Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

 Bilgi  [MK. 228] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 207 nci maddesini karşılamaktadır. Eşlerden her birinin malvarlığı belirlenip karşılıklı borçlar ödendikten sonra, tasfiye için bu malvarlıkları içinde nelerin kişisel mal, nelerin edinilmiş mal olduğunun belirlenmesi zorunludur. Maddenin birinci fıkrası, eşlerin gerek kişisel mallarının gerek edinilmiş mallarının, mal rejiminin sona ermesi anındaki durumlarına göre değerlendirileceğini kabul etmiştir. Maddenin ikinci fıkrası, edinilmiş mal grubun...
(Şerh No: 276 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 17:03)

 Bilgi  [MK. 226] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 205 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin birinci fıkrası her eşe, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde, diğer eşin zilyetliğinde bulunan mallarını geri alma hakkını tanımıştır. Aslında her eş gerek kişisel, gerek edinilmiş bütün malvarlığı üzerinde evlilik süresince mülkiyet hakkını muhafaza ettiğinden, kendi mallarından yararlanma veya yönetim amacıyla diğer eşe bıraktığı mallarını geri alacaktır. İkinci fıkrada eşlerin paylı mülkiy...
(Şerh No: 275 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 17:00)

 Bilgi  [MK. 225] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 204 üncü maddesini karşılamaktadır. Birinci fıkrada edinilmiş mallara katılma rejiminin sona erme hâli olarak, eşlerden birinin ölümü veya başka rejiminin kabul edilmesi öngörülmüştür. İkinci fıkrada evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine ya da mal ayrılığına geçilmesine mahkemece karar verilmesi hâllerinde, edinilmiş mallara katılma rejiminin son bulması öngörülmüştür. Burada mahkemenin buna ilişkin kararının kesinleşmesinden itib...
(Şerh No: 274 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 16:58)

 Bilgi  [MK. 224] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 202 inci maddesini karşılamaktadır. Mal rejiminin eşlerin kişisel borçları üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. Madde eşlerden her birinin kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumlu olacaklarını öngörmüştür. Eşin borcu nedeniyle sorumlu tutulabilecek mal sadece kişisel malları değil, aynı zamanda bu eşin edinilmiş mallarını da kapsar. Ancak, diğer rejimlerde olduğu gibi, eşlerden birinin evlilik birliğini temsilen ailenin ihtiyaçları dolayısıyla yap...
(Şerh No: 273 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 16:56)

 Bilgi  [MK. 223] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 201 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin birinci fıkrası mal ayrılığı rejiminde olduğu gibi, evlilik birliğinin devamı süresince eşlerden her birinin gerek kişisel malları gerek edinilmiş malları üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf konusunda serbest olduğunu hükme bağlamaktadır, ikinci fıkrada ise taraflar arasında mal rejimi sözleşmesinde aksi kararlaştırılmamışsa, eşlerden her birinin diğerinin rızası ve katılımı olmaksızın paylı mülk konusu ...
(Şerh No: 272 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 16:53)

 Bilgi  [MK. 221] Gerekçe; Maddede İsviçre Medenî Kanununun 199 uncu maddesinde olduğu gibi eşlere mal rejimi sözleşmesiyle edinilmiş malların kapsamını daraltma olanağı tanınmıştır. Birinci fıkra, eşlerin mesleklerinin icrası veya sahip oldukları işletmelerinin faaliyetinden elde ettikleri değerlerin edinilmiş mal sayılmayıp, kişisel mal sayılmasının eşlerin yapacakları bir sözleşmeyle kararlaştırılabileceğini hükme bağlamıştır. Maddenin ikinci fıkrası, 219 uncu maddenin ikinci fıkrasının (4) numaralı bend...
(Şerh No: 271 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 16:50)

 Bilgi  [MK. 218] Gerekçe; Edinilmiş mallara katılma rejimi, İsviçre Medenî Kanununda 1 Ocak 1988 tarihinde yürürlüğe giren bir değişiklikle, bu ülkede "yasal mal rejimi" olarak kabul edilmiştir. Yürürlükteki Kanunda eşler arasındaki yasal mal rejiminin "mal ayrılığı" olduğu belirtilmiştir. Evlilik birliği sona erdiğinde, mal ayrılığı rejiminin eşler arasında büyük haksızlıklara yol açtığı, özellikle meslek sahibi kocanın lehine işlediği ve ev işlerini yapan ve hatta kocasına mesleğinin icrasında yardımcı olan ka...
(Şerh No: 270 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 16:48)

 Bilgi  [MK. 217] Gerekçe; Madde, 1984 tarihli Öntasarının 176 ncı maddesinden alınmıştır. Yürürlükteki Kanunda da bu maddeyi karşılayan bir hüküm mevcut değildir. Maddeyle eşler arasındaki borç ilişkilerine açıklık getirilmiş ve kabul edilen mal rejiminin eşler arasındaki borçların muaccel olmasını engelleyemeyeceği belirtilmiştir. Ancak eşlerin herhangi iki insan değil, evlilik birliğini sürdürmekle görevli ve bu birliğe karşı yükümleri olan kişiler olduğu ve evlilik kurumunu koruma gerektiği düşüncesiyle, ö...
(Şerh No: 269 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 16:46)

 Bilgi  [MK. 216] Gerekçe; İsviçre Medenî Kanununun 195 inci maddesi hükmünden alınmıştır. Maddenin birinci fıkrası eşlerden her birine diğerinden mallarının envanterinin resmî bir senetle tespit edilmesini isteme yetkisini tanımıştır. İstemede bulunulan eş, noterce resmî senedin düzenlenmesine katılmakla yükümlüdür. İkinci fıkrada böyle bir envanterin malların getirilmesinden itibaren bir yıl içinde yapılmış olması hâlinde, karine olarak bunun doğru olduğu kabul edilmektedir. Bu durumda ispat yükü, bu enva...
(Şerh No: 268 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 16:40)

 Bilgi  [MK. 215] Gerekçe; Madde, İsviçre Medenî Kanununun 195 inci maddesinin birinci fıkrası hükmünü karşılamaktadır. Maddede bir eşin açık veya örtülü olarak mallarının yönetimini diğerine bırakması hâlinde, aksi kararlaştırılmadıkça, eşler arasında vekâlet hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmiştir. Bu hükme göre, bir eş açıkça veya ses çıkarmamak suretiyle fiilen, mallarının yönetimini diğer eşe bırakabilir. Yönetimin açıkça diğer eşe bırakılması için mutlaka bir mal rejimi sözleşmesi yapılması şart değil...
(Şerh No: 267 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 16:38)

 Bilgi  [MK. 214] Gerekçe; Madde, İsviçre, Medenî Kanununun 194 üncü maddesini karşılamaktadır. 1984 tarihli Öntasarının 174 üncü maddesinde de aynı hüküm kabul edilmiştir. Yürürlükteki Kanunda bu maddeyi karşılayan bir hüküm yoktur. Bu madde ile mal rejimine ilişkin genel hükümler arasında, tasfiyeye ilişkin olarak çıkacak uyuşmazlıktan çözümlemek üzere yetkili mahkemelerin gösterilmesinin uygun olacağı kabul edilmiştir. (1) numaralı bentte, mal rejiminin ölümle sona ermesi hâlinde, dava ekonomisi bakımınd...
(Şerh No: 266 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 12:42)

