asıl alacağa takipten itibaren faize hükmedilmesi gerekir.
(Şerh No: 16059 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-02-2015 12:20)

Tapu iptal ve tescil, mümkün olmadığı takdirde taşınmazların satış bedeli talepli davada yerel mahkemece verilen karar, "tapu iptali ve tescili talebinin reddinde isabetsizlik bulunmadığı"ndan bahisle yargıtay tarafından onanmış; tashihi karar edilmeyerek; kararın, tapu iptali ve tescil talebinin reddine dair kısmı kesinleşmiştir. Satış bedeli talebinin kısmen kabulüne dair takip dayanağı ilam, taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara dair olmayıp satış bedeline dair alacak ilamı niteliğinde oldu...
(Şerh No: 16058 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-02-2015 09:28)

Takip dayanağı ilamda her ne kadar bedele hükmedilmiş ise de, uyuşmazlığın özünde ayni hakka ilişkin mülkiyet ihtilafı olduğundan bu ilam kesinleşmeden infaz edilemez.
(Şerh No: 16057 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-02-2015 09:28)

Hukuksal işlemin borç doğurmasının sebebi irade açıklaması; sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının sebebi ise kişinin iradesi dışında malvarlığında bir eksilmenin meydana gelmesidir. Sebepsiz zenginleşme alacaklıya, ikinci derecede ( tali nitelikte ) bir dava hakkı temin eder. Mal varlığındaki azalmanın başka asli nitelikteki davalarla önlenmesi mümkün ise, sebepsiz zenginleşme davası gündeme gelemez. Somut olayda; taraflar arasında imzalanan yüklenme senedi, sözleşme niteliğinde olup, uyu...
(Şerh No: 16056 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 04-02-2015 11:39)

Davacının fesih bildiriminde 01.05.2010 tarihinde Kartal'daki marketten taransfer edildiği yazılmış olup fesih tarihine kadar kısa bir süre geçtiği bu sürede davacının önceki yıla göre seviyesinde ne tür olumsuz değişiklikler tespit edildiği işverence somut olarak açıklanmadan yer değiştirilmesi ağır bir yaptırım olup ölçülülük ilkesine aykırı bu uygulama fesih için geçerli neden oluşturmayacağından davanın kabulü yerine yanılgılı değerlendirme ile reddine karar verilmesi bozma nedenidir.
(Şerh No: 16055 - Ekleyen: Av.Ali EKMEKÇİ - Tarih : 03-02-2015 19:59)

 Bilgi  [TüketiciK. 65] Reklam Konseyi Yönetmeliği
Resmi Gazete Tarih ve Sayı: 24.12.2014-29215 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Reklam Konseyinin kuruluş ve görevleri ile çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir. Dayanak MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 65 inci ve 84 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır. Tanımlar MADDE 3 – (1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; a) Bakan: Gümrük ve Ticaret Bakanını, ...
(Şerh No: 16054 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-02-2015 09:32)

 Bilgi  [TüketiciK. 60] Tüketici Ödülleri Yönetmeliği
Resmi Gazete Tarihi: 27.06.2014 Resmi Gazete Sayı: 29043 TÜKETİCİ ÖDÜLLERİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; tüketicinin korunması ve bilinçlendirilmesi ile yasal haklarını kullanması konusunda özendirilmesi, tüketici talep ve tercihlerini dikkate alan firmaların ve tüketici hukuku veya tüketicinin korunması ile ilgili bilimsel çalışmaların teşvik edilmesi için verilecek ödüllere ilişkin usul ve esaslar...
(Şerh No: 15655 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-02-2015 09:25)

 Bilgi  [SigortaK 23] SİGORTA ACENTELERİ YÖNETMELİĞİ
Resmi Gazete Tarih-Sayı: 22.04.2014-28980 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Kısaltmalar Amaç ve kapsam MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, sigorta acenteliği faaliyetlerinin sigortacılık sektörüne olan güveni artırıcı biçimde sürdürülmesini ve sözleşme taraflarının hak ve menfaatlerinin korunmasını teminen acentelik sisteminin kurumsallaşmasının sağlanması, acentelik faaliyetlerinin çerçevesi ile bu faaliyetlere ilişkin temel ilkelerin belirlenmesidir. (2) Bu Yönet...
(Şerh No: 15502 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-02-2015 09:22)

