Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

THS Şerhine Son Eklenen Şerhler

 Bilgi  [TK. 926] Gerekçesi
25/06/1998 tarihli Alman Taşıma Hukuku Reform Kanunu uyarınca değiştirilen Alm. TK.'nın 458 inci paragrafından alınmıştır. 6762 sayılı Kanunun 814 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenleme, kaynak Alman hükmüne uygun olarak yeniden kaleme alınmıştır. 6762 sayılı Kanunun hükmünde, yüklenicinin taşıma işini üzerine alması, tarafların bu hususu kararlaştırmaları halinde mümkündü; buna karşılık Tasarı ile getirilen yeni düzenlemeye göre, yüklenici her halde bu hakkı haizdir ve gönderene ...
(Şerh No: 15536 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-05-2014 15:48)

 Bilgi  [TK. 925] Gerekçesi
25/06/1998 tarihli Alman Taşıma Hukuku Reform Kanunu uyarınca değiştirilen Alm. TK.'nın 465 inci paragrafının ikinci fıkrasından alınmıştır. 6762 sayılı Kanunun 812 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan kural, kaynak Alman hükmü doğrultusunda önceki taşıyıcıları da kapsayacak şekilde genişletilerek çağdaş bir düzenlemeye kavuşturulmuştur Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Komisyonumuzca, Tasarının 925 inci maddesinde 853 üncü maddede belirtilen gerekçeler doğrultusunda değişiklik yapılmıştır.
(Şerh No: 15535 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-05-2014 15:47)

 Bilgi  [TK. 924] Gerekçesi
25/06/1998 tarihli Alman Taşıma Hukuku Reform Kanunu uyarınca değiştirilen Alm. TK.'nın 465 inci paragrafının birinci fıkrasından alınmıştır. Birden çok taşıyıcı halinde son taşıyıcının durumunu düzenleyen Tasarının 892 nci maddesinin, eşyayı teslim eden son kişinin taşıyıcı olmayıp da yüklenici olduğu hallerde de uygulanması gerektiğinden, bu kural sevk edilmiştir. Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Komisyonumuzca, Tasarının 924 üncü maddesinde 853 üncü maddede belirtilen gerekçeler doğrultusund...
(Şerh No: 15534 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-05-2014 15:47)

 Bilgi  [TK. 923] Gerekçesi
Tasarının 891, 1201, 1254, 1275 ve 1315 maddelerinde de kabul edilmiş olan temel ilke uyarınca, bu maddede de, yüklenicinin alacaklıları için 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun sistemine dönülmüş ve hapis hakkı tanınmıştır. Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Komisyonumuzca, Tasarının 923 üncü maddesinde 853 üncü maddede belirtilen gerekçeler doğrultusunda değişiklik yapılmıştır.
(Şerh No: 15533 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-05-2014 15:46)

 Bilgi  [TK. 922] Gerekçesi
25/06/1998 tarihli Alman Taşıma Hukuku Reform Kanunu uyarınca değiştirilen Alm. TK.'nın 457 inci paragrafından alınmıştır. Bu madde, gönderen ile yüklenici arasındaki sözleşmeden doğan hak ve edimlerin, üçüncü kişilerle olan ilişkilerde nasıl ele alınacağını düzenlemektedir. Yüklenici, Tasarının 918 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kural olarak sözleşmeleri kendi adına yapacaktır. Dolayısıyla, bu sözleşmelerden gönderen lehine doğan hakların dış ilişkide gönderen tarafından kullanılabilme...
(Şerh No: 15532 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-05-2014 15:45)

 Bilgi  [TK. 921] Gerekçesi
25/06/1998 tarihli Alman Taşıma Hukuku Reform Kanunu uyarınca değiştirilen Alm. TK.'nın 459 uncu paragrafından alınmıştır. Yüklenici ile gönderenin, kesin bir ücret (bedel) kararlaştırmaları ihtimali, 6762 sayılı Kanunun 814 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülmüştü. Orada yer alan kural, kaynak Alman hükmüne uygun çağdaş bir düzenlemeye kavuşturulmuştur. Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Komisyonumuzca, Tasarının 921 inci maddesinde 853 üncü maddede belirtilen gerekçeler doğrultusunda deği...
(Şerh No: 15531 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-05-2014 15:45)

 Bilgi  [TK. 920] Gerekçesi
25/06/1998 tarihli Alman Taşıma Hukuku Reform Kanunu uyarınca değiştirilen Alm. TK.'nın 456 ncı paragrafından alınmıştır. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 810 uncu maddesi, yüklenicinin ücretinin muacceliyeti konusunda seçenekler öngörmekteydi. Tasarının bu hükmüyle, kaynak Alman kuralı doğrultusunda bir sadeleştirmeye gidilmiş ve eşyanın taşıyıcıya/taşıyana teslimi anında ücretin her ihtimalde muaccel olacağı öngörülmüştür. Adalet Komisyonu Raporu'ndan: Komisyonumuzca, Tasarının 920 nci m...
(Şerh No: 15530 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-05-2014 15:44)

 Bilgi  [TK. 919] Gerekçesi
25/06/1998 tarihli Alman Taşıma Hukuku Reform Kanunu uyarınca değiştirilen Alm. TK.'nın 455 inci paragrafından alınmıştır. Maddenin birinci fıkrası gönderenin yükleniciyi bilgilendirme ve gerekli hazırlıkları yerine getirme edimlerini düzenlemektedir. İkinci fıkrada, Tasarının 864 üncü maddesine paralel olarak, gönderenin kusursuz sorumlu olduğu haller tanzim edilmektedir; bu hüküm, UNIDROIT tarafından hazırlanmış olan Taşıma İşleri Yükleniciliği Sözleşmesine İlişkin Bir Milletlerarası Andlaşma ...
(Şerh No: 15529 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-05-2014 15:43)

 Bilgi  [TK. 918] Gerekçesi
25/06/1998 tarihli Alman Taşıma Hukuku Reform Kanunu uyarınca değiştirilen Alm. TK.'nın 454 üncü paragrafından alınmıştır. Bu madde, yüklenicinin borcuna dahil olan edimleri tasrih etmektedir. Yüklenicinin temel borcu "eşyanın taşıtılması"dır; bu borç "taşıma işinin örgütlenmesi" üst kavramı ile açıklığa kavuşturulmaktadır. Dolayısıyla yüklenici, gönderenin bildirdiği teslim alma yerinden varma yerine kadar gereken taşıma araçlarını tespit edecek, bu araçlara ilişkin taşıyıcıları veya taşıyanlar...
(Şerh No: 15528 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-05-2014 15:43)