 Bilgi  [MK. 213] Gerekçe; Madde, İsviçre Medenî Kanununun 193 üncü maddesini karşılamaktadır. 1984 tarihli Öntasarının 173 üncü maddesinde de aynı düzenleme getirilmiştir. Maddenin birinci fıkrası, yürürlükteki Kanunun 171 inci maddesinin son cümlesiyle 180 inci maddenin birinci fıkrasını karşılamaktadır. Bu iki hüküm de mal rejiminin kurulması, değiştirilmesi ve tasfiyesinin eşlerden birinin veya ortaklığın alacaklısının haklarının ihlâl edilmesini önlemeye yönelik olduğundan, maddede tek fıkrada birleştiril...
(Şerh No: 265 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 12:40)

 Bilgi  [MK. 212] Gerekçe; Madde, İsviçre Medenî Kanununun 192 nci maddesini karşılamaktadır. Maddede mal ayrılığına geçildiği takdirde önceki mal rejiminin tasfiyesi öngörülmüş, tasfiyeyi eşlerin kendilerinin yapacaktan ve bu konuda eşlerin o ana kadar tâbi oldukları mal rejimi hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmiştir. Ancak kanunda aksinin öngörülmüş olduğu hâller maddede saklı tutulmuştur.
(Şerh No: 264 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 12:38)

 Bilgi  [MK. 211] Gerekçe; Madde, İsviçre Medeni Kanununun 191 inci maddesinin birinci fıkrasından alınmıştır. Buna göre cebrî icra nedeniyle mal ayrılığına dönüşün söz konusu olduğu hâllerde, alacaklının tatman edilmesi durumunda, eşlerden birinin başvurusu üzerine hâkim kararıyla mal ortaklığının yeniden kurulmasına hükmedilebilecektir. Maddenin ikinci fıkrası ile, olağanüstü mal rejimine dönüş sebebi ortadan kalkınca, eşlere mal ortaklığına tekrar dönme yerine, dilerlerse edinilmiş mallara katılma rejim...
(Şerh No: 263 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 12:33)

 Bilgi  [MK. 210] Gerekçe; Bu madde, İsviçre Medenî Kanununun 189 ve 190 ıncı maddelerinde iki ayrı madde hâlinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrası yürürlükteki Kanunun 177 nci maddesini karşılamaktadır. Ancak yürürlükteki maddeden farklı olarak madde sadece mal ortaklığı rejimine hasredilmiş ve bu rejimi kabul eden eşlerden birine karşı icra takibinde bulunan alacaklının zarara uğraması hâlinde, hâkimden mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilmesi öngörülmüştür. İkinci fıkrada, mal rejiminin sona...
(Şerh No: 262 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 12:32)

 Bilgi  [MK. 209] Gerekçe; Madde yürürlükteki Kanunun 174 üncü maddesini karşılamaktadır. Buna göre, mal ortaklığı rejiminde yaşayan eşlerden birinin iflâs etmesi hâlinde, iflâs edenin eşinin kişisel mallarını geri almasını sağlamak için, rejimin kendiliğinden mal ayrılığına dönüşeceği öngörülmüştür. Kendiliğinden mal ayrılığına dönüşmenin iflâs eden eşin alacakları açısından da yararı vardır. Bu yolla alacaklı muhatabını bilebilecek ve alacağını hangi mallardan tahsil edebileceğini daha kolaylıkla anlayabile...
(Şerh No: 261 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 12:30)

 Bilgi  [MK. 208] Gerekçe; Maddenin birinci fıkrası eşlere her zaman için yeni bir mal rejimi sözleşmesiyle önceki ya da başka bir mal rejimi kabul etme olanağı sağlamaktadır. İkinci fıkra, yürürlükteki Kanunun 179 uncu maddesinin ikinci fıkrasını karşılamaktadır. Buna göre, mal ayrılığına geçişi gerektiren haklı sebeplerin ortadan kalkması hâlinde, eşler arasında kendiliğinden eski rejime dönme söz konusu olmamaktadır. Bunun için eşlerden birinin istemi üzerine hâkim tarafından, mal ayrılığına dönüşten önceki...
(Şerh No: 260 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 12:28)

 Bilgi  [MK. 207] Gerekçe; Mal ayrılığına dönüşüm isteminde yetkili mahkemenin istemde bulunan eşin yerleşim yeri mahkemesi olduğu belirtilmiştir. Madde İsviçre Medenî Kanununun 186 ncı maddesi ve 1984 tarihli öntasarının 167 nci maddesine paralel bir düzenleme getirmiştir.
(Şerh No: 259 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 12:27)

 Bilgi  [MK. 205] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 173 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddenin birinci fıkrası ile mal rejimi konusunda eşlerin yapacaktan sözleşmenin noterde düzenlenmesi gerektiği öngörülmüştür. Bu sözleşme noterce re'sen düzenleme şeklinde yapılabileceği gibi, eşlerin hazırladıkları yazılı sözleşmede imzalarının noterlikçe onaylanması şeklinde de yapılabilir. Maddenin ikinci fıkrası, mal rejimi sözleşmesinin şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğunu, bu nedenle bizzat eşler tararından yapılm...
(Şerh No: 258 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 12:25)

 Bilgi  [MK. 204] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 172 inci maddesini karşılamaktadır. Madde sadeleştirilmek suretiyle kaynak Kanuna da uygun olarak iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Yürürlükteki maddenin "iki tarafın ehliyeti" şeklindeki kenar başlığı, "Sözleşme ehliyeti" şeklinde değiştirilmiştir. Mal rejimi sözleşmesi yapmak isteyen eşlerin ayırt etme gücüne sahip olmaları zorunludur. Küçükler ve kısıtlılar ise ancak yasal temsilcilerinin rızasıyla sözleşme yapabilirler.
(Şerh No: 257 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 12:23)

 Bilgi  [MK. 200] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 164 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddede esasa ilişkin bir değişiklik yapılmamış, sadece ifade tarzı sadeleştirilmiştir. Ayrıca maddenin kenar başlığı kaynak Kanuna uygun olarak "Durumun değişmesi" biçiminde ifade edilmiştir. Madde birliğin korunması amacıyla alınmış olan her türlü önlemin gerektiğinde değiştirilmesini veya alınan önlemin kaldırılmasını içermektedir.
(Şerh No: 256 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 12:21)

 Bilgi  [MK. 198] Gerekçe;Yürürlükteki Kanunun 163 üncü maddesini karşılamaktadır. 1984 tarihli öntasarının 160 inci maddesinden kenar başlık değiştirilmek suretiyle aynen alınmıştır. Yürürlükteki metin, kocanın "aile vazifelerini ihmal etmesi"ne ilişkindir. Aslında söz konusu olan, eşlerden birinin birliğin giderlerine katılma yükümlülüğüdür. İsviçre Medenî Kanununun 177 nci maddesinde "bakım yükümlülüğü" (Unterhaltsptlacht) ifadesi kullanılmıştır. Bunun karşılığı olarak maddede, 186 ncı maddede olduğu ...
(Şerh No: 255 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 12:20)

 Bilgi  [MK. 193] Gerekçe;1984 tarihli öntasarının 156 ncı maddesinden alınmıştır. Maddede, eşler arasında kabul edilen eşitlik prensibi uyarınca, kadının bazı hukukî işlemleri için hâkimden izin almasına gerek görülmediği gibi eşler arasında cebrî icra yasağı ve istisnalarını muhafaza etmeye de gerek görülmemiştir. Eşler de birbirlerine karşı borçlarını ifa etmeli, aksi hâlde sonuçlarına katlanmalıdır.
(Şerh No: 254 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 12:18)