 Bilgi  [TK. 1530] Geç ödemelere ilişkin temerrüt faiz oranı
* 29.12.2012 tarih ve 28512 sayılı RG.’de yayımlanan Tebliğ ile, (7).fıkrada belirtilen oran ve tutar 01.01.2013 tarihinden geçerli olmak üzere, yıllık yüzde 15, alacağın tahsili masrafları için talep edilebilecek asgari giderim tutarı 95,00 Türk Lirası olarak tespit edilmiştir. ** 1.1.2015 tarih ve 29223 sayılı RG.'de yayımlanan Tebliğ ile, (7.) fıkrada belirtilen oran ve tutar 1.1.2015 tarihinden geçerli olmak üzere, yıllık yüzde 11,50; alacağın tahsili masrafları için talep edilebilecek ...
(Şerh No: 14208 - Ekleyen: Av.Hulusi METİN - Tarih : 03-02-2015 09:03)

 Bilgi  [TüketiciK. 47] İşyeri Dışında Kurulan Sözleşmeler Yönetmeliği
Resmi Gazete Tarih ve Sayı: 14.01.2015-29236 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, iş yeri dışında kurulan sözleşmeler ile doğrudan satışlara ilişkin uygulama usul ve esaslarını düzenlemektir. Kapsam MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, iş yeri dışında kurulan sözleşmeler ile doğrudan satışlara uygulanır. (2) Bu Yönetmelik hükümleri; a) Finansal hizmetler, b) Taşınmaz malların veya bu mallara ilişkin hakların oluşumu, devri v...
(Şerh No: 16053 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-02-2015 08:52)

 Bilgi  [TüketiciK. 21] Taksitle Satış Sözleşmeleri Hakkında Yönetmelik
Resmi Gazete Tarih ve Sayı: 14.01.2015-29236 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, taksitle satış sözleşmelerine ilişkin uygulama usul ve esaslarını düzenlemektir. Kapsam MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, tüketici ile kurulan taksitle satış sözleşmeleri ile tüketicinin kira süresi sonunda bir malın mülkiyetini edinme zorunluluğunun bulunduğu finansal kiralama sözleşmelerini kapsar. (2) Bu Yönetmelik hükümleri, katılım bankaları ...
(Şerh No: 16052 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-02-2015 08:51)

 Bilgi  [TüketiciK. 51] Paket Tur Sözleşmeleri Yönetmeliği
Resmi Gazete Tarih ve Sayı: 14.01.2015-29236 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, paket tur sözleşmelerine ilişkin uygulama usul ve esaslarını düzenlemektir. Kapsam MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik; paket tur, paket tatil, paket seyahat veya benzeri isimler altında düzenlenen sözleşmeleri kapsar. (2) Bu Yönetmelik hükümleri; a) Paket turun ayrıntılarının, paket tur düzenleyicisi, aracısı veya katılımcısı tarafından belirlend...
(Şerh No: 16051 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-02-2015 08:51)

 Bilgi  [TüketiciK. 50] Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliği
Resmi Gazete Tarih ve Sayı: 14.01.2015-29236 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; devre tatil, uzun süreli tatil hizmeti, değişim ve yeniden satış sözleşmelerine uygulanacak usul ve esasları düzenlemektir. Kapsam MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik hükümleri devre tatil, ön ödemeli devre tatil, uzun süreli tatil hizmeti, değişim ve yeniden satış sözleşmelerini kapsar. (2) Devre tatil sözleşmeleri ile sağlanan hakkın şahsi veya ayn...
(Şerh No: 16050 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-02-2015 08:50)

 Bilgi  [TüketiciK. 52] Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği
Resmi Gazete Tarihi ve Sayı: 24.01.2015-29246 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; abonelik sözleşmelerine ilişkin uygulama usul ve esaslarını düzenlemektir. Kapsam MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, tüketicinin belirli bir mal veya hizmeti sürekli veya düzenli aralıklarla edinmesini sağlayan her türlü abonelik sözleşmesini kapsar. (2) Elektrik, su, doğal gaz ve elektronik haberleşme sektörü dışındaki abonelik sözleşmelerine bu ...
(Şerh No: 16049 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-02-2015 08:22)