 Bilgi  [TK. 917] Gerekçesi
Bu maddenin birinci fıkrası, 25/06/1998 tarihli Alman Taşıma Hukuku Reform Kanunu uyarınca değiştirilen Alm. TK.'nın 453 üncü paragrafının birinci ve ikinci fıkralarından birleştirilerek alınmıştır. İkinci fıkra, Tasarının 850 nci maddesinin üçüncü fıkrası için bildirilen gerekçelerle Alman Kanununun 453 üncü maddesinin üçüncü fıkrasından alınmıştır. Maddenin üçüncü fıkrası 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 808 inci maddesinin ikinci fıkrasından dili güncelleştirilerek alınmıştır. Birinci fı...
(Şerh No: 15527 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-05-2014 15:41)

 Bilgi  [TK. 916] Gerekçesi
Bu hüküm yeni olup, yolcu taşıma işletmeciliğinin dinamik karakteri, genel işlem şartlarına bağlılığı ve bu şartların da çoğu kez bilete yazılmış olması gerçeği ve sektörün Dünya'daki gelişmesi dikkate alınarak yolcu taşımasının Ulaştırma Bakanlığınca bir yönetmelikle düzenlenmesini öngörmektedir. Bu sebeple hükme kanunen düzenlenmesi gereken sorumluluk sınırlarına ilişkin kurallar konulmuş, diğer konular yönetmeliğe bırakılmıştır.
(Şerh No: 15526 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-05-2014 15:25)

 Bilgi  [TK. 915] Gerekçesi
Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 807 nci maddesinden alınmıştır.
(Şerh No: 15525 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-05-2014 15:24)

 Bilgi  [TK. 914] Gerekçesi
Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 806 ncı maddesinden alınmıştır.
(Şerh No: 15524 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-05-2014 15:24)

 Bilgi  [TK. 913] Gerekçesi
Bu madde 6762 sayılı Kanunun 805 inci maddesinden alınmıştır. 6762 sayılı Kanunun diğer hükümlerinde mehaz Alman hukukundan iktibas olunan "rehin hakları"nın yerine bu maddede hapis hakkına yer verilmiş olması, o Kanunun sistematiğini bozmaktaydı. Ancak, Tasarının 891 inci maddesinin altında verilen gerekçeye uygun olarak, Dördüncü ve Beşinci Kitapların ilgili bütün hükümlerinde, Türk Medeni Kanununun 950 ilâ 953 üncü maddeleri uyarınca alacakların temini için hapis hakkı kabul edilince (Tasarın...
(Şerh No: 15523 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-05-2014 15:24)

 Bilgi  [TK. 912] Gerekçesi
Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 804 üncü maddesinden alınmıştır. Ancak ikinci fıkrada, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile getirilen düzenlemelere uygun olarak, değişiklik yapılmış ve taşıyıcının, yolcunun yanında bulundurduğu eşyadan da sorumlu tutulması kuralı getirilmiştir.
(Şerh No: 15522 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-05-2014 15:23)

 Bilgi  [TK. 911] Gerekçesi
Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 800 üncü maddesinden alınmıştır.
(Şerh No: 15521 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-05-2014 15:22)

 Bilgi  [TK. 910] Gerekçesi
Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 803 üncü maddesinden alınmıştır.
(Şerh No: 15520 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-05-2014 15:22)

 Bilgi  [TK. 909] Gerekçesi
Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 802 nci maddesinden alınmıştır. Sefer esnasında, yol değiştirme nedeni ile gecikmeden doğan sorumluluğu düzenlemektedir. Taşıyıcı sefer tarifesinde bulunmayan bir yerde durması, sebepsiz yere olağan, yani her zaman izlenen veya izlenmesi gereken yoldan başka bir yol izlemesi veya diğer şekilde kendi fiilinden doğan bir sebeple taşımanın gecikmesi halinde yolcu sözleşmeden cayıp tazminat isteyebilir. Bu halde istenebilecek tazminat cayma halinde söz konusu olan ta...
(Şerh No: 15519 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-05-2014 15:22)

 Bilgi  [TK. 908] Gerekçesi
Bu hüküm 6762 sayılı Kanunun 801 inci maddesinden esaslı değişikliklerle alınmıştır. Seferin hareket etmesi gecikmişse, gecikme haklı bir sebebe dayansın veya dayanmasın yolcu sözleşmeden cayıp ödediği ücreti ve varsa zararını, gecikmeye rağmen seyahat etmişse sadece gecikmeden doğan zararını isteyebilir. 6762 sayılı Kanunda bu haklar, gecikmenin iki günü aşması halinde doğmaktadır. Çağdaş uygulamalar çerçevesinde bu sürenin "hal ve şartlara uygun bir süre" olarak değiştirilmesi gerekmiştir. Hük...
(Şerh No: 15518 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-05-2014 15:20)

 Bilgi  [TK. 907] Gerekçesi
Madde, 6762 sayılı Kanunun 799 uncu maddesinden bazı değişikliklerle alınmıştır. Seferin yapılamamasının sonuçlarını düzenleyen bu madde, çeşitli olasılıklara göre kurallar öngörmektedir. Birinci bent: Bu bent 6762 sayılı Kanunun 799 uncu maddesinin (3) numaralı bendinden aynen alınmıştır. İkinci bent: Bu bent 6762 sayılı Kanunun 799 uncu maddesinin (4) numaralı bendinden aynen alınmıştır. Üçüncü bent: Bu bent 6762 sayılı Kanunun 799 uncu maddesinin (5) numaralı bendinden aynen alınm...
(Şerh No: 15517 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-05-2014 15:18)

 Bilgi  [TK. 906] Gerekçesi
Madde, 6762 sayılı Kanunun 798 inci maddesinden aynen alınmıştır.
(Şerh No: 15516 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-05-2014 15:14)

 Bilgi  [TK. 906] BEŞİNCİ KISIM-Genel Gerekçe
Yolcu Taşıma Yolcu taşımaya ilişkin olarak Türk hukukunda özel hükümler yoktur. Oysa çeşitli ülkeler bu tür taşımaları da özel hükümlerle düzenlemişlerdir. Mesela, İsviçre'de 18/06/1993 tarihli özel bir federal kanun bulunmakta, Alman Medeni Kanununun 651 ilâ 651m maddesi hükümleri seyahat sözleşmesine ayrılmış bulunmaktadır. Bu hükümler Almanya'da 01/01/2002'de yürürlüğe giren borçlar hukuku reformu ile Avrupa Parlamentosu ile Konseyin ortaklaşa çıkardıkları 13/06/1990 tarihli ve AET/90/314 ...
(Şerh No: 15515 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 20-05-2014 15:13)

İİK m.179/b'de iflasın ertelenmesi kararı üzerine borçlu aleyhine takip yapılamayacağı ve evvelce yapılan takiplerin duracağı belirtilmiş; davalara etkisinden söz edilmemiştir. Bu durumda davalı hakkında açılan aynen iade davası görülüp hüküm kurulabilir. Ancak verilecek hükmün infazı iflasın ertelenmesinin sonucuna kadar yapılamaz.
(Şerh No: 15514 - Ekleyen: Ali Rıza ÖZALP - Tarih : 20-05-2014 14:26)

