Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

States Parties shall take all appropriate measures, including legislation, to suppress all forms of traffic in women and exploitation of prostitution of women
(Şerh No: 405 - Çeviren: Av.Habibe YILMAZ KAYAR - Tarih : 01-11-2009 18:23)

States Parties shall take all appropriate measures: a.To modify the social and cultural patterns of conduct of men and women, with a view to achieving the elimination of prejudices and customary and all other practices which are based on the idea of the inferiority or the superiority of either of the sexes or on stereotyped roles for men and women; b.To ensure that family education includes a proper understanding of maternity as a social function and the recognition of the common responsibility of men and women in the upbringing and development of their children, it being understood that the interest of the children is the primordial consideration in all cases.
(Şerh No: 404 - Çeviren: Av.Habibe YILMAZ KAYAR - Tarih : 01-11-2009 18:22)

1.Adoption by States Parties of temporary special measures aimed at accelerating de facto equality between men and women shall not be considered discrimination as defined in the present Convention, but shall in no way entail as a consequence the maintenance of unequal or separate standards; these measures shall be discontinued when the objectives of equality of opportunity and treatment have been achieved. 2.Adoption by States Parties of special measures, including those measures contained in the present Convention, aimed at protecting maternity shall not be considered discriminatory.
(Şerh No: 403 - Çeviren: Av.Habibe YILMAZ KAYAR - Tarih : 01-11-2009 18:21)

States Parties shall take in all fields, in particular in the political, social, economic and cultural fields, all appropriate measures, including legislation, to en sure the full development and advancement of women, for the purpose of guaranteeing them the exercise and enjoyment of human rights and fundamental freedoms on a basis of equality with men.
(Şerh No: 402 - Çeviren: Av.Habibe YILMAZ KAYAR - Tarih : 01-11-2009 17:52)

States Parties condemn discrimination against women in all its forms, agree to pursue by all appropriate means and without delay a policy of eliminating discrimination against women and, to this end, undertake: a.To embody the principle of the equality of men and women in their national constitutions or other appropriate legislation if not yet incorporated therein and to ensure, through law and other appropriate means, the practical realisation of this principle; b.To adopt appropriate legislative and other measures, including sanctions where appropriate, prohibiting all discrimination against women; c.To establish legal protection of the rights of women on an equal basis with men and to ensure through competent national tribunals and other public institutions the effective protection of women against any act of discrimination; d.To refrain from engaging in any act or practice of discrimination against women and to ensure that public authorities and institutions shall act in conformity with this obligation; e.To take all appropriate measures to eliminate discrimination against women by any person, organisation or enterprise; f.To take all appropriate measures, including legislation, to modify or abolish existing laws, regulations, customs and practices which constitute discrimination against women; g.To repeal all national penal provisions which constitute discrimination against women.
(Şerh No: 401 - Çeviren: Av.Habibe YILMAZ KAYAR - Tarih : 01-11-2009 17:49)

For the purposes of the present Convention, the term “discrimination against women” shall mean any distinction, exclusion or restriction made on the basis of sex which has the effect or purpose of impairing or nullifying the recognition, enjoyment or exercise by women, irrespective of their marital status, on a basis of equality of men and women, of human rights and fundamental freedoms in the political, economic, social, cultural, civil or any other field.
(Şerh No: 400 - Çeviren: Av.Habibe YILMAZ KAYAR - Tarih : 01-11-2009 17:44)

The present Convention, the Arabic, Chinese, English, French, Russian and Spanish texts of which are equally authentic, shall be deposited with the Secretary-General of the United Nations. In witness whereof the undersigned, duly authorised, have signed the present Convention.
(Şerh No: 399 - Çeviren: Av.Habibe YILMAZ KAYAR - Tarih : 01-11-2009 17:38)

 Bilgi  [BiyotıpS. 20] Türkiye Cumhuriyeti'nin çekincesi: Türkiye, 20'nci maddenin 2'nci paragrafında yer alan hükümler konusunda, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun'un 5'inci maddesiyle uyumlu olmadığı için, bu sözleşmenin 36'ıncı maddesine dayanarak ve 17 Kasım 1997 tarihinde Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği'ne iletilen bir açıklama ile çekince koymuştur.
(Şerh No: 396 - Ekleyen: Özge YÜCEL - Tarih : 01-11-2009 15:54)

 Bilgi  [MK. 173] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 141 inci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki maddenin birinci fıkrası 3678 sayılı Yasa ile değiştirilmiş, eski maddede boşanan kadının evlenmeden önceki soyadını alabilmesi olanağı kaldırılmış, boşanan kadının ancak ve ancak bekârlık soyadını alabileceği kabul edilmiştir. Bu değişiklik isabetli bulunmamıştır. Boşanan kadının bekârlık soyadı yerine, evlenmeden önceki soyadını kullanmasında yararı bulunabilir. Örneğin; dul iken evlenen ve daha sonra boşanan kad...
(Şerh No: 395 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 01:02)

 Bilgi  [MK. 172] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 140 ıncı maddesini karşılamaktadır. Ayrılık süresi sonunda her iki eşe de, herhangi bir kayda bağlı olmaksızın boşanmaya karar verilmesini isteme hakkı tanındığından, yürürlükteki Kanunun 140 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına gerek kalmamıştır. Üçüncü fıkra ise maddenin yeni durumuna uygun hâle getirilmiştir.
(Şerh No: 394 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 01:01)

 Bilgi  [MK. 171] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 139 uncu maddesini karşılamaktadır. Maddede ayrılık süresinin alt ve üst sınırı aynen korunmuştur. Ancak ayrılık süresinin işlemeye başladığı tarihe açıklık getirmek üzere, bu sürenin ayrılığa ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren işlemeye başladığı kabul edilmiştir.
(Şerh No: 393 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:59)

 Bilgi  [MK. 170] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 138 inci maddesini karşılamaktadır. Madde üç fıkrasıyla birlikte sadeleştirilmek suretiyle yeniden aynen kaleme alınmıştır.
(Şerh No: 392 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:58)

 Bilgi  [MK. 169] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 137 nci maddesini karşılamaktadır. Madde sadeleştirilmek suretiyle aynen alınmıştır.
(Şerh No: 391 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:57)

 Bilgi  [MK. 168] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 136 ncı maddesini karşılamaktadır. Madde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu ilgilendiren bir konuyu düzenlemesine rağmen, kişi halleriyle ilgili önemli bir özel konu olması nedeniyle burada özel yetki kuralı koymanın yararları bulunmaktadır. Bu sebeple maddede özel yetki kuralına ilişkin hüküm korunmuştur. Ancak yürürlükteki madde, davacının boşanmada kusursuz, davalının kusurlu olduğu karinesinden hareketle davacıya kolaylık getirip, kendi yerleşim yerinin bulun...
(Şerh No: 390 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:56)