 Bilgi  [TCK. 272] Anayasa Mahkemesi'nce m.272/6'daki İptal Kararı Hakkında
Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2015 tarihinde yaptığı toplantıda; Erciş Asliye Ceza Mahkemesi'nin "26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 272. maddesinin (6) numaralı fıkrasının “…süreli hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına hükmolunur.” bölümünün iptaline karar verilmesi istemi"ne dair başvurusu hakkında 2014/116 Esas sayılı dosya üzerinden yapılan toplantıda: "2014/5237 sayılı Kanun’un 272. maddesinin (6) numaralı fıkrasında yer al...
(Şerh No: 16048 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-02-2015 08:12)

506 S.K. m.26'da düzenlenmiş bulunan rücu davaları, sigortalının alacağından bağımsız, kanundan doğan basit rücu hakkına dayalıdır. Yasal düzenleme çerçevesinde kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığının ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının 4857 S.K. m.77 hükmü doğrultusunda raporda tartışılması gerekir. İşverenin tamamen kusursuz kabul edilebilmesi için, anılan madde gereğince, iş...
(Şerh No: 16047 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 01-02-2015 19:30)

Davanın konusu; bir kısım işçilik alacaklarıdır. Davacı işçinin aylık ücret miktarına ilişkin iddiası tanık beyanları ve emsal ücret araştırması sonucu ile doğrulanmıştır. Davacının kıdem durumu ve yaptığı işin niteliği dikkate alındığında, emsal ücret araştırması sonucuna itibar edilmesi gerekir. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle iş yerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışm...
(Şerh No: 16040 - Ekleyen: Av.Ali EKMEKÇİ - Tarih : 01-02-2015 08:43)

İcra müdürlüğünden hacizli malın satışının süresinde istenilmesi yeterli olup diğer satış şartlarının oluşup oluşmadığının irdelenmesi gerekmez. Bir başka anlatımla icra müdürlüğü kıymet takdiri yapılmamış olması yada bir başka sebeple satış talebini reddedemez
(Şerh No: 16046 - Ekleyen: Fatih KABADAYI - Tarih : 01-02-2015 08:27)

İlama müstenit olan nafakadan kastedilen şey, dava sırasında hakimlikçe kişinin yaşamını sürdürmek için öncelikle ve zaruri olarak hükmedilen bir para olup, ara kararı ile takibe konulmasındaki amaç da, dava sonucu beklenmeksizin nafakanın bir an önce tahsilinin gerekmesidir. Bu nedenle lehine hükmedilen kişinin geçimi için zorunlu olan Medeni Kanunun hükümlerine göre verilen nafakanın birikmesi halinde dahi niteliği itibariyle haczi caiz değildir.İİK. 83. maddesinde ilama müstenit olmayan nafak...
(Şerh No: 16043 - Ekleyen: Fatih KABADAYI - Tarih : 31-01-2015 10:59)

5510 S.K. m.21'de sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanan gelirler yönünden, gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamına, sigortalı veya hak sahibinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere hükmedilebileceği öngörülmüştür. Bunun bir gerçek zarar hesabını gerektireceği açıktır. Gerçek zarar hesabı, tazminat hukukuna ilişkin genel ilkeler doğrultusunda yapılmalıdır: a) Sigortalının veya hak sahibinin tazminat hesabına esas bakiye ömürlerinin belirlenme...
(Şerh No: 16042 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 30-01-2015 11:29)

1- Sigortalı ya da hak sahibini tatmin eden kurumun 5510 sayılı Yasanın 21'inci maddesinin birinci fıkrasındaki rücu hakkı halefiyet hukuksal temeline dayanır. 2- 5510 S.K. m.21/1'deki "sigortalı veya hak sahibinin işverenden isteyebileceği tutar" düzenlemesinden dolayı; sigortalı veya hak sahipleri, işverene karşı tazminat davası açmış ve kesinleşmiş ise bu davada belirlenen gerçek zarar, rücuan tazminat davası açısından Kurumu bağlayıcıdır. Sigortalı ya da hak sahipleri tarafından herhangi ...
(Şerh No: 16041 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 30-01-2015 11:17)