Taşınmaz satış sözleşmesindeki gerçek satış bedelinin resmi senette daha düşük veya daha yüksek gösterilmiş olması; böylece satış bedelinin doğru gösterilmemesi halinde hangi bedelin dikkate alınacağı önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Burada gerçek bedel senede yansıtılmamış olmakla, bu özelliği itibariyle, çıkacak uyuşmazlıkların çözümünde de muvazaa hükümlerinden faydalanılması gereklidir.
(Şerh No: 15513 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-05-2014 16:37)

 Bilgi  [ÇekK. 3] Bankaların sorumlu oldukları karşılıksız çeklerin üst tutarı, 27 Ocak 2014 tarihinden geçerli olmak üzere 1.045 TL’den 1.120 TL’ye (2010/2 sayılı Tebliğden önce bastırılan çeklerden ötürü her bir çek yaprağı için 660 TL’ye) çıkarılmışt
21 Ocak 2014 SALI Resmî Gazete Sayı : 28889 TEBLİĞ Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından: ÇEK DEFTERLERİNİN BASKI ŞEKLİNE, BANKALARIN HAMİLE ÖDEMEKLE YÜKÜMLÜ OLDUĞU MİKTAR İLE ÇEK DÜZENLEME VE ÇEK HESABI AÇMA YASAĞI KARARLARININ BİLDİRİLMESİNE VE DUYURULMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ (SAYI: 2010/2)’DE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SAYI: 2014/1) MADDE 1 – 20/1/2010 tarihli ve 27468 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çek Defterlerinin Baskı Şekline, Bankaların Hamile Ödemekle Yükümlü ...
(Şerh No: 15511 - Ekleyen: Mesut GÜNDÜZ - Tarih : 11-05-2014 20:17)

 Bilgi  [SigortaK 30] SİGORTACILIKTA TAHKİME İLİŞKİN YÖNETMELİK
Resmi Gazete Tarih-Sayı: 17.08.2007-26616 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla 5684 sayılı Sigortacılık Kanununda öngörülen tahkim sistemine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Kapsam MADDE 2 – (1) Sigorta Tahkim Komisyonu, Komisyon üyeleri, Komisyon müdürü ve ...
(Şerh No: 15510 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 08-05-2014 16:20)

Davacının talebi, desteğinin, kendi idaresindeki davalıya trafik sigortalı araç ile seyri sırasında meydana qelen kazada vefat etmesinden mütevellit destekten yoksun kalma tazminatının tahsilidir. Somut olayda uygulanması gereken zamanaşımı KTK M.109/2'de öngörülen ceza zamanaşımı süresidir. Bu sürenin uygulanması için kamu davasının açılmış olması veya mahkumiyet kararı verilmiş bulunması aranmamakta olup cezayı gerektiren fiilin varlığı yeterlidir. Bir kişinin ölümü ile sonuçlanan söz ko...
(Şerh No: 15509 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-05-2014 15:11)

Çek, keşideci tarafından lehtar lehine düzenlenip keşide edildikten sonra, lehtar tarafından tekrar keşideciye ciro edilmesi halinde, keşidecinin TTK m.700/3 koşullarında yeniden çeki tedavüle çıkararak ciro etmesi durumunda, ikinci tedavülden önceki lehtarın sorumluluğu kalmadığından, lehtar hakkında takip yapılamaz. Bu durumda, keşideci ile takip alacaklısı hamil arasında sorumluluk vardır. Zira keşideci, çeki yeniden tedavüle çıkarmakla, lehtar adına keşide etmeden önceki durumuna döndüğünden...
(Şerh No: 15508 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-05-2014 14:34)

Takibe konu çek keşideci (K) tarafından lehtara (L) keşide edilmiş; akabinde L tarafından K'ya ciro edilen çek, K tarafından tekrar tedavüle çıkarılmıştır. Hamil tarafından başlatılan takipte L, kendisine takip yapılamayacağından takibin iptalini talep etmişse de; çekin, yasal süresinde bankaya ibraz edilmesi, ciro silsilesinde kopukluk bulunmaması karşısında hamilin L hakkında takip yapmasında yasaya bir aykırılık yoktur.
(Şerh No: 15075 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-05-2014 14:30)

2942 S.K. Geçici 6. maddesinde yapılan değişiklik ile "kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davalarında mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri, bedel tespit davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir.... açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır." hükmünün getirilmiş olduğu gözetildiğinde, temyize konu davada harç ve vekalet ücretinin maktu olarak hüküm altına alınması gerekir.
(Şerh No: 15507 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 06-05-2014 20:48)

 Bilgi  [SigortaK 22] SİGORTA EKSPERLERİ YÖNETMELİĞİ
Resmi Gazete Tarih-Sayı: 22.06.2008-26914 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve kapsam MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı sigorta eksperlerinin niteliklerine ve faaliyetlerine dair usul ve esasları düzenlemektir. Bu Yönetmelik, eksperlerin niteliklerine, kuruluşlarına, faaliyetlerine, belge ve kayıt düzeni ile yapamayacakları işlere ilişkin usul ve esasları kapsar. Dayanak MADDE 2 – (Değişik:RG-8/5/2010-27575) (1) Bu Yönetmelik, 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortac...
(Şerh No: 15506 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 06-05-2014 13:14)

 Bilgi  [SigortaK 21] AKTÜERLER YÖNETMELİĞİ
Resmi Gazete Tarih-Sayı: 15.08.2007-26614; 28.09.2012-28425 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, aktüerlik mesleğine giriş ile çalışma usul ve esaslarını düzenlemek ve aktüerlerin yetki, sorumluluk, yükümlülük ve niteliklerini belirlemektir. Kapsam MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, Türkiye’de aktüerlikle ilgili gerçekleştirilecek faaliyetleri kapsar. Dayanak ...
(Şerh No: 15505 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 06-05-2014 13:11)

 Bilgi  [SigortaK 5] HAYAT GRUBU SİGORTALARI YÖNETMELİĞİ
Resmi Gazete Tarih-Sayı: 10.10.2012-28437 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, sigorta ettirenlerin, sigortalıların ve lehtarların hak ve menfaatlerinin korunması ile hayat grubu sigortalarına ilişkin faaliyetlerin düzenlenmesi, denetlenmesi ve gözetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. (2) Bu Yönetmelik, hayat grubu sigortalarında faaliyet gösteren Türkiye’de kurulu sigorta ve emeklilik şirketleri ile yabancı ...
(Şerh No: 15504 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 06-05-2014 13:01)

