Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

YARGITAY HGK. 2002/12-166 E.-2002/196 K. İçtihat

Üyemizin Özeti
Takipten sonra borcun ödendiğine ilişkin delil olarak sunulan belge,her ne kadar alacaklı tarafından kabul edilmişse de, içeriği itibari ile borcun ve ferilerinin itfa edildiği, yahut alacaklının borçluya bir mühlet verdiği hususunda bir açıklık bulunmadığından,belgelerde belirtilen taşınmazın devri ve ödeme hususlarının ne derecede gerçekleştiği genel mahkemede yargılamayı gerektirdiğinden, İİK.71/1.maddesi kapsamında bir ödeme belgesi olarak kabul edilemez.
(Karar Tarihi : 20.03.2002)
Taraflar arasındaki "icra takibinin iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Tekirdağ İcra Tetkik Mercii Hakimliğince davanın kabulüne dair verilen 01.05.2001 gün ve 2001/158 E- 141 K. sayılı kararın incelenmesi davalı (alacaklı) vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 11.06.2001 gün ve 2001/9516-10433 sayılı ilamı ile, bozulmuş, davacılar vekilinin karar düzeltme talebi üzerine 09.10.2001 gün ve 2001/14884 E- 15869 K. sayılı ilamı ile gerekçe değiştirilerek ; (...Borçlu H.K. vekilinin mercii hakimliğine başvurusu İİK.nun 71.maddesi dayanak gösterilerek takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve fer'ilerinin itfa edildiği yönündedir. Anılan maddede sözü edilen koşulların oluşması halinde ve takibin kesinleşmesinden sonra yapılacak başvuru üzerine her zaman iptal kararı verilebilir. Ancak, borçlu H.K. hakkında iptal istemine dayanak yapılan 18.1.2001 tarihli belge altındaki imza kabul edilmekle beraber, içeriği itibari ile bu belgede (borcun ve ferilerinin itfa edildiği, yahut alacaklının borçluya bir mühlet verdiği) hususunda bir açıklık bulunmamaktadır. Bu nedenle adı geçen borçlunun dayanak belgesi İİK.nun 71.maddesinde sayılan niteliği taşımadığından istemin reddi yerine mercice takibin iptali isabetsizdir. Mercii kararının açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken borçlu H.K. bakımından başvurunun süresinde olmadığı nedeni ile istemin reddi icap ettiği belirtilerek bozma yapıldığından adı geçen vekilinin karar düzeltme istemi kabul edilerek bozma gerekçesinin değiştirilmesi cihetine gidilmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle,yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN : Davalı (alacaklı) vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, İ.İ.K.nun 71/1.maddesine dayalı icra takibinin iptali istemine ilişkindir.

Mahkemenin davanın kabulüne dair verdiği karar yukarıda açıklanan nedenle Özel Daire'ce bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Uyuşmazlık İ.İ.K.'nun 71/1.maddesi uygulanmasından kaynaklanmaktadır.

İlgili madde, "borcun kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verildiğini noterden tastikli veya imzası ikrar edimiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman tetkik merciinden

isteyebilir" hükmünü getirmiştir.

İ.İ.K.nun 71/1.maddesi uyarınca borcun ödendiği "imzası noterlikçe onaylı bir belge veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge" ile ispat edilebilir.

Davacı H.K. ödeme iddiasını Alacaklının imzasını kabul ettiği 18.01.2001 tarihli ibraname ve 21.01.2001 tarihli ek protokole dayandırmaktadır.

Bu iki belgedeki imzalar alacaklı tarafından kabul edilmişse de, her iki belge dava konusu alacağın kesin ve net olarak ödendiğini göstermemektedir. Belgelerde taşınmaz devrinden söz edilmekte olup alacağın 58.640.908.836 TL. nakit olarak 30.05.2001 tarihinde ödenmesi kararlaştırılmışsa da bu şartın gerçekleşmediği açıktır.

Bu durumda borçlu iddiasını İ.İ.K.'nun 71/1.maddesin de öngörülen biçimde kanıtlayamamıştır. Belgelerde belirtilen taşınmazın devri ve ödeme hususlarının ne derecede gerçekleştiği genel mahkemede yargılamayı gerektirir. Nitekim alacaklı tarafça genel mahkemede her iki belgenin iptali için açılan dava bulunmaktadır. Söz konusu belgelerin İ.İ.K.'nun 71/1.maddesi kapsamında ödeme belgesi olarak İcra Tetkik Merciince kabul edilmesi doğru olmadığından şikayetin reddine karar verilmesine ilişkin Hukuk Genel Kurulunca benimsenen özel daire bozma ilamına uyulması gerekirken aksi düşünce ile direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

S O N U Ç : Davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 20.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : İcra ve İflas Kanunu MADDE 71 :(Değişik madde: 18/02/1965 - 538/42 md.)

Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden istiyebilir.

Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33a. maddesi hükmü kıyasen uygulanır.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Mehmet KARAUSTA
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 02-08-2010

THS Sunucusu bu sayfayı 0,01888990 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.