 Bilgi  [MK. 167] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 135 inci maddesini karşılamaktadır. Bu maddeyle davacıya dilerse boşanma dilerse ayrılığa karar verilmesini isteme yetkisi tanınmıştır. Mevcut maddedeki hüküm sadeleştirilmek suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.
(Şerh No: 389 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:55)

 Bilgi  [MK. 166] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 134 üncü maddesini karşılamaktadır. Madde yürürlükteki Kanunun 134 üncü maddesinden 3444 sayılı Kanunla yapılmış olan değişikliklerle birlikte aynen alınmış, herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.
(Şerh No: 388 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:54)

 Bilgi  [MK. 165] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 133 üncü maddesini karşılamaktadır. Madde sadeleştirilmek suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Yürürlükteki Kanunda akıl hastalığı, en az üç yıldan beri devam etmesi ve bu durumun müşterek hayatın devamını diğer taraf için çekilmez hâle getirmesi koşuluyla boşanma sebebi kabul edilmektedir. Hastalığın geçmesine olanak yoksa, sağlıklı olan eşi üç yıl gibi uzun bir süre dayanılmaz hayat şartları altında bırakmanın adil olmayacağı düşüncesiyle; akıl hastalığının ort...
(Şerh No: 387 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:53)

 Bilgi  [MK. 164] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 132 nci maddesini karşılamaktadır. Maddede iki önemli değişiklik yapılmıştır. Yürürlükteki maddede üç ay olarak öngörülmüş olan terk suresi altı aya çıkarılmıştır. Sürenin uzatılması, ortak konutu terk etmiş olan eşe düşünme süresi olarak daha fazla zaman sağlayacaktır. Pek de önemli olmayan sebeplerle ortak konutu terk eden eşler, zaman geçtikçe yaptıktan davranışın doğru olmadığını, böyle bir sebeple evliliği sona erdirmenin giderilmesi (telafisi) mümkün olmaya...
(Şerh No: 386 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:52)

 Bilgi  [MK. 163] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 131 inci maddesini karşılamaktadır. Maddedeki "terzil edici cürüm" kavramı yerine "küçük düşürücü suç" kavramı kullanılmıştır. Bu kavram hem yüz kızartıcı hem de bu nitelikte olmayan diğer cürümleri kapsar mahiyette geniş bir kavramdır. Yürürlükteki maddede "terzil edici cürüm" işleme mutlak bir boşanma sebebi, buna karşılık haysiyetsiz hayat sürme nisbi bir boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Bir başka ifadeyle terzil edici cürüm de çekilmezlik sara aranmad...
(Şerh No: 385 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:50)

 Bilgi  [MK. 162] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 130 uncu maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki Kanunda "cana kast" ve "pek fena muameleler" boşanma sebebi olarak öngörülmüştür. Oysa Uygulamada ve özellikle yargısal içtihatlarda eşlerden birinin diğerine karşı "onur kinci davranışta bulunması" da boşanma sebebi sayılmaktadır. Maddeye "onur kinci davranışta bulunma" sebebi de eklenmiş ve böylece "hayata kast", "pek kötü davranış" ve "onur kinci davranış" olmak üzere madde üç boşanma sebebini kapsayacak hâle ge...
(Şerh No: 384 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:49)

 Bilgi  [MK. 161] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 129 uncu maddesini karşılamaktadır. Madde sadeleştirilmek suretiyle yeniden düzenlenmiştir. Hüküm değişikliği yoktur.
(Şerh No: 383 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:48)

 Bilgi  [MK. 160] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 128 inci maddesini karşılamaktadır. Madde sadeleştirilmek ve diğer maddelerde olduğu gibi "fesih" yerine mutlak butlan ve nisbi butlan hâllerini kapsamak üzere "iptal" sözcüğü kullanılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır.
(Şerh No: 382 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:47)

 Bilgi  [MK. 159] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 127 nci maddesini karşılamaktadır. Madde sadeleştirilmek suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Maddede, yürürlükteki metinde yer alan "fesih" sözcüğü yerine, mutlak butlan ve nisbi butlan hâllerini kapsamak üzere "butlan" sözcüğüne yer verilmiştir.
(Şerh No: 381 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:45)

 Bilgi  [MK. 158] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 126 ncı maddesini karşılamaktadır. Madde de, evlenmenin butlanına karar verilmesi durumunda, evlenirken iyiniyetli bulunan eşin, bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunu koruyacağı öngörülmüştür. Maddenin birinci fıkrasındaki "fakat evlenmeden evvelki aile ismini tekrar alır" cümlesi kaldırılmış, bu cümle ikinci fıkrada "soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır" hükmüyle daha isabetli bir düzenlemeye kavuşturulmuştur. Gerçekten de evlenmenin bu...
(Şerh No: 380 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:44)

 Bilgi  [MK. 157] Gerekçe;Yürürlükteki Kanunun 125 inci maddesini karşılamaktadır. Madde sade ve daha anlaşılır bir hâle getirilmiştir. Maddede yürürlükteki metinden farklı olarak "fesih" sözcüğü yerine, mutlak butlan ve nisbi butlanı ifade etmek üzere "butlan" sözcüğüne yer verilmiştir.
(Şerh No: 379 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:42)

 Bilgi  [MK. 156] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 124 üncü maddesini karşılamaktadır. Madde tek fıkra hâlinde sadeleştirilmek ve daha anlaşılır hâle getirilmek suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Kenar başlığı "butlan kararı" şeklindedir. Zira bu madde hem mutlak budan, hem de nisbi budan sebebiyle geçersiz olan evlilikleri içermektedir.
(Şerh No: 378 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:41)

 Bilgi  [MK. 155] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 123 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığı "Şekil noksanı" yerine "Şekil kurallarına uymama" biçiminde değiştirilmiştir. Maddede yetkili memur önünde evlenmenin akdedilmesi hâlinde, bunun dışında kalan diğer şekil eksikliklerinin bir butlan sebebi sayılamayacağı hükme bağlanmıştır. Yürürlükte olan maddedeki evlendirmeye yetkili memurlar olarak "burada belediye reisi veya vekili veya köylerde ihtiyar heyeti" şeklinde sayma yerine "evlendirmeye yetk...
(Şerh No: 377 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:40)

 Bilgi  [K.İhale.K. 59] Anayasa'nın 38. maddesi: "...Ceza sorumluluğu şahsidir..." ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 20. maddesi: "Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla Kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır." Böylece Anayasanın ve 5237 S.K. un anılan maddeleri gereği "Tüzel Kişiler" ceza davasında taraf olamazlar. Dolayısıyla maddenin tüzel kişiler hakkındaki ceza kovu...
(Şerh No: 376 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 01-11-2009 00:39)

 Bilgi  [MK. 154] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 122 nci maddesini karşılamaktadır. Maddede kadın açısından geçerli olan bekleme süresine rağmen yapılan evliliğin butlanının istenemeyeceği düzenlenmiştir. Yürürlükteki Kanunun 142 nci maddesinde öngörülen "kazai müddetler" 3444 sayılı Kanunla kaldırılmış olduğundan, böyle bir süreye uyulmaması da söz konusu olamayacağından maddede bu husus düzenlenmemiştir. Maddede, İsviçre Medenî Kanununun Fransızca metninde olduğu gibi, hem mutlak butlan hem de nisbi butlan hâ...
(Şerh No: 375 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:39)