 Bilgi  [SigortaK 21] SİGORTA VE REASÜRANS BROKERLERİ YÖNETMELİĞİ
Resmi Gazete Tarih-Sayı: 21.06.2008-26913 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Kısaltmalar Amaç ve kapsam MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, sigorta ve/veya reasürans brokerliği yapacak gerçek ve tüzel kişilerin niteliklerine ve faaliyetlerine dair usul ve esasları düzenlemektir. (2) Bu Yönetmelik, brokerlerin niteliklerine, kuruluşlarına, faaliyetlerine, tutacakları defter, belge ve kayıt düzeni ile yapamayacakları işler...
(Şerh No: 15503 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 06-05-2014 12:53)

 Bilgi  [SigortaK 11] ÖZEL SAĞLIK SİGORTALARI YÖNETMELİĞİ
Resmi Gazete Tarih-Sayı: 23.10.2013-28800 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, özel sağlık sigortası uygulamalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Kapsam MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik; bilgilendirme ve teklif, sözleşme türleri, ömür boyu yenileme garantisi, katılım sertifikası, plan değişikliği ve geçiş işlemleri, sözleşme iptali, sigorta süresinin sona ermesinden sonraki tedavilere ilişkin genel hükümler ile özel s...
(Şerh No: 15501 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 06-05-2014 12:36)

 Bilgi  [SigortaK 11] SİGORTA SÖZLEŞMELERİNDE BİLGİLENDİRMEYE İLİŞKİN YÖNETMELİK
Resmi Gazete Tarih-Sayı: 28.10.2007-26684 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, belli bir sigorta ilişkisine girmek isteyen kişilerin, gerek sözleşmenin müzakeresi gerekse kurulması sırasında sözleşmenin konusu, teminatları ve diğer özellikleri hakkında oluşabilecek bilgi eksikliklerinin giderilmesi ile sözleşmenin devamı sırasında ortaya çıkabilecek ve sözleşmenin işleyişi ile ilgili olarak sigo...
(Şerh No: 15500 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 06-05-2014 12:32)

 Bilgi  [SigortaK 5] SİGORTA BRANŞLARINA İLİŞKİN TEBLİĞ
Resmi Gazete Tarih-Sayı: 11.07.2007-26579 TEBLİĞ NO: (2007/1) MADDE 1 – (1) 14/6/2007 tarihli ve 26552 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 5 inci Maddesi kapsamındaki sigorta branşları ekli listedeki şekilde belirlenmiştir. Yürürlük MADDE2 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme MADDE3 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan yürütür....
(Şerh No: 15499 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 06-05-2014 12:22)

Sigorta şirketinin sigortalısına ödediği tazminatı haksız fiile sebebiyet veren davalıdan rücuen tahsili istemli davada; sigorta şirketi sigortalısına halefen dava açtığına göre; görevli mahkeme sigortalı ile davalılar arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınarak tayin edilmelidir. Dava dışı sigortalı ile davalı arasında kira sözleşmesi ilişkisi olmakla görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir.
(Şerh No: 15498 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 06-05-2014 12:10)

Sanık, maktul ve arkadaşlarının hırsızlık suçunu işlemek amacıyla marketin kepengini açmalarından itibaren, bu suçun gerçekleşmemesi ve vazgeçmeleri için çabalamış, fakat saldırıyı defedememiştir; sanığın, kendisine ait malları korumak amacıyla, olay yerinden malları ile kaçan maktulün bulunduğu araca ateş etmesinde yasal savunma koşullarının gerçekleştiğinin ve yasal savunmada aşırıya kaçılmadığının ve bu suçtan sorumlu tutulamayacağının kabulü gerekir.
(Şerh No: 15497 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 05-05-2014 11:23)

Karara konu olayda iki taraf da tacirdir; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmek veya mukaveleyi fesih yahut ondan rücu maksadıyla yapılacak ihbar veya ihtarların noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılması lazımdır. Poliçeyi sigortalıya götürdüğünü, imzalamasını istediği halde imzalamadığını ve primi veya ilk taksidi sigortalının ödemediğini iddia eden sigorta şirketi, işbu iddiasını, resmi bir ihtarname keşide etmiş olmakla veya taahhütlü mektup g...
(Şerh No: 15496 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 04-05-2014 15:02)

Arsa sahipleri tarafından yükleniciye karşı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi talepli dava ikame edilmiştir. Sözleşmede imzası bulunan paydaşların bu davaya taraf olmaları veya muvafakatlerinin sağlanması zorunludur. Bu sebeple davada taraf olmayan paydaşın davaya muvafakatinin sağlanması, bu mümkün olmadığı takdirde davaya davalı sıfatıyla dahil edilmesi zorunludur.
(Şerh No: 15495 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-05-2014 12:17)

Mahkemece; davalının kendi isteği ile kredi kullandığı, kredi sözleşmesinin müzakere edildiği, sözleşmenin usulüne uygun olarak düzenlendiği, haksız şart niteliğinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, Erenler Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin 27/07/2012 tarih ve 157 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir. Davalı bankanın tacir olup, yaptığı masrafları tüketiciden isteme hakkı bulunduğu anlaşılmakta ise de, somut uyuşmazlığın tüketici hukukundan kaynaklandığı da gözeti...
(Şerh No: 15494 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 30-04-2014 23:22)

Davalının ilk kredi sözleşmesinde ve ikinci limit arttırım sözleşemsinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzası vardır. Dava ve takibe konu alacağın dayanağı olan 27.12.2007 tarihli genel kredi sözleşmesi önceki sözleşmelerden bağımsızdır. Bu sözleşmede ve gerekse ödeme planında imzası bulunmayan davalının kefil olarak takip konusu alacaktan sorumluluğundan söz edilemez. Mahkemece bu yön gözetilmeden yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir.
(Şerh No: 15493 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 22-04-2014 15:00)

Mahkemece talep edilen kredi alacağının hangi sözleşme veya sözleşmelerden kaynaklandığı araştırılarak, şayet davalının imzasını taşımayan sözleşmelerden doğmuş ise davalının kefalet sorumluluğunun olmayacağı, aksi durumda yani kullandırılan kredinin davalının imzasının bulunduğu sözleşmelerle ilgisi var ise davalının sorumluluğunun doğacağı ve davalının sorumluluğunun kendi limiti ve temerrüdünün hukuki sonuçlarıyla sınırlı olacağı dikkate alınarak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmes...
(Şerh No: 15492 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 22-04-2014 14:51)

FATURANIN İSPAT GÜCÜNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER İÇERMEKTEDİR. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğuna göre, bedelin ispatına yönelik olarak faturaya dayanılması olanaklıdır. Davacı/alacaklı da iş bedelinin tahsili için giriştiği takibi faturaya dayandırmıştır. Davalı/borçlu gerek icra takibine itiraz, gerekse eldeki davaya cevap dilekçesinde fatura münderecatına yasal sürede itiraz ettikleri yönünde bir savunma getirmediği gibi; faturanın davacının yaptığı işin karşılığı olmadığına ...
(Şerh No: 15491 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 17-04-2014 14:48)