Davacı taraf zimmet durumunun ortaya çıkmasından sonra davalı bankaya müracaat ederek hesabındaki paranın kendisine ödenmesini talep etmiş, davalı banka müfettişlerince yapılan inceleme sonunda davacının bankadan alacağı olmadığı, hatta bankaya borçlu bulunduğu tespit edilerek, davacının talebi 31/12/2002 tarihinde reddedilmiş olmakla böylece davalıyı temerrüde düşürmüştür.
(Şerh No: 16039 - Ekleyen: Av.Ali EKMEKÇİ - Tarih : 29-01-2015 11:51)

TMK 702 vd. maddeleri uyarınca elbirliği mülkiyetinde geçerli bir kira sözleşmesinden bahsedebilmek için tüm paydaşların sözleşmeye katılımı zorunludur; tüm paydaşların katılmadığı kira sözleşmesi hukuken geçerli değildir. Somut olayda, bahse konu kira sözleşmesi paydaşlardan biri ile davalı arasında yapılmışsa da; diğer paydaşlar sözleşmede yer almayıp kira aktine icazet verdikleri de iddia edilmiş değildir. Bu durumda geçerli bir sözleşme bulunmadığı gözetilerek el atmanın önlenmesine ve be...
(Şerh No: 16037 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 26-01-2015 15:36)

Taksimi mümkün olduğu konusunda tereddüt bulunmayan, ağaç bedeli, eski hale getirme bedeli ve maden bedeli taleplerine ilişkin davayı tüm mirasçıların birlikte açması gerekir.
(Şerh No: 16036 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 26-01-2015 15:35)

Davacı, evli olduğunu bildiği halde dava dışı eşi ile internet ortamında birlikte olup aşk içerikli sözler söyleyen davalının eyleminin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu belirterek uğradığı manevi zararın tahsilini istemiştir. Davacının anlaşmalı boşanma davasındaki tazminat istemediğine dair beyanı, genel hükümlere dayalı tazminat isteminden açık bir şekilde vazgeçtiği anlamını taşımayacağı gibi tazminat isteminden feragat edildiği şeklinde de değerlendirilemez. Şu halde davacı ...
(Şerh No: 16035 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 24-01-2015 19:24)

Somut olayda, talebin trafik kazası sebebiyle maruz kalınan destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketinden tahsili istemine dair olduğu, davanın, Türk Ticaret Kanunun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlık Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girmektedir.
(Şerh No: 16034 - Ekleyen: Av.Nihal YILMAZ - Tarih : 24-01-2015 16:42)

Haksız fiilde ve sebepsiz zenginleşmede temerrüt için ihtarın gerekmediği yolunda açık bir yasa hükmü yoktur. Ancak müşterek hukukun "Gaspeden daima temerrüt halindedir" şeklindeki genel ilkesi, günümüzde de uygulama yerine sahiptir. Bu ilkeye göre, haksız fiilin faili ve sebepsiz zenginleşen daima temerrüt halinde bulunduğu için, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere alacaklının bunlara ayrıca bir ihtarda bulunması gerekmez. Haksız fiilden doğan tazminat borçlarında, temerrüdün ha...
(Şerh No: 16032 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-01-2015 13:06)

AİLE KONUTU/ EL ATMANIN ÖNLENMESİ/ ECRİMİSİL Dava bağımsız bölüme el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesinde öngörülen aile konutu şerhi tarafların boşanmaları ve boşanma kararının kesinleşmesi ile dayanağı ve hukuki neticeleri ortadan kalkar. Mülkiyet hakkına değer verilmek suretiyle el atmanın önlenmesi isteğinin kabulüne ve boşanma davasının kesinleşmesinden eldeki davanın açılma tarihine kadar olan süre için belirlenecek ecrimisile...
(Şerh No: 16031 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 17-01-2015 09:34)

Aile konutu şerhi boşanma kararının kesinleşmesiyle ortadan kalkar. Şerhin şeklen sicil kaydında yer alması bu sonucu değiştirmez.
(Şerh No: 16029 - Ekleyen: Fatih KABADAYI - Tarih : 17-01-2015 09:24)

Taşınmazın tapu kaydında ihtiyati tedbir şerhinin bulunması ve bu nedenle tescilin yapılamaması, ihale alıcılarının, taşınmazın esaslı vasıflarında hataya düşürülmesi niteliğinde olup, bu husus İİK'nun 134/7. maddesi uyarınca ihalenin feshi sebebidir.
(Şerh No: 16030 - Ekleyen: Fatih KABADAYI - Tarih : 17-01-2015 09:04)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,17309809 saniyede 10 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.