Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

Haciz devam ederken aynı mal üzerine tekrar haciz istenmesi, daha önceki hacizden vazgeçme anlamına gelir. Düşmüş hacze dayalı kıymet takdiri esas alınarak ihalenin yapılması da usulsüzdür.
(Şerh No: 16437 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 22-02-2016 12:33)

Alacağa mahsuben ihalede, harç matrahının tespiti (3.şahısa ihale yapıldığında alacaklıya ödenecek miktar ne ise aynı miktar üzerinden harç tahsili gerekir).
(Şerh No: 16436 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 22-02-2016 12:30)

İhalede zarar unsuru oluşmamışsa, ihalenin feshini istemekte hukuki yarar yoktur
(Şerh No: 16435 - Ekleyen: Sedat BAYSAL - Tarih : 22-02-2016 12:21)

Olayın gerçekleştiği işyerine doğru yaklaşık on gün kadar önce silahla ateş ettiği gerekçesiyle hakkında kovuşturma yapılan sanık S..'nin olayın hemen öncesinde geldiği işyerinde sanık C.'in de aralarında bulunduğu çalışanlar ile tartıştığı, hakaret ve tehditlerde bulunarak ve tekrar döneceğini beyan ederek ayrıldığı ve yaklaşık onbeş dakika sonra bir ticari taksiyle dönerek işyerine doğru silahla ateş ettiği, bu ateş sonucunda mağdur C.'i yaşamsal tehlike geçirecek biçimde yaraladığı olayda; sa...
(Şerh No: 16434 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 16-02-2016 15:49)

Sanığın eylemini katılandan gelen haksız hareketin etkisiyle gerçekleştirdiği, sanık hakkında bu nedenle TCK'nin maddesi gereğince haksız tahrik hükümlerinin uygulanabileceği gözetilmeden, koşulları oluşmadığı halde TCK'nin maddesi gereğince meşru müdafanın kabulüyle hüküm tesisi bozma nedenidir.
(Şerh No: 16433 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 16-02-2016 15:46)

a-Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde uygulama yeri bulunan TCK'nın 143. maddesinin işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan hüküm kurulduğu sırada uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, b-6545 sayılı Kanunun 62. maddesi ile değişik TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek ...
(Şerh No: 16432 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 16-02-2016 15:40)

Davacının Eceabat Asliye Hukuk Mahkemesine işlemin tebliği üzerine idari dava açma süresi içinde dava açması, anılan Mahkemenin uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargı mercilerine ait olduğu gerekçesiyle verdiği görevsizlik kararı üzerine davacının dosyanın görevli İdare Mahkemesine gönderilmesi talebini içeren dilekçeyi otuz günlük süre içinde Mahkemesine vermesi, dosyanın İdare Mahkemesine intikali üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun benzer nitelikteki uyuşmazlıklarda verdiği k...
(Şerh No: 16430 - Ekleyen: Av.Mustafa GÖNÜLAL - Tarih : 14-02-2016 18:55)

Davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erdiği sonuç ve kanaatine varılmakla birlikte, fiillerin yukarıda açıklandığı üzere "referans norm" olarak dikkate alınması gereken 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinde sayılan ve "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasını gerektiren fiil ve haller içerisinde yer almadığı anlaşıldığından, davacının "görevini sonlandıran" sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmış,...
(Şerh No: 16431 - Ekleyen: Av.Mustafa GÖNÜLAL - Tarih : 14-02-2016 18:43)

Somut olayda borçlu, ilamdan kaynaklanan para borcunu, karar tarihinden sonra ve takipten önce, alacaklının banka hesabına ödemiş ise de, ödemeyi alacaklıya takip talebinde bulunmasından sonra bildirdiğinden ve de alacaklının her gün ve saatte banka hesabını denetlemesinin hayatın olağan akışı içinde mümkün de bulunmadığından dolayı ödeme borcunun takipten sonra yerine getirildiğinin kabulü gerekir. "Ödemenin takip tarihinden sonra yapıldığı kabul edilerek, icra müdürlüğünce dosya bakiye bor...
(Şerh No: 16429 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 10-02-2016 15:05)

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi karşısında, 5271 sayılı CMK’nin 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanık için baro tarafından görevlendirilen vekil ücretlerinin sanıktan alınmasına hükmedilemeye...
(Şerh No: 16428 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 09-02-2016 16:44)

Sanığın duruşmadan vareste tutulmak istemediğini beyan etmesi karşısında; son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması BOZMAYI gerektirmiştir.
(Şerh No: 16427 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 09-02-2016 16:35)

Sanık hakkında, farklı hareketlerle gerçekleştirilen her iki eylem nedeniyle ayrı ayrı her iki suçtan da mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, hukuki anlamda birden fazla “hareket” bulunmaması nedeniyle olayımızda uygulama yeri bulunmayan TCK'nın 44. maddesi gerekçe gösterilmek suretiyle; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçundan mahkumiyet, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçundan ise “ ceza verilmesine yer olmadığına” karar veril...
(Şerh No: 16426 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 09-02-2016 16:31)

 Bilgi  [BK. 72] BK 60 ile TBK 72 arasındaki fark
BK. m. 60 ile ilgili uygulamada “zararı müstelzim fiilin vukuu” tabirinin Yargıtay’ca zorlama bir yorumu ile zamanaşımı, zararı doğuran fiilin tarihi ile değil de bu fiilin sebep olduğu zararın gerçekleşmesi ile başlatılmıştır. Gölcük depreminde çürük inşa edilmiş bir binanın depremde yıkılması ile ilgili bir kararında zamanaşımı binanın teslim tarihinde değil de yıkıldığı tarihte başlar denilmiştir. TBK. M. 72 bu görüşü terk etmiştir. Uzak geçmişte kalan olaylardan dolayı uyuşmazl...
(Şerh No: 16425 - Ekleyen: Emin TEMİZEL - Tarih : 09-02-2016 15:25)

Kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumludur. Hor kullanım ve olağan kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasar ayrımı yapıldıktan sonra kullanım süresi ile orantılı olarak yıpranma payının hesap edilip alacaktan düşülmesi gerekir. Mahkemece gerçek zararın belirtilen şekilde tespit edilerek, tahliye sonrası kiraya veren tarafından iade edilmesi gereken depozito bedelinin de hesa...
(Şerh No: 16424 - Ekleyen: Av.Tuğba YILDIZ - Tarih : 03-02-2016 14:37)

Kocanın açtığı ilk boşanma davası reddedilmiş ve hükmün kesinleşmesinin üzerinden 3(üç) yıl geçmiştir.Her ne kadar davalı tanığı, eşlerin 304 gün beraber kaldığını ifade etmişse de, bu beraberlik evlilik birliğini" yeniden kurulduğu şeklinde yorumlanamaz. Türk Medeni Kanunu'nun 166/son maddesinin aradığı koşullar oluşmuştur. Davacı kocanın, davasının kabulüne karar vermek gerekir.
(Şerh No: 16423 - Ekleyen: Av.Tuğba YILDIZ - Tarih : 01-02-2016 14:14)

Nitelikli yağma konut içinde işlenmiş ise ayrıca Konut Dokunulmazlığının İhlali suçundan hüküm kurulamaz.
(Şerh No: 16422 - Ekleyen: Av.Ahmet GELEGEN - Tarih : 01-02-2016 10:41)

"Eşini aldatan kadının kasten öldürülmesi, haksız tahrik uygulanması gerektiği"
(Şerh No: 16416 - Ekleyen: Av.Öznur ÇINAR - Tarih : 28-01-2016 13:49)

Mahkemece iflasa karar verilmesi halinde, ihtiyati tedbirlerin de kaldırılmasına karar verilmelidir, zira iflas hali ihtiyati tedbirle sağlanan korumadan daha farklı koruma sağlamaktadır ve aksi halde iflas idaresinin işlemleri için de sorunlar çıkabilmektedir. Bu durumda mahkemece verilen iflas kararı nedeniyle tedbirlerin kaldırılmasına karar vermesi gerekirken, infazda sorun yaratacak şekilde tedbirler hakkında bir karar verilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
(Şerh No: 16417 - Ekleyen: Ali Rıza ÖZALP - Tarih : 27-01-2016 12:14)

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin toplam aktiflerinin toplam borçlarını karşılayabildiği, diğer bir ifadeyle borca batık durumda olmadığının tespit edildiğin gerekçesiyle, iflasın ertelenmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece eksik ve yetersiz inceleme ve hatalı bilirkişi raporları ile şirketin borca batık olmadığına karar verilmiştir. Mahkemenin borca batıklığın yasa ve muhasebe ilkeleri çerçeve...
(Şerh No: 16418 - Ekleyen: Ali Rıza ÖZALP - Tarih : 27-01-2016 12:05)

Dava konusu ödeme emrinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun tebliğe ilişkin hükümlerine göre tebliğ edilmesi gerekirken, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca yapılan tebligatın usule uygun olmadığı anlaşılmış olup, davacının ıttıla tarihi olarak beyan ettiği 11.03.2013 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği kabul edilmek suretiyle uyuşmazlığın esasına ilişkin inceleme yapılması gerekirken, davayı süre aşımı nedeniyle reddeden Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
(Şerh No: 16420 - Ekleyen: Av.Mustafa GÖNÜLAL - Tarih : 27-01-2016 11:57)

5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesi uyarınca ilgililere verilen idari para cezalarının takip ve tahsilinde 5326 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı ve anılan Kanun'un yukarıda yer verilen hükümleri uyarınca genel bütçeye gelir kaydedilen idari para cezalarının kesinleşmeden takip ve tahsil edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Dosyanın incelenmesinden; dava konusu ödeme emrinin dayan...
(Şerh No: 16419 - Ekleyen: Av.Mustafa GÖNÜLAL - Tarih : 27-01-2016 11:56)

Ayırt etme gücünün sonradan kazanılması veya akıl hastalığının iyileşmiş olması durumlarında mutlak butlan davasını, yalnızca ayırt etme gücünü sonradan kazanan veya akıl hastalığı iyileşen eş açabilir. Bu hallerde dava hakkı, sonradan iyileşen eşe aittir (TMK. m. 147/2)
(Şerh No: 16414 - Ekleyen: Av.Murat BÖLÜKBAŞ - Tarih : 22-01-2016 22:30)

6101 sayılı TBK Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 5/1.maddesinde; "TBK yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süreleri eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam eder Ancak bu sürelerin henüz dolmamış kısmı, Türk Borçlar Kanununda öngörülen süreden uzun ise, yürürlüğünden başlayarak Türk Borçlar Kanununda öngörülen sürenin geçmesiyle, hak düşürücü veya zamanaşımı süresi dolmuş olur"
(Şerh No: 16415 - Ekleyen: Av.Murat BÖLÜKBAŞ - Tarih : 22-01-2016 22:26)

ORTAĞIN ŞİRKET HİSSESİNİN HACZİ NEDENİYLE ORTAKLIKTAN ÇIKARMA
(Şerh No: 16413 - Ekleyen: Av.Öznur ÇINAR - Tarih : 22-01-2016 08:20)

 Bilgi  [TK. 822] KONVANSİYON İLE ORTAK HÜKÜMLER
KONVANSİYON MADDE 7 Çekin ödenebildiği ülke hukuku şunları belirleyecektir: TTK 822- Aşağıda yazılı hususlar çekin ödeneceği ülke hukukuna göre belirlenir: “Ödeme yeri hukuku” başlığı altında düzenlenen bu hükümlerin bir kısmı esasa, bir kısmı şekle ilişkindir. Vade, ibraz, çek üzerine çizgi çekilmesi yada beyan yazılması gibi hususlar şekle ilişkin iken; çek üzerine birtakım kayıtların düşülmesi, kısmi ödeme, çekin karşılığı üzerindeki haklar, cayma ve itiraz hakkı, çekin kaybı yada çalı...
(Şerh No: 16412 - Ekleyen: Stj.Av.Ekrem KORKMAZ - Tarih : 15-01-2016 23:38)