 Bilgi  [MK. 153] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 120 nci maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığı "Yasal temsilcinin dava hakkı" şeklinde kısaltılmış ve maddenin dili daha anlaşılır bir şekilde kaleme alınmıştır. Madde evlenmenin feshi değil iptaliyle ilgilidir. Bu nedenle "fesih" yerine "iptal" sözcüğü kullanılmıştır.
(Şerh No: 374 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:38)

 Bilgi  [MK. 152] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 119 uncu maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki Kanunda maddenin kenar başlığı ve metni iptal davasına ilişkin sürenin zamanaşımı süresi olduğunu ifade etmektedir. Doktrinde ve mahkeme içtihatlarında çoğunlukla belirtildiği üzere, bir yenilik doğuran hak olan iptal davası açma hakkına ilişkin süre hak düşürücü bir süredir. Bu husus dikkate alınarak maddenin başlığı ve ifadesi düzeltilmiş fakat yürürlükteki Kanunda kabul edilmiş süreler aynen muhafaza edilmiştir.
(Şerh No: 373 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:36)

 Bilgi  [MK. 151] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 118 inci maddesini karşılamaktadır. Madde kenar başlığıyla birlikte Arılaştırılmak ve daha anlaşılır hâle getirmek üzere yeniden kaleme alınmış, içeriğinde değişiklik yapılmamıştır.
(Şerh No: 372 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:35)

 Bilgi  [MK. 150] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 117 nci maddesini karşılamaktadır. Madde kenar başlığıyla birlikte sadeleştirilmek ve daha anlaşılır hâle getirilmek üzere yeniden kaleme alınmış, içeriğinde değişiklik yapılmamıştır.
(Şerh No: 371 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:34)

 Bilgi  [MK. 149] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 116 ncı maddesini karşılamaktadır. Madde kenar başlığıyla birlikte sadeleştirilmek ve daha anlaşılır hâle getirilmek üzere yeniden kaleme alınmış, içeriğinde değişiklik yapılmamıştır.
(Şerh No: 370 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:33)

 Bilgi  [MK. 148] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 115 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin konu başlığı "B.Nisbi butlan" şeklinde korunmuş bunu takip eden birinci kenar başlık "I. Eşlerin dava hakkı" şeklinde değiştirilmiştir. Burada eşlerin dava hakkından birincisi olarak, maddenin kenar başlığında "1.Temyiz kudretinden mahrumiyet" ifadesi yerine "Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk" ifadesi kullanılmıştır. Bu yolla bu maddenin temyiz kudretinden her yoksunluk hâlini kapsamadığı buraya sadece geçici yoksun...
(Şerh No: 369 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:32)

 Bilgi  [MK. 147] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 114 üncü maddesini karşılamaktadır. Madde kenar başlığıyla birlikte Türkçeleştirilerek yeniden kaleme alınmıştır. Yürürlükteki maddenin ikinci fıkrasında dava hakkı, ayırt etme gücüne sonradan sahip olan veya afal hastalığı iyileşmiş olan eşe de tanınmıştır. Bu düzenleme isabetli olmadığından, ikinci fıkra değiştirilmek suretiyle dava hakkı sadece ayırt etme gücüne sahip değilken ya da akıl hastası iken ayırt etme gücünü sonradan kazanan ya da akıl hastalığı i...
(Şerh No: 368 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:30)

 Bilgi  [MK. 146] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 113 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddede sadece dava açma hakkı değil aynı zamanda Cumhuriyet savcıları için böyle bir davayı açma, görev olarak düzenlenmiş olduğundan kenar başlık "Dava açma görevi ve hakkı" şeklinde değiştirilmiştir. Madde iki fıkra hâline getirilmiştir. Birinci fıkrada Cumhuriyet savcıları bakımından dava açma görevi, ikinci fıkrada ilgililer bakımından dava açma hakkı düzenlenmiştir.
(Şerh No: 367 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-11-2009 00:28)

 Bilgi  [MK. 145] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 112 nci maddesini karşılamaktadır. Maddenin konu ve kenar başlıktan "A.Mutlak Butlan" "1. Sebepleri" şeklinde değiştirilmiştir. Maddenin (2) numaralı bendindeki "akıl hastalığı veya daimî bir sebep neticesi mümeyyiz" olmama hâli iki ayrı bent hâline getirilmiştir. Maddenin (2) numaralı bendinde "sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksunluk"; (4) numaralı bendinde ise "evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı" hâli kaleme alınmıştır. Bu yolla her...
(Şerh No: 366 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:56)

 Bilgi  [MK. 144] Gerekçe; Maddeyle, yürürlükteki Kanunun 111 inci maddesinde öngörülen nizamname yerine yönetmelik çıkarılması öngörülmektedir. Bu yönetmelikle evlenme işlemi, evlenme kütüğü, evlenmeye ilişkin yazışmalar ve evlenme başvurusu ve töreniyle ilgili diğer konular düzenlenecektir.
(Şerh No: 365 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:53)

 Bilgi  [MK. 143] Gerekçe; Madde yürürlükteki Kanunun 110 uncu maddesinden sadeleştirilmek suretiyle alınmış ve kaynak Kanuna uygun olarak üç fıkra hâline getirilmiştir.
(Şerh No: 364 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:51)

 Bilgi  [MK. 142] Gerekçe;Madde yürürlükteki Kanunun 109 uncu maddesinden sadeleştirilerek aynen alınmıştır.
(Şerh No: 363 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:50)

 Bilgi  [MK. 141] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 108 inci maddesini karşılamaktadır. Maddeyle evlenme merasiminin yeri ve usulü düzenlenmektedir. Buna göre evlenme töreni evlendirme memuru ile iki ergin ve ayırt etme gücüne sahip tanığın önünde ve açık (alenî) olarak yapılmak zorundadır. Kural olarak evlenme tören yeri evlendirme dairesidir. Fakat istem üzerine evlendirme memurluğunun uygun bulacağı diğer yerlerde de bu tören yapılabilecektir.
(Şerh No: 362 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:49)

 Bilgi  [MK. 140] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 106 ncı maddesini karşılamaktadır. Yapılan düzenlemede daha açık olarak, evlenme koşullarının bulunmadığının tespit edildiği hâllerle, evlendirme belgesi verilmesinden sonra dahi evlenme koşullarının bulunmadığının anlaşılması veya evlenme belgesinin verilmesinden itibaren altı ayın geçmesi hâlinde evlendirme memurunun evlenme törenini yapamayacağı belirtilmiştir.
(Şerh No: 361 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:47)