İlk derece mahkemelerince verilen ihtiyati tedbir taleplerinin reddi veya bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilen kararlara karşı temyiz yolu kapalıdır.
(Şerh No: 15490 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 17-04-2014 09:29)

Davacı, davaya konu taşınmazları harici satış sözleşmesi ile davalılardan aldığını; davalılara ihtarname keşide etmesine rağmen taşınmazların tapu devrinin yapılmadığından bahisle taşınmazların rayiç değerinin tahsilini talep etmektedir. Davadaki somut olayın özelliği, toplanan delil ve belgeler, sav, savunma, öncelikle MK m.2 açısından ve davanın her iki yanları yönünden incelenmeli; haksız iktisabın denkleştirici adalet fonksiyonu ve işlevi ile hakkaniyet kuralları çerçevesinde adalet sağ...
(Şerh No: 15489 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 16-04-2014 16:29)

Davacılar, murisleri ile davalı arasında yasa dışı ilişki olduğunu, bu nedenle dava konusu taşınmazı davalıya bağışladığı halde tapuda satış göstermek suretiyle temlik yapıldığını ileri sürerek kaydın iptalini istemişlerdir. BK m.65 uyarınca haksız veya ahlaka aykırı bir amacın elde edilmesi için verilen şeyin geri alınması olanağı yoktur.
(Şerh No: 15488 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 16-04-2014 14:15)

Davacılar, murislerinin, davalı ile gayrimeşru bir ilişki içinde olduğunu, saklı paylarını bertaraf etmek amacıyla üç parça tapulu taşınmazın muvazaalı bir şekilde ve bedelsiz olarak davalıya devir ve temlik edildiğini ileri sürerek temliki tasarrufa ilişkin tapu kayıtlarının iptaline karar verilmesini istemişlerdir. Özel daire, muris tarafından davalıya yapılan temlikin ahlaka aykırı bir amacın sağlanması için yapıldığından bahisle BK m. 65 gereğince artık geri alınamayacağına; yerel mahkeme...
(Şerh No: 15487 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 16-04-2014 14:15)

Mirasbırakanın yeğenleri (kardeşinin çocuklarının) saklı payı yoktur ve tenkis davası açamazlar.
(Şerh No: 15485 - Ekleyen: Av.Ali İhsan ÖZTÜRK - Tarih : 16-04-2014 11:54)

Mirasbırakanın yeğenlerinin (kardeş çocuklarının) saklı payı yoktur ve tenkis davası açamazlar.
(Şerh No: 15486 - Ekleyen: Av.Ali İhsan ÖZTÜRK - Tarih : 16-04-2014 11:52)

 Bilgi  [AKKŞÖDK. 9] İlgili Yönetmelik Maddesi
Mülki amir tarafından verilen kararlara itiraz MADDE 33 – (1) Kanun hükümlerine göre mülki amir tarafından verilen koruyucu tedbir kararına karşı, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, ilgililer tarafından aile mahkemesine itiraz edilebilir. Aile mahkemesinin bulunmaması halinde 34 üncü maddenin ikinci fıkrasında yer alan usule göre işlem yapılır. (2) Hâkim, verilen tedbir kararının kaldırılmasına veya uygun görülecek başka bir tedbirle değiştirilmesine veya aynen devamı...
(Şerh No: 15484 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 15-04-2014 12:38)

Şekil şartlarına uyulmaması sebebiyle kanunen geçersiz olan taşınmaz satış veya satış vaadi sözleşmelerinde alıcının, ödediği bedelin iadesi istemi BK m.125'te düzenlenen 10 senelik müruruzamana tâbidir. İşbu müruruzaman, satıcının birrıza ferağdan nükul ve imtina ettiği zamandan başlar.
(Şerh No: 15483 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 15-04-2014 11:23)

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 13. maddesinin (1) numaralı fıkrasının Anayasa'ya aykırı değildir.
(Şerh No: 15482 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 14-04-2014 21:46)

Davacının rücu hakkı BK m.51'den doğduğundan ve kanuna dayanan bu talep hakkı için özel herhangi bir zamanaşımı süresi belli edilmediğinden davada uygulanması gerekli zamanaşımı süresi BK m.125 gereği 10 yıldır.
(Şerh No: 15481 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-04-2014 16:40)

Murisin çeyiz veya kuruluş sermayesi vermek ya da bir malvarlığını devretmek veya borçtan kurtarmak gibi karşılık almaksızın altsoyuna yapmış olduğu kazandırmalar, aksi muris tarafından açıkça belirtilmiş olmadıkça denkleştirmeye tâbidir. Yapılan kazandırmanın miras payına mahsuben olmadığını kanıtlama yükümlülüğü kazandırmadan yararlanan altsoya düşer.
(Şerh No: 15480 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-04-2014 12:01)

Davacının, muris tarafından davalıya elden verilen paraya ilişkin davası mirasta denkleştirmeye ilişkin olmakla; davalıya bağışlanan bu para ile yasal miras payını aşan kazandırma yapılmış ise aşan kısmın denkleştirmeye tabi tutulması gerekmektedir.
(Şerh No: 15479 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 14-04-2014 11:55)

Hükme dayanak bilirkişi raporunda fazla mesai tahakkuku bulunan bordroların dışlanması yönündeki görüş yerinde ise de dosyaya ibraz edilen bordroların tamamı imzalı olmayıp fazla mesai tahakkuku da içermemektedir. Dairemizin ilke kararı yanlış yorumlanmış olup fazla mesai tahakkuku olan bordroların davacı imzasını içerip içermediği, içermiyorsa banka aracılığı ile ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması ve ödeme yapılmış ise bu dönemlerin dışlanması gerekmektedir. Ayrıca fazla mesai sütunu ...
(Şerh No: 15477 - Ekleyen: Av.Yılmaz KAN - Tarih : 10-04-2014 11:25)

Sanıkların kaçak göçmenleri taşıdıkları sırada aracın tekerinin patlaması sebebiyle yakalandıkları olayda eylemin suç tarihinde yürürlükte olan TCK'nın 79/1-b maddesinde tanımlanan kaçak göçmenlerin yurt dışına çıkmalarına imkan sağlamaya teşebbüs suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında, hükmedilen cezalardan TCK'nın 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, BOZMAYI gerektirmiştir.
(Şerh No: 15476 - Ekleyen: Av.Bülent AKÇADAĞ - Tarih : 09-04-2014 10:57)