 Bilgi  [TK. 767] KONVANSİYON İLE ORTAK HÜKÜMLER
KONVANSİYON MADDE 4 / p.3 Taraf devletlerin birinde, sözleşmeye taraf ülkenin bir vatandaşının yine sözleşmeye taraf bir başka ülke vatandaşına karşı bir çek aracılığıyla üstlendiği taahhütler, çekin imzalandığı ülkenin hukukuna göre geçerli olmasa dahi, imza edenin tabi olduğu ülke hukukunun şekil şartların uyuyorsa geçerli sayılacaktır. Bir önceki fıkra gibi bu fıkradaki koruma sistemi de poliçe ve çekler için ortak hüküm mahiyetindedir. Lex Fori’nin uygulama alanını belirten bu h...
(Şerh No: 16411 - Ekleyen: Stj.Av.Ekrem KORKMAZ - Tarih : 15-01-2016 23:36)

Davacı-karşı davalı kadın dava dilekçesinde; vadeli hesabında bulunan 7500 TL nakit paranın kocanın isteğin üzerine daha fazla faiz getireceğinden bahisle kocanın hesabına aktarıldığı ve iade edilmediği belirtilerek 7500 TL'nin tarafına verilmesini istemiş ve bu hususta nispi harcı yatırmıştır. Davacı-karşı davalı kadının bu istemi aile hukukundan kaynaklanmayıp, genel hükümlere tabi alacak istemi niteliğindedir. Görev kamu düzenine dair olmakla yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate ...
(Şerh No: 16410 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 15-01-2016 09:38)

 Bilgi  [TK. 821] KONVANSİYON İLE ORTAK HÜKÜMLER
KONVANSİYON MADDE 5 Çekten doğan yükümlülüklerin üstlenildiği ülke hukuku, bu tür yükümlülüklerin sonuçlarını belirleyecektir “Duzenlenme yeri kanunu” başlığı altında düzenlenen bu hüküm, çek metnine imza koyan kişilerin kötüniyetini önleyici bir tedbir olarak önem arzetmekte ve esasınsa imzaların istiklali prensibini yansıtmaktadır.
(Şerh No: 16409 - Ekleyen: Stj.Av.Ekrem KORKMAZ - Tarih : 15-01-2016 00:05)

 Bilgi  [TK. 767] KONVANSİYON İLE ORTAK HÜKÜMLER
KONVANSİYON MADDE 4 / p.2 Bir çek aracılığıyla üstlenilen ve önceki paragraftaki hükümlere göre geçerli olmayan taahhütler, sonraki taahhüdün yapıldığı ülke hukuka göre geçerli ise önceki taahhüdün geçerli olmayışı sonraki taahhüdü geçersiz kılmayacaktır. Konvansiyonun birinci paragrafını, yalnızca çekler için geçerli olan bir hükümle karşılayan TTK, 820/2’nin göndermesi sebebiyle, Konvansiyonun ikinci fıkrasındaki düzenlemeyi karşılamak amacıyla poliçelerle ortak bir hükmü öngörmektedir. ...
(Şerh No: 16408 - Ekleyen: Stj.Av.Ekrem KORKMAZ - Tarih : 15-01-2016 00:04)

 Bilgi  [TK. 820] KONVANSİYON İLE ORTAK HÜKÜMLER
CENEVRE KONVANSİYONU MADDE 4 / p.1 Çekten doğan herhangi bir taahhüdün şekli, taahhüdün imzalandığı yer hukukuna göre belirlenir. Ancak, ödeme yeri hukuku tarafından belirlenen usuller dikkate alınırsa yine de geçerli olacaktır. Eski Ticaret Kanunu’nun 732. maddesinin sadeleştirilmiş şekli olan bu hüküm de, kanunda yer alan diğer bazı hükümler gibi ikili yani alternatifli bir koruma sistemi öngörmektedir, amaç her zmaan olduğu gibi yine çekin dolaşımını sağlamak arzusudur, bu sebeple LRA kura...
(Şerh No: 16407 - Ekleyen: Stj.Av.Ekrem KORKMAZ - Tarih : 15-01-2016 00:02)

 Bilgi  [TK. 819] Cenevre Konvansiyonu ile Benzer Düzenleme
KONVANSİYON MADDE 2 / p.3 Taraf Devletlerin her biri; diğer taraf devletlerin topraklarında geçerli sayılmayacak, kendi yurttaşlardan biri tarafından sokulmuş olan bir çek aracılığıyla varolan maddenin önceki paragrafındaki uygulama yoluyla değilse kontratın geçerliğini tanımayı reddedebilir. KONVANSİYON MADDE 3 / p.1 Çekin kim tarafından tahsil edilebileceğini, çekin ödenebilir olduğu ülke hukuku belirler. Madde hükmü, TTK’nın bilhasa çek ile ilgili hükümlerinin tümündeki genel ...
(Şerh No: 16406 - Ekleyen: Stj.Av.Ekrem KORKMAZ - Tarih : 14-01-2016 23:52)

 Bilgi  [TK. 766] Cenevre Konvansyiyonu İle Benzer Düzenleme
CENEVRE KONVANSİYONU MADDE 2 / p.2 Önceki paragrafta belirlenen hukuka göre ehil sayılmayan biri, eğer kendisini ehil sayan bir ülkede imza vermişse, yine de (imzası ile) bağlı sayılır. Maddenin ikinci fıkrası, konvansiyon hükmü ile paralel olarak, çekin dolaşım yeteneğini ayakta tutabilmek adına getirilmiş bir çözümdür.
(Şerh No: 16405 - Ekleyen: Stj.Av.Ekrem KORKMAZ - Tarih : 14-01-2016 23:49)