 Bilgi  [MK. 192] Gerekçe;İsviçre Medenî Kanununun 167 nci maddesi hükmü göz önünde tutulmak suretiyle kaleme alınmıştır. Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesine İlişkin Sözleşme'de kadınların serbestçe çalışma ve meslek edinme özgürlüğüne sahip olduğu kabul edilmiştir. Nitekim, kadının bir meslek ve sanatla iştigal etmesinin kocanın iznine tâbi olduğuna ilişkin yürürlükteki Kanunun 159 uncu maddesi hükmü Anayasa Mahkemesi tarafından Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Maddeyle Sözleşme hükümleri...
(Şerh No: 253 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 12:17)

 Bilgi  [MK. 191] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 157 nci maddesini karşılamaktadır. 1984 tarihli Öntasarının 154 üncü maddesinden aynen alınmıştır. Buna göre evlilik birliğini temsil yetkisi, her iki eş açısından düzenlendiği için, kaldırılan temsil yetkisinin geri verilmesi sorunu da aynı tarzda düzenlenmiştir. Temsil yetkisinin kaldırılmasına ve sınırlarımasına karar verilmiş ise, temsil yetkisinin kaldırılmasına veya sınırlarımasına sebep olan koşulların değişmesi üzerine eşlerden birinin istemi üzerine ...
(Şerh No: 252 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 12:15)

 Bilgi  [MK. 190] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 156 ncı maddesini karşılamaktadır. Madde 1984 tarihli öntasarı 153 üncü maddeden yararlanılmak suretiyle yeniden kaleme alınmış, İsviçre Medenî Kanununun 174 üncü maddesinde olduğu gibi üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Ancak madde kaleme alınırken, İsviçre Medenî Kanununun 174 üncü madde hükmü göz önünde tutulmak suretiyle kısmen değiştirilmiştir. Bu anlamda olmak üzere 1984 tarihli Öntasarıdan farklı olarak "Eşlerden birinin evlilik birliğini temsil yetkisini...
(Şerh No: 251 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 12:02)

 Bilgi  [MK. 189] Gerekçe; Maddenin birinci ve ikinci fıkrası, 1984 tarihli öntasarının 152 nci maddesinden alınmıştır. Evlilik birliğinin tüzel kişiliği olmadığı için bu birliği temsilin sonuçlarını temsile ilişkin kurallar ile belirlemek olanaklı değildir. Yürürlükteki Kanunda evlilik birliğini temsile ilişkin maddelerde bu konu düzenlenmiş değilse de, eşlerin mal rejimlerine ilişkin fasıllarda kadının birliği temsilen yüklendiği borçlardan kocanın ve ayrık durumlarda (istisnaen) kadının sorumluluğu çeşidi madd...
(Şerh No: 250 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 11:58)

 Bilgi  [MK. 188] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 154 ve 155 inci maddelerini kısmen karşılamaktadır. Madde İsviçre Medenî Kanununun 166 ncı maddesine uygun olarak yeniden düzenlenmiştir. Kanunun tümünde olduğu gibi bu maddede de kabul edilen kadın-erkek eşitliği esası uyarınca evlilik birliğini her iki eş de temsil edebilecektir. Ailenin sürekli gereksinimleri için her iki eş, temsil yetkisine sahip olacaktır. Diğer hâllerde bir eşin tek başına hareket etmesi, diğer eşin rızasına veya hâkimden izin alınm...
(Şerh No: 249 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 11:56)

 Bilgi  [MK. 187] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 153 üncü maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki maddenin birinci fıkrasında 14.5.1997 tarihli ve 4248 sayılı Kanunla yapılan değişiklik aynen alınmış, böylece evlenen kadınların kocalarının soyadını almakla beraber, dilerlerse evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacakları yazılı başvuruyla kocalarının soyadının önünde evlenmeden önceki soyadlarını kullanmalarına olanak sağlanmıştır. Ancak daha önce iki soyadı kullanan kadınlar, bu haktan sadece...
(Şerh No: 248 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 11:22)

 Bilgi  [MK. 186] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 152 nci maddesini karşılamaktadır. Bu madde ile eşlerin birlikte oturacakları konutun seçimi, evlilik birliğini yönetmeleri ve birliğin giderlerine katılmak konuları düzenlenmiştir. Türkiye'nin de taraf olduğu Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesine İlişkin Anlaşma'da kadının yerleşim yerini seçme konusunda erkek ile eşit haklara sahip olduğu öngörülmüştür. Bu nedenle konutun seçimini kocaya tanıyan yürürlükteki hüküm İsviçre Medenî Kanununun yeni 1...
(Şerh No: 247 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 11:18)

 Bilgi  [MK. 185] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 151 inci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki Kanunda kullanılmış olan "evlenme merasimi" deyimi yerine "evlenme" deyimi kullanılmak suretiyle evlilik birliğinin "evlenme" ile kurulacağı açıklanmıştır. Maddede eşlerin hak ve yükümlülükleri belirtilmiş, çocukların bakım ve eğitiminde eşlerin birlikte yükümlü, olduğu, birlikte yaşayacakları, birbirlerine sadık kalacakları ve yardımcı olacakları esasına yer verilmiştir.
(Şerh No: 246 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 11:17)

 Bilgi  [MK. 184] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 150 nci maddesini karşılamaktadır. Bu maddede belirtilenler dışında, boşanmada yargılama usulünün Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tâbi olduğu açıklanmıştır. Maddenin beşinci bendinde "iki taraf arasında" ifadesi mehaza uygun olarak metinden çıkarılmıştır. Boşanma veya ayrılığın fer'i sonuçlarına ilişkin anlaşma, eşler dışında, çocuğun velayet altında bulunduğu durumlarda vasisinin de katılmasını gerektirebileceğinden, bu anlaşmaların hâkim tarafından onaylan...
(Şerh No: 245 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 11:15)

 Bilgi  [MK. 183] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 149 uncu maddesini karşılamaktadır. Madde İsviçre aslı göz önünde tutulmak ve Türkçeleştirilmek suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Velayetin yeniden düzenlenmesi için ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde, hâkimin re'sen veya ana veya babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alacağı hususu düzenlenmiştir.
(Şerh No: 244 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 11:13)

 Bilgi  [MK. 182] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 148 inci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metin esas alınmakla beraber, çocuk kendisinden alınan eşin çocuk ile ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun -özellikle sağlık, terbiye ve ahlâk bakımından yararlarının esas alınacağı açıklığa kavuşturulmuştur. Maddenin ikinci fıkrasında velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılması esası getirilmiştir. Maddenin üçüncü fıkrasıyla ise, istem hâlinde ...
(Şerh No: 243 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 11:11)

 Bilgi  [MK. 181] Gerekçe; Maddenin birinci fıkrası yürürlükteki 146 ncı maddenin ikinci fıkrasını karşılamaktadır. Bu fıkraya eşlerin boşanma hâlinde ölüme bağlı tasarruflardan doğan hakları da kaybetmesi, yapılan ölüme bağlı tasarrufta bunun aksinin kararlaştırılmamış olması şartına bağlanmıştır. Maddenin ikinci fıkrasında, boşanma davası devam ederken, davacı eşin ölümü hâlinde, davalının buna rağmen mirasçı olabilmesi belli koşullar altında engellenmektedir. Buna göre ölen davacının mirasçılarından herhang...
(Şerh No: 242 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 11:09)

 Bilgi  [MK. 180] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 147 nci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki maddeyi karşılayan bu madde ile mahkemece eşlerin ayrılığına karar verilmesi hâlinde, aynı mahkemenin, hükmedilecek ayrılığın süresine ve eşlerin durumlarına göre aralarında sözleşmeyle kabul edilmiş olan mal rejimin kaldırılmasına karar verebilecektir.
(Şerh No: 241 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 11:07)