Davacı kadının, ayrı yaşamada haklı olmadığının anlaşılmasına göre; mahkemece, kadının tedbir nafakası isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine, Ancak, Türk Medeni Kanununun 327/1. maddesi gereğince; ana babanın küçük çocuğun bakım, eğitim ve korunması için gerekli giderlerini karşılamakla mükellef olmasına ve müşterek çocuk N____’in fiilen davacı anne yanında bulunduğunun anlaşılmasına göre; davacı anne yan...
(Şerh No: 15475 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 08-04-2014 15:16)

Dava konusu taşınmaza davalı banka tarafından ipoteğin tesis edildiği tarihte davacı yan bu taşınmazda oturmamakta ve taşınmaz aile konutu olarak kullanılmamaktadır. Davaya konu taşınmazın aile konutu olduğu şerhi, tapu kaydına, ipotek tesis tarihinden çok sonra konulmuştur. Bu durumda belgelerle çelişen tanık beyanlarına itibar edilemez. Dava konusu taşınmazın, ipotek tesisi tarihinde aile konutu niteliğinde olmaması nedeniyle, ipotek tesisi için davacı eşin rızasının alınması gerekmeyip, yerel...
(Şerh No: 15474 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 08-04-2014 13:57)

Asıl davada davacılar, müştereken maliki oldukları taşınmazın üzerindeki binanın, taşınmazın paydaşlarından biri tarafından, muvafakatleri bulunmadığı halde davalı şirkete kiraya verildiğini ileri sürerek el atmanın önlenmesini istemiştir. Çekişmeye konu yapı, paydaşlardan biri tarafından davalı ile akdedilen kira sözleşmesi ile kiraya verilmiştir ve diğer paydaşlar sözleşmede yer almamaktadır, bu dava ile de kiralamaya karşı koymuşlardır. Dava konusu taşınmaz TMK'nun 691/1.maddesindeki pay ve p...
(Şerh No: 15473 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 08-04-2014 11:29)

Davacı, okuma yazma bilmediğini, bononun kendisine imzalattırılarak takip başlatıldığını belirterek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davacının, vekiline verdiği vekaletnamede de parmak basma şeklinde işaret olmakla; davacının okuma yazma bilip bilmediği konusunda deliller toplanarak varılacak uygun sonuç dairesinde karar verilmelidir.
(Şerh No: 15472 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-04-2014 16:35)

Davacı, okuma yazma bilmediğini, bononun kendisine imzalattırılarak takip başlatıldığını belirterek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davacının, vekiline verdiği vekaletnamede de parmak basma şeklinde işaret olmakla; davacının okuma yazma bilip bilmediği konusunda deliller toplanarak varılacak uygun sonuç dairesinde karar verilmelidir.
(Şerh No: 15471 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-04-2014 16:32)

Kefil ve ipotek veren davacı, okuma yazma bilmediğini ve ipoteğin kefalet limiti ile verildiğini düşünerek ipotek belgesini imzaladığından bahisle ipoteğin terkinini talep etmiştir. İpotek akdi tapu sicil müdürü huzurunda düzenlenip, tüm sayfaları davacı tarafından okunarak imzalanmıştır. Davacının sahtelik iddiası hata ve hileye dayalıdır ve bu tür davaların 1 yıl içinde açılması gerekir.
(Şerh No: 15470 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-04-2014 16:32)

Genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesine kefil olarak imza atan davalılar, sonrasında limit artırımı sözleşmesini de imzalamışlardır ve imzalarını inkar etmemişlerdir. Bu durumda davalı kefiller, limit artırımı sözleşmesinden de sorumludurlar.
(Şerh No: 15469 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-04-2014 16:31)

Kredi sözleşmesindeki imza, okuma yazma bilmediğini iddia eden davalı kefilin eli ürünüdür ve davalı hile iddiasında bulunmamış, belgeleri okumadan imzaladığını beyan etmiştir. Bu durumda HUMK m.297’nin uygulama yeri olmadığından davalı kefil, eli ürünü olan imzasının sonuçlarından mesuldür.
(Şerh No: 15468 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-04-2014 16:31)

Kredi sözleşmesine müteselsil kefil sıfatı ile imza atan davalı, okuma yazma bilmediğini ve kendi satın alacağı araba için imza attığını zannettiğini bildirmiştir. Davalı, imzayı kabul edip başka bir amaçla attığını beyan etmesine göre; davalı kefilin, borçtan sorumlu olduğu yönünde verilen karar yerindedir.
(Şerh No: 15467 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-04-2014 16:30)

Karayolları Trafik Kanunu'nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmez; karayolu ile bağlantısı olan, karayolu sayılan bir alanda meydana gelmesi halinde de kaza, karayolunda meydana gelmiş kabul edilir. Davaya konu trafik kazasının meydana geldiği fabrika sahası 2918 sayılı KTK m.2/a gereğince karayolu ile bağlantılıdır; bu yere özel izinle girilmesi, özel güvenliği olması KTK m.2'nin uygulanmasına engel değildir ve kazanın meydana geldiği yer karayolu sayılan yerle...
(Şerh No: 15466 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-04-2014 13:28)

Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Davacı, zarar görenlere 13.06.2001 ve 14.03.2002 tarihlerinde ödeme yapmış ve davalı sigorta şirketine karşı 12.06.2002 tarihinde dava açmış olmakla; dava, zamanaşımı süresi dolmadan açılmıştır.
(Şerh No: 15465 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 07-04-2014 12:49)

Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkan vermemeli, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı gözardı edile...
(Şerh No: 15464 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 05-04-2014 18:43)

Davacı bankanın, davalının kredi kartı borcunu ödememesi sebebiyle ikame ettiği itirazın iptali davasında; 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 2. ve 7. maddeleri uyarınca görülmekte olan davalara da uygulanması gereken TBK'nın emredici nitelikteki 88 ve 120. maddeleri re'sen nazara alınarak hüküm ittihazına gidilmelidir.
(Şerh No: 14997 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 04-04-2014 12:00)

1) Any person who negligently endangers life, health or property of others in naval, airway or railway transportation shall be sentenced to a penalty of imprisonment for a term of three months to three years.
(Şerh No: 5876 - Çeviren: Av.Duygu ŞİMŞEK - Tarih : 04-04-2014 00:41)

1) A person who engages in sexual intercourse in public or who publicly exposes himself in a sexual manner shall be sentenced to a penalty of imprisonment for a term of six months to one year.
(Şerh No: 5885 - Çeviren: Av.Duygu ŞİMŞEK - Tarih : 04-04-2014 00:38)

Yargıtay C.Başsavcısının, Ceza Dairelerinin kararlarına karşı itirazı, olağanüstü bir yasa yolu olup, hangi hallerde bu yola başvurulacağı yasada açıklanmamakla beraber gerek yerleşmiş yargısal kararlarda, gerekse öğretide ancak sınırlı hallerde bu yola başvurulabileceği kabul edilmiştir. Örneğin: * eleştiriye dair düşüncelerin reddine dair daire kararlarının itiraz olunabilecek nitelikte kararlardan olmadıkları; * kabule göre yapılan bozmalara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının iti...
(Şerh No: 15463 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 03-04-2014 15:42)