 Bilgi  [TK. 766] Cenevre Konvansiyonu ile Paralel Hüküm
Bu madde TTK’da “Ehliyet” başlığı altında düzenlenmiştir. eTK’daki madde 678’de herhangi bir değişiklik yapılmamış ve adı geçen kanun maddesinin dili sadeleştirilerek günümüz Türkçesi’nde aktarılmıştır. eTK madde 678 de Cenevre Konvansiyonu'nun 2. maddesinin tercümesi niteliğindedir. Maddede hem gönderme yapılan ülkenin maddi hukuk hükümleri hem de kanunlar ihtilafı kurallarının uygulama alanı bulabileceğine işaret edilmektedir.
(Şerh No: 16404 - Ekleyen: Stj.Av.Ekrem KORKMAZ - Tarih : 14-01-2016 23:47)

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10/3.maddesine göre, manevi tazminat davasının tamamının reddi durumunda maktu vekalet ücretine hükmolunması gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
(Şerh No: 16403 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 11-01-2016 20:17)

İlam incelendiğinde; kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır. Hüküm, Yasadan kaynaklanan ve tazminat verilmesine ilişkin kararın sonucu olup, taşınmazın aynının ihtilaflı olduğunu göstermez. Bu bakımdan takip konusu tazminat ilamının infazı için kesinleşmesi gerekli değildir.
(Şerh No: 16402 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 07-01-2016 08:53)

Belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği, rızanın açık veya zımni olabileceği cihetle; sanığın ''katılanın istemesi üzerine eşini kefil gösterip onun yerine imza attığını ve suç kastıyla hareket etmediğini'' belirtmiş olması karşısında; gerçeğin ve suça konu sanık tarafından eşi ......... bilgisi ve rızası üzerine düzenlenip düzenlenmediğinin tespiti...
(Şerh No: 16401 - Ekleyen: Av.Öznur ÇINAR - Tarih : 06-01-2016 14:37)

Mahkemece, takip tarihinden geriye doğru on yıllık nafakanın istenebileceği gözetilerek, icra emri arkasındaki hesap tablosunda nafakanın talep edildiği döneme ait tarihler dikkate alınarak ve borçlunun zamanaşımı dışındaki diğer itiraz ve şikayet nedenleri de değerlendirilmek suretiyle inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
(Şerh No: 16400 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-01-2016 19:14)

Nafaka ilamı, bir borcun veya hakkın varlığını belirten ilamlar gibi olmayıp, nafaka alacağı zaman geçtikçe borçlu zimmetinde tahakkuk edeceğinden, "takip tarihinden geriye doğru on yıldan önce" işlemiş olan nafaka alacağının zamanaşımına uğradığının kabulü gerekir.
(Şerh No: 16399 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-01-2016 18:19)

 Bilgi  [İşK. 112] 08.02.2015 Yönetmelik (Uygulama Zamanı Hk)
Resmi Gazete Sayısı: 29261 Geçiş hükmü GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamında istihdam edilen ve iş sözleşmesi devam eden işçilerin kıdem tazminatlarının hesabında kamu kurum veya kuruluşlarında ilk işe başladıkları tarih esas alınır. (2) Bu Yönetmelik kapsamında tespit edilen hizmet süresine ilişkin kıdem tazminatı, 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iş sözleşmesi fesh...
(Şerh No: 16398 - Ekleyen: Av.Nihal YILMAZ - Tarih : 25-12-2015 10:16)

 Önerge  [HMK. 281] Bilirkişi Raporuna İtiraz ve Açıklama İsteme (1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da isteyebilir. (3) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir.
(Şerh No: 16397 - Ekleyen: Stj.Av.Ekrem KORKMAZ - Tarih : 21-12-2015 20:15)

Hüküm altına alınan eşyaların cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkartmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Hüküm, dava dilekçesi ve bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye gönderme yapılarak da kurulamaz.
(Şerh No: 16395 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 18-12-2015 09:14)

Yemin son çare olduğundan, "başka delille davasını ispat edemeyen taraf", yemin deliline dayanmayıp başka delili olduğunu ileri sürmüş olsa dahi yemin teklif edebilir.
(Şerh No: 16394 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 16-12-2015 19:44)

Süresinde davaya cevap vermemiş olan davalının dahi, kanunda belirtilen süre içinde olmak koşuluyla delil bildirme hakkı mevcuttur. Bu süre de, ÖN İNCELEMEDE VERİLEN 2 HAFTALIK KESİN SÜRE VE EĞER BU SÜRE VERİLMEMİŞSE en geç TAHKİKAT DURUŞMASINDAN ÖNCEDİR.
(Şerh No: 16393 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 16-12-2015 19:17)

Boşanma istemiyle açılmış dava ISLAHA GEREK OLMAKSIZIN ayrılığa hasredilebilir. Ve "davacının" ayrılığı talep etmesi halinde; ayrılık kararı verilebilmesi için boşanma sebebinin ispatlanması yeterlidir. Ayrıca ortak hayatın yeniden kurulma olasılığının bulunup bulunmadığına bakılmaz.
(Şerh No: 16392 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 16-12-2015 18:49)

6100 sayılı HMK'nın 1. ve 114. maddeleri uyarınca görev hususunun kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olduğu ve dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması gerektiği kuşkusuzdur.
(Şerh No: 16391 - Ekleyen: Av.Murat BÖLÜKBAŞ - Tarih : 16-12-2015 18:13)

TCK.nun 245/2-3 maddesinde tanımlı olan bu suçların mağduru sahte banka veya kredi kartı ile ilişkilendirilen hesapların bulunduğu bankadır. Suçun mağdurunun ilgili banka olması nedeniyle, adlarına kart üretilen gerçek kişi sayısınca değil, banka sayısınca suç oluşacaktır.
(Şerh No: 16390 - Ekleyen: Av.Murat BÖLÜKBAŞ - Tarih : 15-12-2015 09:02)

Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında da açıklandığı üzere dolandırıcılık suçunun bankanın maddi varlığı olan çek kullanılmak suretiyle işlendiğinin iddia ve kabul olunması karsısında; eylemin TCK'nın 158/1-f maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm ...
(Şerh No: 16389 - Ekleyen: Av.Murat BÖLÜKBAŞ - Tarih : 15-12-2015 08:50)

İcra takibi borçlularından her birinin kıymet taktiri yapılan malın maliki olması aranmaksızın kıymet taktirine itiraz hakkı vardır
(Şerh No: 16388 - Ekleyen: Fatih KABADAYI - Tarih : 14-12-2015 13:38)