 Bilgi  [MK. 139] Gerekçe; Maddede, evlendirme memurunun, evlenmelerine engel hâl bulunmayanlara veya evlenme istemleri ret edilmesine rağmen bu reddin mahkemece kaldırılması hâlinde taraflara evlenme gün ve saatini bildirmesi ya da evlenme izin belgesini vermesi hükme bağlanmıştır. Maddenin ikinci fıkrası, evlenme izin belgesi ile tarafların altı ay içerisinde herhangi bir evlendirme memurluğu önünde evlenme hakkına sahip bulunduklarını tekrarlamaktadır.
(Şerh No: 360 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:46)

 Bilgi  [MK. 138] Gerekçe; Maddede evlenme isteminin reddi kararına karşı taraflara mahkemeye itirazda bulunma olanağı tanınmıştır. Bu itiraz çekişmeli yargı davasıyla değil, evrak üzerinde incelenecek olan bir itiraz şeklinde hükme bağlanmıştır. Maddenin ikinci fıkrasında, evlendirme memurluğunun evlenme istemini ret kararının mutlak butlan sebeplerinden birine dayanmış olması hâlinde, buna itiraz davasının basit yargılama usulüyle görülen bir dava şeklinde açılması ve davada Cumhuriyet savcısının hazır bulu...
(Şerh No: 359 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:44)

 Bilgi  [MK. 137] Gerekçe; Madde başvurunun incelenmesi ve evlenme isteminin reddini düzenlemektedir. Birinci fıkra, başvuruda bir eksiklik görülmesi hâlinde, eksikliklerin bizzat evlendirme memurluğu tarafından tamamlanmasını veya evleneceklere tamamlattırılması düzenlemektedir. Maddenin ikinci fıkrası ise, evlenme başvurusunun usulüne uygun yapılmadığı ya da tarafların evlenme ehliyetlerinin bulunmaması yahut evlenmelerine yasal bir engelin bulunması hâlinde evlenme isteminin reddedilmesini ve bunun evlenme ...
(Şerh No: 358 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:43)

 Bilgi  [MK. 136] Gerekçe; Maddede, evlenme için başvuruda bulunacakların başvuruya eklemeleri gerekli olan belgeler belirlenmiştir.
(Şerh No: 357 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:42)

 Bilgi  [MK. 135] Gerekçe;Maddede evlenme başvurusunun ne şekilde yapılacağı düzenlenmiştir. Bu başvurunun eskiden olduğu gibi yazılı veya sözlü olabileceği hükme bağlanmıştır.
(Şerh No: 356 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:39)

 Bilgi  [MK. 134] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 97 nci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metnin "Evlenmenin ilânı ve akdi" şeklindeki üçüncü ayırım başlığı, "Evlenme başvurusu ve töreni" şeklinde değiştirilmiştir. Maddenin konu ve kenar başlıktan içeriğiyle uyumlu olacak şekilde yeniden düzenlenmiştir. Maddede birbiriyle evlenecek erkek ve kadının içlerinden birinin oturduğu yerdeki evlendirme memurluğuna birlikte başvurmaları öngörülmüştür. Bununla erkeğin yerleşim yerinin bulunduğu yer evlendirme memur...
(Şerh No: 355 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:38)

 Bilgi  [MK. 133] Gerekçe; Akıl hastalığının evlenme engeli oluşturmasına ilişkin hüküm, yürürlükteki Kanunda, evlenme şartlarından temyiz kudretini düzenleyen 89 uncu maddede yer almaktadır. Bu durum, akıl hastalığının, temyiz kudretini kaldırması sebebiyle evlenmeye engel oluşturacağı gibi bir anlam çıkarılmasına müsaittir. Oysa doktrinde isabetle belirtildiği üzere, temyiz kudreti açısından akıl hastalığının ayrıca belirtilmesine ihtiyaç yoktur. Akıl hastalığı, temyiz kudretini devamlı olarak kaldırmasa ve ...
(Şerh No: 354 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:37)

 Bilgi  [MK. 132] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 95 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin "2. Müddetler" "a. Kadın için" şeklindeki konu ve kenar başlıktan "2. Kadın için bekleme süresi" şeklinde tek başlık hâline getirilmiştir. Zira bunu takip eden eski 96 ncı madde 3444 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış olup, artık boşanan kadın için bir cezaî bekleme süresi söz konusu olmadığından, madde bir tek bekleme süresiyle sınırlı hâle getirilmiştir. Maddenin birinci fıkrası yeniden ve daha uygun bir ifade...
(Şerh No: 353 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:35)

 Bilgi  [MK. 131] Gerekçe;Yürürlükteki Kanunun 94 üncü maddesini karşılamaktadır. Madde üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir. 3444 sayılı Kanunla yürürlükteki 94 üncü maddeye evliliğin sona erdirilmesi hususunda getirilen yeni bir sebep "gaiplik kararını alan eşin bunu kendi istediği zamanda götürüp nüfus idaresine vermesi"dir. Bu yöntem Medenî Kanunumuzun sistemine yabancıdır. Zira Medenî Kanunumuza göre evlilik ya kendiliğinden sona erer (ölüm); ya da mahkeme kararıyla sona erdirilir (boşanma, iptal, evliliğin...
(Şerh No: 352 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:34)

 Bilgi  [MK. 130] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 93 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddenin konu ve kenar başlıktan arılaştırılmıştır. Maddede yeniden evlenmek için önceki evliliğin sona erme sebeplerinin tek tek sayılması yerine "önceki evliliğin sona ermiş olduğunu ispat etmek" şeklinde bir ifade tercih edilmiştir. Bu ifade sayesinde önceki evliliğin sona erme sebebi ne olursa olsun bunu kanıtlayan kişinin yeniden evlenebileceği ortaya konulmuştur.
(Şerh No: 351 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:32)

 Bilgi  [MK. 129] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 92 nci maddesini karşılamaktadır. Maddenin "Maniler" şeklindeki konu başlığı "Evlenme engelleri" şeklinde değiştirilmiştir. Maddenin (1) numaralı bendi kısaltılmak suretiyle daha anlaşılır şekilde kaleme alınmıştır. Maddede sahih ve gayrısahih nesep aynım yapılmaksızın "üstsoy ile altsoy arasında" evlenme yasağı olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca kardeşlerin ana ve baba bir ya da ana bir baba ayrı, baba bir ana ayrı ayrımı yapılmaksızın bütün bunları kapsayan bir...
(Şerh No: 350 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:31)

 Bilgi  [MK. 128] Gerekçe; Kanun koyucunun öngördüğü evlenme yaşı, kişilere tanınmış bir temel hak olan evlenme hakkının kazanılmasını sağlar. Henüz normal rüşt yaşına ermemiş olmaları sebebiyle bu kişilerin evlenmesinde kanun koyucu yasal temsilcilerin de izninin bulunmasında yarar görmüştür. Ancak, uygulamada yasal temsilcilerin, evlenme yaşına erişmiş kişilerin evlenmelerine hiç de haklı olmayan sebeplerle karşı çıktıkları görülmektedir, özellikle kırsal kesimde evlenme yaşına erişmiş olmalarına rağmen yasal t...
(Şerh No: 349 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:30)