 Bilgi  [MK. 179] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 146 ncı maddesini karşılamaktadır. Madde yürürlükteki hüküm yerine daha kısa ve öz bir ifadeyle boşanma hâlinde eşler arasındaki mal rejimi ne ise bu rejimin tasfiyesine ilişkin hükme yollama yapmak suretiyle mal rejiminin tasfiyesi sorununu çözümlemiştir. Maddenin ikinci fıkrası 181 inci maddede hükme bağlanmıştır.
(Şerh No: 240 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 11:05)

 Bilgi  [MK. 176] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 145 inci maddesini karşılamaktadır. Maddenin birinci ve ikinci fıkrası yürürlükteki maddeden aynen alınmıştır. Yürürlükteki maddenin ikinci ve üçüncü fıkrası birleştirilmek suretiyle üçüncü fıkra olarak kaleme alınmış; iradın arttırılması veya azaltılmasını gerektiren hâller maddede dördüncü fıkra hâlinde; hükme bağlanmıştır. Maddenin beşinci fıkrasıyla istem hâlinde, hâkime, maddî tazminat ya da nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğine ilişkin ka...
(Şerh No: 239 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 28-10-2009 11:02)

 Bilgi  [İnternetK. 8] İnternet sitelerine erişimin engellenmesi kararı bu maddede yer alan sınırlı gerekçelere dayalı olarak verilmekteyse de, Türk Mahkemeleri Fikir ve Sanat Eserleri yasasının [url=http://www.turkhukuksitesi.com/mevzuat.php?mid=4678]Ek4/A maddesine[/url] dayalı olarak da erişim engellemesi kararı ihdas ettiğinden bu madde de ayrıca incelenmeli ve dikkate alınmalıdır.
(Şerh No: 238 - Ekleyen: Sinan ÖZTÜRK - Tarih : 27-10-2009 17:53)

Vade farkı, bu konuda özel bir sözleşme hükmü (veya ticari uygulama) olmadıkça talep edilemez.
(Şerh No: 237 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 27-10-2009 15:58)

 Bilgi  [TTK. 8] Vade farkı, faiz niteliğinde olmayıp, asıl borca tabi olması nedeniyle satılan malın bedeli ile birlikte oluşacak olan miktar üzerinden faiz yürütülmesi doğrudur. (Y.11.HD. 08.12.1998 gün ve Esas:1998/5029; Karar:8706- İsmail Doğanay, TTK Şerhi, 1.Cilt,sh.121, 215 nolu dipnot)
(Şerh No: 236 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 27-10-2009 15:51)

Davacının davalıya ait evde oturması, davacının her an onu evden çıkarabilecek olması, davacının gelir durumu ile davalının gelir durumu arasında anormal sayılacak farkın bulunması; davacı kadının aldığı "yaşlılık aylığı" ve "özel sigorta miktarının" davacıyı yoksulluktan kurtarması mümkün değildir. Kadına atfedilebilecek en ufak bir kusur yoktur. Uygun miktarda yoksulluk nafakası taktir edilmelidir.
(Şerh No: 226 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 26-10-2009 23:18)

Evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılır, ona iadesi gerekir. Ancak, ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya verildiğinin, kadının isteği ve onayı ile ziynet eşyalarının bozdurulup ev ihtiyaçları için harcandığının davalı yanca kanıtlanması halinde koca ziynet eşyalarını iadeden kurtulur. Davada, davacıya ait olduğu anlaşılan dava konusu altınların evliliğin devamı sırasında davalı tarafından bozdurularak ev ihtiyacı için...
(Şerh No: 234 - Ekleyen: Av.Gülsüm SEZEN - Tarih : 26-10-2009 16:23)

Somut olayda; taşınmaz ve araç, taraflar arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilmiştir. Bu mallar, yeni rejime kocanın olarak girmiştir. Edinilmiş mal değildir. Çalışmayan, herhangi bir geliri ve kazancı bulunmayan davacı kadının bu malların edinilmesine herhangi bir katkısı kanıtlanamamıştır. Bu nedenle, davacı; katkı payı karşılığı veya değer artış payı nedeniyle davalıdan alacak talebinde bulunamaz.
(Şerh No: 233 - Ekleyen: Av.Gülsüm SEZEN - Tarih : 26-10-2009 16:18)

Talep konusu malların hangisinin kişisel mal hangisinin edinilmiş mal olduğunun tespiti görevi Aile Mahkemesinindir. Ayrıca davacı ölen kocasından kalan edinilmiş malların kendisine özgülenmesini de istemiştir. Özgüleme işinde görev Sulh Hukuk Mahkemesine aittir.
(Şerh No: 232 - Ekleyen: Av.Gülsüm SEZEN - Tarih : 26-10-2009 16:11)

Davalı kadına işten ayrılması nedeniyle ihbar ve kıdem tazminatı ödendiği anlaşılmaktadır. Davaya konu edilen tutar edinilmiş mal­dır. Edinilmiş malların tasfiyesi için evliliğin sona ermesi zorunludur. Boşanma hakkındaki hüküm kesinleşmeden bu istemin gözetilebilme olanağı bulunmamaktadır.
(Şerh No: 231 - Ekleyen: Av.Gülsüm SEZEN - Tarih : 26-10-2009 16:09)

1-Kadının eşine karşı ağır hakaretlerde bulunduğu, kocanın da eşini dövdüğü, tehdit ettiği anlaşılmaktadır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına kadın da sebebiyet vermiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında kocanın açtığı davanın da kabul edilip boşanma kararı verilmesi gerekir. 2-Kadın evlilik sırasında yaptığı giderler ile otomobil alınması sırasında yaptığı katkının karşılığı olarak maddi tazminat isteğinde bulunmuştur. Bu istek boşanmanın eki olarak kabul edilemez. Nispi harç alınmada...
(Şerh No: 230 - Ekleyen: Av.Gülsüm SEZEN - Tarih : 26-10-2009 16:06)

Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş malların tasfiye anındaki başka bir anlatımla karar tarihindeki değerleriyle hesaplama yapılması gerekir.
(Şerh No: 229 - Ekleyen: Av.Gülsüm SEZEN - Tarih : 26-10-2009 16:03)

Araç ve ziynetlerin katkı tarihindeki değerleri belirlenip davacının katkı oranının tespiti, daha sonra aracın tasfiye tarihindeki değeri esas alınarak değer artış payının be­lirlenmesi gerekir. Ayrıca tarafların varsa kişisel mallarının katılma alacağı hesabından düşülmesi, her eşin edinilmiş mallarından bu mallara ilişkin borçların çıkarılması suretiyle artık değerin belirlenmesi ve artık değerin yarısı üzerinde diğer eşin hak sahibi olduğu düşünülmelidir. Son olarak gerekirse konuda bilirkişi...
(Şerh No: 228 - Ekleyen: Av.Gülsüm SEZEN - Tarih : 26-10-2009 16:00)

 Bilgi  [MK. 175] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 144 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesi yürürlükteki maddeden sadeleştirilmek suretiyle alınmıştır. Yürürlükteki maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki "Ancak, erkeğin kadından yoksulluk nafakası isteyebilmesi için, kadının hâli refahta bulunması gerekir." hükmü kadın-erkek eşitliği ilkesine ters düştüğü için çıkarılmıştır. Maddenin ikinci fıkrası aynen yürürlükteki Kanundan alınmıştır
(Şerh No: 227 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 26-10-2009 15:08)