Davacıların miras bırakanlarının, tapulama tespitinde taşınmazları haricen davalılara SATTIKLARINI ve DAVALILAR ADINA TESBİTİNE MUVAFAKAT ETTİKLERİNİ beyan etmek suretiyle yaptıkları işlemin, 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği şekilde mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olup olmadığı yönünden gerekli araştırma ve incelemenin yapılması sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
(Şerh No: 16387 - Ekleyen: Av.Selim HARTAVİ - Tarih : 14-12-2015 11:16)

İŞÇİLİK ALACAKLARI DAVASI - DAVACININ KIDEM VE İHBAR TAZMİNATINA DAİR TALEPLERİNİN BELİRLENEBİLİR DURUMDA OLDUĞU ALACAKLARIN BELİRSİZ ALACAK OLMADIĞI - HUKUKİ YARAR YOKLUĞUNDAN DAVANIN USULDEN REDDİ
(Şerh No: 16385 - Ekleyen: Av.Ahmet GELEGEN - Tarih : 09-12-2015 19:39)

Bir mahkeme ilamı temyiz edildiğinde, Yargıtay tarafından kısmen bozulup da, zımnen onanan hükümler varsa; onanmış sayılan hükümde yer alan alacak kalemleri için tehir-i icra kararı kalkar. Teminat mektubu varsa, paraya çevrilir.
(Şerh No: 16386 - Ekleyen: Av.Suat ERGİN - Tarih : 09-12-2015 12:31)

Somut olayda iş kazası olduğu iddia olunan olayın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği anlaşılmaktadır. Kurumca sigortalıya gelir bağlanabilmesi için öncelikle zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğince olup olmadığının tespiti ön sorundur. Yapılacak iş; davacıya iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunmak, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine iş kazasının tespiti davası açması için öne...
(Şerh No: 16381 - Ekleyen: Av.Ahmet GELEGEN - Tarih : 03-12-2015 20:49)

Uygulama ve öğreti'de, kamu idarelerinin, kamu hizmetinin yürütümü sırasında, kamu gücü kullanarak tek yanlı irade açıklamalarıyla yapmış oldukları işlemler, "idari işlem"; herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızın gerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgili hareketsizlikleri de, "idari eylem" olarak tanımlanmaktadır. İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları,...
(Şerh No: 16383 - Ekleyen: Av.Ahmet GELEGEN - Tarih : 03-12-2015 20:37)

 Bilgi  [TüketiciK. 39] Konut Finansmanı Sözleşmeleri Yönetmeliği Resmi Gazete Tarihi: 28.05.2015 Resmi Gazete Sayısı: 29369
KONUT FİNANSMANI SÖZLEŞMELERİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, konut finansmanı sözleşmelerine ilişkin uygulama usul ve esaslarını düzenlemektir. Kapsam MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, konut finansmanı sözleşmelerini kapsar. (2) Bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasında, konut yapı kooperatiflerinin gerçek kişi ortakları da tüketici olarak kabul edilir. (3) Bu Yönetmelik hükümleri katılım bankalar...
(Şerh No: 16384 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 03-12-2015 20:13)

Yaş tahsisi davalarında tam teşekküllü bir hastaneden sağlık kurul raporu aldırılması zorunludur.
(Şerh No: 16382 - Ekleyen: Av.Ahmet GELEGEN - Tarih : 30-11-2015 15:25)

Kambiyo senedi niteliğini taşımayan çek adi senet hükmünde olup zamanaşımı süresi on yıldır.
(Şerh No: 16380 - Ekleyen: Av.Ahmet GELEGEN - Tarih : 27-11-2015 12:00)

Kişilik haklarına saldırı teşkil eden maddi bir hadisenin varlığı ispat edilemediğinden, davacı eş için manevi tazminata hükmedilemez.
(Şerh No: 16374 - Ekleyen: Av.Ahmet GELEGEN - Tarih : 25-11-2015 10:42)

(1) Civil cases arising from issues concerning commercial enterprise of either party and unless regarded whether the parties have been businessmen or not; civil cases (As amended June 26,2012 - 6335/1 st Art.) and non-contentious proceeding matters arising from the issues that are specified; a) In this Code, b) In the Articles from 962 to 969 of the Turkish Civil Code regarding the persons performing a work of making loan in consideration of mortgage, c) In the Articles from 202 to 203 related to taking over assets and enterprise and merger or transformation of enterprises, in the Articles from 444 to 447 related to prohibition of competition, in the Articles from 487 to 501 related to publishing contract, in the Articles from 515 to 519 regulating letter of credit and order of credit, in the Articles from 532 to 545 relating to brokerage contract, in the Articles from 547 to 554 relating to commercial agents, commercial representatives and other businessman assistants, in the Articles from 555 to 560 regarding remitment, in the Articles from 561 to 580 regulating safekeeping contracts of the Turkish Code of Obligations dated November 01,2011 and numbered 6098, d) In statute regarding intellectual property law, e) In special provisions concerning share markets, exhibitions, street fairs, bazaars, warehouses or other commercial-specific places, f) In regulations related to banks, credit institutions, financial institutions and works of making loan, shall b...
(Şerh No: 16378 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 24-11-2015 23:28)

(1) Unless otherwise provided by the law, commercial court of first instance is competent to hear all of commercial cases and resolve non-contentious proceeding matters having commercial character regardless of value or total amount of the matter in dispute. (2) If there is commercial court of first instance in a place, the cases that lie within subject-matter jurisdiction of the court of first instance and businesses presumed commercial pursuant to Article 4 and other works to be held in commercial courts pursuant to special provisions are heard in commercial courts. If there is more than one commercial court of first instance that hears commercial cases in a place, one or a number of commercial courts of first instance may be commissioned by the High Council of Judges and Public Prosecutors in places where work condition necessitates to hear civil cases related to maritime commerce and maritime insurance arising exclusively from this Code or from other special laws. (3) (As amended June 26,2012 - 6335/2 nd Art.) Relationship between commercial court of first instance with civil court of first instance and other civil courts is a relationship of subject-matter jurisdiction and in this case provisions related to subject-matter jurisdiction shall be applied. (4) (As amended June 26,2012 - 6335/2 nd Art.) It does necessitate to be rendered decision of lack of jurisdiction if not has been depended upon a jurisdiction rule in a commercial case in a judicial locality with...
(Şerh No: 16379 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 24-11-2015 23:24)

