Ana Sayfa
Kavram Arama : THS Google   |   Forum İçi Arama  

Üye İsmi
Şifre

YARGITAY 11.HD. 2003/1331 E. - 2003/7211 K. İçtihat

Üyemizin Özeti
Davacı davasını sebepsiz zenginleşme nitelendirmesiyle açmış olsa bile, Banka Kredi Sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklara BK.66 değil, BK.125. hükmünce 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.
(Karar Tarihi : 1.7.2003)
Taraflar arasında görülen davada Menemen Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.10.2002 tarih ve 2002/82 – 2002/516 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, davalı ile önceden kredi ilişkisi bulunduğunu, davalının kredi borcu olmamasına rağmen haksız takip yoluyla fazladan tahsilât yaptığını iddia ederek, alacak miktarının bilirkişi marifetiyle tespit ettirilip, 5 milyar TL kısmi alacak, faiz ve munzam zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, talebin zamanaşımına uğradığını, iddiasının yersiz bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, talebin sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabi olduğu, fazla tahsilâtın Menemen İcra Tetkik Mahkemesince yapılan yargılamada ortaya çıktığı, tespitin yapıldığı bilirkişi raporunun taraflara 30.11.1998 tarihinde tebliğ olunduğu, davanın 1 yıllık zamanaşımını süresi geçirilerek açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, kredi sözleşmesine dayalı olarak yapılan fazla tahsilâtın ve bu sözleşmeden doğan, haksız olduğu iddia edilen takip sonucu ödenen paranın geri alınması ve munzam zarar istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin ödenen paranın haksız iktisap hükümlerine göre geri alınmasına ilişkin olduğu, Bk. 66.maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Yargılama hukukunda olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir. Somut olayda uyuşmazlık, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinden doğmaktadır. Zira bu sözleşmeye aykırı davranılarak yapılan ödemelerin alacak hanesine kaydedilmediği, fazla tahsilât yapıldığı ve yine bu krediden kaynaklanan haksız takip yapıldığı, borç olmayan paranın ödendiği iddiası söz konusudur. Kredi sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda Bk. 125. Maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. O halde, mahkemece zamanaşımı def'inin reddiyle, iddia ve savunma çerçevesinde tarafların delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

KARAR : Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlgili Mevzuat Hükmü : Borçlar Kanunu (Eski) MADDE 125 :Bu kanunda başka suretle hüküm mevcut olmadığı takdirde, her dâva on senelik müruru zamana tâbidir.



 
Şerhi Ekleyen Üyemiz:
Mehmet KARAUSTA
Hukukçu
Şerh Son Güncelleme: 21-07-2010

THS Sunucusu bu sayfayı 0,01740003 saniyede 8 sorgu ile oluşturdu.

Türk Hukuk Sitesi (1997 - 2016) © Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. Kurallar, yararlanma şartları, site sözleşmesi ve çekinceler için buraya tıklayınız. Site içeriği izinsiz başka site ya da medyalarda yayınlanamaz. Türk Hukuk Sitesi, ağır çalışma şartları içinde büyük bir mesleki mücadele veren ve en zor koşullar altında dahi "Adalet" savaşından yılmayan Türk Hukukçuları ile Hukukun üstünlüğü ilkesine inanan tüm Hukukseverlere adanmıştır. Sitemiz ticari kaygılardan uzak, ücretsiz bir sitedir ve her meslekten hukukçular tarafından hazırlanmakta ve yönetilmektedir.