Asgari ücretle çalışmak "yoksulluk nafakası" bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu değildir.
(Şerh No: 225 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 26-10-2009 15:01)

Kefalete konu olan taraflar arasındaki iş, ticari mahiyeti haiz bir iş niteliğinde olup Türk Ticaret Kanunu'nun 7 nci maddesi uyarınca asıl borçlu ve kefil alacaklıya karşı müteselsilen mesul sayılırlar.
(Şerh No: 224 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 26-10-2009 14:51)

 Bilgi  [MK. 174] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 143 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddenin birinci fıkrası boşanma nedeniyle maddî tazminatı düzenlemektedir. Yürürlükteki maddeden farklı şekilde davacının kusursuz olması mutlak bir şart olarak aranmamış, daha az kusurlu olan tarafın da bu davayı açabilmesi kabul edilmiştir. Maddenin ikinci fıkrası boşanma nedeniyle manevî tazminatı düzenlemektedir. Yürürlükteki maddeden farklı olarak davacının kusursuz olması şartı yasadan çıkarılmış, davalının kusurlu ol...
(Şerh No: 223 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 26-10-2009 13:35)

 Bilgi  [MülgaHUMK. 283] İki tarafta raporda gördükleri müphem ve noksan konularda bilirkişiden izahat alınmasını raporun kendilerine tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde hakimden isteyebilirler.“Her ne kadar tarafların itiraz ve hakları bilirkişi raporunun kendilerine tebliğinden itibaren bir haftalık süre ile sınırlandırılmış ise de, bu sınırlama yanlızca tarafların eksik ve belirsiz gördükleri yanlar hakkında bilirkişiden açıklama istemeleri bakımındandır. Bu açıdan bir itirazın ileri sürülmemiş olması raporun...
(Şerh No: 218 - Ekleyen: Adnan Koray DEMİRCİ - Tarih : 25-10-2009 15:02)

 Bilgi  [MülgaHUMK. 276] Yalnız bir adet bilirkişi seçilebilir, fakat üçten fazla bilirkişi seçilemez.( HUMK.m.276) Üçten fazla bilirkişi seçilirse; “HUMK.'na göre üçten fazla bilirkişi seçilemez. Somut olay tasarrufun iptali talebine ilişkindir, bilirkişi raporu dört bilirkişi tarafından düzenlenmiştir. Bilirkişi seçimi usule aykırı olduğundan yeniden üç kişilik bilirkişi heyeti oluşturularak taşınmazın satış tarihindeki değerinin saptanması gerekir.” (15. HUKUK DAİRESİ E. 2003/640 K. 2003/3013 T. 5.6.2003) “S...
(Şerh No: 216 - Ekleyen: Adnan Koray DEMİRCİ - Tarih : 25-10-2009 14:56)

 Türkçe  [KiraK. 11] Kiracı, kira süresinin bitmesinden en az on beş gün önce taşınmazı boşaltacağını yazıyla bildirmedikçe sözleşme, aynı koşullarda bir yıl uzatılmış sayılır.
(Şerh No: 214 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 25-10-2009 11:38)

 Türkçe  [KiraK. 7/son] Aynı kent ya da belediye sınırları içinde kendisinin ya da birlikte yaşadığı eşinin adına kayıtlı oturabileceği konutu bulunan kimse, kiracı olarak oturduğu yeri taşınmazın sahibinin isteği üzerine boşaltmak zorundadır.
(Şerh No: 202 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 25-10-2009 11:37)

 Türkçe  [KiraK. 1] Belediye örgütü olan yerler ile iskele, liman ve tren duraklarındaki üstü kapalı taşınmazların kiralanmasında kiralayanla kiracı arasındaki hukuksal ilişkilerde bu yasa ile Borçlar Yasası'nın bu yasaya aykırı olmayan hükümleri uygulanır. Tapınaklar kiraya verilemez ve tapınma dışında hiçbir iş için de kullanılamaz.
(Şerh No: 187 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 25-10-2009 11:31)

 Türkçe  [KiraK. 12] Kiracı, sözleşmede aksi yönde açık bir koşul olmadıkça, kiralanan yeri kısmen ya da tamamen başkasına kiralayamaz ya da kiralanan yerden yararlanma hakkını ya da sözleşmeyi başkasına devredemez ya da taşınmazı terk edip bu yeri kısmen ya da tamamen başkalarına bırakamaz. Kira sözleşmesinin asıl amacı bakımından başkalarına kiralanması olağan ve gerekli olan otel, pansiyon, öğrenci yurdu ve benzeri taşınmazlar, tümü devredilmedikçe ya da kiralanmadıkça yukarıdaki fıkra hükmüne bağlı değildir. Bu maddenin birinci fıkrası hükmüne uymayarak bir taşınmaza kiracı ya da devralan sıfatıyla girenler ya da bu taşınmazı ele geçirenler hakkında hiçbir uyarıya gerek kalmaksızın sulh hukuk mahkemelerinde boşaltma davası açılabilir. Hakkı olmadan taşınmazı ele geçirenler hakkında 5917 sayılı yasa hükümlerinin uygulanması da istenebilir.
(Şerh No: 215 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 25-10-2009 11:30)

Hakim hakkında yapılan inceleme sonucunda işlem yapılmasına gerek görülmemesine yönelik işlem;idarenin kamu gücünü kullanarak takdir yetkisi içinde kurulması ve hukuksal sonuç doğurması nedeniyle tüm unsurları ile idari işlem olduğuna karar verilmiş ve incelenebileceği başka bir idari birim veya yargı mercii kalmadığına ve bu nitelikte bir işleme yargı yolunu kapayan bir yasa hükmü bulunmadığına göre, Anayasanın 36. maddesinde öngörülen "hak arama özgürlüğü" ve 125. maddesinde öngörülen "idaren...
(Şerh No: 213 - Ekleyen: Adnan Koray DEMİRCİ - Tarih : 25-10-2009 11:13)

 Bilgi  [AKDK. 2] 1 Mart 2008 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 26803 YÖNETMELİK Başbakanlık (Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü)’tan: AİLENİN KORUNMASINA DAİR KANUNUN UYGULANMASI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 – (1) Bu Yönetmelik, aile içi şiddete maruz kalan aile bireylerinin korunması amacıyla şiddet uygulayan aile bireyleri hakkında alınacak tedbirleri ve bu tedbirlerin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenler. Kapsam MADD...
(Şerh No: 212 - Ekleyen: Av.Habibe YILMAZ KAYAR - Tarih : 25-10-2009 10:45)

 Türkçe  [KiraK. 8] Bu yasayla Borçlar Yasası'nda gösterilen durumlar dışındaki nedenlerle açılacak boşaltma davaları, sözleşmelerde aksine koşul bulunsa bile geçerli olmaz.
(Şerh No: 210 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 24-10-2009 22:08)

 Bilgi  [AKDK. 1] T.C. ANKARA 8. AİLE MAHKEMESİ DEĞİŞİK İŞ KARAR ESAS NO: 2009/66 D.İş KARAR NO: 2009/ HAKİM: ERAY KARINCA 26084 KATİP : SEZER CÖMERT 47242 DAVACI :N.Y. - DAVALI: B.Y.- TALEP TARİHİ: 01/06/2009 KARAR TARİHİ: 02/06/2009 Mahkememize tevzii edilen dava dilekçesi mahkememiz Değişik İş defterinin yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tedbir isteyen kadın özetle, eşinin kendisine sözlü ve fiili olarak şiddet uyguladığını ve hakaret ettiğini, çocuklarının yanı...
(Şerh No: 208 - Ekleyen: Av.Habibe YILMAZ KAYAR - Tarih : 24-10-2009 19:44)