(1) Issues specified in this Code and all transactions and acts related to a commercial enterprise are deemed commercial business.
(Şerh No: 16377 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 24-11-2015 23:15)

(1) If there is not a contrary provision in the law, unless determined that it has been accepted as a commercial custom, precedent, may not form a basis for judgement of the court. However, precedents shall also be taken into consideration in interpretation of declarations of will. (2) Commercial customs that are specific to a region or to a commercial branch, shall be given priority to general ones. If those concerned are not in the same region, unless specified otherwise in the law or contract, the custom that is in place of performance shall be applied. (3) Commercial customs shall only be applied about the persons who do not have capacity of businessman in case where those have been known or are required to be known by them.
(Şerh No: 16376 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 24-11-2015 23:13)

(1) The Turkish Commercial Code is an integral part of the Turkish Civil Code dated November 22,2001 and numbered 4721. Provisions of this Code and special provisions related to transactions and acts of a commercial enterprise that are worded in other laws, shall be commercial provisions. (2) The court shall make decision according to commercial customs, if that is absent either, according to general customs in commercial businesses about which no any commercial provision existed.
(Şerh No: 16375 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 24-11-2015 23:11)

(1) Actions arising from contract, may also be filed where the contract will be fulfilled.
(Şerh No: 16373 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 23-11-2015 00:30)

(1) The court having general jurisdiction in respect to venue, is the court where habitual residence of the defendant located. However, provided that other special circumstances of general jurisdiction in respect to venue are reserved, the action regarding rights of assets, may also be filed where the element of assets has been located.
(Şerh No: 16372 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 23-11-2015 00:29)

(1) The court has also general jurisdiction in respect to venue in respect to the actions of debt or movable property to be filed against the persons who reside in a place temporarily such as civil cervant, labourer, student or soldier, if residing of them would probably continue for quite a long time.
(Şerh No: 16371 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 23-11-2015 00:27)

(1) If there have been more than one defendant, the action may be filed at the domicile of one of them. However, in case a court having common general jurisdiction in respect to venue has been designated in respect to the ground of action regarding all of defendants in tha law, the action is heard in the court of that place. (2) In cases where have been more than one defendant, if it has been appeared by evidences and indications that the action has solely been filed in order one of the defendants to be brought to a court that has not been located in the domicile of him/her, the court renders the decision of rejection of venue by severing the action regarding about the defendant concerned, upon objection of him/her.
(Şerh No: 16370 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 23-11-2015 00:25)

(1) The court having general jurisdiction in respect to venue, is the court where domicile of real or legal person is on the date that the action filed. (2) Domicile, is determined according to the Turkish Civil Code dated November 11,2001 and numbered 4721.
(Şerh No: 16369 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 23-11-2015 00:23)

(1) Venue of the courts is subject to the provisions of this Code on condition that provisions related to venue in other laws are reserved.
(Şerh No: 16368 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 23-11-2015 00:21)

(1) Civil courts of peace shall hear the following, regardless of value and total amount of the matter; a) Actions arising from tenancy relationship including actions of debt concerning all disputes and counter actions filed against these actions on condition that provisions related to enforcement proceeding without judgement pursuant to the Enforcement and Bankruptcy Law dated June 09,1932 and numbered 2004 are exceptional, b) Actions concerning partititoning of movable or immovable properties or rights and elimination of joint ownership, c) Actions soleley aimed at protection of possession in movable or immovable properties, ç) Actions that commissioned the civil court of peace or justice of the peace by this Code and other laws.
(Şerh No: 16367 - Çeviren: Av.Kadir ORUÇ - Tarih : 23-11-2015 00:19)

Kötü niyetli olmasa da alacaklı tarafından yasadaki boşluktan yararlanılarak bir ilamdaki haklar için ayrı ayrı takip başlatılarak sebepsiz zenginleşmeye neden olacak şekilde fazladan avukatlık ücreti talep edilmesi hakkın kötüye kullanılmasıdır. Bu durum hukuk düzeni tarafından korunamaz. Hakim yukarıda belirtilen yasa maddeleri gereğince yasadaki boşluğu objektif iyi niyet kuralları içinde doldurmak zorundadır. İlam bir bütün olmasına rağmen yasal ve geçerli bir neden olmaksızın alacaklının 2 ...
(Şerh No: 16366 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 22-11-2015 21:07)

8.6.1949 günlü, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun, 17.1.2012 günlü, 6270 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesiyle değiştirilen 89. maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan; A- " ...verilecek emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler...dikkate alınmaz." ibarelerine ilişkin esas incelemenin, "...verilecek emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hiz...
(Şerh No: 16364 - Ekleyen: Av.Ahmet GELEGEN - Tarih : 22-11-2015 16:51)

4857 sayılı İş Kanunu'nun 21 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçeri bir feshin sonuçlarını doğurur.
(Şerh No: 16365 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 21-11-2015 14:27)

İdarenin, mevzuatın kendisine yüklediği görevlerin yerine getirilmesi sırasında hareketsiz kaldığı durumlarda, ilgililerin ileriye yönelik hakları yönünden mevzuatın öngördüğü işlemin yapılmasını idareden istemeleri, yine yasaların verdiği bir hakkın zaman içerisinde idare tarafından hareketsiz kalınmak suretiyle verilmemesi durumlarında da bu hakkın tarafına verilmesi anlamında, öngörülen işlemin tesisi için her zaman idareye başvurmaları ve isteklerinin reddedilmesi halinde de yukarıda açık hü...
(Şerh No: 16363 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 20-11-2015 10:44)

Evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılır, KADININ KİŞİSEL MALIDIR, ona iadesi gerekir. Ancak, ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya verildiğinin, kadının isteği ve onayı ile ziynet eşyalarının bozdurulup ev ihtiyaçları için harcandığının davalı yanca kanıtlanması halinde koca ziynet eşyalarını iadeden kurtulur. Davada, davacıya ait olduğu anlaşılan dava konusu altınların evliliğin devamı sırasında davalı tarafından bozd...
(Şerh No: 16362 - Ekleyen: Av.Ahmet GELEGEN - Tarih : 19-11-2015 15:11)

Düğünde kadına takılan ziynet eşyaları(altın vs.) kim tarafından takılırsa takılsın KADINA BAĞIŞLANMIŞ sayılır ve boşanma vesair davalarda kadının kişisel malı sayılmalıdır.
(Şerh No: 16361 - Ekleyen: Av.Ahmet GELEGEN - Tarih : 19-11-2015 15:04)

Tapuda aile konutu şerhi olsun yahut olmasın, sair konut eşin rızası olmadan devredilir veya konuta ipotek konulursa tüm bu işlemler diğer eşin "açık" rızası olmadığından ötürü geçersiz sayılacaktır.
(Şerh No: 16360 - Ekleyen: Av.Ahmet GELEGEN - Tarih : 19-11-2015 11:14)

 Önerge  [HMK. 282] Hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte değerlendirir.
(Şerh No: 16358 - Ekleyen: Stj.Av.Ekrem KORKMAZ - Tarih : 19-11-2015 10:06)

 Türkçe  [HMK. 266] Mahkemenin önündeki olayın anlaşılması, hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuk bilgisiyle çözümlenemiyorsa; mahkeme kendiliğinden veya taraflardan birinin talebiyle bilirkişi tayinine karar verir.
(Şerh No: 16356 - Türkçeleştiren: Stj.Av.Ekrem KORKMAZ - Tarih : 19-11-2015 09:46)

Davacının iş akdinin feshinin geçersiz kılındığı tarih itibariyle çalıştığı pozisyon mevcut olup, pozisyonun kaldırılması ya da o pozisyonda başka işçi çalıştırılmasının sorumluluğu davacı işçiye yüklenemez. Bu nedenle davacıyı iş akdinin feshedildiği tarihteki işinde tekrar işe başlatmayıp, il dışı işyeri öneren işverenin davacıyı işe başlatmadığının kabulü ile sonuca gidilmesi gerekirken, davanın yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
(Şerh No: 16355 - Ekleyen: Av.Ali EKMEKÇİ - Tarih : 18-11-2015 21:13)

Aldatılan eş, aldatan eşinin ilişkide olduğu üçüncü kişiden aldatma eylemi sebebiyle manevi tazminat talep edemez. Bu talebe TMK.'da imkan verilmediği gibi, TBK.'nun 49., 58. ve 61 ve 62. maddeleri de talebin reddini zorunlu kılmaktadır.
(Şerh No: 16354 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 06-11-2015 12:50)

Dava, kişilik haklarına saldırı sebebiyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, toplanan delillere göre davalının, davacının eşi ile evli olduğunu bilerek birlikte olduğu hususu sabit görülerek davanın kısmen kabulüyle davacı eş yararına manevi tazminata hükmedilmiştir. Davalının doğrudan davacının bedensel veya ruhsal bütünlüğüne yönelik hukuka aykırı bir fiilde bulunduğundan söz edilemez. Söz konusu Yasada yükümlülüğünü ihlal eden eşin eylemini birlikte gerçekl...
(Şerh No: 16353 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 06-11-2015 12:35)

"Geminin çalıştırılmamasının kusur ve sorumluluğunun müvekkilime yükletilmesi hukuk ve adalet anlayışınızı rencide etmiyor ve bu haksızlık içinize siniyor ise düzeltme istemimizi reddedin, aksi durumda kararınızı düzeltin" cümleleri içeren karar düzeltme dilekçesi münasebetsiz evrak olarak kabul edilmiştir.
(Şerh No: 16352 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 27-10-2015 10:15)

Satış talep edilmeksizin yatırılan satış avansı geçersizdir.
(Şerh No: 16351 - Ekleyen: Fatih KABADAYI - Tarih : 25-10-2015 11:55)

Satış isteme süresi satış talebi ile durduktan sonra ihalenin feshedilmesi halinde süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. Herhangi bir nedenle sürenin durması halinde ise süre kalan yerden hesaplanır. Bir diğer ifade ile sürenin hesabında zamanaşımının kesilmesine benzer bir uygulama yapılmayıp durmaya ilişkin yöntem izlenmelidir. Yani iki yıllık süre yeni baştan değil kaldığı yerden hesaplanmalıdır.
(Şerh No: 16350 - Ekleyen: Fatih KABADAYI - Tarih : 25-10-2015 11:53)

Her zaman düzenlenmesi mümkün olan bono, tek başına sıra cetvelindeki alacağı kanıtlamaya yeterli değildir.
(Şerh No: 16349 - Ekleyen: Efe Cüneyt ÖZGÜR - Tarih : 23-10-2015 23:48)

Dosya kapsamında ödemeden takipten önce alacaklı vekilinin haberdar edildiği ispatlanamadığından, anılan ödemenin kısmi ödeme olduğunun kabulü gerekir.
(Şerh No: 16348 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 22-10-2015 16:51)

Ödemenin takip tarihinden önce yapıldığı görülmekte ise de, alacaklının bu ödemeden takipten önce haberdar edildiğine dair bilgi ve belge bulunmadığından, alacaklının takibi başlatmasında usule aykırı bir durum bulunmamaktadır.
(Şerh No: 16347 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 22-10-2015 16:49)

Karşı dava süresinde açılmamış olsa dahi ret veya karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmeyip, esasen tefrik edilmesi gerekir. Ancak karşı dava da boşanmaya ilişkin olduğuna göre davalardan biri hakkında verilecek hüküm diğerinin sonucunu etkileyecektir. Bu itibarla aralarındaki bağlantı nedeniyle tefrik edilse dahi birleştirilmesi gerekecektir. O nedenle dava ve karşı davanın birlikte görülmesi ve delillerin birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmesi usul ekonomisine uygun d...
(Şerh No: 16345 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-10-2015 10:57)