Davacı kadın savcılık soruşturma dosyasında verdiği ifadesinde dava dışı bir kişiyle birlikte olduğunu kabul ettiğinden her iki taraf da sadakatsiz olup boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Bu durumda eşit kusurlu davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ayrıca boşanma davası sırasında kendi isteğiyle işinden ayrılan taraf yararına yoksulluk nafakasına hükmedilemez.
(Şerh No: 15462 - Ekleyen: Av.Yılmaz KAN - Tarih : 03-04-2014 11:35)

Başvuru konusu olayda, başvurucu hakkında verilen mahkûmiyetin tecil edilmesinin sonuçları ile ilgili açık bir kanun hükmü mevcuttur. Bu hükme verilecek olağan anlam bellidir ve başvurucu buna göre kendisine muamele edileceğini beklemektedir. Ancak AYİM 2. Dairesi, açık olan kanun hükmüne olağanın dışında farklı bir anlam verip buna göre uygulama yapmıştır. Bu uygulama yönünde yerleşmiş içtihat olduğu ne derece mahkemesi kararında belirtilmiş ne de Bakanlık görüşünde ileri sürülmüştür. Dolayısıy...
(Şerh No: 15461 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 03-04-2014 10:28)

Özellikle büyük bir bölümü Kadastro Mahkemesinde geçen somut yargılama açısından dava malzemesinin taraflarca hazırlanması ilkesinin geçerli olmadığı nazara alındığında, yargılama makamlarının davayı gerekli süratle yürütme yükümlülüğünün daha dikkatli bir şekilde ele alınması gerekmektedir
(Şerh No: 15460 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 03-04-2014 10:04)

TİB tarafından twitter.com isimli internet sitesine erişimin engellenmesi yalnızca bu engellemeye dayanak gösterilen ve URL bazlı verilen kararların muhataplarını değil, twitter.com ağından yararlanan tüm kullanıcıların ifade özgürlüğüne yönelik ağır müdahale niteliğinde olduğu ve hukuki dayanağının olmaması nedeniyle başvurucuların Anayasa’nın 26. maddesinde korunan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
(Şerh No: 15459 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 03-04-2014 09:25)

Taşınmaz haricen satılıp, bedeli satana ve taşınmaz da alanın intifasına terk ve teslim edildikten sonra taraflardan biri ferağdan veya teferruğdan imtina ettiği takdirde; geçersiz satış zımnında her iki tarafın verdiğini istirdada hakkı var ise de, bir taraf vecibesini ifa etmedikçe diğer tarafı ifayı vecibeye davet edemeyeceğine binaen, aldığı bedeli iade etmeyen taraf, diğer tarafı, taşınmazı iadeye icbar ve intifadan men edemez, para iade olununcaya kadar gayrimenkulden intifaya izin mevcut ...
(Şerh No: 15458 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-04-2014 10:34)

Taşınmaz haricen satılıp, bedeli satana ve taşınmaz da alanın intifasına terk ve teslim edildikten sonra taraflardan biri ferağdan veya teferruğdan imtina ettiği takdirde; geçersiz satış zımnında her iki tarafın verdiğini istirdada hakkı var ise de, bir taraf vecibesini ifa etmedikçe diğer tarafı ifayı vecibeye davet edemeyeceğine binaen, aldığı bedeli iade etmeyen taraf, diğer tarafı, taşınmazı iadeye icbar ve intifadan men edemez, para iade olununcaya kadar gayrimenkulden intifaya izin mevcut ...
(Şerh No: 15457 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 02-04-2014 10:27)

Taşınmazına el konulan malik her zaman mahkemeye müracaat ederek tazminat davası açabilir. 5999 sayılı Kanun'la getirilen uzlaşmaya gidilmesi hali kişinin dava açma hakkını ortadan kaldırmaz.
(Şerh No: 15455 - Ekleyen: Av.Mert BEYDİLLİ - Tarih : 01-04-2014 17:52)

Davalı vekili kendisine verilen 2 haftalık kesin süre içinde davaya karşı cevaplarını bildirmiş, savunma yapmış, aynı dilekçede deliller bölümünde tanık deliline dayanmış, tanıkların hangi konuda bilgisine başvurulacağını bildirmiş, tanıklarının isimlerini daha sonra vereceğini beyan etmiştir. Taraflar sulh olmadıklarından davalı vekili tanıklarının isimlerini bildirmesi için süre istemiş, mahkeme HMK'nun 318.maddesini gerekçe göstererek talebi reddetmiş, tanık dinlemeden davayı sürdürüp bitir...
(Şerh No: 15456 - Ekleyen: Av.Yılmaz KAN - Tarih : 01-04-2014 17:42)

İdarenin hizmet kusuru nedeniyle uğranılan zararın tazmini için öncelikle ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuş ve itirazın iptali davası açılmıştır. İdarenin hizmet kusuru nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin istemlerde görevli yargı mercii idari yargı olduğundan mahkemece görevsizlik kararı verilmiş ve karar onanmıştır. Karşı oy gerekçesi sorun haline gelen bu tür durumların çözümüne yönelik yerinde tespitler içermektedir.
(Şerh No: 15450 - Ekleyen: Av.Can DOĞANEL - Tarih : 01-04-2014 14:26)

Davacı ile davalı arasında bayilik sözleşmesi ilişkisi kurulmuş; davalı, davacıya gönderdiği 21.6.2005 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini bildirmiş; davacı da 28.6.2005 tarihli ihtarnamesi ile davalıya, akde aykırılıktan dolayı sözleşmeyi feshettiğini bildirmiştir. Davacının gönderdiği ihtarname tarihinde sözleşme zaten davalı tarafça feshedilmiş olmakla; davacının fesih ihtarı hüküm ifade etmemektedir. Davacı, akdin davalı tarafça haksız feshedildiğine değil, davalının akde aykır...
(Şerh No: 15451 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 01-04-2014 13:53)

Yüklenicinin, sözleşmenin karşı yanca feshedilmesi nedeniyle kâr kaybı ve cezai şart isteyebilmesi için, sözleşmenin feshinde kusurunun bulunmaması gerekir.
(Şerh No: 15449 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 01-04-2014 13:25)

Davalı banka tarafından bir değerleme şirketine ya da dava dışı herhangi bir firmaya ekspertiz işlemine ilişkin olarak ödenen tutara ilişkin ispatlayıcı bir belgenin dosyaya sunulmadığı anlaşılmış olmakla, "300.-TL." ekspertiz ücretinin zorunlu masraf olarak alındığı gerekçesiyle bu bedelin dava değerinden mahsubu ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
(Şerh No: 15448 - Ekleyen: Av.Ufuk BOZOĞLU - Tarih : 01-04-2014 12:08)