 Bilgi  [TTK. 663] Borçlar Kanununun 134. maddesine göre müruruzaman, müteselsil borçlulardan birine veya borçluya karşı kesilmiş olursa müşterek borçlulara ve kefile karşı da kesilmiş olur; TTK’ndaki borçlular arasında da müteselsil sorumluluk ilişkisi olmasına rağmen (Borçlar Kanununun anılan maddesinden farklı olarak) 663. maddede zamanaşımını kesen muamele, her kim hakkında vaki olmuşsa sadece bu kişiye karşı hüküm ifade edeceği kabul edilmiştir.
(Şerh No: 205 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 24-10-2009 15:57)

 Bilgi  [TTK. 662] Maddede zamanaşımını kesen nedenler “tahdidi” olarak sayılmıştır. Borçlar Kanunu m.133 te “borçlunun borcu ikrar etmesi, borca mahsuben bir miktar para ödemesi, rehin veya kefil göstermesi” de zamanaşımını kesen nedenler olarak sayılmışsa da; TTK’nda bu nedenler sayılmamıştır ve Borçlar Kanununun anılan hükmü TTK’na ithal edilemeyeceği gibi TTK’ndaki bu tahdidi olarak sayılan “zamanaşımının kesilmesi nedenleri” genişletilemez.
(Şerh No: 203 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 24-10-2009 11:46)

 Türkçe  [KiraK. 7] Kira koşullarına ve Borçlar Yasası'nın bu yasaya aykırı olmayan hükümlerine uyulsa bile
(Şerh No: 195 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 24-10-2009 10:21)

 Türkçe  [MülgaHUMK. 10] Dava, sözleşmenin ifa edileceği ya da davalı veya vekili davanın açıldığı tarihte orada bulunmak koşuluyla sözleşmenin kurulduğu yer mahkemesinde de görülebilir.
(Şerh No: 190 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 23-10-2009 22:05)

 Türkçe  [MülgaHUMK. 9] Her dava, yasada aksine düzenleme olmadıkça açıldığı tarihte davalının Türk Yurttaşlar Yasası gereğince yerleşim yeri sayılan yer mahkemesinde görülür. Davalının yerleşim yeri belli değilse davaya davalının Türkiye'de oturduğu son yer mahkemesinde bakılır. Davalı sayısı birden çok ise dava davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Şu kadar ki yasaya göre dava nedenine göre davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme bulunuyorsa davaya o mahkemede bakılır. Ancak davanın sırf davalılardan birini kendi mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı belirtilerle ya da başka kanıtlarla anlaşılırsa mahkeme o davalı hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir. Boşanma ya da ayrılık davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri ya da eşlerin dava açılmadan önce son olarak altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
(Şerh No: 189 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 23-10-2009 22:02)

Re'sen "yetkisizlik" kararı verilemez. Öte yandan yetkisizlik kararı ile birlikte, davanın esası hakkında da karar verilemez.
(Şerh No: 185 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 23-10-2009 14:40)

 Bilgi  [MK. 177] Gerekçe; Madde boşanmadan sonra açılacak yeni nafaka davaları ya da hükmedilmiş nafakanın arttırılması veya azaltılması davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemelerini yetkili kılmaktadır. Bu sayede uygulamada çok cüz'i nafaka istemleri dolayısıyla genellikle ekonomik ve malî açıdan güçsüz durumda olan nafaka alacaklılarının, nafaka yükümlüsünün bulunduğu yer mahkemelerine masraf yapıp gelerek dava açması nedeniyle mağduriyeti önlenmek istenmiştir. Burada zayıfı korumak amacıyla gen...
(Şerh No: 186 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 23-10-2009 14:37)

 Bilgi  [MK. 227] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 206 ncı maddesini karşılamaktadır. Maddenin birinci fıkrasında, tasfiye sırasında, bir eşin diğerinin mal edinmesine, malının iyileştirilmesine ve korunmasına ivazsız olarak katkıda bulunması hâlinde bu katkısının değerlendirilip ödenmesi hükme bağlanmıştır. Burada katkıda bulunan eşe tanınan hak bir alacak hakkı olup, bu hakkın tasfiye sırasında göz önünde tutulması kabul edilmiştir. Böylece tasfiye sırasındaki değer artışı göz önüne alınarak para değe...
(Şerh No: 184 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 23-10-2009 14:11)

 Bilgi  [MK. 222] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 200 üncü maddesini karşılamaktadır. Burada eşlerin mallarının, edinilmiş mallardan mı yoksa kişisel mallardan mı olduğu hususunda doğacak uyuşmazlıklarda ispat yükü düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında genel ispat yükü ile ilgili bir kural tekrarlanmakta, belli bir malın eşlerden birinin kişisel mülkiyetinde olması yani kişisel malı olduğu iddiasında bulunan kişinin bunu ispat etmesi gerektiği ifade edilmektedir. Bu kişi, eşlerden biri olabileceğ...
(Şerh No: 183 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 23-10-2009 14:09)

 Bilgi  [MK. 206] Gerekçe; Bu madde yürürlükteki Kanunun 175 ve 176 ncı maddelerini karşılamaktadır. Madde İsviçre Medenî Kanununun 185 inci maddesine uygun olarak kaleme alınmıştır. Birinci fıkrada eşlerden birinin istemi üzerine, haklı sebep varsa hâkim kararıyla mal ayrılığı rejimine dönüşüm düzenlenmiştir. . İkinci fıkrada kaynak Kanunda olduğu gibi haklı sebeplere örnek niteliğindeki olaylara yer verilmiştir. Maddenin son fıkrasında eşlerden birinin ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulun...
(Şerh No: 182 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 23-10-2009 14:06)

 Bilgi  [MK. 203] Gerekçe; Yürürlükteki Kanunun 171 inci maddesini karşılamaktadır. Madde 1984 tarihli Öntasarıdan alınmıştır. Maddeye yürürlükteki 171 inci maddenin son cümlesi alınmamış, ikinci cümlede değişildik yapılmıştır. Bu değişiklikle hukuk güvenliği açısından, eşlerin mal rejimini ancak kanunda gösterilen sınırlar içerisinde kabul edebilecekleri, değiştirebilecekleri veya sona erdirebilecekleri belirtilmiştir. Mal rejimi sözleşmesi evlenme töreninden önce yapılabileceği gibi, evliliğin devamı süre...
(Şerh No: 181 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 23-10-2009 14:02)

 Bilgi  [MK. 202] Gerekçe;Yürürlükteki Kanunun 170 inci maddesini karşılamaktadır. Madde 1984 tarihli Öntasarıdan alınarak dil açısından sadeleştirilmiştir. Yürürlükteki Kanunda eşler arasındaki yasal mal rejiminin "mal ayrılığı" olduğu belirtilmiştir. Evlilik birliği sona erdiğinde, mal ayrılığı rejiminin eşler arasında büyük haksızlıklara yol açtığı, özellikle meslek sahibi kocanın lehine işlediği, ev işlerini yapan ve hatta kocasına mesleğinin icrasında yardımcı olan kadının durumunu hiç nazara almadığı,...
(Şerh No: 180 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 23-10-2009 13:55)

Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde; “... Tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın: ... 3. Borçlar Kanununun, ... rekabet memnuiyetine dair 348 ve 352, ... maddelerinde; ... tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.” hükmü bulunmaktadır. Aynı Kanunun 5. maddesi uyarınca, ticari davalara bakma görevi ticaret mahkemelerine aittir denilmiş olsa bile; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 29.06.1960 gün, 1960/13 ve 1960/15 sayılı kararına göre; “...İş mahkemel...
(Şerh No: 179 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 23-10-2009 13:31)

 Türkçe  [MülgaHUMK. 7] Diğer bir mahkeme ya da yönetsel orun ya da yargı biriminin görevine giren bir dava ya da iş görevsiz bir mahkemenin önüne geldiğinde, mahkeme duruşma yapmadan görevsizlik kararı verebileceği gibi davanın her aşamasında kendiliğinden görevli olmadığına da karar verir. Görevsizlik savı davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Bir dava, asliye hukuk mahkemesinde sonuca bağlandıktan sonra, davanın sulh mahkemesinin görevi içinde olduğu ileri sürülerek üst mahkemede buna karşı çıkılamaz.
(Şerh No: 177 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 23-10-2009 12:58)

 Bilgi  [MK. 396] 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesinde 20.04.2004 tarihinde yapılan değişiklik ile,Türk Medeni Kanunun 2.Kitap 3.Kısmında Aile mahkemeleri görevli olmaktan çıkarılmıştır. Aile mahkemelerinin görevleri MADDE 4 - Aile mahkemeleri, aşağıdaki dava ve işleri görürler: 1. 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (EKLENMİŞ İBARE RGT: 20.04.2004 RG NO: 25439 KANUN NO: 5133/2) Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabı ...
(Şerh No: 176 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 23-10-2009 11:51)

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. "Mahkemelerden verilen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir" (HUMK. md. 427). Şu halde incelenen kararın niteliği ortaya konularak öncelikle kararın temyizinin kabil olup olmadığının çözümlenmesi gerekmektedir. 4320 sayılı kanun ile aileyi koruyucu tedbirlerin Aile Mahkemesi Hakimi tarafından (47...
(Şerh No: 174 - Ekleyen: Av.Gülsüm SEZEN - Tarih : 23-10-2009 09:29)

ÖZET: Gerçekte evli olan birisi bir başkası ile yeniden nişanlanma akdi yapamaz. Şayet yapılmış ise yapılan bu akid geçersiz olup yasal anlamda nişan akdi olarak kabulü olanaksızdır. Bu nedenle dava konusu alacak genel hükümlere tabi alacak davası niteliğinde olup miktar itibariyle davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekir.
(Şerh No: 171 - Ekleyen: Av.Gülsüm SEZEN - Tarih : 23-10-2009 09:19)

ÖZET: Davalı taraftan nişan sözleşmesine ilişkin delilleri sorulup yöntemince araştırılarak ilişkinin süresi bulundukları sosyal çevre ile aile ve arkadaş ilişkilerinde kendilerini ne şekilde tanıttıkları incelenmek suretiyle yanlar ara­sındaki ilişkinin niteliği belirlendikten sonra bir karar verilmesi gerekir. Ayrıca mutad nişan hediyelerinin iadesi dışındaki taleplerin genel mahkemede görülebileceğine ilişkin gerekçe de yerinde değildir.
(Şerh No: 170 - Ekleyen: Av.Gülsüm SEZEN - Tarih : 23-10-2009 09:16)

 Türkçe  [MülgaHUMK. 6] Bir taşınmaz malın diğer bir taşınmaz mal üzerinde irtifak hakkı için dava açıldığında, bu hakkın ilişkin olduğu ileri sürülen taşınmaz malın oluşturduğu değer fazlalığı ile diğer taşınmazda meydana gelen değer eksikliğinden hangisi çok ise görev ona göre belirlenir.
(Şerh No: 167 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 22-10-2009 23:12)

 Türkçe  [MülgaHUMK. 5] Karşı davanın miktar ya da değeri asıl davanın miktar ya da değerinden çok ise karşı davanın değeri temeldir.
(Şerh No: 165 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 22-10-2009 23:05)

 Türkçe  [MülgaHUMK. 4] Alacağın bir kısmı için dava açıldıysa ve bu kısım alacağın son kısmı ise mahkemenin görevini belirlemede yalnızca dava konusu olan kısmın değerine bakılır. Dava konusu kısım, alacağın son kısmı değilse ve alacağın tamamı da çekişmeli ise alacağın tamamı temel alınır. Alacağın tamamı çekişmeli değilse yine yalnızca dava konusu olan kısma bakılır.
(Şerh No: 163 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 22-10-2009 21:51)

 Türkçe  [MülgaHUMK. 3] Dava konusu birden çok ise miktar ve değerlerinin toplamı esas alınır. Dava konusu bir tarafın birini ifa ya da istemede seçme hakkına sahip olduğu iki ya da daha çok şeyden biri ise bunlardan yalnızca değeri çok olan temel alınır. Seçme hakkı belirli miktarda para ile para dışında bir şey arasında söz konusu ise mahkemenin görevini belirlemede yalnız para temel alınır.
(Şerh No: 162 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 22-10-2009 21:46)

 Türkçe  [MülgaHUMK. 1] Mahkemelerin görevi yasayla belirlenir. Görev, yasada dava konusunun değerine göre belirtilmişse görevli mahkemenin belirlenmesinde davanın açıldığı gündeki değer esas tutulmak üzere aşağıdaki maddeler uygulanır. İşlenti, icra ödencesi ve giderler, görevin belirlenmesinde göz önünde bulundurulmaz.
(Şerh No: 160 - Türkçeleştiren: Özge YÜCEL - Tarih : 22-10-2009 21:34)

 Bilgi  [MK. 220] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 198 inci maddesinde olduğu gibi, yasa gereği kişisel mallardan sayılan değerleri düzenlemektedir. Maddenin (1) numaralı bendinde eşlerin sadece kişisel kullanımına yarayan eşya kişisel mal sayılmıştır. Eşlerin giysileri, saati, çantası, spor alet ve malzemeleri, ziynet eşyası bunlara örnek verilebilir. Bunlar evlilik birliğinin başlangıcında mevcut olabileceği gibi karşılıksız olarak sonradan, da edinilmiş olabilir. Hatta, karşılığı edinilmiş mallardan ...
(Şerh No: 159 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 22-10-2009 16:38)

 Bilgi  [MK. 219] Gerekçe;Madde İsviçre Medenî Kanununun 197 nci maddesinde olduğu gibi eşlerin edinilmiş mallarının nelerden oluştuğunu hükme bağlamaktadır. Birinci fıkrada edinilmiş mallardan bazıları sayılmıştır. İlke olarak mal rejiminin devamı süresince ivazlı, yani bir karşılık ödemek suretiyle elde ettikleri tüm malvarlıkları edinilmiş mallardan sayılacaktır. İkinci fıkranın (1) numaralı bendinde, bir eşin çalışmasının yani emeğinin karşılığı olarak elde ettiği tüm değerler hükme bağlanmıştır. (2) numar...
(Şerh No: 158 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 22-10-2009 16:28)

 Bilgi  [MK. 229] Gerekçe; Madde İsviçre Medenî Kanununun 208 inci maddesinden kısmen değiştirilmek suretiyle alınmıştır. İsviçre Medenî Kanununun 208 inci maddesi iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Birinci fıkra iki bent hâlinde olup, aynen alınmıştır. Buna karşılık İsviçre Medenî Kanununun 208 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Bu tür kazandırma ve devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda, kararın, dava kendisine ihbar edilmişse bu devir ve kazandırmalardan yararlanan için verileceğine ilişkin hüküm alınmam...
(Şerh No: 157 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 22-10-2009 16:11)