UYAP sistemine göre, bir mahkeme kararı hakim ve katip tarafından elektronik ortamda imzalanıp onaylanmadıkça avukat portalında görülemez. İlamın içeriğine de itiraz edilmemiştir. Bu nedenle hakim tarafından elektronik ortamda imzalanıp, onaylanan ve UYAP avukat portalından editör programı ile yazdırılmış ilamın takibe konulmasında Yasa'ya uymayan bir yön bulunmadığından, icra emrinin iptali talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
(Şerh No: 16344 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 13-10-2015 10:48)

 Bilgi  [HMK. 334] TÜZEL KİŞİLER ADLİ YARDIMDAN FAYDALANABİLMELİDİR.
Uluslararası hukuk normları, tüzel kişilerin de adli yardımdan faydalanabilmesini gerektirmektedir. Mal varlığını kaybetmiş, tüm hesaplarına ve mallarına haciz uygulanmış bir şirketin çok yüksek meblağ tutabilecek mahkeme masraflarını ödemesi mümkün değildir. Hak kayıpları yaşanır. Türkiye'nin 5242 sayılı kanunla tarafı olduğu, Avrupa Sözleşmesinde adli yardım talebi yönünden gerçek ya da tüzel kişi ayrımı mevcut değildir. Ayrıca tarafı olduğumuz, Adalete Uluslararası Erişim Hakkında Lahey Sözle...
(Şerh No: 16343 - Ekleyen: Kenan YÜCE - Tarih : 07-10-2015 01:22)

 Bilgi  [MK. 295] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 291 inci maddesini karşılamaktadır. Madde, 1984 tarihli Öntasarının 281 inci maddesinin ilk üç fıkrasından aynen alınmıştır. Yürürlükteki metinde yer, alan, babanın ölümü veya ayırt etme gücünden devamlı surette yoksun bulunması hâlinde çocuğun babanın babası tarafından tanınabilmesi olanağı maddeye alınmamıştır, ölüm veya ayırt etme gücünün kaybı hâllerinde ana veya çocuk babalık davası açabilir. Yapılan düzenlemede, yürürlükteki Kanundan farklı olarak, tanım...
(Şerh No: 479 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 17-09-2015 11:07)

İflasın Ertelenmesi süreci içerisinde doğan prim borçlarından dolayı şirket temsilcisi aleyhine takip yapılamaz.İflasın Ertelenmesi Sürecinin 506 S.K. Kapsamında Şirket Temsilcilerinin Sorumlu Olduğu Borcu Yerine Getirmemesini Çekilmez Derecede Güçleştiren Veya İmkânsız Kılan Objektif Sebeplerden Sayılması Gerekir....
(Şerh No: 16342 - Ekleyen: Ali Rıza ÖZALP - Tarih : 14-09-2015 14:36)

18 yaşın ikmali ile iştirak nafakası kendiliğinden sona erer. Bu şekilde sona eren iştirak nafakasının yorum yolu ile sürdürülmesi mümkün değildir.
(Şerh No: 16341 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 08-09-2015 13:48)

Davacı, 5580 S.K. kapsamında belirli süreli iş sözleşmesi ile istihdam edilmiştir. İş sözleşmesinin yenilenmiş olması, sözleşmenin belirli süreli niteliğini değiştirmez. Davacı belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığından iş güvencesi hükümlerinden yararlanamaz.
(Şerh No: 16340 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 08-09-2015 09:23)

 Bilgi  [TCK. 161] TCK 161. maddeyle ilgili suçların yargılanması Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür
5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN'ın 12. maddesi gereğince bu suçlarla ilgili davalar Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür: Madde 12- (Değişik: 21/2/2014 – 6526/2 md.) Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), nitelikli dolandırıcılık (m. 158), hileli iflâs (m. 161) suçları, Türk Ceza ...
(Şerh No: 16339 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 06-09-2015 17:38)

 Bilgi  [TCK. 158] Nitelikli dolandırıcılıkla ilgili suçların yargılanması Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür
5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN'ın 12. maddesi gereğince bu suçlarla ilgili davalar Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür: Madde 12- (Değişik: 21/2/2014 – 6526/2 md.) Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), nitelikli dolandırıcılık (m. 158), hileli iflâs (m. 161) suçları, Türk Ceza ...
(Şerh No: 16338 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 06-09-2015 17:37)

 Bilgi  [TCK. 204] TCK 204.madde ikinci fıkradaki suçun yargılanması Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür
5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN'ın 12. maddesi gereğince bu suçlarla ilgili davalar Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür: Madde 12- (Değişik: 21/2/2014 – 6526/2 md.) Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), nitelikli dolandırıcılık (m. 158), hileli iflâs (m. 161) suçları, Türk Ceza ...
(Şerh No: 16337 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 06-09-2015 17:36)

 Bilgi  [TCK. 250] TCK 250 1 ve ikinci fıkrayla ilgili suçların yargılanması Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür
5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN'ın 12. maddesi gereğince bu suçlarla ilgili davalar Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür: Madde 12- (Değişik: 21/2/2014 – 6526/2 md.) Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), nitelikli dolandırıcılık (m. 158), hileli iflâs (m. 161) suçları, Türk Ceza ...
(Şerh No: 16336 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 06-09-2015 17:35)

 Bilgi  [TCK. 148] TCK 148.maddeyle ilgili suçların yargılanması Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür
5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN'ın 12. maddesi gereğince bu suçlarla ilgili davalar Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür: Madde 12- (Değişik: 21/2/2014 – 6526/2 md.) Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), nitelikli dolandırıcılık (m. 158), hileli iflâs (m. 161) suçları, Türk Ceza ...
(Şerh No: 16335 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 06-09-2015 17:33)

Offence shall mean an unfair action which the law requires an administrative sanction in return.
(Şerh No: 16178 - Çeviren: Hasan ERDEM - Tarih : 25-08-2015 22:04)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,15663600 saniyede 10 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.