1-) Davalı tarafından süresinde ileri sürülmeyen zamanaşımı savunmasına davacılar süresi içerisinde karşı koymazsa davacıların, davalının savunmasını genişletmesine zımnen rıza gösterdikleri sonucuna varılır. 2-) Ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için zarar veren eylemin Ceza Kanunu'nda ya da ceza hükmü taşıyan özel kanununda suç olarak düzenlenmiş olması gereklidir. Zarar doğuran eylem aynı zamanda cezayı gerektirir nitelikte ve ceza kanununda ya da ceza hükümlerini taşıyan özel kanunlarda...
(Şerh No: 15446 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 30-03-2014 11:23)

 Bilgi  [TüketiciK. 4] 4077 sayılı Kanun karşılık:
MADDE 6- (6) 6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir ve sözleşmede bulunması gereken şartlardan bir veya birkaçının bulunmaması durumunda eksiklik sözleşmenin geçerliliğini etkilemez. Bu eksiklik satıcı veya sağlayıcı tarafından derhal giderilir. MADDE 6/A- (3) Satıcı veya sağlayıcı, bu bilgilerin sözleşmede yer almasını sağlamak ve taraflar arasında akdedilen sözleşme...
(Şerh No: 15445 - Ekleyen: Sevgi LAÇIN - Tarih : 29-03-2014 15:16)

İhaleye fesat karıştırma suçunun oluşabilmesi için kanunlarda öngörülmüş ihale usullerinden biri ile usulüne uygun yapılmış ya da yapılacak bir ihalenin ve işin olması zorunludur. Doğrudan temin yöntemi bir ihale usulü olmayıp sadece Kanun'da belirtilen durumlarda idarelerce kullanılabilecek bir satın alma yöntemi olduğundan sanıklara atılı ihaleye fesat karıştırma suçu, unsurları itibariyle oluşmamıştır.
(Şerh No: 15444 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 29-03-2014 14:10)

Davalının, siteye ait yeri duvar ve tel çit ile çevirip içini de moloz ve taş yığmak suretiyle doldurduğundan bahisle ikame edilen elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil talepli davada; kat malikleri, dava açan kişiye, işbu davayı açma yetkisi vermişlerse davanın, site bakımından sürdürülmesi gerekir.
(Şerh No: 15443 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 29-03-2014 13:25)

Apartman yönetimi, kat maliklerinin mülkiyet hakkı ile sıkı sıkıya bağlı davayı açma yetki ve görevini haiz olmadığından geçit hakkı terkini istemine ilişkin davada, geçit hakkı leh ve aleyhine kurulan taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur.
(Şerh No: 15442 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 29-03-2014 13:25)

Yönetici, kat malikleri tarafından yetki verilmiş olsa dahi; ana yapının aynını ilgilendiren, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal talepli dava açamaz.
(Şerh No: 15441 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 29-03-2014 13:25)

Kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak bedelin tahsiline dair davalar mülkiyet hakkına dayanılarak açılır. Yöneticinin, bu davayı, diğer kat malikleri adına açma yetki ve görevi bulunmamaktadır.
(Şerh No: 15440 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 29-03-2014 13:25)

Ceza, tacirin iktisaden mahvına neden olabilecek derecede ağır ise tamamen kaldırılabileceği gibi, tenkis yoluna da gidilebilir.
(Şerh No: 15439 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-03-2014 16:17)

Taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde yüklenicinin, gecikme halinde geçen her ay için ceza ödeyeceği, ancak bu cezalı sürenin 6 ayı geçmesi halinde arsa sahibinin sözleşmeyi tek taraflı fesih etme yetkisine haiz olduğu kararlaştırılmıştır. Fesih halinde ifaya ekli gecikme cezası ya da gecikme tazminatı talebi mümkün değilse de; sözleşmedeki cezai şart gecikme halinde fesih edilemeyen süreyle ilgili olarak kararlaştırılmış olduğundan, arsa sahibi daha sonra fesih hakkını ku...
(Şerh No: 15438 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-03-2014 16:14)

Taraflar arasındaki sözleşmede gecikme halinde sözleşme bedelinin % 0,06 oranında günlük gecikme cezası kesileceği belirtilmiş ise de, aynı sözleşmenin ihale dokümanını oluşturan belgeler arasındaki öncelik sırasının belirlendiği maddede de Yapım İşleri Genel Şartnamesi’ne (YİGŞ) ilk sırada yer verilmiştir. YİGŞ m.42'de giderilecek eksikliklerin durumuna göre sözleşmesinde gecikme cezası olarak yazılı olan miktarın belli bir oranında günlük ceza uygulanacağı belirtilmiş olmakla; önceliği olan Yİ...
(Şerh No: 15437 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-03-2014 16:11)

Davacı arsa sahiplerinin, taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesine mesnetle talep ettiği gecikme tazminatı, yerel mahkemece, zamanaşımı nedeniyle reddedilmiştir. Davacı arsa sahipleri sözleşmeyi feshetmemek sureti ile ifayı isteme ve bekleme iradesini sürdürdüklerine ve teslim de söz konusu olmadığına göre zamanaşımının dolduğundan söz edilemez.
(Şerh No: 15436 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-03-2014 16:09)

Sözleşme feshedilip kesinleştiğinden müspet zarar kapsamında kalan kira kaybı istenemez ise de; davacı arsa sahiplerinin menfi zarar tazmini istemi de bulunmaktadır. Arsa sahiplerince fesihten sonra başka bir yüklenici ile sözleşme yapılmamış olsa dahi taşınmazın bulunduğu mahalde fesih tarihinden sonra yeniden aynı koşullarla inşaat yapma imkanı bulunup bulunmadığının emsallerine göre araştırılıp, varsa menfi zararın hesaplanması gerekir.
(Şerh No: 15435 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-03-2014 16:07)

Davacı, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan gecikme halinde talep olunacak (ifaya ekli) cezai şartı akdi feshettiğinden talep edemez ise de; davacının, akdi fesih ihtarından sonra da akdin fiilen ayakta tutulmuş olduğu anlaşıldığından ve davacının, gerek akdi fesih ihtarında ve gerekse sonraki ihtarnamelerinde ceza isteme hakkını saklı tuttuğundan ifaya ekli cezai şartı talep hakkı vardır. Talep olunan gecikme haline münhasır kararlaştırılan ifaya ekli cezai şart, tüm sözleşme bedeli ...
(Şerh No: 15434 - Ekleyen: Av.Nevra ÖKSÜZ - Tarih : 28-03-2014 16:04)

 
THS Sunucusu bu sayfayı 0,18203402 saniyede 10 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.