 Bilgi  [MK. 127] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 91 inci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki maddenin kenar başlığında ve metninde kullanılan "mahcur" terimi yerine daha isabetli ve an Türkçe bir sözcük olan "kısıtlı" sözcüğü tercih edilmiştir. Ayrıca maddede kullanılan "rıza" yerine buradaki anlamına uygun olarak "izin" sözcüğü kullanılmıştır. Yürürlükteki maddenin ikinci fıkrası, aşağıdaki 128 inci maddede, yasal temsilcilerden her ikisinin de, yani hem velilerin hem de vasilerin izin vermemesi bilini ...
(Şerh No: 348 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:28)

 Bilgi  [MK. 126] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 90 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin "Kanunî mümessilin rızası" şeklindeki konu başlığı, iznin, rızanın önceden verilmesini ifade etmesi sebebiyle, "Yasal temsilcinin izni" şeklinde değiştirilmiştir. Maddede "Ana ve babasının veya vasisinin" şeklindeki sayma yerine, bunların tamamını ifade etmek üzere "yasal temsilcisinin" deyimine yer verilmiştir. Yürürlükteki maddenin ikinci cümlesi gereksiz bir hükümdür. Evlenmenin ilânı esnasında ana ve babadan y...
(Şerh No: 347 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:27)

 Bilgi  [MK. 125] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 89 uncu maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki maddenin birinci fıkrasındaki "mümeyyiz" sözcüğü yerine "ayırt etme gücü" sözcüğü kullanılmıştır. Yürürlükteki maddenin ikinci fıkrasında yer alan "akıl hastalarının" asla evlenemeyeceği hükmü metinden çıkarılmış, 133 üncü maddede ayrı bir madde hâlinde düzenlenmiştir. Bu maddede, akıl hastalarının evlenmelerinde tıbbî sakınca bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi hâlinde evlenmesi olana...
(Şerh No: 346 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:24)

 Bilgi  [MK. 124] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 88 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin konu başlığındaki "Ehliyet şartları" yerine amacı daha iyi ifade etmek üzere "Ehliyetin koşulları" deyimi kullanılmıştır. Küçük yaştaki kızların evlendirilmesinin gerek biyolojik gerek psikolojik açıdan olumsuz etkiler gösterdiği günümüzde tartışmasız olarak kabul edilen bir gerçektir. Daha ortaöğretim çağında bulunan onbeş yaşındaki bir küçüğün evlenmesine izin vermemek gerekir. Ülkemizde Medenî Kanunumuzun kabul ed...
(Şerh No: 345 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:23)

 Bilgi  [MK. 123] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 87 nci maddesini karşılamaktadır. Madde, nişanlılığın sadece bozulması hâlini değil, ölüm, gaiplik gibi diğer sona erme sebeplerini de kapsayacak şekilde kaleme alınmıştır. Böylece maddeye "Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları" ifadesi konulmak suretiyle bozma dışındaki diğer sona erme hâllerinde açılan davaların da buradaki özel zamanaşımı süresine tâbi olduğu anlatılmak istenmektedir. Burada gerek süre gerek bu sürenin işlemeye başladığı tarih iti...
(Şerh No: 344 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:22)

 Bilgi  [MK. 122] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 86 ncı maddesini karşılamaktadır. Maddede nişanı sona erdiren sebeplerin tek tek (bozulma, ölüm, gaiplik kararı şeklinde) sayılması yerine "Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse" ifadesi kullanılmıştır. Böylece nişanlılık evlenme dışında her ne sebeple sona ererse ersin bu madde gereğince hediyelerin geri verilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Maddenin ikinci fıkrasında "hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa" karşılığının sebepsiz zenginl...
(Şerh No: 343 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:21)

 Bilgi  [MK. 121] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 85 inci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki maddede manevî tazminatın koşulları Borçlar Kanunumuzun 3444 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki hükmüne paralel olarak kaleme alındığından, manevî tazminat "şahsen fahiş bir surette mutazarrır olma" koşuluna bağlanmıştır. Oysa Borçlar Kanununun 49 uncu maddesinde 3444 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle manevî tazminatta "zararın ve kusurun ağırlığı" koşulu kaldırılmıştır. Bu değişikliğe rağmen niteliği ve amacı ...
(Şerh No: 342 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:19)

 Bilgi  [MK. 120] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 84 üncü maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metin esas alınmakla beraber açıklık sağlanmak üzere, nişanlıların dava hakları ile diğer şahısların dava hakları ayrı fıkralarda düzenlenmiştir. Diğer taraftan nişan için yapılan giderlerin de aynı esaslar çerçevesinde istenilebileceği belirtilmiştir.
(Şerh No: 341 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:18)

 Bilgi  [MK. 119] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 83 üncü maddesini karşılamaktadır. Madde mevcut haliyle olduğu gibi alınmış, sadece konu ve kenar başlıkları "B. Nişanlılığın hükümleri" "1. Dava hakkının bulunmaması" şeklinde değiştirilmiştir.
(Şerh No: 340 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:17)

 Bilgi  [MK. 118] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 82 nci maddesini karşılamaktadır. Maddedeki "evlenmek" sözcüğü yerine "evlenme" sözcüğü kullanılmak suretiyle bu fıkra Türkçe yazım kurallarına uygun hâle getirilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında "kanunî mümessillerinin muvafakati" yerine "yasal temsilcilerinin rızası" kavramına yer verilmiştir. Bu yolla yasal temsilcisinin nişanlanmaya rızasının sadece izin şeklinde değil icazet seklinde de olabileceği kabul edilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında Türkçemiz...
(Şerh No: 339 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-10-2009 22:15)

 Türkçe  [MülgaHUMK. 11] Aşağıdaki davalar, ölenin ölmeden önceki son yerleşim yeri mahkemesinde görülür: 1-Bırakıtın paylaşımına ve paya ilişkin sözleşmelerin geçersizliğine, feshine ve kalıtçılar arasında bırakıtın yönetimine ilişkin savlar, 2-Bırakıtın paylaşımının kesinleşmesine dek bırakıta karşı açılan davalar. Bırakıttan bir mal hakkında ayni geri verme davası, bırakıtın yazımı ve belirlenmesi sırasında malın bulunduğu yerde de açılabilir. Kalıtçılığın kanıtlanmasına, kalıt paylarının belirlenmesine ilişkin davalar, kalıtçılan her birinin bulunduğu yer mahkemesinde de açılabilir.
(Şerh No: 333 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 30-10-2009 20:08)

 Bilgi  [TTK. 582] Borçlar Kanununun 114/2. maddesi: "Hususiyle mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunmak veya yeni bir alacak senedi veya yeni bir kefaletname imza etmek, tecdidi tazammun etmez. Bununla beraber, bu hükmün aksine dair addolunan mukaveleler muteberdir." şeklindedir. Dolayısıyla kambiyo senedi ödeme için değil ifa yerine geçmek üzere düzenlenmişse borç tecdit edilmiş olur. Kambiyo senedi ifa uğruna düzenlenirse bu durumda temel borç ilişkisi ve kambiyo ilişkisinden doğan iki ayrı talep hakkı...
(Şerh No: 332 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 30-10-2009 20:00)