 Bilgi  [MK. 195] Gerekçe;Yürürlükteki Kanunun 161 inci maddesini karşılamaktadır. Madde İsviçre Medenî Kanununun 172 nci maddesindeki yeni hükme uygun olarak kaleme alınmıştır. Eşler ayrı ayrı ya da birlikte hâkime başvurmak suretiyle, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğiyle ilgili önemli bir uyuşmazlığın doğması hâlinde gerekli müdahalenin yapılmasına karar verilmesini isteyebilecektir. Müdahalesi istenen hâkim, bu konuda eşleri uyarma, onları uzlaştırma ya d...
(Şerh No: 155 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 22-10-2009 14:40)

 Bilgi  [MK. 201] Gerekçe; Madde, İsviçre Medeni Kanununun 180 inci maddesinden alınmıştır. İsviçre'den farklı olarak Ülke çapında uygulanan bir Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa sahip olmamız sebebiyle Medenî Kanunda ayrıca usule ilişkin hükümlere gerek olmadığı düşünülebilirse de, bu maddede evlilik birliğinin korunmasıyla ilgili önemli bir durum düzenlenmiştir. Bu düzenleme içerisinde "yetkili mahkeme" de büyük bir önem taşımakta olduğundan, İsviçre'de olduğu gibi bu konuda böyle bir yetki hükmünün Medenî Kan...
(Şerh No: 153 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 22-10-2009 14:29)

 Bilgi  [MK. 197] Gerekçe; Maddenin birinci fıkrası birlikte yasamaya ara verilmesine ilişkin özel bir önlem getirmektedir. Bu hüküm İsviçre Medeni Kanununun 175 inci maddesinde hükme bağlanmıştır, İsviçre'deki hükümde olduğu gibi ortak yaşam nedeniyle eşlerden birinin kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî şekilde tehlikeye düşmesi söz konusu olduğunda eşlerden her birinin ayrı yaşama hakkı öngörülmüştür. Maddenin ikinci fıkrası yürürlükteki Kanunun 137 nci maddesinde öngörülen koruma önlemler...
(Şerh No: 152 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 22-10-2009 14:20)

 Bilgi  [MK. 199] Gerekçe; İsviçre Medenî Kanununun 178 inci maddesinden alınmıştır. Bu maddeyle hâkim, özel bir önlem olarak eşlerden birinin tasarruf yetkisinin sınırlarımasına karar verebilmektedir. Bu hükme bizim Ülkemizde İsviçre'den daha fazla ihtiyaç vardır. Çoğu olaylarda ayrılık veya boşanmaya kararlı olan koca, sırf kadına nafaka ya da tazminat ödememek için mevcut mallarını başkalarına devretme yoluna gitmekte, nafaka ya da tazminat hükmü alan kadın, kocadan icra yoluyla herhangi bir tahsilat ya...
(Şerh No: 151 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 22-10-2009 14:14)

 Bilgi  [İYUK. 1] Birinci maddenin ilk fıkrası bu kanunun kapsamını belirtmektedir. Buna göre, Danıştay, bölge idare mahkemesi, idare mahkemesi ve vergi mahkemelerinde bu kanunda gösterilen usul hükümleri uygulanacaktır. Doktrindeki genel kabule göre, Yargılama usulünü, davanın görülüş şekilleri bakımından üçe ayırabiliriz: Sözlü Yargılama Usulü, Yazılı Yargılama Usulü ve Karma Yargılama Usulüdür. Birinci maddenin ikinci fıkrasına göre bu yargılama usullerinden, Danıştay, bölge idare mahkemesi, idare ve vergi...
(Şerh No: 144 - Ekleyen: Adnan Koray DEMİRCİ - Tarih : 21-10-2009 14:26)

 Bilgi  [556.S.KHK. 1] Gümrük Birliği’ne ilişkin hükümlerle ilgili olarak Avrupa Toplulukları Adalet Divanı’nın yorum kararları ülkemiz açısından bağlayıcıdır. (Dayanak: AB ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliği oluşturulmasına ilişkin 95/1 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı m.66) Ortaklık Konseyi Kararı’nın IV Kısım I. Bölüm’ü Fikri, Sınai ve Ticari Mülkiyetin Korunması konusunu içermektedir. Bu düzenlemede yasaların uyumlulaştırılması-yakınlaştırılması öngörülmüş olup Türkiye,fikri ve sınai mülkiyetin korunmasına iliş...
(Şerh No: 142 - Ekleyen: Av.Duygu IŞIK BEHREM - Tarih : 21-10-2009 13:04)

Sigorta hukukundan doğan davalar mutlak ticari davalar olup, Ticaret mahkemesinde görülmesi gerekir. Davalı hem yetki itirazında hem de İş bölümü itirazında bulunmuş ise, öncelikle iş bölümü itirazı karara bağlanır.
(Şerh No: 143 - Ekleyen: Av.Mehmet Saim DİKİCİ - Tarih : 21-10-2009 12:57)

 Bilgi  [TTK. 146] Her tür işletmelerin aktif ve pasifleriyle birlikte devri konusu 818 Sayılı Borçlar Kanununun 179. maddesinde düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 180. maddesinde işletmeler arası aktif ve pasiflerin karşılıklı devri ile birleşme düzenlenmiştir. Borçlar Kanununun düzenlemesi; işletmelerle ilgili malvarlığı birleşimidir. Ticaret Kanununda ticaret şirketlerinin birleşmesi ve böylece yeni bir şirket kurmaları veya bir ya da daha fazla ticaret şirketinin başkaca bir ticaret şirketine katılması usulüyle devi...
(Şerh No: 141 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-10-2009 21:51)

 Bilgi  [TTK. 23] 1- Maddenin 2.fıkrasında belirlenen sonucun doğumu için ana unsur: gönderilen belgenin fatura niteliğinde olmasıdır. Taraflar arasında herhangi bir şekilde sözleşme ilişkisi mevcut değilse veya sözleşme geçersiz ise; düzenlenecek olan belge, fatura niteliğinde olamayacağından bu belgeye itiraz edilmemiş olması durumu 2. fıkrada belirlenen sonucu doğurmaz. Sözleşme olmaksızın gönderilen belge, “icap” niteliğindedir, bu halde itiraz müessesi de icapla ilişkilendirilerek değerlendirilmelidir (Bkz. ...
(Şerh No: 140 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-10-2009 21:30)

 Bilgi  [AATHK. 1] 6183 sayılı kanunun 1'nci maddesinde hangi kamu kurumlarının alacaklarının bu kanun kapsamında takip ve tahsil edileceğine ilişkin düzenlemeye yer verilmiştir. Bu kanun kapsamında takip ve tahsili cihetine gidilecek olan kamu alacağının Devlete, il özel idarelerine ve belediyelere ait olması gerekmekle birlikte devlet idarelerinin neler olduğuna ilişkin düzenleme ise ekli cetvelde yer almıştır. Bu bakımdan bu kurumlara ait vergi, resim,harç ile ceza tahkik ve takiplerine ait mahkeme giderleri, v...
(Şerh No: 68 - Ekleyen: Muhsin KOÇAK - Tarih : 20-10-2009 16:59)

5953 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan yazılılık koşulu bir geçerlilik şartı değildir.
(Şerh No: 138 - Ekleyen: Av.Engin ÖZOĞUL - Tarih : 20-10-2009 13:19)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,50936007 saniyede 10 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.