 Bilgi  [TTK. 582] HUMK 290. maddesinin emredici hükmü gereği kambiyo senetlerinde senede karşı senetle ispat ana kuraldır. Lakin HUMK 293/5. maddesi uyraınca hata, hile, gabin, cebir ve ikrah vukuunda tanık dinlenebilir. Yine muvazaa iddiası söz konusu ise muvazaalı olduğu iddia olunan işlemin tarafı olmayan kişi de iddiasını, tanıkla ispat edebilir.
(Şerh No: 331 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 30-10-2009 19:41)

 Bilgi  [EskiBK. 203] Mal satıcının sorumluluğunu gerektirecek biçimde ayıplı ise, BK alıcıya üç seçimlik hak tanımıştır: Malı iade ederek sözleşmenin feshi, maldaki ayıp oranında bedelin uygun miktarda indirilmesi, malın misli olması halinde ayıpsız misliyle değiştirilmesi. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile tüketiciye dördüncü seçimlik hak verilmiştir. Buna göre; ayıplı malın ücretsiz olarak onarımı da istenebilir.
(Şerh No: 330 - Ekleyen: Av.Elvan AKKAYA - Tarih : 30-10-2009 17:36)

Davadan feragat; davanın fer'ilerini de kapsar. Boşanma davasından feragat eden, tazminatlar, yoksulluk nafakası ve avukatlık ücreti haklarından da vazgeçmiş sayılır.
(Şerh No: 329 - Ekleyen: Av.Elvan AKKAYA - Tarih : 30-10-2009 17:02)

 Bilgi  [MK. 281] Gerekçe;Madde İsviçre Medenî Kanununun 246 ncı maddesinden aynen alınmıştır. Madde diğer hâllerde paylaşma usulünün, paylı mülkiyet ve mirasın paylaşılmasına ilişkin hükümler çerçevesinde belirleneceğini öngörmektedir.
(Şerh No: 328 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 21:27)

 Bilgi  [MK. 280] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 245 inci maddesinden aynen alınmıştır. Madde konut ve ev eşyası dışında kalan diğer malvarlığı değerlerinin de, üstün yararının kanıtlanması hâlinde, eşin kendisine tasfiye 'payına mahsuben verilmesini isteyebileceğini öngörmüştür. Eşlerden birisi için hatıra olarak özel değer taşıyan mobilya, sanat eserleri gibi eşyalar buraya girer.
(Şerh No: 327 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 21:26)

 Bilgi  [MK. 279] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 244 üncü maddesinden alınmıştır. Edinilmiş mallara katılma rejiminde yer alan hüküm, maddede mal ortaklığı rejimi için de kabul edilmiştir. Ancak edinilmiş mallara katılma rejiminde yer alan hükümden farklı olarak maddede, sağ kalan eşin, öncelikle mülkiyet 'hakkı isteyebilmesi öngörülmüştür. Buna göre, ölüm nedeniyle mal ortaklığının son bulmasında, sağ kalan eş, eşlerin birlikte yaşadıktan konut veya ev eşyasının ortaklık mallarına dahil olduğu durumd...
(Şerh No: 326 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 21:24)

 Bilgi  [MK. 278] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 243 üncü maddesinden aynen alınmıştır. Madde mal ortaklığının ölümle son bulması hâlinde, sağ kalan eşin, edinilmiş mallara katılma rejiminde kişisel malı sayılabilecek olanların payına mahsuben kendisine verilmesini hükme bağlamıştır. Bu hüküm sayesinde, eşin ortaklık mallarından kendisine isabet edecek payının verilmesi yerine, bu payına mahsuben, edinilmiş mallara katılma rejiminde eşlerin kişisel malı sayılabilecek malların bunun sahibi olan eşe ver...
(Şerh No: 325 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 21:23)

 Bilgi  [MK. 277] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 242 nci maddesinden aynen alınmıştır. Bir önceki hükümden farklı olarak, bu hükümle mal ortaklığı rejiminin boşanma veya evliliğin iptali sebeplerinden biriyle ya da kanun veya mahkeme kararıyla mal ayrılığına geçiş sebebiyle sona ermesi hâllerinde paylaşmanın nasıl yapılacağı düzenlenmiştir. Madde, mal ortaklığını sona erdiren diğer hâllerde, edinilmiş mallara katılma rejiminde olduğu gibi, eşin kendi kişisel malı sayılan mallarını ortaklık malları...
(Şerh No: 324 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 21:21)

 Bilgi  [MK. 276] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 241 inci maddesinden aynen alınmıştır. Maddede ölüm veya diğer bir mal rejiminin kabulüne dayanan son bulma hâlinde, ortaklık mallarının yan yarıya paylaşılması ilkesi kabul edilmiştir. Bu payı isteme hakkı sağ ise eşin kendisine, ölmüşse mirasçılarına tanınmıştır. Maddenin ikinci fıkrası yarı yarıya paylaşma esası yerine eşlerin mal rejimi sözleşmesinde başka bir oranı kabul edebileceklerini hükme bağlamıştır. Maddenin son fıkrası eşler arasında ...
(Şerh No: 323 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 21:20)

 Bilgi  [MK. 275] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 240 inci maddesinden aynen alınmıştır. Maddede, ortaklık mallarının değerlendirilmesinin, tasfiye anındaki değerlerin esas alınması öngörülmüştür. Değerlendirme sonucu ortaya çıkan aktiften, henüz ödenmeyen borçlarla bir önceki maddeye göre katkıdan doğan borçların düşüleceği tabiîdir.
(Şerh No: 322 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 21:18)

 Bilgi  [MK. 274] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 239 uncu maddesinden aynen alınmıştır.. Maddede, eşlerden birinin kişisel malı ya da ortaklık malıyla, diğer bir mal kesimine giren malvarlığı değerinin kazanılması, iyileştirilmesi veya korunmasına katkı sağlanmışsa malın sahibi eşe katkıdan doğan hak tanınmıştır. Eşin katkıdan doğan bu hakkıyla ilgili olarak edinilmiş mallara ilişkin aynı hükme yollama yapılmıştır.
(Şerh No: 321 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 21:15)

 Bilgi  [MK. 273] Gerekçe; Madde İsviçre Medeni Kanununun 238 inci maddesinden aynen alınmıştır. Edinilmiş mallara katılma rejimindeki hükme (md.230) paralel olarak sevk edilen bu maddede eşlerin kişisel mallarına ilişkin borçların ortaklık mallarından, ya da ortaklık mallarına ilişkin borçların kişisel mallardan ödenmesi hâlinde tasfiyede denkleştirmeye gidilmesi hükme bağlanmıştır. Maddenin ikinci fıkrası, eşlerin borçlarının, hangi mal kesimine ait ise o mal kesimini yükümlülük altına sokması hükme bağla...
(Şerh No: 320 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 21:13)

 Bilgi  [MK. 272] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 237 inci maddesinden aynen alınmıştır. Maddede edinilmiş mallara katılma rejiminde olduğu gibi (md.228) mal ortaklığı rejiminde ortaklığa giren bir sosyal yardım ya da güvenlik kurumunca yapılan ödemelerin tasfiye sırasında kişisel mal olarak değerlendirilmesi hükme bağlanmıştır. Sosyal güvenlik ya da sosyal yardım kurumlarınca yapılmış olan toptan ödemeler veya iş gücü kaybından dolayı ödenen tazminatın, toptan ödeme veya tazminat yerine irat şeklinde ...
(Şerh No: 319 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 21:12)

 Bilgi  [MK. 271] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 236 ncı maddesinden aynen alınmıştır. Maddenin birinci fıkrası mal ortaklığı rejiminin, eşlerden birinin ölümü, diğer bir mal rejimine geçmeleri veya iflâs etmesi hâllerinde son bulacağını öngörmüştür. Maddenin ikinci fıkrasında, mal ortaklığı rejiminin, mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebepleriyle sona erdirilmesine veya mal ortaklığı rejimi yerine mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi durumlarında da, mal ortaklığının son bulması hükme ...
(Şerh No: 318 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 21:10)

 Bilgi  [MK. 270] Gerekçe; Madde İsviçre Medeni Kanununun 235 inci maddesinden aynen alınmıştır. Eşitlik ilkesinin sonucu olan bu hüküm, sadece mal ortaklığı için değil, diğer bütün mal rejimleri açısından da geçerlidir. Genel hükümler arasında da yer alan (m.217) bu hükümle, aralarındaki alacak borç ilişkilerinde eşlere bazı kolaylıklar sağlanmıştır. Maddede eşler arasındaki mal rejiminin, eşlerin birbirlerinden olan alacaklarının muaccel olmasını önlemediği hükme bağlanmıştır. Ancak bunun istisnası olarak...
(Şerh No: 317 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 21:09)

 Bilgi  [MK. 269] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 234 üncü maddesinden aynen alınmıştır. Maddenin birinci fıkrasında, eşitlik ilkesinin doğal bir sonucu olarak eşlerden her birinin, bir önceki madde dışında kalan bütün borçlarından hem kendi kişisel mallarıyla hem de ortaklık mallarının değerlerinin yarısı oranında sorumlu olduğu hükme bağlanmıştır. Maddenin ikinci fıkrasında eşlerin kişisel mallarının tamamı ve ortaklık mallarının yarısı oranındaki sorumluluğu dışında, ortaklık mallarının zenginleş...
(Şerh No: 316 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 21:07)

 Bilgi  [MK. 268] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 233 üncü maddesinden aynen alınmıştır. Yürürlükteki Kanuna göre, mal ortaklığı rejiminde, evlilik birliği için yapılan borçlardan ilke olarak koca, şahsen ve ortaklık mallarıyla sorumludur. Eşlerin eşitliği ilkesinden hareketle sevkedilen bu hükümle, evlilik birliğinin borçlarından dolayı eşler eşit bir şekilde sorumlu tutulmuştur. Madde eşlerin hangi borçlardan hem kişisel mallarıyla hem de ortaklık mallarıyla sorumlu olduğunu hükme bağlamıştır. Bur...
(Şerh No: 315 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 21:05)

 Bilgi  [MK. 267] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 232 nci maddesinden aynen alınmıştır. Eşler kişisel mallarının sahibi olduklarından, bu hükümle eşlerden her birinin kendi kişisel malları üzerinde yönetim ve tasarruf yetkisi olduğu kabul edilmiştir. Bu yetkinin sının olarak da yasalarda öngörülen sınırlara yollama yapılmıştır. Kişisel mallarla ilgili olarak bunlara dahil gelirlerin varlığı hâlinde, maddenin ikinci fıkrasında kişisel malların yönetim giderlerinin bu gelirlerden karşılanması kabul ed...
(Şerh No: 314 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 21:03)

 Bilgi  [MK. 266] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 231 inci maddesinden aynen alınmıştır. Maddede eşlerin, mal ortaklığının sona ermesi hâlinde, ortaklık mallarıyla ilgili olarak yaptıkları işlemlerden dolayı vekâlet sözleşmesinde vekilin sorumluluğu hükümlerine yollama yapılmaktadır. Buradaki sorumluluk öncelikle ortaklığa karşıdır, örneğin eşlerden biri kötü yönetim dolayısıyla ortaklığı zarara uğrattığı takdirde, vekâlet hükümleri çerçevesinde ortaklığa karşı sorumlu olacaktır. Maddenin ikinci fık...
(Şerh No: 313 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 21:02)

 Bilgi  [MK. 265] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 230 uncu maddesinden aynen alınmıştır. Maddede mal ortaklığı rejiminde eşlerden her birinin diğerinin rızası olmaksızın, eşlerin ortaklık mallarına girecek olan bir mirası reddetmesini yasaklamıştır. Aynı şekilde böyle bir tereke borca banksa, kanun gereği reddedilmiş sayılan bu terekenin, diğer eşin rızası olmaksızın kabul edilemeyeceği de öngörülmüştür. Böyle bir mirasın kabulü ya da redkonusunda diğer eşin rızasının alınmasının mümkün olmaması vey...
(Şerh No: 312 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 21:01)

 Bilgi  [MK. 264] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 229 uncu maddesinden aynen alınmıştır. Maddede eşlerden birinin, diğerinin rızasını almak koşuluyla ortaklığa dahil malları kullanmak suretiyle bir meslek ya da sanatı icra ettiğinde, bu meslek veya sanatın gerektirdiği tüm hukukî işlemleri tek başına yapabileceği kabul edilmiştir. Söz konusu rıza açık olabileceği gibi eşin faaliyetine ses çıkarmamak suretiyle örtülü de olabilir. Bu hâlde eş, hukuk güvenliğinin bir gereği olarak, örneğin işlettiği bir i...
(Şerh No: 311 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 20:59)

 Bilgi  [MK. 263] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 228 inci maddesinden aynen alınmıştır. Madde olağan yönetim dışındaki işlerde eşlerin birlikte hareket etmeleri zorunluluğunu getirmiştir. Birlikte hareket ya eşlerin söz konusu işi birlikte yapmaları ya da tek başına fakat diğerinin rızasını almak suretiyle söz konusu olabilir. Diğer eş haklı bir sebep olmaksızın rızasını vermekten kaçındığı takdirde, istemi yapan eşin evlilik birliğinin temsili hükümleri çerçevesinde hâkime başvuru hakkı vardır. Nitek...
(Şerh No: 310 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 20:58)

 Bilgi  [MK. 262] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 227 nci maddesinden aynen alınmıştır. Maddenin birinci fıkrasına göre eşler ortaklık mallarını evlilik birliğinin yararına uygun olarak yöneteceklerdir. Eşlerin eşitliği ilkesi, ortaklık mallarının yönetiminde de eşitliği gerektirdiğinden, bu hükümle eşlerin yönetimde aynı hakka sahip olduğu öngörülmüştür. Yönetimde ölçü, "evlilik birliğinin yararı"dır. Maddenin ikinci fıkrasına göre ise, her eşin, olağan işlerde ortaklığı yükümlülük altına sokabilec...
(Şerh No: 309 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 20:56)

 Bilgi  [MK. 261] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 226 ncı maddesinden aynen alınmıştır. Madde, eşlerin' tüm mallarının, aksi kanıtlanmadıkça ortaklık mallarına dahil olduğu yönünde çürütülmesi mümkün bir karine getirmiştir. Bunun aksini iddia eden, yani malın ortaklık malı değil, kişisel mal olduğunu iddia eden kişi bunu kanıtlamakla yükümlü olacaktır. Bu kişi eşlerden birisi olabileceği gibi üçüncü kişi de olabilir.
(Şerh No: 308 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 20:55)

 Bilgi  [MK. 260] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 225 inci maddesinden alınmıştır. Ortaklığa dahil olmayan malların tümü kişisel maldır. Bu madde ile mal ortaklığı rejiminde eşlerin kişisel mallarının üç hâlde ortaya çıkabileceği belirlenmiştir. Buna göre nelerin kişisel mal olduğu, eşlerin yaptıktan mal rejimi sözleşmesine, böyle bir maun üçüncü kişi tarafından karşılıksız olarak verilmesine ya da kanuna dayanır. Maddenin ikinci fıkrasında yasa gereği kişisel mal sayılan malları belirlenmiştir. Bun...
(Şerh No: 307 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 20:53)

 Bilgi  [MK. 259] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 224 üncü maddesinden alınmıştır. Maddede eşlerin mal rejimi sözleşmeleriyle genel mal ortaklığı ve edinilmiş mallarda ortaklık yerine bazı malvarlığı değerlerini veya türlerini ortaklık dışında tutmak suretiyle farklı bir mal ortaklığını kabul edebilecekleri öngörülmüştür, örneğin eşler belirli tasarruflarını, kazançlarını, meslek veya sanat icrasının gerektirdiği malvarlığı değerlerinin sözleşmeyle ortaklık rejimi dışında tutabilirler. Maddenin ikinci ...
(Şerh No: 306 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 20:51)

 Bilgi  [MK. 258] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 223 üncü maddesinden alınmıştır. Maddede mal ortaklığı rejiminin ikinci türü olarak eşlerin mal rejimi sözleşmelerinde bu ortaklığın sadece edinilmiş mallarla sınırlı olarak kabul edebilecekleri öngörülmüştür. Bu durumda eşler arasında ortaklık rejimi sadece buna ilişkin mal rejimi sözleşmesinin kurulmasından itibaren edinilmiş mallarla sınırlı olarak söz konusu olacaktır. Maddenin ikinci fıkrası eşlerin kişisel mallarının gelirlerinin de genel mal o...
(Şerh No: 305 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 20:49)

 Bilgi  [MK. 257] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 222 nci maddesinden alınmıştır. Maddeye göre genel mal ortaklığında, eşlerin yasadan dolayı kişisel mal sayılanlar dışında kalan malları ile gelirlerinin ortaklık mallarım oluşturduğu kabul edilmiştir. Burada ortaklığa dahil olduğu kabul edilen gelirler eşlerin ortaklığa dahil mallarının gelirleridir. Maddenin ikinci fıkrası, İsviçre Medenî Kanununun 222 nci maddesinin Alınanca metnine uygun olarak kaleme alınmıştır. Burada "genel mal ortaklığının", ...
(Şerh No: 304 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 20:48)

 Bilgi  [MK. 256] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 221 inci maddesinden aynen alınmıştır. Maddeye göre mal ortaklığı rejimi eşlerin ortaklığa giren malları ile her birinin kişisel mallarından oluşmaktadır.
(Şerh No: 303 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 20:46)

 Bilgi  [MK. 255] Gerekçe; Bu madde İsviçre Medenî Kanununun yeni 612a maddesine paralel olarak kaleme alınmıştır. Aynı hükmün paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde de tekrar edilmesinde yarar görülmüştür. Madde evliliğin ölümle son bulması hâlinde sınırlı düzenleme getirmektedir. Bu dununda diğer mirasçıların taksim isteminde bulunmaları sonucunda sağ kalan eşin ortak konuttan çıkmak zorunda kalması veya ev eşyasının elinden alınması suretiyle mağdur edilmesini önlemek üzere eşe bir tür yasal önalım hakkı tanınmı...
(Şerh No: 302 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 20:45)

 Bilgi  [MK. 254] Gerekçe; Maddeyle, evliliğin iptal veya boşanma kararıyla sona erdirilmesi üzerine, kanunen paylaşmaya tâbi olan ve ailenin ortak kullanımına özgülenmiş olan konut ve ev eşyasının paylaşmadan sonra nasıl kullanılacağı düzenlenmektedir. Bu hususun iptal veya boşanma davası sonunda çözümlenmesi, eşlerin gerek ekonomik ve gerekse psikolojik gelecekleri bakımından zorunludur. Burada sözü edilen paylaşmanın fiilî değil hukukî paylaşma olduğu kuşkusuzdur. Eşler arasında eşit olarak paylaşmaya konu ola...
(Şerh No: 301 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 20:43)

 Bilgi  [MK. 253] Gerekçe; Burada paylaştırma istemi karşısında, aynen taksimin mümkün olmaması hâline benzer bir hüküm getirilmiştir. Böyle bir olanaksızlık hâlinde, malik olan eşe aynen 564 üncü maddede olduğu gibi bir seçim hakkı tanımıştır, ilgili eş, ya malı verip kendi payım bedel olarak isteyebilecek, ya da malı alıp istem sahibine bedel ödeyecektir. Bu fıkraya göre, eşlerden her biri paylaşmadan kaynaklanan alacağına mahsuben, yermezse üstünü tamamlamak suretiyle, birlikte yaşamış oldukları konutun kendis...
(Şerh No: 300 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 20:42)

 Bilgi  [MK. 252] Gerekçe; Hükümde paylaştırma isteminin reddine yer verilmiştir. Böyle bir durum ya paylaşmanın açık bir şekilde hakkaniyet kurallarına aykırı olması ya da istemde bulunan eşin 510 uncu maddede öngörülen mirasçılıktan çıkarmayı gerektiren bir davranışta bulunması hâlinde ortaya çıkabilir. Hakkaniyete açıkça aykırılık, eşler arasındaki evlilik süresi, eşlerin malî durumları, Özellikle istemde bulunan eşin ekonomik durumu, çocuk sayısı ve çocukların velayetinin kime verilmiş olduğu, mal rejimini so...
(Şerh No: 299 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 29-10-2009 20:40)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,13139009 saniyede 10 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.